KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/52 Esas
- Karar no
- 2024/185
- Dava
- Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/03/2024
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin yapımcılığını davalı ...
Aş.'nin üstlendiğini "..." isimli dizinin tüm görsel efektlerini gerçekleştirdiğini, ... dizisi, ...'ye bağlı olan dijital platformu olan ... isimli TV platformunda 10 bölüm olarak yayınlandığını, dizinin yayınlanma tarihinin 1 Aralık 2023 olduğunu, davalı firma, bu iş için davacı firma çalışanı ... ile görüşmüş taraflar dizinin görsel efektlerinin davacı firma tarafından gerçekleştirileceği hususunda anlaştıklarını müvekkili dizinin tüm görsel efektlerini gerçekleştirmiş,diziye uygulamış ve davalı firmaya teslim ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline pey der pey toplamda 2.006.000 TL. ödeme yapıldığını,
müvekkili tarafından kesilen 840.000 TL.'lik fatura ise davalı firma tarafından kabul edilmediğini, müvekkili şirketin tamamlamış ve davalı firmaya teslim ettiği iş için ödenmesi gereken tutar 10-15 milyon TL. üzerinde olduğunu beyan ve gerekçelerle bu aşamada Alacak miktarımızın net olarak belirlenmesi mümkün olmadığından şimdilik 50.000 TL. alacağın faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiliyle müvekkili şirkete verilmesine, tüm yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 10/07/2024 tarihli beyan ve cevap dilekçesinde özetle;Davacı Şirket tarafından, davaya konu alacak taleplerinin tamamı için 50.000,00 TL gibi bir dava değeri belirlenmiş ve harç ödendiğini, davacının dava dilekçesinde alacağının yaklaşık 200 kat fazlası olduğunu belirttiklerini yine davacı şirket tarafından müvekkili şirket'e karşı kesilen faturalar da dosyaya sunulduğunu, davacı şirket'in huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacı şirket ile müvekkili arasında;
müvekkili şirket tarafından yapımı üstlenilen HÜR adlı dizinin görsel efektlerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, davacı taraf görsel efektlerin teslimini eksik ve geç bir şekilde yerine getirdiğini, anlaşmaya aykırı davrandığını, davacı taraf, dava dilekçeleri içeriğinde müvekkili tarafından kendilerine 2.006.000,00-TL. ödeme yapıldığını belirtmiş ise de, dilekçe ekinde sunulan fatura ve ödeme dekontlarından görüleceği üzere davacı şirketçe kesilen 2.336.000,00-TL fatura bedeline karşın müvekkili tarafından kendilerine 2.336.000,00-TL ödeme yapıldığını,
davacı şirket 840.000 TL'lik faturanın kabul edilmediği ve ödemesinin yapılmadığını belirtmiş ise de, ilgili faturada belirtilen tutarın hatalı olması nedeniyle müvekkili şirket'çe fatura reddedildiğini, müvekkili şirket tarafından faturanın reddedilmesi üzerine karşı taraf ile yapılan görüşmeler doğrultusunda yeniden aynı meblağda fatura bedeli yansıtılmadığını, davacı yanca fiyat teklifinde ileri sürülmeyen ve faturalandırılmayan bir bedelin güncel değerinin hesaplanmasının talep edilmesi hukuken temelsiz olduğunu,
müvekkili şirket tarafından ödemelerin eksiksiz yapıldığını beyan ve gerekçelerle davacının haksız ve mesnetsiz işbu davasının ve taleplerinin bütünüyle reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
6102 sayılı TTK m.4 uyarınca;
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
TTK'nın 5/A maddesindeki düzenlemeye göre, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalının "..." isimli dizinin yapımcısı olduğunun, davacı ile davalı arasındaki anlaşma kapsamında davacının bu dizinin görsel efektlerini yaptığının ve işi teslim ettiğinin, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığının ancak yapılan iş bedelinin daha fazla olduğunun ödenmeyen bedel bulunduğunun beyan edilerek alacak talepli bu davanın açıldığı, davacı ile davalının ticari şirket oldukları, dava konu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklı olduğu bu nedenle 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesi kapsamında bu davanın ticari dava olduğu,
davacı tarafça para alacağı talep edilmekle aynı kanunun 5/A maddesi kapsamında bu davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı kapsamında olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının düzenlendiği 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi kapsamında dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olup, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde son tutanağın mahkemeye sunulması gerektiği,
mahkememizce 12/09/2024 tarihli duruşmada yukarıda belirtilen kanun maddesindeki düzenleme doğrultusunda son tutanağın aslını ya da onaylanmış suretini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince 10/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı sunulmuş ise de bu son tutanağa ilişkin arabuluculuk başvuru tarihinin ve son tutanağın düzenlenme tarihinin, dava tarihinden ve kesin sürenin verildiği tarihten sonra olduğu, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi kapsamında bu dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartı olmadığı,
dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması gerektiği, dosya kapsamından davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/52, K. 2024/185, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama