İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/436 K.2025/131

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/436Karar2025/131Tarih3 Temmuz 2025Okuma45 dk · 8.973 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Esas no
2021/436 ESAS
Karar no
2025/131
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Dava tarihi
30/12/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

8.973 kelime·45 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkil çocuk oyuncu ...'nin kendi yaş grubunda başarılı bir sanatçı olduğunu, birçok projede yer aldığını, yeteneği ve çalışkanlığı sebebiyle içerisinde yer aldığı tüm projelerde başarıyla çalışmayı tamamladığnı ve sektörde tanınan ve bilinen çocuk oyunculardan bir tanesi olduğunu, 2017 yılından bu yana toplamda 22 farklı projede yer aldığını, bu alanda kendi yaş grubundaki diğer çocuk oyunculara oranla çok daha fazla talep gördüğünü, müvekkilinin davalı ...'ye ait reklam filminde oynadığını, müvekkilin kendi alanında adından fazlasıyla söz ettirmesi ve fazlaca projede başarıyla yer almasıyla birlikte ile müvekkilin,

davalılar tarafından "..." reklam filminde oynaması için ... Ltd.

Şti ile iletişime geçirildiğini, yapılan görüşmelerde müvekkilin dava konusu reklam filmi için fotoğraf ve video çekimi yapılacağını, bir an evvel çekime girmesi istenmiş olduğunu, müvekkilin ailesi tarafından yapılacak iş ve karşılığında yapılacak ödemeler ile ilgili sözleşme yapılması gerekliliği hatırlatıldığında ise sözleşmenin de yapılacağı söylenerek müvekkil çocuk oyuncunun apar topar çekimlere başlatıldığını, çekimlerin, ... tarafından yetkilendirilen yapımcı firma olduğu düşülen ... tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, ancak, tüm verilen sözlere karşın,

reklam filmi ile ilgili çekimler tamamlanmasına ve hatta yayınlanmasına karşın müvekkil ve ailesine sözleşme imzalatılmadığını, icra edilen iş üzerinden müvekkilin alması gereken bedelin gereği gibi ve tam olarak ödenmemiş olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 52 hükmü gereği mali haklara ilişkin yapılacak sözleşmelerin ve irade beyanlarının yazılı olarak yapılması gerektiğini düzenlediğini, yazılı sözleşme olmaksızın herhangi bir irade beyanında bulunulamayacağını ve hak sahibinin yazılı sözleşme ile rıza göstermediği durumlarda icranın kullanılmasının mali hak ihlali doğuracağını,

müvekkilin mali ve manevi hakları ihlal edildiğini, Kanununda icracı sanatçıların haklarının koruma altına alınmış olduğunu , Müvekkilin de Kanun uyarınca icracı sanatçı olduğunu, davaya konu olayda da, müvekkil, davalıların reklam filmi için fotoğraf ve video çekimlerine katıldığını ve icra ettiği iş tespiti yapıldığını, devamında ise tespiti yapılan iş çeşitli mecralarda müvekkilin herhangi bir muvafakati ve izni olmaksızın yayınlandığını, sözleşme yapılmadığı için, müvekkilin reklam filminde yer almayı hangi şartlarda kabul edeceği hususları hiç görüşülmeden reklam filminin yayına sokulmuş olduğu,

müvekkil alelacele çekime alındıktan sonra bir daha müvekkil ile yazılı sözleşme akdedilmediğini, müvekkilin icracı sanatçı mali haklarının ihlal edilmiş olduğunu, müzakere ve ara buluculuk sürecine olumsuz yanıt verildiğini, müvekkilin ailesinin çocuklarının katıldığı davalılara ait reklam filmi için çekilen video ve fotoğrafların çeşitli mecralarda davalıların ismi ile reklam filmlerinde ve afişlerinde kullanıldığını tespit etmesi üzerine davalı ve ilgili ajanslar ile iletişim kurmuş olmalarına karşın davalılardan konu ile ilgili olumlu bir dönüş alınamadığını,

yapılan görüşmelerde müvekkilin uğradığı maddi ve manevi hak ihlalleri sebebiyle ortaya çıkan zararların tazmin edilmesi gerektiğinin iletildiğini, davalı ve ilgili ajansların meydana gelen durumdan birbirlerini sorumlu tutarak, kendi adlarına ödeme yapmayı kabul etmedikleri, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, sonuç alınamadığını ve son olarak müvekkil tarafından dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini, müvekkilin Fsek m.68/1 uyarınca bedel ödenmesi talebi olduğunu, müvekkilin Fsek kapsamındaki mali haklarından, Fsek m.80/2'de yer alan mali haklarından, "tespit", "çoğaltma", "yayma", "umuma iletim" haklarının ihlal edildiği,

davalı aleyhine, müvekkil ile sözleşme yapıldığını, olması halinde istenebilecek bedelin üç katı tutarında maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca Müvekkilden izin alınması gerektiğini, müvekkilin sektördeki popülaritesi, reklam filmi kendi nam ve hesabına yayınlayan davalı ...'nin marka değeri ve yıllık ticaret hacmi gibi hususların dikkate alınması gerektiğini, Müvekkilin icrasının davalılar tarafından yalnızca ülke değil global anlamda Arap ülkeleri başta olmak üzere birçok farklı ülkede farklı mecralarda yayınlandığını, müvekkilin isteyebileceği bedel tespit olunurken dava konusu icranın, davalılar tarafından,

müvekkilin tespit ettikleri dışında hangi ülkelerde, hangi mecralarda, hangi süreyle ve ne kadar sayıyla kullanıldığının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, yapılacak tespit sonucu ... "..."in belirlemiş olduğu mecra ve ülke rayiçlerine ilişkin yüzdelik dilimlerin de dikkate alınması gerektiğini, ... resmi internet sitesinde yer alan ücret tarifesinden alınmış ekran görüntüsü uyarınca İcranın Arap ülkelerinde yayınlanmış olması halinde belirlenecek rayiç bedelin %500 oranında hesaplanması gerektiğini, Müvekkilin icra ettiği işin, davalılar tarafından müvekkilin tespit ettikleri dışında hangi ülkelerde, hangi mecralarda,

hangi süreyle ne kadar sayıda kullanıldığının tespitine, müvekkil ile sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin FSEK m.68/1 uyarınca üç katı tutarının, müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kavdıvla simdilik 1.000 TL' sinin müvekkile ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkilin reklam filmlerinin yapılması için yapımcı şirketlerle, oyuncu/model veya bunların ajansları ile doğrudan anlaşmalar yapmadığını , yurt içi ve yurt dışı marka iletişim, imaj reklam hizmetlerinin yürütülmesi konusunda reklam ajansı ile anlaştığını, dava konusu reklam filminin yapıldığı zaman dava dışı ...A.Ş. (...) ile bu sözleşmeyi akdettiğini, mezkur reklam filmi dahil olmak üzere ilgili tüm işlemlerin, bu şirket tarafından icra edildiğini, ...'un (...) işbu hizmet sözleşmesi kapsamında dava konusu reklam filminin uygun görülen mecralarda yayınlanacak şekilde prodüksiyon şirketi, oyuncu, yönetmen,

yapımcı vs. tüm telif haklarının alınmasını sağlayacak biçimde, anahtar teslim şekilde yapmakla mükellef olduğunu, sözleşmenin 2.2.5 maddesine göre; telif hakları dahil bütün şikayet, dava ve takip taleplerinden kaynaklı doğacak bütün sorumluluğun ajansa ait olacağı, Dava konusu ihtilafın da ... ajansının hizmet aldığı davalılardan ... ajansının, hizmet aldığı diğer davalı ... ve ihbar olunan ... firmasından kaynaklı olduğu hususunun ekteki ... tarafından müvekkil ...'ye gönderilen e- postalardan görülmekte olduğunu ,

Müvekkil şirket ile ... arasında yapılan hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkil ...'nin ajansa götürü bedel ile ödeme yapmış olduğunu, ihtilaf konusu dreamliner reklam projesini yürüten diğer davalı ve ihbar olunan diğer ajanslarla sözleşmeye uygun olarak projeyi teslim etme yükümlülüğünün sözleşmeli ajans ve onun bu projede çalıştığı diğer ajanslara ait olduğunu, Müvekkil ...'nin mezkur sözleşme kapsamında dava konusu ihtilafta hiçbir hukuki sorumluluğu olmadığını, huzurdaki davanın muhatabının diğer davalılar ve ihbar olunan ajanslar olduğunu, davalı ... olmadığını,

... ile müvekkil ... arasında akdedilen sözleşmenin ekran görüntüsünden de görüleceği üzere 2.2.4 Maddesi gereğince; sözleşme kapsamı işler ile ilgili tüm fikri ve sınai hakların mülkiyetinin müvekkile ait olacak şekilde sağlanmasının münhasıran ... şirketinin yükümlülüğünde olduğunu, mezkur reklam projesine ilişkin olarak; yapımcı prodüksiyon şirketleri ve oyuncular/modeller ile yapılacak anlaşmalar ile telif hakları ve fikri mülkiyet haklarının devralınmasının ...'un sorumluluğunda olduğu,

...şirketinin diğer davalı ... ile yaptığı anlaşma, ... ile diğer davalı ... firmasının davacı ile yaptığı anlaşmalar ilgili firmaları hukuken bağlamakta olduğunu, diğer davalılar ...ve ... ajansları ile ihbar olunan ... arasında da yapılan benzer sorumsuzluk anlaşmalarının ilgili ajanslardan celbinin talep edildiğini, mezkur reklam izlendiğinde; davacının oyunculuk icrasını gerektiren herhangi bir icrasının bulunmadığını, davacının kısa bir süre baş üstünden ve sağ yan profilden çekimi yapılmış olup, davacının uçak içi eğlence tabletinden oyun oynadığının gösterildiğini, davacının reklam filminde;

herhangi bir konuşmasının, icrasının olmadığını, icra sanatçı olmadığını, bu itibarla FSEK kapsamında bağlantılı haklardan yararlanamayacağını, kanunundaki yazılı sözleşme yükümlülüğünün, eser sahipleriyle yapılacak sözleşmelere ilişkin olduğunu, davacının eser sahibi olmadığı,

bu itibarla davacı ile yazılı sözleşme yapma, yazılı muvafakat alma yükümlülüğü bulunmadığını, kanunda bağlantılı hak sahipleriyle yazılı sözleşme yapma yükümlülüğü de bulunmadığını, dava konusu reklam filmiyle ilgili olarak ajanslarca davacının yasal temsilcilerine ödeme yapıldığını, davacının bu proje ile ilgili herhangi bir maddi ve manevi alacağı bulunmamakta olduğunu, yapılan ödeme sırasında haklarının ödenmediği veya eksik ödendiği konularında da çekince belirtilmediğini, ödemeye ilişkin dekont sunulmamışsa, bu konuda ilgili ajanslara müzekkere yazılmasının talep edildiğini, işbu davada ... ve ... firmalarına davanı ihbarı talepleri,

ayrıca davacının iyi niyet kurallarına uymadığını, davacının hiç bir icrasının olmadığı kısa bir reklam için 3 kata kadar tazminat iddiasının kötü niyetli olduğunu, bunun TBK. anlamında aşrı yararlanma teşkil ettiği, bununla birlikte müvekkilin global bir hava taşıyıcısı olduğunu ve dava konusu reklamın umuma arz edileceğinin, davacı ve temsilcilerinin bilgisi dahilinde olduğunu, bilmesi gerektiğinin kabulü gerekmekte olduğunu, davanın açıldığı tarihte herhangi bir hak ihlalinin bulunmadığı davanın reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ... Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafça dosyaya sunulan ekran görüntülerinden de görülebileceği davaya konu eserin davacı tarafından 29 Kasım 2019 tarihinde kendi sosyal medya hesabından "..." hesabının gönderisi olarak paylaşıldığını, bu paylaşımın davacının velisi tarafından da beğenilmiş olduğunu, sektör şartları gereği yine sektör tabiriyle davacı tarafın belirli bir "kaşesinin" bulunduğunu ve projelere katılım için kendi "kaşesini oluşturacak" durumda olduğunu, bir projede yer almadan evvel ilgili proje için seçilmesi halinde ne kadar bir bedel talep ettiğini söyleyecek deneyimde olduğunu,

davacı tarafın huzurdaki davaya konu taleplerinde alacağının ne kadar olduğunu tespit edebilecek durumda olduğunu, müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir hukuki yahut sözleşmesel bir ilişkisi bulunmadığını, Müvekkilin, dava konusu çekim için, ... (...) ile görüşmeler yaptığını, anlaştığını , dava dışı ...'nun davacı ve ailesiyle iletişime geçtiğini, yapılan görüşmeler neticesinde davacının ve ailesinin dava konusu çekime katılacağını, şartların kendilerine uygun olduğunun müvekkile bildirildiğini , reklam çekimine karşılık ödemenin yine ...'nun banka hesabına yapıldığını ,

davacının alması gereken bedeli gereği gibi almadığı iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu , davacı tarafa, yapılan çekimler neticesinde anlaşılan bedelin eksiksiz olarak ödenmiş olduğunu , 2019 yılında yapılan çekimler için dava dışı ... (...) ile müvekkil arasındaki anlaşma neticesinde davacının iki gün süreyle fotoğraf ve video çekimlerine katılacağını , bu çekimlere ilişkin kendisine ödenmek üzere ...'na 10.000 TL bedel ödeneceğini , bu hususu ispatlar nitelikteki dava dışı ... (...) ile müvekkil şirketin yapmış olduğu whatsapp görüşmesinin dosyaya sunulduğunu,

... ...) ile yapılan whatsapp görüşmelerinden de anlaşılacağı üzere davacı ...'ye velayeten annesi ... ve babası ... ile ...'nun iletişime geçmiş olduğunu , anne ve babasının ... ile anlaşmaya varmasıyla birlikte 10.000 TL bedel üzerinden ... (...) ile müvekkilin anlaştığını , bu anlaşma neticesinde 28.06.2019 ve 29.06.2019 tarihlerinde iki gün süren fotoğraf ve video çekimleri yapıldığını, iki gün süren çekimlere ilişkin davacı ...'ye icra ettiği sanatına karşılık anlaşılan 10.000 TL bedel 01.07.2019 tarihinde ...'nun hesabına gönderilmiş olduğunu , müvekkilin,

davalı ...'nin kendisine ödeme yapılmasını beklemeksizin tamamen iyi niyetle yapılan çekimin ödemesini kendi hesabından ...'nun hesabına yapmış olduğunu , yapılan bu ödemeye ilişkin banka dekontunun dosyaya sunulduğunu, davacı tarafın 2019 yılında yapılan çekimlere ilişkin anlaşılan bedelin tamamen aldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde yapılan çekime ilişkin alması gereken bedeli gereği gibi almadığını beyan ettiğini, bu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın 2019 yılında bu çekimler sonucunda oluşturulan eseri kendi sosyal medya hesaplarında dahi paylaşmış olmasına rağmen,

sözde ödeme almadığına ilişkin gerçek dışı iddiaları ile huzurdaki davayı açmış olmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu , Davacı yanın iddia etmiş olduğu üzere icra ettiği sanatın karşılığını alamamış olması durumunda bu kadar uzun süre beklemeyeceğini, 2019 yılında yayınlanan eseri de kendi sosyal medya hesaplarında paylaşmadan evvel hukuki yollara da zaman kaybetmeksizin başvuracağını, dava konusu çekimin 2019 tarihinde yapılmış olduğunu , eserin 2019 yılında ...tarafından sosyal medya hesaplarında paylaşılmış olduğunu ,

davacı tarafın da bu paylaşımları yine 2019 yılında kendi sosyal medya hesaplarında paylaşmış olmasına rağmen her nasılsa davacı taraf ilgili çekimin bedelini gereği gibi eksiksiz almadığı iddiasına dayandırdığı huzurdaki davayı 2021 yılı 30 Aralık günü ikame ettiğini, davacının aslında eksiksiz almış olduğu bedeli uzun süre sonra gereği gibi almadığını beyan etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olarak hakkını açıkça kötüye kullanmakta olduğunu, taraflar karşılıklı edimlerini yerine getirmiş olduğundan mali hakların sözleşme ile devredildiği hususunun Yargıtay kararları ile sabit olduğunu ,

2021 yılında başka bir reklam filmi için davacı taraf ile iletişime geçildiğini, çekimlerin deneme çekimi olduğunu , ancak sair hususlar üzerinde anlaşma sağlanamadığından muvafakatname imzalatılmadığını , davacı yanın 2021 yılındaki ilgili çekimleri yayımlanmamış olduğunu , dolayısıyla muvafakat ve izin alınmaksızın çekimlerin yayımlandığı beyanlarının gerçeği yansıtmadığını , davacı tarafın ise dava dilekçesinde muvafakat yahut izin alınmaksızın ilgili çekimlerin yayımlandığını iddia etmiş olduğunu , davacının bu iddialarının da mesnetsiz olduğunu ,

Davacı taraf 01.07.2019 tarihinde anlaşılan bedeli aldığında zaten ilgili çekimlerin yayımlanacağını bilmekte olduğunu , Kaldı ki ilgili çekimlerin yayımlanmak için yapılmış olduğunu , üstelik davacının bu çekimler sonucu oluşturulan eserin yayımlandığını bilmekte olup kendisi de 2019 yılında bu eserleri sosyal medya hesaplarında paylaştığını ve davacının velileri ise bu paylaşımları yine sosyal medya hesapları üzerinden beğenmiş olduğunu , 2019 yılı çekimlerine ilişkin sözleşme yapılmadığı ve mali haklarının ihlal edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığını,

taraflar edimlerini yerine getirdiğinden mali hakların sözleşme ile devredildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacının ihtarnamesinde de davalıdan bahsetmediği ve olayın müvekkil ile bir bağlantısı bulunmadığını , Davacının ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde 2019 yılındaki ilgili çekimlere ... aracılığıyla katıldığı ve aralarında sözleşme yahut muvafakatname imzalanmayarak avans dışında ödeme almadığını beyan ettiğini, 2021 yılındaki çekimlere ilişkin olarak ise ... (...) aracılığıyla ... fotoğraf stüdyosunda katıldığını ve...) ile de herhangi bir sözleşme yahut muvafakatname imzalanmadığını beyan etmiş olduğunu ,

ilgili ihtarname incelendiğinde davacı yanın müvekkilden herhangi bir talepte de bulunmadığını , işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu , bunun yanı sıra 2021 yılında yapılan çekimler umuma iletilmediğinden bu kapsamda davacının FSEK madde 68/1 uyarınca bedel ödenmesini talep edemeyeceğini , 2019 yılına dair muvafakat ve izin alınmaksızın çekimlerin yayımlandığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını , FSEK madde 68/1 uyarınca bedel ödenmesi talebi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı yan daha öncesinde almış olduğu bedelin üç katı tutarını talep ederek haksız kazanç sağlamaya çalışmakta olduğunu beyan etmiştir.

Davalı ...Şti. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkilin fotoğrafçı menajerliği ve prodüksiyon işleri yürüten bir yapım şirketi olup, reklam filmleri, video içerikler, fotoğraf çekimleri gibi medya organları için gerçekleştirilen eylemler için yapım işlerini yürüttüğünü, diğer davalı ... ile aralarındaki anlaşma gereği "..." isimli uçak hakkında reklam ve tanıtım filminin çekim işini üstlenildiğini, müvekkilin , üstlendiği iş gereği çekimleri gerçekleştirerek filmi yayına hazır hale getirdiğini, oynayacak olan modelleri ise cast ajanslarından temin ettiğini, kendisine model temin etmesi için diğer davalı ... ile 26.06.2019 tarihinde sözleşme yaptığı,

davalı ...'ın ise dava dışı ... ile aralarında akdedilen 27.06.2019 tarihli sözleşme gereği ...'in cast ajansına kayıtlı olan davacının oynaması konusunda anlaştıklarını, bahsi geçen her iki sözleşmenin de dosyaya sunulduğu, 27.06.2019 tarihli sözleşmenin şu şekilde olduğunu, "Yapılan çalışmalar ajans veya müşteri tarafından haber amacıyla basın-yayın/medya organlarında yayınlanabilir.- İş anlaşmasını onaylayan kişiler, model/cast ajansları çalışma koşulları ve genel prensipleri peşinen kabul etmiş olup, yerine getireceklerini de taahhüt etmiş olacaklardır.

Ajans, sözleşme kapsamında kullanılacak oyuncuların, fotoğrafçıların, seslendirme sanatçılarının ve bunlarla sınırlı olmamak üzere her türlü 3. Kişilerin telif ve devir ücretleri de dahil olmak üzere her türlü haklarının ödenmesinden kendisi sorumlu olduğunu ve bu hakların eksiksiz ödenmiş /ödenecek olduğunu, bu süre dahilinde anılan 3. Kişilerin her türlü hak ve talepleri bakımından müşterinin ari tutulacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.” maddeleri ile de sabit olduğu üzere, ödeme, telif ve devre ilişkin mali hakların da dahil olduğu tüm yasal sorumluluğun ... üzerinde bulunduğunu,

müvekkil ile ... arasında akdedilen 26.06.2019 tarihli sözleşmenin de birebir aynı maddeleri içerdiği ve ödeme, telif ve devre ilişkin mali hakların da dahil olduğu tüm yasal sorumluluğun ... üzerinde bulunduğunu, bu itibarla müvekkil yapımcının, davacıdan mali hakların devrine ilişkin izin almakla yükümlü olmadığı,

aksine bu hakların devrine ilişkin yetkili kişilerin .... ve ... olduğunu, anılı cast ajanslarının sorumlu olduğunu , müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, FSEK Md.53 uyarınca, hakkı devre yetkisiz kimsenin devrinde hak üzerinde tasarrufta bulunarak devreden anılan madde hükmünde sorumlu olduğunu , devreden kişinin, devralana hakkın varlığını TBK md.191-194 hükümlerine göre garanti etmiş sayılacağını , bu nedenle gerek TBK'nın alacağın devrine ilişkin garanti sorumluluğunu düzenleyen hükümleri, gerekse FSEK md.53/2 uyarınca devre yetkisi olmaksızın mali hak devrini yapan kimsenin,

kusursuz olsa dahi iktisap edenin zararını alacağın temliki hükümlerine göre karşılamak zorunda olduğuna ilişkin hükümleri uyarınca anılan cast ajanslarının sorumlu olduğunu, Müvekkil yapımcının, anılı reklam ve tanıtım filminde model olarak oyuncu temini için gerekli tüm prosedürlere uygun hareket etmiş ve yapılması gereken sözleşmeleri akdederek üzerine düşen yasal sorumlulukları yerine getirmiş olduğu,

davacı tarafça anılan iş kapsamında tüm hak edişlerini aldığı ve anılı reklam filminin halihazırda yayında olmadığını bilmesine rağmen, reklam ve tanıtım filminin çekilmesinden bunca zaman sonra işbu davayı açmakla iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, davacının ihtarnamesinde sözleşme ve muvafakatnamenin bulunduğuna dair ikrarı olduğunu , davacının açıkça haksız çıkar elde etme amacı taşıdığı,

müvekkil yapımcının, anılı sinema eseri üzerinde bağlantılı hak sahibi olduğunu , fsek md.18/3 uyarınca eser sahipleri ile yapacağı sözleşme ile mali hakları kullanabileceğini , yargıtay kararları uyarınca davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiğini , arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde ifa ettikleri, taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden;

davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerektiği yönünde kararları olduğu,

davacının iddialarının Yargıtay'ın içtihatları uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği, davacının manevi haklarının ihlalinin de söz konusu olmadığını , md.68 hükmünün uygulanabilmesi için dava açıldığı takdirde tecavüzün devam etmesi gerekmekte olup, davanın açıldığı tarihte davacının oynadığı reklam ve tanıtım filminin yayında olmadığını, davacının kendisine tüm hak edişlerinin ödenmesi halinde de davanın konusuz kalacağını , taraflar arasında gerçekte akdedilen ve bedeli ödenmiş olan bir sözleşme bulunmakla birlikte,

şunu da belirtmek gerekir ki davacının bu sözleşme bedelinin üzerinde bir bedeli haksız ve mesnetsiz taleplerine konu dahi edemeyeceğini , şunu da belirtmek gerekir ki doktrinde de, hak sahibinin talebi ile ödeme yapıldığında çoğaltılan nüshaların piyasaya sürülmesi halinde bunların piyasaya sürülmesinin yasallaşacağı, rayiç bedel belirlerken taraflarca verilen teklifin de gözetilmesi gerektiğini , bu itibarla dosyada yer alan taraf yazışmaları, sair belge ve dekontlardan,

davacıya anılı sözleşme gereği (cast ajansları tarafından sunulacak belge ve deliller uyarınca daha sonra meydana çıkabilecek durumlara karşılık her türlü hata ve nisyan müstesna olmak üzere) 550 Dolar ödenmesi hususunda mutabık kalındığı ve bu bedelin de o günkü kura göre banka kanalı ile kendisine ödenmiş olduğunu beyan etmiştir.

Davacı vekilinin ...'un cevaba cevap dilekçesine cevap dilekçesinde özetle.

Davalı ..., müvekkilin icra etmiş olduğu işe ilişkin Kanunu'ndan doğan mali haklarının devri için izin alması gerekmediğini iddia etmişse de iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu , müvekkilin Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku uyarınca icracı sanatçı olduğunu , Davalı ...'in ise davaya konu işin yapımcısı konumunda olduğunu, müvekkilin icra ettiği işin ilk tespitini gerçekleştirenin davalı ... olduğu,

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca icracı sanatçı sıfatını haiz müvekkilin icrası üzerindeki tespit hakkının münhasıran kendisine ait olup 3. Kişilerin icranın tespiti için müvekkilden izin almasının şart olduğunu , müvekkil tarafından Davalı ya da başkaca 3. kişilere mali hak devri/kullanımı ile ilgili verilmiş bir izin bulunmadığını , yasal düzenlemeler ışığında müvekkilin yazılı izni olmadıkça ve hangi hakların devredildiği açıkça gösterilmedikçe yapılan kullanımların izinsiz kullanım teşkil edeceği, davalı ...'in 3. kişi/kurumlar ile sözleşmeler yapmış olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını,

Fikir ve Sanat Eserleri m. 54 hükmü ile mali hakkı kullanma yetkisine sahip olmayan kişiden devralan kişi/kurumun iyiniyetli olsa dahi iyi niyetinin korunmayacağını , davalı ..., müvekkilin icra ettiği iş karşılığında gerekli ödemeyi aldığını bilmesine rağmen işbu davayı açmanın kötü niyetli olduğunu iddia etse de müvekkilin almış olduğu avans ödemesi dışında herhangi bir ödeme almamış olduğunu , müvekkil ödemesini tam ve gereği gibi almak bir yana, icra ettiği işin karşılığında ne kadar alacağın dahi bilmediğini, müvekkilin icra ettiği işin hangi süre ile,

hangi mecralarda ve hangi ülkelerde yayına alınacağına dair davalılar tarafından müvekkile bilgi paylaşımı yapılmamış olup buna bağlı olarak müvekkilin hak ettiği bedelin belirlenmesinin de söz konusu olamadığını, kapsamı ve niteliği belirlenmemiş bir işin rayici yahut hakedişi de belirlenemeyeceğinden ve buna bağlı olarak icra ettiği işe ilişkin olarak hakedişini alması da söz konusu olamayacağını , Müvekkile bugüne kadar yalnızca 4490 TL avans ödemesi yapılmış olup davalının iddia ettiği üzere 550 dolar gibi bir rakam ödenmediğini ,

kaldı ki diğer Davalı ...'ın müvekkile 10.000 TL ödeme yapıldığı iddia edilmiş olup davalılar dahi kendi içlerinde çelişkiye düşmekte tutarlı bir rakam söyleyememekte olduklarını , Müvekkil 2019 yılında icra edilen iş ile ilgili herhangi bir ödeme almamış olup yalnızca çekim öncesi avans ödemesi yapılmış, daha sonra ise sözleşme ve kalan ödemenin yapılacağı taahhüt edilmiş ancak taahhütler yerine getirilmeyerek sözleşme ve ödeme yapmaktan kaçınılmış olduğunu, Müvekkilin sözleşme içeriği ve şartlarından haberdar olmadığı,

taraflar arasında bir anlaşma olmadığı diğer davalı ... tarafından da cevap dilekçelerinin 4 numaralı paragrafında "ardından 2021 yılında başka bir reklam filmi için davacı taraf ile iletişime geçilmiştir.

Ancak sair hususlar üzerinde anlaşma sağlanamadığından muvafakatname imzalatılamamış ve davacı yanın 2021 yılındaki ilgili çekimleri yayımlanmamıştır." denerek diğer davalı .. tarafından ikrar edilmiş olduğu, buna karşın davalının halen dahi tarafların anlaştığını iddia ediyor olmasının ise kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu , müvekkile sözlü olarak yalnızca uçak basın tanıtımı için çekim yapılacağı söylenmiş olmasına karşın çekimler yaptırıldıktan sonra işin niteliğinin ve kapsamının daha büyük ve global olduğunun ortaya çıktığı,

işin bedeli ile ilgili müvekkile hiçbir bilgi verilmeyerek yalnızca avans ödemesi yapılarak çekimlere katılmasının sağlandığı buna bağlı olarak müvekkilin sözleşme kapsam ve niteliği ile ilgili bilgi sahibi olmadığını , müvekkilin mali haklarını devre ilişkin herhangi bir izninin bulunmadığı hususları dikkate alındığında davalının edimlerin yerine getirildiği ve tarafların anlaştığı iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir.

Davacı vekilinin davalı ...'nin cevabına cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkil ile davalılar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmamış olup müvekkil sözleşme şartlarını, işin kapsamını ve niteliği ve kazanacağı ücreti öğrenme imkanı bulamadığı gibi rayiç bedel belirlemesi de mümkün olamadığını , davalı ...'ın diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumluluğu bulunduğu, müvekkilin bugüne değin yasal yollara başvurmamış olmasının temel sebebinin davalılarla sürdürdüğü uzlaşıya dair görüşmeler ve süreci uzlaşı ile nihayete erdirme çabasından olduğu,

nitekim bu durum davalının kendi cevap dilekçesinin 4. Paragrafında da "ardından 2021 yılında başka bir reklam filmi için davacı taraf ile iletişime geçildiğini, ancak sair hususlar üzerinde anlaşma sağlanamadığından muvafakatname imzalatılmadığını ve davacı yanın 2021 yılındaki ilgili çekimleri yayımlanmamıştır." şeklinde ikrar olunmuş olduğunu , müvekkil 2021 yılına kadar muhtelif zamanlarda davalılar ile görüşerek haklarını istediğini, davalıların müvekkili oyaladığını ve 2021 yılında müvekkile 2019 yılında yapılan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin iş ile ilgili muvafakatname imzalatmaya çalışmış oldukları,

taraflar arasında anlaşma sağlanamaması üzerine bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu , tüm bu sebeplerle, müvekkilin kanundan doğan haklarını kullanarak huzurdaki davayı açmasının kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu söylenemeyeceğini , müvekkil 2019 yılında icra edilen iş ile ilgili herhangi bir ödeme almamış olup yalnızca çekim öncesi avans ödemesi yapılmış olduğunu , daha sonra ise sözleşme ve kalan ödemenin yapılacağının taahhüt edilmiş ancak taahhütlerin yerine getirilmeyerek sözleşme ve ödeme yapmaktan kaçınılmış olduğunu,

müvekkile sözlü olarak yalnızca uçak basın tanıtımı için çekim yapılacağı söylenmiş olmasına karşın çekimler yaptırıldıktan sonra işin niteliğinin ve kapsamının daha büyük ve global olduğunun ortaya çıktığını , işin bedeli ile ilgili müvekkile hiçbir bilgi verilmeyerek yalnızca avans ödemesi yapılarak çekimlere katılmasının sağlandığı buna bağlı olarak müvekkilin sözleşme kapsam ve niteliği ile ilgili bilgi sahibi olmadığını , müvekkilin mali haklarını devre ilişkin herhangi bir izninin bulunmadığı hususları dikkate alındığında davalının edimlerin yerine getirildiği ve tarafların anlaştığı iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

2021 yılında yapılan işin dava konusu işten bağımsız olduğunu, bahse konu işin dava konusu iş ve uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.

Davacı vekilinin ...'ın cevabına cevap dilekçesinde özetle.

Davalılar tarafından müvekkilin icracısından doğan mali haklarına ilişkin gerçekleştirilen ihlalin haksız fiil niteliğinde olduğunu, haksız fiil ile ilgili olarak kanun koyucu tarafından getirilmiş düzenlemelere bakıldığında 2 yıllık zaman aşımı düzenlendiğini, davalının zaman aşımına itirazının hukuka aykırı olduğunu, davalının dava değeri ile ilgili iddialarının hukuka aykırı olduğunu, davalının husumet itirazının yerinde olmadığını, müvekkilin ödemeler aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin ödemesini tam ve gereği gibi almak bir yana icra ettiği işin karşılığında ne kadar alacağını dahi bilmediğini,

davalının icra ettiği işin hangi süre ile hangi mecralarda ve hangi ülkelerde yayına alınacağına dair davalıların tarafından müvekkile bilgi paylaşımı yapılmadığını, buna bağlı olarak müvekkilin hak ettiği belirlenmesinin söz konusu olmadığını, davalının kötü niyet iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mali hakların devri yazılı şekil şartına tabi tutulduğunu, 2021 yılında yapılan işin dava konusundan bağımsız olduğunu, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle.

Davacının oynadığı reklam ve tanıtım filminin ... ile ilgili olduğu aşikar olup, keza yapılan çekimler de ... içerisinde yer alan ve ancak özel izinle girilebilen apron bölümündeki ...'ye ait hangarın içindeki bir uçakta yapıldığını, bu uçak ise o tanıtımı yapılan ...'ye ait Türkiye'ye gelen ilk yeni model uçak olup, anılı uçağın basın tanıtımları davacının iddia ettiğinin aksine bir gün öncesinde gerçekleşmiş olduğunu , bu hususta havalimanına müzekkere yazılması halinde de iddiaların doğruluğunun ortaya çıkacağı, çekimlerin yapıldığını, bölgeye özel izinler alınmakla, izin süreçleri bir hafta öncesinden başlamakta,

bölüme giriş yapacak kişilerin kimlik bilgileri vs. pek çok husus araştırılmakta ve izinler yapılan araştırmalar sonucunda verilmekte olup, çekimler,...'ye ait bir hangarda ve ...'ye ait tanıtımı yapılan yeni uçağın içinde gerçekleşmiş olduğu, bu çekimde yabancı uyruklu pek çok modelin de kullanılmış olduğu,

davacının bunları da bizzat görmüş ve aralarında bulunmuş olduğunu, bu nedenle her tarafta ... logosu bulunan bir mecrada, ... gibi global bir şirketin yeni uçak tanıtımı için yapılan bu çekimin davacı tarafça global olduğunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kötü niyetli bir tutum içinde bulunarak haksız kazanç sağlama amacı güttüğünü, davacının kendisine bakiye ödeme gibi bir taahhütte bulunulduğuna yönelik somut ve inandırıcı bir delil ibraz edemediği de nazari dikkate alındığında bu iddialarına hukuken itibar edilemeyeceğini,

davacının dilekçesinde kendisine çekim öncesi avans ödemesi haricinde bir ödeme yapılmadığını ileri sürmüş ise de tarafımızca ibraz edilen banka dekontları ve taraflar arasındaki yazışmalardan tüm bu iddialarının gerçek dışı olduğunun ispatlanmış olduğunu , davacının anılı sözleşme uyarınca kendisine tüm hak edişlerinin ödenmesi halinde de bir zararın varlığından da söz edilemeyeceğini , davanın konusuz kalacağını , Nitekim taraflar arasında gerçekte akdedilen ve bedeli ödenmiş olan bir sözleşme bulunmakla birlikte, davacının bu sözleşme bedelinin üzerinde bir bedeli haksız ve mesnetsiz taleplerine konu dahi edemeyeceğini , doktrinde de,

hak sahibinin talebi ile ödeme yapıldığında çoğaltılan nüshalar piyasaya sürülürse, bunların piyasaya sürülmesinin yasallaşacağının kabul edilmekte olduğunu , davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, rayiç bedel belirlerken taraflarca verilen teklifin de gözetilmesi gerektiğinin belirtildiği,

bu itibarla dosyada yer alan taraf yazışmaları, sair belge ve dekontlardan, davacıya anılı sözleşme gereği 550 Dolar ödenmesi hususunda mutabık kalındığını ve bu bedelin de o günkü kura göre banka kanalı ile kendisine ödenmiş olduğunu , davacı tarafça bu bedelin bankadan çekilmesi esnasında da herhangi bir ihtirazi kayıt düşmediğini , bu bedelin miktarı ile davacıya ödenmiş olduğunu beyan etmiştir.

Davalı ...'ın ikinci cevap dilekçesinde özetle. Davacı yanın cevaba cevap dilekçesinde icra ettiği sanatına karşılık alması gereken ücretin bilinmediğini, yapılan çekimin yalnızca uçak tanıtımı olduğunu bildiğini, yapılan paylaşımlar ile global niteliğini haiz ve uluslararası kapsamlı bir iş olduğunu öğrendiğini beyan etmiş olup, davacı dava dilekçesinde kendi yaş grubunda başarılı bir sanatçı olduğundan ve birçok projede yer aldığından,

sektörde tanınan ve bilinen bir çocuk oyuncu olduğundan dolayı böylesi bir deneyime sahip ve donanımlı olan davacının herhangi bir projede yer almadan evvel ilgili proje için seçilmesi halinde ne kadar bir bedel talep ettiğini söyleyecek durumda olduğu veya zaten kendisi için bir ücret belirlemiş olduğunun izahtan vareste olduğu, bununla birlikte ...

Ortaklığı'nın uluslararası çapta tanınan, bilinen ve dünyanın birçok yerine uçuş gerçekleştiren, tüm reklam filmleri uluslararası mecralarda yayımlanan dolayısıyla tüm reklam ve fotoğraf çekimlerinin uluslararası nitelikte olduğunu, farklı mecralarda yayınlandığı herkesçe bilinen bir durum olduğunu, özellikle de reklam / film sektöründe yer alan davacı tarafın ...'nin bu özelliğini bilmediğini düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

davacı yan kötü niyetli olarak yalnızca mahkemeyi yanıltmak adına cevap dilekçemizin bir kısmına cevaba cevap dilekçesinde yer vererek sanki ilk çekimde de anlaşma sağlanmadığına ve ilgili çekimlerin anlaşma sağlanmadan yayımlandığına ilişkin bir izlenim yaratmaya çalışmakta olup cevap dilekçesindeki beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ilk çekim için anlaşıldığını ve anlaşılan bedelin davacı tarafa ödendiğini, 2021 yılındaki ikinci çekim özelinde sair hususlarda anlaşılamadığından çekimlerin kullanılmadığı ve muvafakat name alınmadığının izaha çalışıldığı,

davacı tarafın dosya kapsamındaki tüm beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla davacı taraf dava dışı ... aracılığıyla ve ücretini yine dava dışı şirket almak üzere yapım şirketleriyle anlaşmalar yapmakta ve sonrasında ise bu dava dışı aracı şirketten herhangi bir talepte bulunmadan yapımcı şirketlerine davalar açarak haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu, davacı tarafın dava dışı şirket arasının bozulmasını istemediğini, zira bu planlı haksız kazanç elde etme çabasının sekteye uğramasını istemediği, davacıya yalnızca 4.900,00 TL avans ödemesi yapıldığı her ne kadar beyan edilmişse de ilgili beyanın kabulünün mümkün olmadığı,

2019'daki çekimlere ilişkin davacı yana ödenmek üzere ...'nun hesabına 01.07.2019 tarihinde 10.000 TL gönderildiği, İlgili ödeme dekontunun dosyaya sunulduğunu, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde diğer davalı ...'ten avans ödemesi olarak 550,00 USD ödeme yaptığı fakat kendisine 4.490,00 TL avans ödemesi yapıldığı bu yüzden davalılar arasında bir çelişki olduğu iddiası ise davacı tarafın açıkça davalı olarak huzurdaki davada taraf olarak gösterdiğini şirketlerden ayrı ayrı ödemeler aldığını, belki de avans ödemesi adı altında normalde anlaşmaya vardığı bedelin de çok üstünde bir bedeli aldığını ortaya koyar nitelikte olduğunu ,

zira davacı taraf iş için anlaşmaya varılan ücreti alamadığını iddia etmesine rağmen nasıl olup farklı farklı şirketlerden avans adı altında bu kadar ücret aldığını da açıklayamadığını, 2021 yılında yapılacak başkaca bir çekimin sair hususlarında anlaşılamadığından muvafakat name imzalatılmadığını ve ilgili çekimlerin yayımlanmadığını defaatle beyan etmemize rağmen davacı yan bu hususu sanki uzlaşma sürecinde olunduğunu, bu süre zarfında haklarını talep ettiğini ileri sürse beyanların gerçeklikten oldukça uzak olduğu, bu süreçteki görüşmelerin uzlaşmaya dair görüşmeler olmadığını, farklı bir çekim için görüşüldüğü,

bunun kendisince de ikrar edildiğini, davacı yan beyanları olduğundan farklı göstermeye çalışarak mahkemeyi açıkça yanıltmaya çalışmakta olduğunu, davacı yan bu beyanları uzlaşma sürecinde anlaşılamamış gibi yansıtmaya çalışarak Mahkemeyi yanıltmayı hedeflemesine rağmen ilgili hedefine "müvekkil, 2021 yılı içerisinde farklı bir işin çekimleri için davalılarla yeniden çalışmıştır.

Ancak 2021 yılı içerisinde yapılan çekimlerin ve işin daha önce dava konusu 2019 yılı içerisinde gerçekleştirilen iş ve çekimler ile bir ilgisi bulunmamaktadır..." ilgili ikrarı ile ulaşamamış olduğu, 2019 yılından 2021 yılına kadar herhangi bir uzlaşma süreci gerçekleşmediği, çünkü davacı tarafın davalı müvekkille uzlaşmasını gerektirecek bir uyuşmazlık söz konusu dahi olmadığı,

kaldı ki hayatın olağan akışına da uygun olan davacı yanın alması gereken bedeli alamaması veya başkaca bir mağduriyet yaşaması durumunda 2019 yılı çekimlerinden sonra bir daha 2021 çekimlerine katılmayacağı gibi bu kadar uzun süre beklemeksizin hukuki yollara başvuracağının olduğunu, fakat davacı taraf sözde 2019 yılında yapılan çekimler için anlaşmaya varılan ücreti alamadığını ve hatta bir ücret konusunda anlaşmaya dahi varılamadığını iddia etmesine rağmen 2021 yılında tekrar davalı müvekkile çalışmayı kabul ettiğini ve yine nasıl olmuş da zaman aşımı süresi geçene kadar hiçbir hukuki yola başvurmadığını,

sırf buradan dahi davacının kötü niyetli olduğunu beyan etmiştir.

İhbar olunan ...'un davaya cevap dilekçesinde özetle.

Söz konusu reklam filminde müvekkilin herhangi bir şekilde yapımcılık rolünü üstlenmediğini , "..." reklam ve tanıtım çekimlerinin ... tarafından üstlenilmiş olduğunu , ... dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ... ile ...ve ... arasında imzalanan anlaşmalara ilişkin maddeler sunulmuş olduğunu , söz konusu sözleşme maddelerinden de görüleceği üzere ödeme, telif ve devre ilişkin mali hakların da dahil olduğu tüm yasal sorumluluğun ... üzerinde bulunduğu, Müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacının icracı sanatçı konumunda olmadığı,

bağlantılı hak sahibi de olamayacağı, bu doğrultuda reklam filminin de bir nevi sinema eseri olması sebebiyle, sinema eserlerinde figüran olarak rol alan oyuncuların icra faaliyetlerinde sanatsal katkı ve özgünlükten bahsedilemeyeceği, figüranların icracı sanatçı olarak kabul edilemeyeceğini , FSEK m.18/3 hükmü uyarınca ... ile eser sahipleri arasında sözleşme olması nedeniyle mali hakları kullanma hakkına ...'in sahip olduğunu ,

davacının icracı sanatçı olduğunun kabul edilmesi durumunda ise yalnızca tek sahnede profilden görünmesi hususu karşısında istenen fahiş tazminatın Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar kapsamında hakimin takdir yetkisinin de olduğu gözetilerek indirilmesi gerekmekte olduğunu , davacının icracı sanatçı olarak kabul edilmesi durumunda yapımcının bağlantılı hak sahibi olması sebebiyle davacının yapımcıya karşı mali hakkın sözleşmeyle devir hususu gerçekleştiğinden herhangi bir şekilde mali hak talebinde bulunamayacağından bahisle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Mahkememize sunulan 15/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

İhlal tarihlerinin dava tarihi bakımından hukuki değerlendirme ve takdiri Mahkeme'ye ait olmak üzere, davacı yanca sunulan yukarıda bilişim tespiti yapılan mecralarda davacının icrasının da bulunduğu reklam filmlerinin, 2022 olarak belirtilen ilk tespit tarihlerinden itibaren umum Mahkeme'ye ait olmak üzere, izinsiz umuma iletim yapılması ile ilgili işbu dosya kapsamında tespit edilebilen en erken ihlal tarihinin, ihlalin bu tarihten önceki tarihlerde yapıldığını göstermesi bakımından, davacının instagram sosyal medya hesabı üzerinden davalı ...'nin gönderisini paylaştığı tarih olan 29.11.2019 tarihinin öncesi olduğu,

buna göre İşin yapıldığı 28-29.06.2022 tarihleri ile anılan davacı paylaşımının yapıldığı 29.11.2019 tarihleri arasındaki herhangi bir tarihte davalı yanca izinsiz paylaşımın yapılmış olabileceğinin dosya kapsamında anlaşılmakta olduğu, davacının icracı sanatçı olarak söz konusu icrası bir bütün olup, bu bütün üzerinde sahip olduğu bağlantılı hakka, parçası üzerinde de sahip olduğu ve bu sabit görüntünün /fotoğrafın üzerinde icracı sanatçı olmasından kaynaklı bağlantılı hak sahipliği olduğu,

heyette söz konusu reklam filminin sinema teknikleri açısından özelliklerini tespit edecek teknik bir bilirkişi bulunmamakta olup, tarafımızca tespiti yapılabildiği ölçüde senaryosu, kurgusu, oyuncuları ve yönetmeni ile ortada bir sinema eseri olduğu ve diğer versiyonları bakımından da davaya konu reklam filminin eser niteliği taşıdığı, davacının icrasının özgün olduğu ve davacının icracı sanatçı koşullarını taşıdığı, Davalı ...'in yapımcısı olduğu,

yasanın kendisine verdiği hak ve yetkileri kullanabilmesi sanatçıdan icranın ilk tespiti için hem yazılı izin alması gerektiği hem de mali haklarını kullanma yetkisini içeren yazılı ve kullanma yetkisi verilen hakların ayrı ayrı gösterildiği sözleşme düzenlemesi gerektiği, ancak dosyada mübrez belgelerde bu yönde belgelere rastlanmadığı, davacının mali haklarının ihlal edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.

Davalı ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle.

Bilirkişi raporunda yer verilen davacının icrasının özgün olduğu ve icracı sanatçı koşullarını taşıdığına ilişkin kanaatin hatalı olduğu, Davacı tarafa yapılan çekimler neticesinde anlaşılan bedelin eksiksiz olarak ödendiğini , Davacının mali haklarının ihlal edilmediğini, nitekim tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirmesi halinde mali hakların sözleşme ile devredildiği hususunun Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, Kök raporda FSEK m.68'e göre talep edilen tazminatın hangi davalıdan istenebileceğinin tespit edilmemiş olduğunu.

Kök raporda davalıların sorumlulukları ve sorumluluk oranlarının tespit edilmemiş olduğunu diğer hususlarla beraber açıklamış, rapora itiraz ettiklerini, dosyanın başka bir heyete tevdiine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan ...Hizm. A.Ş. Vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle. Bilirkişi tarafından yapılan davalı ... ile Müvekkil Şirket ...'un beraber çalıştığına ilişkin değerlendirme hatalı olduğunu, Müvekkil şirketin davalı ... ile söz konusu işte birlikte çalışmadı "Çocuk oyuncu olan ...'nin icracı sanatçı" olduğuna dair belirlemeye itiraz ettiklerini, Söz konusu reklam filminde davacının herhangi bir konuşması,

herhangi bir icrası veya yaratıcı katkısı bulunmadığını , Davacının bulunduğu tek sahnenin, reklam filminden çıkarıldığında reklam filminin ana konusu değişmeyecek olduğundan davacının icracı sanatçı olarak kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, Davacının mali hakları ödenmesine rağmen mali hak iddiasında bulunması ve aradan geçen zamana rağmen davacının taraflar arasında yapılan sözleşmenin şekli unsurlarının bulunmaması sebebiyle mali haklarının ihlal edildiği hususunu ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılması olduğun, Davacı tarafın görüntülerinin izinsiz kullanıldığı kabul anlamına gelmemek kaydıyla,

davacı özellikle sosyal medya hesaplarında görüntülerinin kullanılmasına uzun süre sessiz kalmış ve bu durumu açıkça kabullenmiş olduğunu, Davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle yine TMK m.2/2 kapsamında hakkını kullanılması söz konusu olduğunu, Davacı, icracı sanatçı olduğu kabul edilse dahi, davaya konu reklam filminin içeriği ve filmden alınarak reklamda kullanılan sahnelerin kullanılış şekli göz önüne alındığında, davacı sanatçının sahip olduğunu iddia ettiği tanınmışlığını ve imajını zedeler mahiyette bulunmaması sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini,

Müvekkil Şirket ...'un işbu dava kapsamında diğer yapımcı ve cast ajansları ile arasında imzalanan herhangi bir sözleşmenin bulunmaması ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle öncelikle davanın reddini, bilirkişilerin Müvekkil Şirket bakımından yapmış olduğu hatalı değerlendirme kapsamında dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini, Mahkeme aksi kanaatte olması durumunda ek bilirkişi raporu alınmasını, sonuç olarak davacı çocuk oyuncunun icracı sanatçı olup olmadığının tespiti için Yargıtay kararı uyarınca sinema eserleri alanında uzman bir bilirkişiye tevdiini talep etmiştir.

Davalı ... vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle. Kişisel yorumlardan oluşan hatalı tespit ve değerlendirmelerin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını.

Müvekkil ...'nin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Bilirkişi kök raporunda bu hususta herhangi bir değerlendirmenin yapılmamış olduğunu, Raporda, kanun ve yönetmelik kapsamında davacının icracı sanatçı olmamasına rağmen dava konusu fotoğraflarının yayınlanmasının ve yayınlanmaya devam edilmesinin hukuka aykırı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, diğer davalıların beyanlarından ve sunduğu dekontlardan sabit olduğu üzere dava konusu iş için müvekkil ... tarafından davacının velilerine ödeme yapılmış olduğunu.

Davacının bu proje ile ilgili herhangi bir maddi ve manevi alacağının bulunmadığını, Davacının, herhangi bir icrasının bulunmadığının açıkça filmindeki birkaç fotoğrafının kullanılmış olduğunu, davacının ve ayırt edici olarak bir icrası bulunmadığının aşikâr olduğunu, bu kapsamda rapordaki davacının icra sanatçı olması nedeniyle bağlantılı hak sahibi olduğu yönündeki değerlendirme ve tespitlerine itiraz ettikleri davacının, dava konusu reklam raporda;

bilirkişi heyetinde dava konusu reklam filminin sinema teknikleri açısından özelliklerini tespit edecek teknik/uzman bir bilirkişi bulunmadığı belirtildikten sonra dava konusu reklam içeriğinin senaryosu, kurgusu olan bir eser niteliğinde olduğunun belirtilmesinin çelişkili ve hatalı olduğunu, Raporda davalılardan ... firmasının davacıdan yazılı izin alınmadığı ve mali haklarının ihlal edildiği yönündeki tespitin de hatalı olup, işbu tespit bu konudaki yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğunu,

Davayı ve rapordaki tespitleri kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının mali haklarının ihlal edildiği belirtildikten sonra davacıya yapılan ödemeler dikkate alınarak rayiç ücret hesabı yapılmamış olmasının da çelişkili olduğunu diğer hususlarla beraber açıklamış ve davanın reddini, aksi halde dosyanın konusunda uzman, rayiç ücret hesabı da yapabilecek yeni bir bilirkişiye tevdüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Ltd. Şti vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde özetle. Tüm dosya kapsamı hakkında HMK md. 293 uyarınca taraflarınca uzman görüşüne başvurulduğunu, Fikri Mülkiyet Hukuku alanında uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.02.2023 tarihli Uzman Görüşü işbu dilekçelerinde yer aldığını, mahkemenin ve dosyada gerçekleşecek olan bilirkişi incelemelerinde taraflarınca delil olarak ibraz edilen Uzman Görüşünün değerlendirmeye alınarak,

mütalaada yer alan görüşlerin tartışılması ve buna göre sonuca ulaşılması gerektiğini, Alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen işbu bilimsel mütalaa gereği, davacı tarafça ikame edilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğunun açıkça ortaya çıkmış olduğunu, 15.01.2023 tarihli bilirkişi kök raporunun 29. Sayfasında da belirtildiği üzere; "dosya kapsamında davacının çekimleri tamamladığı ve hesabına ... ismi ile kendisinin 4490 TL olarak belirttiği rakama çok yakın bir meblağ olan 4493 TL'nin çekimlerden 11 gün sonra yatırıldığını , söz konusu ödemenin avans olmadığı,

tarafların ödeme yapıldığı konusunda mutabık olduklarını , ancak ödemenin miktarı konusunda mutabık olmadıkları, karşılıklı ifanın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun hukuken takdirinin mahkeme'ye ait olduğu " belirtilmiş olduğunu, Davacının çekimlere katılma edimini, müvekkilinin ise ödeme yapma edimini ifa etmiş olduğunu, davacının dava konusu çekimlerden ötürü müvekkilden hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, keza yargıtay içtihatları uyarınca, karşılıklı edimler ifa edildiği takdirde bu durumun yazılılık koşulunun istisnasını oluşturacağı işaret edilmekte olduğunu , Bu nedenle davacının kötü niyetle,

salt yazılı muvafakat alınmadığı iddiasına dayanarak ikame etmiş olduğu işbu davanın hukuki dayanağı bulunmadığını, nitekim bu durumun taraflarınca alınan 14.02.2023 tarihli Uzman Mütalaasının 16, 17 ve 18. sayfalarında ifade edilmiş olduğunu, Davacının icracı sanatçı olduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte, bir an için aksi bir yorumun yapılması halinde dahi, mütalaanın 19. Sayfasında açıkça belirtildiği üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da istikrar kazanan uygulama gereği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı hallerde dahi,

icracı sanatçının ilgili filmde rolünü icra etmesi ve kendisine bu rolüne ilişkin ücretin ödenmesi halinde taraflarca edimlerin yerine getirilmiş sayılacağını , bu nedenle taraflar arasında artık sözlü anlaşmanın varlığının kabul edileceğini, Eş deyişle, 15.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda FSEKmd.52 kapsamında yazılı alınması gerektiği, ancak dosyada yazılı izne ilişkin bir belge bulunmadığından bahsedilmiş ise de sayın bilirkişi açıkça hataya düşmüş olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği Fsek md.52 hükmüne bir istisna getirilerek,

tarafların karşılıklı edimlerini ifa etmeleri halinde yazılılık şartı aranmayacağı, taraflar arasında sözlü bir anlaşmanın varlığının kabul edileceği, film yapımcısının gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme yetkisine sahip olacağı, icracı sanatçının bu tespitlere izin vermiş sayılacağı ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekeceği,

bu nedenle icracı sanatçının söz konusu tespitin yayınlanmasından dolayı ayrıca oyunculuk ücreti talep etmesinin mümkün olmayacağının açık olduğunu, Bu noktada daha önceki beyanlarında da ifade ettikleri üzere ve gerek Uzman Mütalaasında gerekse yukarıda yer verilen Yargıtay içtihatlarında ifade edildiği üzere, dava konusu tanıtım filmlerinin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı müvekkil ... Ltd.

Şti'nin dava konusu ürün üzerinde FSEK m.80/ll'den kaynaklanan yapımcılıktan doğan bağlantılı hakkı oluştuğunun nazari dikkate alınması gerekmediğini, nitekim dosya kapsamında yer alan belge ve delillerden de anlaşıldığı üzere ve yine 15.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere, dava konusu fotoğraf çekimlerinin 28-29 Haziran 2019 tarihlerinde gerçekleştirildiği, bu çekimlerden 11 gün sonra 10.07.2019 tarihinde davacının babasına “...” açıklaması ile 4493 TL ödeme yapıldığı ve buna dair banka dekontunun dosyada mübrez bulunduğu,

ödenen bu bedelin ödeme tarihindeki USD karşılığının 788-USD (ödeme tarihindeki USD kuru 5.7-TL) olduğu açıkça tespit edilmiş olduğunu, ancak ödemenin yapıldığı tarihteki (10.07.2019) USD kuru 5,73 TL olup, 4.490 TL karşılığı ise 788 USD olduğu halde, sayın bilirkişi 15.01.2023 tarihli raporunda bu bedeli hatalı şekilde 550 USD olarak belirtmiş olduğunu, bahsi geçen bu ödemeler, yine dosyada mübrez bulunan, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmaları ile de açıkça örtüştüğünü, dolayısıyla söz konusu ödemenin çekimlerden sonra yapılması sebebiyle bu ödemenin işin bedeli olarak kabul edilmesi gerektiğini,

bu rakamın davacının iddiasında olduğu gibi avans olarak kabul edilmesi sektörel teamüllere de aykırı olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da bu ödemenin avans olarak değil, işin bedeli olarak kabul edileceği belirtilmiş olduğunu, sonuç olarak davacıya 4493-TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin davacının da kabulünde olduğu anlaşılmakta olduğunu, bu hususa 15.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği gibi, haklı olarak bu ödemenin avans olarak değil, işin bedeli olarak kabul edileceği belirtilmiş olup, aynı şekilde uzman mütalaasında da bu tespite iştirak edilmiş olduğunu, 15.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı,

icracı sanatçı olarak değerlendirilmiş olduğunu, bilirkişilerin konuyu değerlendirirken açıkça hataya düştüğünü, Öte yandan kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi bir yorum halinde dahi FSEK m.80/A-5 hükmü gereği "İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredebilirler." hükmü yer almakta olup, bu düzenleme uyarınca icracı sanatçıların uygun bir bedel almaları karşılığında haklarını devrettikleri sonucunun doğacağı kanunun lafzından da açıkça anlaşıldığını,

Davacının davaya konu görüntüleri hakkında tarafımızca alınan 14.02.2023 tarihli Uzman Mütalaasında "Somut olayımızda ise davacının tanıtım filmlerinin birinde sadece daha önce çekilmiş fotoğrafının hareketsiz olarak yer verilmesi diğerinde ise uçak içinde oyun konsolunda oyun oynayan bir çocuğun iki saniyelik görüntüsü söz konusu olduğunu, her iki görüntüde de sanatsal bir katkı, eserin sunumuna hissi bir duygunun katılması,

dolayısıyla “özgün bir icra” söz konusu olmadığını, yukarıda yer verilen şartlardan da anlaşılacağı üzere icracı sanatçı hakkının doğumu için icranın özgün bir biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini, Somut olayda davacının görüntülerinin yer aldığı tanıtım (reklam) filmlerinde davacının özgün bir icra niteliğinde olmayan iki saniyelik çok kısa görüntüsüne verilmiş olması sebebiyle icracı sanatçı hakkı doğmayacağı değerlendirildiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunda davacıyı icracı kabul eden görüşe katılmadıklarını, Davacı tarafça sayın mahkemeniz huzurunda görülen davada FSEK md. 68 hükmü uyarınca "3 kata kadar bedel" davası açılmış ise de,

dava konusu uyuşmazlıkta fsek md. 68 hükmünün uygulama alanının bulunmadığını, karşılıklı edimlerin ifa edilmiş olmasından ötürü, dava konusu somut olayda taraflar arasında sözlü de olsa bir sözleşme mevcut olduğunu, bu husus dosyada mübrez 14.02.2023 tarihli mütalaada da açıkça tespit edilmiş olduğunu,15.01.2023 tarihli bilirkişi raporunun 11. sayfasında "YAPIM çekimindeki görevi için olduğu değerlendirilmekle, ... adresindeki güvenlikli alana 27/06/2019 ile 30/06/2019 tarihleri arasında giriş izni sağlayan kartın davacı namına düzenlendiğinin görüldüğü" tespitine yer verildiği anlaşılmakla,

bu dahi davacının anılı tanıtım filmi için çekilen kendisine ait fotoğraflarının kullanılmasına açıkça muvafakatinin bulunduğunun açık bir göstergesi olduğunu, Keza davacı, ... uçağının tanıtım filmi için fotoğraflarının çekildiğini ve tanıtım filmlerinin sosyal medya platformlarında yayınlanacağını bilmekte olduğunu, Eş deyişle yayınlanmasına izin vermiş olup, davacının davaya konu ettiği "izinsiz kullanım" iddiaları gerçeği yansıtmadığını,

öncelikle taraflarınca sayın mahkeme dosyasına HMK md. 293 uyarınca delil olarak ibraz ettikleri 14.02.2023 Uzman Görüşü nazari dikkate alınarak davacı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte ise 15.01.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 14.02.2023 Uzman Görüşü arasında açık bir çelişki bulunduğu gözetilerek, usul ve yasa gereği bu çelişkinin, tüm itiraz ve beyanlarımız doğrultusunda ve uzman görüşü de değerlendirilmek suretiyle, atanacak yeni bir bilirkişiden rapor alınması suretiyle giderilmesini talep etmiştir.

... Şti vekili ... tarafından Fikri ve Mülkiyet Uzmanı, İstanbul Bölge Bilirkişi Kurulu'na kayıtlı bilirkişi ...'a iletilen ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında yer alan taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, dava konusu reklam filmi incelenerek uyuşmazlıkla ilgili olarak; FSEK kapsamında hak ihlali bulunup bulunmadığı hususlarında uzman mütalaası talebinde bulunulmuş, bilimsel mütalaa talep eden tarafından teslim edilen belgeler ve diğer açık kaynak araştırmaları neticesinde elde edilen veriler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler HMK. md.293 anlamında “uzman görüşü” olarak sunulmuştur.

Uzman Mütalaasında özetle.

Dava konusu tanıtım filmlerinin yalnızca sosyal medya platformlarında yayınlanmak amacıyla ... tanıtım videoları olarak çekilen ve bir tanesi hareketli görüntüler dizisinden, diğerleri ise hareketsiz görüntülerin slaytlarından oluşan reklam tanıtım filmi olduğu, Bu tanıtım filmlerinde davacının uçak içinde annesi yanında oyun konsolunda oyun oynayan çocuk konumunda olan aynı pozunun kullanıldığı, bir başka ifade ile davacının aslında aynı pozunun bir yerde hareketli görüntü, diğer yerde ise fotoğraf olarak filme monte edilerek kullanılmış olduğu,

Söz konusu tanıtım filmlerinde davacının bu görüntülerinin kullanılmasının davacıya icracı sanatçı vasfını kazandırmayacağı, Davacının kendi edimi olan çekimlere katılma edimini 28-29 Haziran 2019 tarihlerinde ifa ettiği, bu tarihten 11 gün sonra 10.07.2019 tarihinde davacının babasına 4.493 -TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin davacı tarafın da kabulünde olduğu, Söz konusu ödemenin dava konusu çekimlerin tamamlanmasından sonra gerçekleşmiş olması sebebiyle bu ödemenin avans ödemesi değil, işin bedeli olarak kabulü gerekeceği, Sonuç olarak;

davacının dava konusu tanıtım filmlerindeki konumu ister icracı sanatçı sayılsın, isterse FSEK m.86 hükmü gereğince bir kişinin görüntüsünün kullanımı niteliğinde sayılsın, tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa etmiş olmaları sebebiyle davacının ayrıca herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı ve ilk tespiti gerçekleştiren yapım ...Şti'nin FSEK m.80/IT'den kaynaklanan bağlantılı hakkı söz konusu olduğundan davacının dava konusu reklam filmlerini önleme (ref ve men) yetkisinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememize sunulan 06/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle. Söz konusu reklam filminin sinematografik olarak, senaryosu kurgusu olan, fikri çabaya dayanan bir sinema eseri olduğunu, Sinema, Radyo, Televizyon alanında Uzman Akademisyen Bilirkişi davacının figüran rolünde olduğu, kendisinin özgün bir katkısının bulunmadığı,

Yargıtay kararları bakımından davacının yer aldığı reklam filminde özgün bir yorumu bulunmadığından icracı sanatçı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatinde iken, Fsek uzmanı bilirkişi bu hususta muhalif kaldığını, dosyada bir kısım davalıların itirazlarına konu sorumluluk, karşılıklı ifanın hukuki tespitine ancak Mahkeme'ce karar verilebileceğini, Mahkemece karşılıklı ifa bulunduğuna dair bir kanaate varılmasının tamamen Mahkeme'nin takdirinde olduğu ve diğer konularda ise davalı tarafların yapmış oldukları itirazlar ve uzman görüşü heyetçe incelenmekle,

bu bakımından kök rapor oldukça detaylı ve açık olup görüşlerimizi değiştirmeyi gerektirecek herhangi bir husus bulunmadığını, Rayiç bedelin 10.000,00TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davaya konu reklam filmi ile reklam görüntülerinin eser vasfını haiz olmadığı, Davaya konu olayda dava konusu eser vasfını haiz olmayan reklam filmleri ile fotoğrafların FSEK m.84 anlamında haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunması mümkün olabileceği, FSEK kapsamında bir icranın korunabilmesi için bir eserin varlığı ile bu eserin özgün bir şekilde icra edilmesinin gerektiği,

bu kapsamda davacının icracı sanatçı olduğunu iddia ettiği görsel-işitsel ürünlerin FSEK kapsamında sinema eseri vasfı bulunmadığından yine FSEK kapsamında korumaya haiz bir icranın varlığından da söz edilemeyeceği ve her halükarda davacının davaya konu reklam videosundaki uçak içinde oturan yolcu şeklindeki icrasının özgün bir icra olmadığı ve davacının icracı sanatçı vasfını haiz olmadığı , Bununla birlikte gerek FSEK 84 kapsamındaki bir reklam filmindeki hususiyet arz etmeyen icra gerekse bu filmdeki görüntünün durağan halinin izinsiz kullanımının söz konusu olması halinde koruma FSEK 86 hükmüne göre olacağı,

bu nedenle de uyuşmazlık fikri bir ürünün korunmasından ziyade davacının kişilik hakkının korunması ile ilgilidir ve bu haliyle olaya uygulanacak normlar FSEK m.86 ve Türk Medeni Kanununun 24 vd. Maddeleri olduğu, Bir kişinin filmde oynaması ya da görüntülerinin kullanılabilmesi için FSEK 86/1 hükmü gereğince kendisinden izin alınmasının gerektiği, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının babasının rızasıyla reklam filminde oynadığı kanaatine varıldığı,

bununla birlikte uyuşmazlık rıza ile filmde oynanmış olmasına rağmen verilen rızanın filmin veya durağan görüntünün hangi süre, hangi mecra ve hangi bedelle olduğu hususunda davacının kanuni temsilcilerinin rızasının açık olmadığı ve dosya kapsamında davacının kanuni temsilcilerinden bu hususta alınmış yazılı bir rızaya rastlanmadığı,

her ne kadar filmin reklam ve tanıtımını üstlenen ... şirketi filmde oynatmak üzere cast ajansı olan ... şirketi ile bu hususta bir sözleşme yapmış ... şirketi de ... ile davacının filmde oynaması için anlaşmış ve whatsaap yazışmalarına göre ... şirketi ile 10.000 TL konusunda anlaşmış ise de ... ile davacı arasında davaya konu reklam filminde ne kadar bedelle oynayacağı hususunda bir anlaşmaya rastlanmadığından,

iznin kullanım ile sınırlı olduğu karinesi geçerli olacağı, başka bir deyişle yalnızca belli bir amaç için verilen rıza başka amaçlar için de verilmiş sayılmayacağı, Davaya konu ... isimli reklam kampanyası kapsamında davacının görüntülerinin bir başka tarihteki başka konulu herhangi bir reklamda kullanılması sözleşmenin kapsamı dışında kalacağı, Sözleşmenin dışında kalacak kullanımlara ilişkin reklam yapım sektöründeki hakim sektörel teamül ve uygulamalarla uyumlu şekilde ... tarafından belirlenmiş oranlarda davacıya ayrıca ve ek olarak bedel ödenmesinin gerekeceği, Heyetimiz sektör bilirkişisinin değerlendirmesine göre,

ürün/marka/mesaj değişikliği promosyon ilave durumunda yeni bir çalışma kabul edilir ve ödenmiş olan kaşe ücretinin %100'ünün her bir kullanım için ayrı ayrı ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda davacının görüntülerinin verdiği izni aşar şekilde kullanımlarının her biri için davacı çocuğun babasına ...'ye 10/07/2019 tarihinde ... isimli reklam görselleri için ödenmiş olan 4.493,00 TL bedelin 96100'üne denk gelen bedelin her bir ihlal için ödenmesi gerektiği, Bu bağlamda 08.05.2022, 03.06.2022, 05.06.2022, 15.06.2022 tarihlerindeki kullanımlar için 4.493-TL X 4 = 17.972 TL hesaplandığını,

FSEK m.86/lli gereğince manevi tazminat Borçlar Kanununun 56 'ıncı Maddesine göre tayin edileceği, davacının reklam filmleri için ajanslarla çalışması, mesleği gereği bu işi yapması ve davaya konu kullanımın izin sonucu olduğu, sadece kullanım sınırının aşılmasının manevi zarar doğurup doğurmayacağı hususundaki Mahkemeye ait olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Mahkememize sunulan 10/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle. Davaya konu reklam filmi ile reklam görüntülerinin eser vasfını haiz olmadığı, Davaya konu olayda dava konusu eser vasfını haiz olmayan reklam filmleri ile fotoğrafların FSEK m.84 anlamında haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunması mümkün olabileceği, FSEK kapsamında bir icranın korunabilmesi için bir eserin varlığı ile bu eserin özgün bir şekilde icra edilmesinin gerektiği,

bu kapsamda davacının icracı sanatçı olduğunu iddia ettiği görsel-işitsel ürünlerin FSEK kapsamında sinema eseri vasfı bulunmadığından yine FSEK kapsamında korumaya haiz bir icranın varlığından da söz edilemeyeceği ve her halükarda davacının davaya konu reklam videosundaki uçak içinde oturan yolcu şeklindeki icrasının özgün bir icra olmadığı ve davacının icracı sanatçı vasfını haiz olmadığı , Bununla birlikte gerek FSEK 84 kapsamındaki bir reklam filmindeki hususiyet arz etmeyen icra gerekse bu filmdeki görüntünün durağan halinin izinsiz kullanımının söz konusu olması halinde koruma FSEK 86 hükmüne göre olacağı,

bu nedenle de uyuşmazlık fikri bir ürünün korunmasından ziyade davacının kişilik hakkının korunması ile ilgilidir ve bu haliyle olaya uygulanacak normlar FSEK m.86 ve Türk Medeni Kanununun 24 vd. Maddeleri olduğu, Bir kişinin filmde oynaması ya da görüntülerinin kullanılabilmesi için FSEK 86/1 hükmü gereğince kendisinden izin alınmasının gerektiği, Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının babasının rızasıyla reklam filminde oynadığı kanaatine varıldığı,

bununla birlikte uyuşmazlık rıza ile filmde oynanmış olmasına rağmen verilen rızanın filmin veya durağan görüntünün hangi süre, hangi mecra ve hangi bedelle olduğu hususunda davacının kanuni temsilcilerinin rızasının açık olmadığı ve dosya kapsamında davacının kanuni temsilcilerinden bu hususta alınmış yazılı bir rızaya rastlanmadığı,

her ne kadar filmin reklam ve tanıtımını üstlenen ... şirketi filmde oynatmak üzere cast ajansı olan ... şirketi ile bu hususta bir sözleşme yapmış ... şirketi de ... ile davacının filmde oynaması için anlaşmış ve whatsaap yazışmalarına göre ... şirketi ile 10.000 TL konusunda anlaşmış ise de ...ile davacı arasında davaya konu reklam filminde ne kadar bedelle oynayacağı hususunda bir anlaşmaya rastlanmadığından,

iznin kullanım ile sınırlı olduğu karinesi geçerli olacağı, başka bir deyişle yalnızca belli bir amaç için verilen rıza başka amaçlar için de verilmiş sayılmayacağı, Davaya konu ... isimli reklam kampanyası kapsamında davacının görüntülerinin bir başka tarihteki başka konulu herhangi bir reklamda kullanılması sözleşmenin kapsamı dışında kalacağı, Sözleşmenin dışında kalacak kullanımlara ilişkin reklam yapım sektöründeki hakim sektörel teamül ve uygulamalarla uyumlu şekilde ... tarafından belirlenmiş oranlarda davacıya ayrıca ve ek olarak bedel ödenmesinin gerekeceği, Heyetimiz sektör bilirkişisinin değerlendirmesine göre,

ürün/marka/mesaj değişikliği promosyon ilave durumunda yeni bir çalışma kabul edilir ve ödenmiş olan kaşe ücretinin 90100'ünün her bir kullanım için ayrı ayrı ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda davacının görüntülerinin verdiği izni aşar şekilde kullanımlarının her biri için davacı çocuğun babasına ...'ye 10/07/2019 tarihinde ... isimli reklam görselleri için ödenmiş olan 4.493,00 TL bedelin 90100'üne denk gelen bedelin her bir ihlal için ödenmesi gerektiği, Bu bağlamda 08.05.2022, 03.06.2022, 05.06.2022, 15.06.2022 tarihlerindeki kullanımlar için 4.493-TL X 4 = 17.972 TL hesaplandığı,

FSEK m.&6/lli gereğince manevi tazminat Borçlar Kanununun 56 ıncı maddesine göre tayin edileceği, davacının reklam filmleri için ajanslarla çalışması, mesleği gereği bu işi yapması ve davaya konu kullanımın izin sonucu olduğu, sadece kullanım sınırının aşılmasının manevi zarar doğurup doğurmayacağı hususundaki Takdirin Mahkemeye ait olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.

Dosyada mübrez ... A.Ş.'nin 02/03/2023 tarihli müzekkere cevap yazısında özetle; “Mevzu bahis davacının, ilgili videolardaki katılımını; "Ön Figüran" statüsünde değerlendirmekteyiz. İlgili videolara benzer video oluşturmak için casting ajanslarından aldığımız tekliflerden bildiğimiz ve edindiğimiz tecrübeye göre "ön figüranlık" tanımı ve kapsamındaki günlük hak edişin; kişinin tecrübesine ve video içindeki eforuna, yayımlanacak mecraya ve erişimine göre 1500 TL ila 4500 TL arasında olduğunu beyan ederiz.” denildiği görülmüştür.

Dosyada mübrez ... Şti. vekilinin 07/03/2023 tarihli müzekkere cevap yazısında özetle; “Müvekkil şirketçe yapılan araştırmalar ve dava dilekçesindeki olay örgüsü neticesinde emsal lisans bedelinin 1.250 TL KDV olabileceği hususu takdir edilmiştir. Sayın mahkemenize arz olunur” denildiği görülmüştür.

Dosyada mübrez ... Şti.'nin 22/10/2022 tarihli müzekkere cevap yazısında özetle; “Davaya konu uyuşmazlık bakımından emsal lisans bedeli, tarafların anlaşması, oyuncunun profesyonel geçmişi, lisans bedeline konu içerikle hangi rolde, ne kadar süre yer aldığı, videonun ne kadar süre yayında kaldığı, videonun ne kadar izlendiği, hangi mecralarda yayınlandığı gibi kriterlere göre değişkenlik göstermektedir. Söz konusu kriterler hakkında kesin bilgi sahibi olmaksızın herhangi bir rayiç bedel bildirilmesi mümkün değildir." denildiği görülmüştür.

KANAAT VE GEREKÇE

Uyuşmazlığın, davacıların velayeti altında bulunan küçüğün fotoğrafının izinsiz olarak kullanılması iddiasına dayalı Fsek bağlamında mali hakların ihlali nedenine dayalı tazminat ve davacının tespit ettikleri dışında hangi ülke ve mecralarda ne kadar süreyle ve kaç defa kullanıldığının tespiti istemine ilişkin olduğu görülmüştür.

... reklam filmine ilişkin açılan dava kapsamında mahkememiz tarafından oluşturulan bilirkişi heyetlerince düzenlenen bilirkişi raporları ve davalı ... tarafından alınan uzman mütaalası da dikkate alınarak yapılan değerlendirme kapsamında; her ne kadar davacı aldıkları ücretin avans olduğunu, sözleşme ve kalan ödemenin daha sonra yapılacağının belirtildiğini ve yapılmadığını belirtmiş ise de, yapılan ödemeye ilişkin tarihin çekimlerden sonra olduğu anlaşıldığından işbu ödemenin avans olmadığı aşikardır.

Davacı, çocuğunun sektörde tanınan ve bilinen bir çocuk oyuncu olduğunu belirtmektedir, dolayısıyla daha önce de bu süreçleri yaşadıkları ve bu konuda bilgi sahibi oldukları anlaşılmaktadır, işbu durumda davacının beyanları kendi içinde çelişki göstermektedir. Ayrıca ilgili yerlere yazılan müzekkere cevapları incelendiğinde davacıya yapılan ödemenin rayiçlerle uyuştuğu anlaşılmıştır.

Raporlarda görüleceği üzere kullanımların 2022 yılına ait oldukları, bu tarihin dava tarihinden sonra olduğu, raporda 28 ve 29 Haziran 2019 (çekimlerin yapıldığı tarihler) ile 29/11/2019 (reklam filminin davacı küçük tarafından paylaşıldığı ve velisi tarafından beğenildiği paylaşım tarihi) arasında ihlallerin olabileceğinin belirtildiği ancak bu tarihlerde davaya konu reklam filmi davacının velisi tarafından, paylaşılan platformlarda beğenilmekte (dosyaya sunulan eklerde mevcut) dolayısıyla iznin var olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkememiz tarafından davalıların müteselsil sorumlu oldukları kanaatine varıldığından bu yöndeki husumet yokluğu nedeniyle red talepleri yerinde görülmemiştir. Her dava açıldığı andaki şartlara göre değerlendirileceğinden dava sonrası tarihlere ilişkin değerlendirme yapılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere dava tarihine kadar herhangi bir ihlal gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere ;

1-İzinsiz Kullanımların Tespiti Taleplerinin REDDİNE, (Dava tarihine kadar izinsiz kullanım olmadığından , dava tarihinden sonraki izinsiz kullanımların tespiti taleplerinin dinlenemeyeceğinden )

2-Maddi ve Manevi Tazminat Taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin harç olarak yatırılan 59,30 TL'den alınması gereken 615,40 TL karar harcının mahsubu ile noksan kalan 556,10 TL bakiye karar harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.3/2; m.10/4,3 uyarınca manevi tazminat yönünden davalılar yararına yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.3/2; m.13/2 uyarınca uyarınca maddi tazminat yönünden davalılar yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,

5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.400,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2025

KATİP

¸e-imzalıdır

HAKİM

¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/436, K. 2025/131, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kanaat Ve Gerekçe
  5. Katip
  6. Hakim
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/436
Karar No
2025/131
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/455 K.2025/618
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/461 K.2025/484
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/464 K.2025/615
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/470 K.2025/693
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/474 K.2025/470
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/476 K.2025/697

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.