KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2024/154 ESAS
- Karar no
- 2025/76
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/09/2024
Karar Metni
1.609 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil Şirket ...
A.Ş. 'nin 1998 yılında internet üzerinden en geniş ürün yelpazesini en uygun fiyatlarla sunmak için yola çıkan, online alışveriş sektörüne artı değer katma amacıyla hizmet anlayışında sürekli fark yaratmayı hedefleyen ve oldukça geniş bir kullanıcı kitlesine sahip olan bir şirkett olduğunu, Türkiye'nin lider e-ticaret platformu konumunda bulunan müvekkil şirketin , 16 milyon üyeye sahip olmakla birlikte, müşterilerinin evine her ay 2,6 milyon adet ürün sevk ettiğini,
... ibaresini içeren birçok markanın yanı sıra TÜRK PATENT nezdinde ... tescil numaralı ... ve ... tescil numaralı "..." ibareli marka ve ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ..., ... ve ... tescil numaralı “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, bu çerçevede, müvekkil şirketin ve markalarının tanınırlığının en yüksek seviyede olduğunu, yine müvekkilin tüketiciler nezdinde en üst seviyede güvenilirliğe sahip olduğunu,
ancak müvekkil şirket’in yukarıda da bahsedilen TÜRKPATENT nezdinde tescilli markalarına art niyetli ve yetkisiz üçüncü kişiler tarafından kullanılmak suretiyle haksız şekilde tecavüz edildiğini ve müvekkil şirket’in yıllar boyu oluşturmuş olduğu marka değeri ve ticari itibarından faydalanılarak bu yolla haksız kazanç elde edildiğini, davalı tarafça işletilen işletmede müvekkil şirket’in tescilli markalarının yahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımlara ilişkin görüntüsünü dilekçenin ekinde sunulduğunu,
belirtilen nedenle tarafına davalı aleyhine İnternet İçeriğinin Yayından Çıkarılması/Engellenmesi istemli delil tespiti davası açıldığını, dosyanın ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasına tevzii olduğunu, mahkemece verilen ...
D.İş nolu karar uyarınca delil tespiti isteminini kabulüne karar verildiğini ve davalı internet adresinde tespit işlemi gerçekleştirildiğini, tespit işlemi akabinde 13.09.2024 tarihli ara karar ile;“Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak değerlendirildiğinde, talep edene ait tescilli markanın alan adı olarak,
ticari amaçlı satış için kullanıldığı dikkate alındığında talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğuna kanaat getirilmekle talep edenin tedbir talebinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde tedbir kararı tesis olunmuştur. " değerlendirmesi yapıldığını ve davalı tarafın müvekkil marka hakkına tecavüz eder nitelikteki kullanımları ispat edildiğini, müvekkil şirketin tüm bu süreçte ihlal edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep etmesinin gerekli olduğunu, belirtilen nedenlerle müvekkil adına tescilli markalara yönelik ihlallerin tespit edildiği ...
4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...D.
İş sayılı dosyasının ilgili mahkemeden istenerek işbu dava dosyası arasına alınmasını talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından söz konusu markaların kullanılmasına hiçbir şekilde izin verilmemiş olduğunu, bu kullanımların açıkça müvekkil şirket adına tescilli markalara haksız tecavüz teşkil ettiğini ve bu durumun tüketiciler nezdinde müvekkil şirketin tescilli markasına olan güveni zedelediğini, ayrıca bu durumun müvekkil şirketin yıllarca süren markalaşma faaliyeti sonucu oluşturduğu ticari itibarını ve Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ile koruma altına alınmış olan haklarını açıkça ve ağır bir şekilde ihlal ettiğini,
söz konusu işyerinde müvekkil şirket’in izni olmaksızın müvekkilin tescilli markaları kullanıldığını, müvekkilin izni olmaksızın markasının kullanılmasının ve müvekkilin markalarının itibarından faydalanmak suretiyle haksız kazanç elde edilmesi fiilinin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 7 ve Madde 29 bağlamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu açık olduğunu, davalının söz konusu fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını ve Mahkeme tarafından verilecek hükmün tirajı en yüksek 3 gazetede ve en az 3 gün süre ile yayınlanmak suretiyle ilanına karar verilmesini,
davanın kabulü ile müvekkil adına tescilli marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin...D. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbirin teminatsız olarak devamını, ...adlı alan adlı ... adresinin kapatılmasını, dava sonunda verilecek hükmün masrafları davalı yana ait olmak üzere, tirajı en yüksek 3 gazetede ve en az 3 gün süre ile yayınlanmak suretiyle ilanını, ...
4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyası ile tarafınca yapılan yargılama masrafları ve vekalet ücretinin işbu dava dosyasında değerlendirilerek davalı taraftan tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı asilin kabul dilekçesinde özetle.
Dosya kapsamında tarafına tebliğ edilen dava dilekçesi, tensip tutanağı ve UYAP üzerinden öğrendiği harici evraklar dayanak olmak üzere huzurdaki davayı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308.maddesi kapsamında tamamen kabul ettiğini, her ne kadar yalnızca https://... .site/ adlı alan adlı ... adresinin veri sağlayıcısı olması sebebiyle ve bahse konu sitede yer alan ve davacı şirketin marka hakkına tecavüz içerme ihtimali bulunan eylemler dolayısıyla işbu dava ikame edilmişse de dava dilekçesinde eylemlerin vücut bulmasında herhangi bir kusurum bulunmadığını, ekonomik durumunun ,
sosyal yaşantısının ve sebepler gereğince huzurdaki işbu davayı kabul ettiğini,...
A.Ş adına tescilli marka hakkına yönelik tecavüzün önlenmesini ve ...adlı alan adlı ... adresinin kapatılmasını kabul ettiğini, davanın esasından da anlaşılacağı üzere Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi konulu huzurdaki davada, davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarım ile sebebiyet vermediğimden ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu anlamında kabul beyanımı sunacak olmam dolayısıyla kanunda belirtilen şartlar sağlanacağından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin kabul beyanına karşı cevap dilekçesinde özetle.
Davanın açılmasına bizzat davalı tarafın sebebiyet verdiğinden davalının tüm yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini, davalının davanın açılmasına kendisinin neden olmadığını ifade etmiş olsa da bu iddiasının soyut bir inkar olduğunu, dosya kapsamında sabit olunduğu üzere dava konusu tecavüzlü internet sitesinin kullanıcısının bizzat davalı olduğunu, davalı ilgili siteyi ...A.Ş unvanlı şirketten...
A.Ş nezdinde kendi adına kayıtlı kredi kartlarıyla satın alındığını, ilgili bilişim şirketinin müzekkere cevabında satın alma işlemine dair fatura yer aldığını, dolayısıyla tecavüzlü sitenin domain hakkının kendi ad ve hesabına satın alınarak kullanan ve ilgili sitede müvekkil şirketin marka hakkına tecavüzde bulunan davacının işbu davanın açılmasına bizzat kendi hukuka aykırı eylemlerine yol açtığını, davanın kabulünü, müvekkil şirket adına tescilli marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesini, dava konusu siteye erişimin engellenmesi için ...
4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasına yatırılan 10.000,00 TL nakit teminatın iadesini, dava konusu ...site adlı alan adlı ... adresinin kapatılmasını, dava sonunda verilecek hükmün masraflarının davalı yana ait olmak üzere , tirajı en yüksek 3 gazetede ve en az 3 gün süre ile yayınlanmak suretiyle ilanını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin işbu davanın açılmasına yol açtığı için davalı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı asilin ikinci cevap dilekçesinde özetle.
Dava açılmadan ve tarafına herhangi bir tebliğ edilmeden önce ilgili internet sitesini kendi iradesiyle erişime kapattığını, davaya dahil edildiği tarihte ilgili site herhangi bir mahkeme kararı ve ihtiyati tedbir gerekmeksizin kapatıldığını, yaşı, öğrencilik hali, ekonomik durumu , sosyal yaşantısı vs. sebeplerle huzurdaki davayı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 'nun 308 maddesi kapsamında tamamen kabul ettiğini, davanın kabul ettiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasını, delil tespiti dosyası için talep edilen ek vekalet ücreti ve masraf taleplerinin reddini ,
hükmün tirajı en yüksek 3 gazetede ve en az 3 2ün yayınlanmak suretiyle ilanı talebinin reddini, her türlü vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın, marka hakkına tecavüzden kaynaklı ilişkin olduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından 27/12/2024 tarihinde davanın kabulüne yönelik beyan dilekçesi sunulduğu görüldü.
Davacı vekili 17/02/2025 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 308. maddesi; "Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." şeklinde düzenlenmiş olup davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının muvafakat etmesi şeklinde ifade edilmiştir. HMK'nın 309. maddesi gereğince kabulün şekli kurallara uygun olarak yapıldığı, kabul beyanının karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan bir taraf usul işlemi olduğu ve HMK'nın 311. maddesi gereğince kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı anlaşılmakla; davalı vekilinin kabul beyanı nedeni ile davanın kabulüne dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HMK'nın 308 ve devamı maddelerinde davanın kabulü ve şekli açıkça belirtilmiştir. Buna göre "Madde 308- (1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Madde 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.(2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Madde 310- (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Madde 311- (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Madde 312- (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." belirtilmiştir.
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/154, K. 2025/76, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama