KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/195
- Karar no
- 2024/169
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/11/2023
Karar Metni
3.536 kelime·18 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Davalılar ... ve ....
27.05.2020 tarihinde "..." ibareli, ... başvuru numaralı markanın tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurduğunu, mezkur marka 12.06.2020 tarihinde Bülten’de ilan edildiğini ve 02.12.2020 tarihinde tescil edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ("SMK") madde 25 hükmünde düzenlenen haller mevcut olduğundan dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini, zira "...." ibareli marka açısından nispi (SMK madde 6/1) ret nedeni mevcut olduğunu,
bu kapsamda dayanılan müvekkilinin tescilli markaları: -... sayılı ve "..." ibareli marka - ... sayılı ve "..." ibareli marka -... sayılı ve "..." ibareli marka -... s sayılı ve "..." ibareli marka - ... sayil1ve "..." ibareli marka (Bu marka dava konusu "..." markasından sonraki tarihli olduğundan huzurdaki davada bu marka dayanak konusu olmayıp yalnızca müvekkilinin markasının "seri marka" niteliğinde olduğunu gösterme amaçlı sunulduğunu, çok sayıda tescilli markası ile "..." ayni zamanda bir seri marka (marka ailesi) niteliğinde olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. ...,
K. ... sayılı ve 05.04.2021 tarihli kararında atıf yapılan "seri marka" kavramının koşulları müvekkillerine ait marka açısından sağlanmış durumda olduğunu, tarihsel olarak incelendiğinde de müvekkillerine ait "..." markası, köklü bir tarihçeye sahip olduğunu, "..." markası, Türkiye' nin en eski ve en köklü deri ürünleri markası olduğunu, işitsel, görsel ve anlamsal olarak ayrı ayrı olarak dava konusu "..." markası ile müvekkillerine ait markalar arasındaki benzerlik incelendiğini, daha kolay bir inceleme yapılabilmesi açısından müvekkilerine ait "..." esas unsurlu markalar ve dava konusu "..." markasının görselleri sunulduğunu.
Dava konusu ... başvuru numaralı, "..." ibareli marka: Müvekkile ait ... sayılı ve "..." ibareli marka: Müvekkilerine ait ... sayılı ve "..." ibareli marka: Müvekkilerine ait ... sayılı ve "..." ibareli marka Müvekkilerine ait ... sayılı ve "..." ibareli marka: Müvekkilerine ait ... sayılı ve "..." ibareli marka: Somut olayda, davalılar adına tescilli "..." markasının ikinci kelimesi olan "..." ibaresi tanımlayıcı nitelikte olduğunu, Türkçe’de çorap anlamına gelen "..." kelimesi üretilen malları tanımlamakta olduğunu, dolayısıyla, "...." ibaresinin karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınmaması gerektiğini, bu nedenle, işitsel,
görsel ve anlamsal açılardan yapılan karıştırılma ihtimali incelemesinde müvekkilerine ait markaların ayırt edici unsuru olan "..." ve dava konusu markanın ayırt edici unsuru olan "..." arasında karşılaştırmalar yapıldığını, işitsel inceleme yapıldığında söz konusu markalar arasında çok yüksek bir benzerlik tespit edilmekte olduğunu. "..." ile "..." ibareleri arasında işitsel olarak ayniyete varan bir benzerlik mevcut olduğunu, iki ibare arasında sadece tek harf farklı olup onlar da ("-..." ve "-..." harfleri) söylenişleri oldukça benzer harfler olduğunu,
hatta kırsalda konuşulan Türkçe'de sıklıkla "-..." harfinin "-..." olarak telaffuz edildiğini, somut olayda, ayırt edici ibarelerin ilk heceleri tamamen aynı olduğunu, bu bağlamda, işitsel olarak yüksek bir benzerliğin mevcut olduğunu, görsel olarak inceleme yapıldığında da ayırt edici unsurlar olan "..." ve "..." arasında önemli bir benzerlik mevcut olduğunu, esas unsurların siyah yazı ile yazıldığı ve tüketicilerin algısının burada toplandığı görülmekte olduğunu,
diğer unsurlar ve işaretler gözükse de dava konusu markadaki ibareler farklı bir dilde yazılmış olduğundan tüketicilerin bu farklı dildeki ibareyi algilayıp farklı bir genel izlenime sebep olması mümkün olmadığını, anlamsal açıdan bir inceleme yapıldığında da markalar arasında bir farklılık görülmemekte olduğunu, "..." ibaresi herhangi bir özel anlam içermeyen, müvekkilinin markasının kurucusu ...'in adından gelmekte olduğunu, davalının "..." esas unsurlu markası, ise müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarından anlamsal olarak herhangi bir farklılık taşımamakta olduğunu, tüm bu açıklamalar doğrultusunda,
müvekkillerine ait "..." esas unsurlu markalar ile dava konusu "..." esas unsurlu marka arasında yüksek bir benzerlik bulunduğunu, müvekkillerine ait eski tarihli tescilli markalar ile davalının dava konusu "..." ibareli markası arasında yüksek bir benzerlik söz konusu olduğunu, aynı zamanda söz konusu markalar arasında sınıfsal benzerlik de mevcut olduğunu, Müvekkillerine ait markaların ilgili sınıfları (bu sınıflar haricinde müvekkillinin markalarının tescilli olduğu sınıflar da mevcuttur) ekte sunulduğunu: ...sayılı ve "...l" ibareli marka: ...
Sınıf, ... Sınıf ... sayılı ve "..." ibareli marka: ... sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç: her turlu malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. ... sayılı ve "..." ibareli marka: ... Sınıf ... sayılı ve "..." ibareli marka: ... Sınıf […] Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.
Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler [...]Davalıya ait "..." ibareli, ... başvuru numaralı marka ise ... sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu markanın hükümsüz kılınmasını talep ettiğimiz ...sınıftakimalların: .... sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletlera, baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler görüleceği üzere,
dava konusu markanın tescilli olduğu tüm sınıflar ile müvekkillerine ait markaların tescilli olduğu sınıflar arasında tam bir çakışma söz konusu olduğunu, dolayısıyla, SMK madde 6/1 hükmünde sonraki tarihli markanın tamamen hükümsüz kılınması için öngörülen markalar arası benzerlik ve mal/hizmet sınıfları arası benzerlik somut olayda sağlanmış olduğunu, bu şeklinde belirterek tescilli "..." ibareli, ... başvuru numaralı markanın tescilli olduğunu, ... sınıf açısından (dava konusu marka yalnızca bu sınıfta tescillidir) hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememize sunulan 21/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya münderecatında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelenip değerlendirildiğinde, sektör kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler taraflara ait markaların logoları şekilsel ve görsel olarak farklı ancak ... ve ... metin yazımında benzer, işitsel olarak benzer, anlamsal olarak tanımsız, marka sınıfı olarak benzer olarak nitelendirilebileceğini, Marka Hukuku kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler taraf markaları karşılaştırıldığında, ... esas unsurlu davacı markalarından ...tescil numaralı ..
Nice Sınıfındaki (Ayak giysileri: Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar...), ... tescil numaralı ... Nice Sınıfındaki ( (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri), ... tescil numaralı ...
Nice Sınıfındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar, ayak giysileri, baş giysileri.), ... tescil numaralı ..
Nice Sınıflarındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) markalarının, davalılar markası ... tescil numaralı ...
Nice sınıfındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.
Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.) mal/hizmetlerin birbiriyle bağlantılı, ilişkili mallar/hizmetler olduğunu, bu durumun bahse konu sınıfların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu gösterdiğini, ortalama tüketicinin bunları aynı ticari işletmeye ait olduğunu düşünebileceğini, bu hususun özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olacağını ve ortalama tüketicinin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesinin;
markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açacağı kanaati ile taraf markalarında yer alan malların/hizmetlerin SMK’nın m.6/1 anlamında birbirine benzer olduğunu, karşılaştırılan markalar bütünü itibariyle değerlendirildiğinde, davalının ... tescil numaralı ... ibareli markalarını davacıya ait ..., ..., ... ve... tescil numaralı markalara görsel/fonetik olarak yakınlaşmasını sağlayacak şekilde benzer/aynı sınıflarda tescil ettirmesi ile benzer/aynı sınıfta hizmetlerin/malların kullanılması,
nihai olarak her iki taraf hizmet/mallarının da aynı hizmet/mal satış ve dağıtım kanalları ile tüketiciye ulaşacağı göz önüne alındığında, taraf markalarının yer aldığı hizmetleri/malları bir arada gören tüketicinin, dava konusu davalılar markasını görsel/işitsel olarak mutlak surette davacıya ait önceki tarihli ve tüketicinin bildiği ve tanıdığı markalar ile ilişkilendirme ihtimali ile karşı karşıya kalabileceğini ve her iki firmanın aynı işletme olduğu yönünde ortalama tüketicinin aldanma ve karıştırma ihtimali bulunduğunu, görüş ve kanaatlerini bildirdiği görülmüştür
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık; davalılar ... ve ... adına tescilli “..." ibareli, ... başvuru numaralı markanın tescilli olduğu ... Sınıf açısından hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Marka Hükümsüzlüğü Yönünden Yapılan Değerlendirme
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır.
Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar."
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru,
marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine,
marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,
benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu,
önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
TPMK kayıtlarına göre dava konusu ... nolu markanın davalılar adına ... Nice sınıfında (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.) tescilli olduğu, ... tarihinde tescil edildiği ve ... sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) çerçevesinde geçerliliğini koruduğu tespit edilmiştir. Davacı adına tescilli ... sayılı ve “..." ibareli, ... sayılı ve “... " ibareli, ... sayılı ve “...” ibareli, ... sayılı ve “..." ibareli ve ... sayılı ve “...” ibareli markalar tescillidir.
SMK 6/1 Yönünden Yapılan Değerlendirme
SMK 6/1 hükmüne göre “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir”.
Bu hüküm çerçevesinde bir ihlalin söz konusu olabilmesi için;
a.Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması,
b.Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması,
c.Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir.
Görüldüğü üzere burada hem markalar arası aynılık/benzerlik hem de mal ve hizmet sınıfları arasında aynılık/benzerlik karşılaştırmasının yapılması ve iltibasın yani karıştırılmanın söz konusu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. İltibas değerlendirmesinin önce işaretlerin, sonra mal ve hizmetlerin benzerliği şeklinde bir sıralama yerine, her ikisinin bir arada ve birbirine nitelik olarak etkisi de gözetilerek birlikte yapılması gerekir.
a.Markalar arası karşılaştırma;
Bilindiği üzere Karıştırılma (iltibas) terimi, ticari alandaki faaliyetlerde, şeyler arasında bir benzerliği veya karışımı ifade etmekte olup, satın alınan iki mal arasında veya kullanılan iki unvan arasında veya iş mahsullerinde birbirinden ayrılmayacak derecede benzerliğe istinat ettirilmesidir.
İltibas doğrudan iltibas ve dolaylı iltibas olarak ikiye ayrılabilir; buna göre, karışıklığı yaratan aynı veya benzeri bir işaret, bu işaretin hitap ettiği çevrede, söz konusu markanın kullanıldığı mal veya hizmetin, iltibasa maruz bırakılan mal ve hizmetle özdeşleştirilmesine yol açıyorsa doğrudan iltibas söz konusu iken, karışıklığı yaratan aynı veya benzeri bir marka, bu markanın hitap ettiği çevrede, işaretler arasındaki farklılığı anlasalar bile benzerliğe dayalı olarak mal veya hizmetler arasında yanlış bağlantılar kurmasına yol açıyorsa dolaylı iltibas söz konusu olur .
İltibas ihtimalinin tespitinde, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markanın sahip olduğu ayırım gücü, telaffuz, biçim ya da anlam itibariyle bıraktığı etki, markaların kullanılacağı mal/hizmet türlerinin birbirine yakın olup olmadığı , markaların benzer alıcı çevrelerine hitap edip etmedikleri hususları dikkate alınmalıdır.
Ayrıca söz konusu markanın orta yetenekteki olağan müşteri ya da malın hitap ettiği alıcıların yanılma olasılıkları, bunların herhangi bir markanın yerine diğerini satın almalarının söz konusu olup olmadığı göz önünde tutulur. Yine iki marka arasında arasında biçim ve anlam bakımından bir benzerlik bulunmasa bile, özellikle ses uyumu ve telaffuz bakımından benzerlikleri belirgin ise markalar arasında iltibas tehlikesinin varlığı söz konusu olur.
Yine bir marka birden fazla unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Sırf sözcükler tasviri işaret mahiyetinde oldu diye bu işaretin tescilinin engellenmesi yoluna gidilmemelidir. Örneğin bir işarette iki sözcükten oluşan yazı unsuru, işaretteki şekil unsuru nazara alınmadan değerlendirilmemelidir .
İki marka arasında iltibasın varlığı tespit edilirken eğer bu markalarda şekil unsuru da yer alıyorsa görsel, biçimsel, yazılış, okunuş, tasarım, anlamsal, ses uyumu, çağrıştırma, genel intiba kıstasları itibariyle karşılaştırılma yapılmalı ve sonucuna göre iltibasın var olup olmadığı tespit olunmalıdır.
Piyasada daha önceden aynı veya benzeri mal veya hizmetler için korunan ne kadar çok marka bulunuyorsa, yeni bir işaretin marka olarak tescili de o kadar zorlaşır. Marka olarak bir işaretin tescili için, o işaretin başka bir mal veya hizmeti ifade eden marka ile bir bağlantının mevcut olduğunu halkın zihninde uyandıracak derecede çağrıştırmaması gerekir. Aslında karıştırma ihtimalinin uç noktası, çağrıştırma ihtimalidir.
Bir işaret, görsel, fonetik veya diğer bir açıdan farklı olsa bile, "bütünsel" bir açıdan kendisine yaklaşıldığında herhangi bir sebeple müşteri gözünde başka bir marka ile bağlantısı varmış intibaı yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden müşterinin mal veya hizmet tercihinde etkili oluyorsa, marka olarak tescili engellenebilir veyahut hükümsüz kılınabilir.
Markaların esas itibariyle bir mal veya hizmeti diğer bir mal veya hizmetten ayırt etmek maksadıyla kullanılmaları esas ise de, bazen müşteriler, bir markayı sadece mal veya hizmet ile değil, o mal veya hizmeti sağlayan işletme ile de irtibatlandırabilirler. Müşteriler, markalı mal veya hizmeti, sırf onu arz eden işletmeye duydukları güven ve beğeni sebebiyle tercih etmiş olabilirler.
İşletmelerin birbirinden farklı olduğu bilinse dahi, kullanılan işaretlerin benzerliği müşterinin bu işletmeler arasında ekonomik veya organik bir bağ olduğunu düşünmesine yol açıyorsa sonuç yine değişmeyecek ve markalar arasında benzerlik olduğu kabul olunacaktır.
SMK 6/1 maddesinde de belirtildiği üzere bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığının tespitinde "halk" tarafından karıştırılma ihtimali dikkate alınır. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir.
Buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir”.
Başka bir deyişle, karıştırma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Benzerlik değerlendirmesinde markalar bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılması ve özellikle markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı ve benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Çünkü markalar arasında benzerlik ve/veya iltibasın bulunup bulunmadığı hedef tüketici kitlesi dikkate alınarak tespit edilir.
Yargıtay 11. HD. ... E., ... K. No.lu kararında “....markalar arasındaki benzerliğin markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, alıcıların satın almayı düşündükleri yerine bir başka mal alacak durumda kalmaları halinde söz konusu olabileceği, markalar farklı unsurlardan oluşsalar dahi bütünü bakımından bıraktıkları etkinin diğer bir markayı çağrıştırmaması gerektiği, markalar esas unsurlarının benzer olması halinde, markanın genelinde etkisi az olan diğer hususlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabileceği..." şeklinde karar verilmiştir.
b.Mal ve hizmet sınıfları yönünden karşılaştırma
Yargıtay’a göre, birden ziyade kişiler adına tescilli ya da tescil başvurusu yapılan markaların kullanılacağı mal veya hizmetlerin benzer olup olmadıklarının tespitinde öncelikle TPE tarafından yayınlanan sınıflandırmaya ilişkin tebliğler uygulanacaktır. Bu durum marka tescil ve sınıflandırmada belirlilik ve tescilli markanın koruma sınırının saptanmasında da birlik ve istikrarın koşuludur.
Ancak sınıflandırma ürünlerin benzerliğinin tespiti noktasında bağlayıcı bir etkisi bulunmamaktadır., ürün benzerliği değerlendirmesinde halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Nitekim Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 11/4 hükmüne göre; “ mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez” demektedir.
Yargıtay, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında şu kriterleri göz önüne almakta ve her somut olay için araştırılması gerektiğini ifade etmektedir ;
a. Piyasanın anlayışı,
b. Benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği ,
c. Benzer ihtiyaçları giderip gidermediği ,
d. Mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanaklarının olup olmadığı,
e. Birinin diğerini tamamlama imkanı olup olmadığı ,
f. Mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, kullanım yöntemleri amaçları hedeflenen halk kesiminin aynı olup olmadığı hususları dikkate alınır.
Yine aynı sınıfın farklı alt gruplarında yer alan mal veya hizmetlerin benzerlik araştırmasında: piyasanın bu konudaki anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirlerinin yerine ikame edilebilme ve vekalet etme olanaklarının ve birinin diğerini tamamlama imkanının bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve amaçlarının ortak olup olmadığı ölçütlerinin, hedeflenen halk kesimleri dikkate alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir .
Somut olaya dönüldüğünde, ... esas unsurlu davacı markalarından ... tescil numaralı ... Nice Sınıfındaki (Ayak giysileri: Ayakkabılar, çizmeler, botlar, terlikler, patikler ve bunların parçaları, spor ayakkabıları ve bunların çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar...),... tescil numaralı ... Nice Sınıfındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar. Ayak giysileri.
Baş giysileri), ... tescil numaralı ... Nice Sınıfındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türiü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler,çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri.), ... tescil numaralı ... Nice Sınıflarındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) markalarının, davalılar markası ... tescil numaralı ... Nice sınıfındaki (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.
Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.) birbiriyle bağlantılı, ilişkili hizmetler/mallar olduğu, bu durumun bahse konu sınıfların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu gösterdiği, ortalama tüketicinin bunları aynı ticari işletmeye ait olduğunu düşünebileceği, bu hususun özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olacağı ve ortalama tüketicinin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesinin;
markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açacağı kanaati ile SMK’nın m.6/1 anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu olan markaların tescilli oldukları malların/hizmetlerin birbirine benzerliği koşulunun gerçekleştiği, davalıların ...tescil numaralı ...ibareli markalarını davacıya ait..., ..., ... ve ...tescil numaralı markalara görsel/fonetik olarak yakınlaşmasını sağlayacak şekilde benzer/aynı sınıflarda tescil ettirmesi ile benzer/aynı sınıfta hizmetlerin/malların kullanılması,
nihai olarak her iki taraf hizmet/malların de aynı hizmet satış ve dağıtım kanalları ile tüketiciye ulaşacağı göz önüne alındığında, taraf markalarının yer aldığı hizmetleri bir arada gören tüketicinin, dava konusu davalılar markalarını görsel/işitsel olarak mutlak surette davacıya ait önceki tarihli ve tüketicinin bildiği ve tanıdığı markalar ile ilişkilendirme ihtimali ile karşı karşıya kalabileceği ve her iki firmanın aynı işletme olduğu yönünde ortalama tüketicinin aldanma ve karıştırma ihtimali bulunduğu dikkate alınarak davalılar adına tescilli “...” ibareli, ... numaralı markanın tescilli olduğu ...
Sınıf açısından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/195, K. 2024/169, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama