KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/6
- Karar No
- 2025/22
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/219
- Karar no
- 2025/25
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/12/2023
- Karar tarihi
- 28/01/2025
Karar Metni
3.161 kelime·16 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin ... A.Ş.
(Bundan sonra “...” olarak anılacaktır.) Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ilki 22.12.2000 başvuru tarihli olmak üzere “...” markalar ailesinin sahibi olduğunu, müvekkilleri tarafından tescil ettirilen markaların listesini sunduklarını, uyuşmazlık konusuyla ilgili olmak üzere yine müvekkilleri adına... tescil numarası ile tasarım tescili mevcut olduğunu, bu tasarım tescili ile müvekkilleri tarafından piyasasaya sürülen oda parfümü ürünleri tescilli ...
Markaları ve şişe tasarımı ile tüketici nezdinde ayırt edilen bir marka olgusu oluşturduğunu, müvekkillerinin mevcut marka tescilleri ve şişe tasarımı ile piyasaya aşağıda bazı görsellerini sunduğumuz oda parfümü ürünlerini sunduğunu, söz konusu ürünler üzerinde yine ürün çeşitliliği kapsamında “...”, “.”,.. “...”, “...” gibi ibareler yer aldığını, bu ibareler de yine müvekkillerinin marka tescilleri ve tasarım tescilleri ile özdeşleşmiş olduğunu, müvekkilleri tarafından yıllardır kullanılmakta olduğunu, müvekkilleri tarafından tescilli “...” markaları yoğun olarak kullanılmakta olduğunu,
nitekim ...Mağazaları Türkiye çapında 68 şube ile hizmet verdiğini,. ... markası tüketici nezdinde bilinirliği ve marka algısı yüksek bir marka olduğunu, müvekkillerinin yalnızca yurt içi değil yurt dışında da ... markasıyla satış yapmakta olup Amerika, Avrupa ve Arap Yarımadası başta olmak üzere ...
Markası dünya çapında bir marka olma yolunda ilerlemekte olduğunu. müvekkillerinin dünya çapında tanınırlığı sebebiyle art niyetli kişilerin bu markaları haksız olarak kullanmalarına ve haksız kazanç elde etmeye yönelik fiillerine maruz kalmakta olduğunu, davalı tarafa taraflarınca karşı delil tespit isteminde bulunulduğunu, ... 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan ...D.İŞ dosyasında yer alan ...
K. sayılı karara istinaden 04.12.2023 tarihli talepleri üzerine ... 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasından davalı şirketin ...’da bulunan adresinde keşif gerçekleştirildiğini, iltibasın varlığı ve ürünlerin bu sebeple normal bir tüketici nezdinde karıştırılabilir olduğu gerekçesiyle yine ilgili ürünler toplatılmış olup yedieminde muhafaza altında bulunduğunu, (... 37. İcra Müdürlüğü ...
Esas Sayılı Haciz Tutanağı) müvekkillerinin aynı zamanda değişik iş dosyası ile toplatılan ürünleri ... ve ... gibi online satış pazarlarından da satışa sunduğunu, bu online satış pazarlarına müzekkereler yazılarak davalı tarafın "..." mağaza ismiyle ve "..." mağaza isimleriyle yapmış olduğu satışların tespit edilmesini ve müvekkillerinin uğradığı zararın hesabında dikkate alınmasını talep etiklerini, ... tüm bu sebeplerle davalı tarafından gerçekleştirilen marka tecavüzünün durdurulmasını ve davalının sebep olduğu haksız rekabetin giderilmesini, davalının marka tecavüzü sebebiyle SMK'nın 151.
Maddesinin 2. Fıkrasının b bendi uyarınca hesaplanacak tutarın henüz belirsiz olması sebebiyle ve belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1000 TL'sinin müvekkillerinin ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesinde özetle: bilirkişi raporun sonuç kısmının 2. Maddesinde " talep eden tarafın marka tescillerine bakıldığında karşı taraf adresinde tespit edilen ..., ..., ...ve ...ibareli asi) ya da tab oluşturan her hangi bir markasının tespit edilemediği iş bu sebeple de talep edenlerin marka tesellinden doğan haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının olnmlu karşılanmadığına "dair tespitte bulunmuş olduğunu, özellikle bilirkişinin raporun bu kısmında yapmış olduğu haklı tespitlere katıldıklarını, talep eden tarafin hiçbir şekilde marka hukukundan doğan hiçbir hakkı ihlal edilmediğini,
bu durumun bilirkişi tarafından son derece isabetli bir şekilde tespit edilmiş ve raporda bu tespitlere yer verilmiş olduğunu, davacının ticari itibarından haksız olarak faydalandığını, davacı şirketin ticari itibarını zedelediği ve markaya tecavüzü,haksız rekabeti kabul etmeyecek açılan davaya itiraz etiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Cevaba cevap dilekçesinde özetle: davalı tarafından online satış pazarları olan ..., ..., ... gibi siteler üzerinden "..." mağaza adıyla yapılan oda kokusu satışları ile yine davalı firmaya ait olan ...adresinden yapılan ve yine davalı tarafından üretim merkezi olduğu anlaşılan ...adresinden üretilen ve ... 2. FSHHM ...D.
İş dosyasından yapılan keşifle sabit olduğu üzere, ... adresinden satışa sunulan "...", "....", "...", "...", ve bu ibarelerin çaprazlanması suretiyle satışa sunulan diğer ibareli oda kokuları, müvekkillerinin "..." markasına ve ...başvuru numaralı tasarım tescilinden doğan sinai mülkiyet haklarına tecavüz ettiğinden davalının bu marka ve tasarım tecavüzünün tespiti ile bunun engellenmesini, ileride vaki tecavüzlerin önlenmesini, marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz sebebiyle müvekkillerinin uğradığı maddi kayıpların ileride belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 20.000 TL'sinin SMK 151.
Maddesinin 2. Fıkrasının b bendi uyarınca davalıdan tahsilini, sayın Mahkemenizin Sinai Mülkiyet Kanunu kapsamında bir ihlal olmadığı kanaatinde olması halinde davalını eylemlerinin ve satışlarının TTK kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdiği gözetilerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulmasını ve engellenmesini, haksız rekabet sebebiyle doğan zararın ileride belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 20.000 TL'sinin davalıdan tahsilini, her halükarda davalının eylemlerinin müvekkillerinin ticari itibarına zarar verdiğini,
davalının müvekkillerinin ticari itibarından ve marka değerinden haksız ve kötü niyetli bir şekilde yararlandığı gözetilerek 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti masraflarının davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
İkinci cevap dilekçesinde özetle; davacıların hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep ettikleri yargılama giderlerinin davacıların üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
19/11/2024 tarihli raporunda özetle: tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda tespit talep eden (... A.Ş.) tarafından 22.10.2019 tarihinde tescil edilmiş davaya konu olan ... numaralı çoklu tasarım tescil dosyasına ait 1 numaralı tasarım ile tespite konu adreste tespit edilen (...) tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları kanaatine varıldığını,
tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda tespit talep eden (...A.Ş.) tarafından 22.10.2019 tarihinde tescil edilmiş davaya konu olan ... numaralı çoklu tasarım tescil dosyasına ait 2 numaralı tasarım ile tespite konu adreste tespit edilen (...) tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, bu sebeple farklı olarak algılandıkları kanaatine varıldığını, ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D. İş dosyası bilirkişi raporunda da yer verilmiş olduğu üzere, .. 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D.
İş dosyasından yapılan yerinde inceleme ile tespit edilmiş olan davalı tarafça ...,..., ..., ...ürün isimleri ile satışı yapılan oda kokusu ürünlerinin, ürün ambalajlarının tasarım bütünün, ürün ismi ve ürün açıklaması, yazı karakteri ve konumlandırma gibi ayrıntıları ile davacı ürün ambalajları ile yüksek benzerlik taşıdığını, ambalaj tasarımlarında bulunan küçük farkların yüksek benzerliği ortadan kaldırmadığını, davalı tarafça kullanılan ..., ..., ..., ... ürün isimlerinin davacı tarafından ... markası altında satışı yapılan oda kokusu ürünleri isimleri ile bire bir aynı olduğu görülmekle, ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ... D. İş dosyası bilirkişi raporundan yapılan tespitler dikkate alınarak yapılan incelemede davalı tarafça ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D.
İş dosyasından yapılan yerinde inceleme ile tespit edilmiş olan davalı ürün ambalajları ve davacı tarafça dava dosyasına sunulmuş olan ... e satış sitesinde davalı tarafça satışı yapılan oda kokusu ürünleri için yer verilmiş ürün ambalajları, davacı ürün ambalajları ile kıyaslandığında, davalı tarafça ..., ..., ..., ... ürün isimleri ile satışı yapılan oda kokusu ürünlerinin, ürün ambalajlarının tasarım bütününün, ürün ismi ve ürün açıklaması,
yazı karakteri ve konumlandırma gibi ayrıntıları ile davacı ürün ambalajları ile yüksek benzerlik taşıdığını, ambalaj tasarımlarında bulunan küçük farkların yüksek benzerliği ortadan kaldırmadığını, davalı tarafça kullanılan ..., ..., ..., ... ürün isimlerinin davacı tarafından ... markası altında satışı yapılan oda kokusu ürünleri isimleri ile bire bir aynı olduğunu, davalı tarafça kullanılan ..., ..., ...,
... ürün isimlerinin davacı ürünlari ile aynı ürün grubunda oda kokusu ürünleri için kullanılmış olduğu dikkate alındığında bu kullanımların TTK madde 55/1/a/4 kapsamında haksız rekabet oluşturduğu yönünde sonuç ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, engellenmesi, marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi ile davalının gerçekleştirdiği eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin giderilmesi istemine ilişkindir.
TPMK kayıtlarının incelenmesinde; davacılardan ... A.Ş. Adına tescilli "..." seri markalarının bulunduğu, aynı zamanda yine davacılardan ... A.Ş. Adına tescilli ... tescil numarası ile tasarım tescili bulunduğu anlaşılmaktadır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK'nın 29/1 maddesinde sayılmış olup, madde içeriği aynen şöyledir:
“Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek”
SMK 7/1-2 maddesi de aynen şöyledir.“Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.”
Kavram olarak "marka" bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan işaretlerdir. Marka'nın bir işaret olması yanında "ayırdedicilik" vasfı da taşıması gerekir (Yasaman/Yusufoğlu, Marka Hukuku, İstanbul 2004, s.15 vd.; Kaya, A.: Marka Hukuku, İstanbul 2006, s.32 vd.). Markanın ayırdedicilik niteliği taşıyan, özgün ve karakteristik kısmı asli (esaslı) unsuru olarak kabul edilirken, bu niteliği taşımayan ve herkesçe kullanılabilen unsurlarına tamamlayıcı unsur denilmektedir.
Başkasının hak sahibi olduğu bir markanın aynen kullanılması iktibas suretiyle marka hakkına tecavüz sayılır. Karıştırılma (iltibas) suretiyle marka hakkına tecavüz ise başkasının hak sahibi olduğu bir markanın alıcıların karıştırmalarına neden olacak surette benzerinin kullanılmasıyla vücut bulur.
Karıştırılma ihtimali, klasik ve geniş anlamda olmak üzere iki şekilde tanımlanmaktadır. Klasik anlamda karıştırılma ihtimali, bir mal veya hizmetin alıcısı durumunda bulunan kimselerin almayı düşündüğü, bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı düşüncesiyle, başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali (tehlikesi) ile karşı karşıya olması anlamına gelmektedir. Geniş anlamda karıştırılma ihtimali ise, markalar arasında herhangi bir şekilde bağlantı kurulması tehlikesini de içerir. Karıştırılma ihtimali kavramı zaman içerisinde, mahkeme kararları doğrultusunda, markalar arasında bağlantı olduğu ihtimalini de içerecek şekilde yorumlanarak genişletilmiştir.
Başka bir anlatımla karıştırılma (iltibas) iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Bozbel, S.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).
Bu husus araştırılırken önce markalar arasında, daha sonra mal veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığına bakılmalı ve benzerliğin saptanmasında markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenim dikkate alınmalıdır (Teoman, : Yaşayan Ticaret Hukuku, C.1, Hukuki Mütalaalar, İstanbul 1992, s.34, 120 vd. - naklen: Cengiz, D.: Türk Hukukunda İktibas veya İltibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz, İstanbul 1995, s.7,)
Benzerlik göreceli bir kavramdır. Tecavüzü oluşturan, alıcıların benzer markaları karıştırmaları ihtimalidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir (HGK'nın 09.03.2016 gün, ...E.-... K. sayılı kararı). Bu ihtimalin değerlendirilmesinde kıstas; bu işin ilgilisi veya uzmanı kimselerin değil, tüketicilerin algısı ve bakış açısıdır.
Eğer tüketici konumundaki halk bu iki işaret arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurabilecekse karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilebilir.
Öğretide markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir (Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, 5.b., İstanbul 2012, s.443)
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D. İş dosyası bilirkişi raporunda da yer verilmiş olduğu üzere, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ... D. İş dosyasından yapılan yerinde inceleme ile tespit edilen davalı kullanımlarında davacılar adına tescilli marka kullanıma rastlanmadığından dosya kapsamında herhangi marka tecavüzü teşkil eden davalı eylemi tespit edilemediğinden davanın marka tecavüzü talepleri yönünden reddi gerekmiştir.
Davacının tescilli tasarımları bulunsa da dava dilekçesinin netice-i talebinde marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, engellenmesi, marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi ile davalının gerçekleştirdiği eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin giderilmesi istemlerinin yer aldığı, tescilli tasarıma tecavüz iddiasına yönelik bir davasının bulunmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ... D. İş dosyası bilirkişi raporunda da yer verilmiş olduğu üzere, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D. İş dosyasından yapılan yerinde incelemede tasarım ihlali yönünden bir incelemenin yapılmadığı, buna karşın davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğine yönelik huzurdaki davadaki talepleri yönünden ayrıca inceleme yapılması gerekmiştir.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Haksız rekabet tespitinde öncelikle özel hüküm olması sebebiyle TTK 55 hükmünde sayılan hallerden birinin olup olmadığı belirlenmelidir. Zira somut uyuşmazlık bu hallerden birine giriyorsa öncelikle bu hükmün esas alınması gerekir. Belirtilen halde TTK 54'te yer alan şartların sağlanıp sağlanmaması önemli değildir.
Davacılardan ... A.Ş. Adına tescilli... tescil numarası ile tasarım tescilinin "..." ibareli şişe tasarımı şeklinde olduğu, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D. İş dosyası bilirkişi raporu ve dosyamız kapsamında alınan rapor içeriklerinde davacının tescilli tasarımının davalı yanca kullanıldığına yönelik bir tespitin denetime açık rapor içeriklerinde bulunmadığı, bu haliyle davanın şişeler üzerindeki yazı ifadeleri " ..., ..., ..., ..." ile birlikte tescil edilmiş bir tasarımının da bulunmadığı; bu haliyle davalının ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ... D. İş dosyası içeriğinde tespit edilen kullanımlarının tescilsiz tasarım ihlali yoluyla haksız rekabete vücut verip vermediğinin ayrıca incelenmesi gereklidir.
Davacı adına "...,..., ..., ..." ile birlikte tescil edilmiş tescilli bir tasarım bulunmadığından, uyuşmazlık davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tescilsiz tasarımların, davalı yanca kullanıldığı ve bu kullanımların haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında uyuşmazlığın hukuksal tahlili gereklidir.
Tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesine yönelik Yargıtay'ın belirlediği kriterler üzerinde somut ihtilafın ayrıca çözülmesi gereklidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilam içeriğindeki tespitlere göre;
"... tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması,
diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir.
Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (Füsun Nomer Ertan, Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317).
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir.
Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir.
Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır...
... ilk defa yurt dışında kamuya sunulmuş, belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde de bulunulmamış tasarımlar yönünden, tasarıma konu malların bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açılması gerekir..."
Tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri kapsamında korunmasının mümkün olmadığı yönünde genel bir kabule varılması söz konusu değil ise de kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi,
öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir.
(Aynı yönde başkaca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilam)
... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi... D. İş dosyası bilirkişi raporunda da yer verilmiş olduğu üzere, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...D.
İş dosyasından yapılan yerinde inceleme ile tespit edilmiş olan davalı tarafça..., ...,..., ... ürün isimleri ile satışı yapılan oda kokusu ürünlerinin, davacı ürünlerine yakınlaşması eyleminin tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması,
onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaştığına ilişkin bir tespitin yapılması gerektiği, davacı iş ürünlerine ilişkin ticari takdim şekli ile davalı iş ürünlerinin ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik sonucu doğuracak nispette olmadığı kanaati ile davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan dürüstlük kuralına aykırı bir haksız rekabet halinin bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/6, K. 2025/22, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama