KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Esas no
- 2015/1147 Esas
- Karar no
- 2021/90
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 27/11/2015
Karar Metni
2.282 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 14/10/2015 tarihinde müvekkillerinin murisi ...'ün gece çalıştığı işyerinden alıp ...'deki evine bırakmak için ...'dan ...'e doğru ... plakalı araç ile sol şeritte seyir halinde iken İl Jandarma Komutanlığının önünden dönüş yasağı olan yerden dönmeye çalışan ... plakalı aracın sol arka tarafına çarpmak suretiyle meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisi ile davalıların murisi ...'ın öldüğünü,
vefat sebebiyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldığından bahisle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 30.000 TL olmak üzere toplam 150.000 TL manevi tazminat ile 10.000 TL maddi tazminat tutarının davalılardan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar tarafına yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekilinin 18/10/2018 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini toplamda 239.804,50 TL bedele yükselterek harcını yatırdığı anlaşıldı.
Davalı ...td. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket adına kayıtlı olsa da aracın müteveffa ...'ın kullandığını, aracı müteveffaya satmak üzere de anlaştıklarını ancak işlem gerçekleşmeden kazanın meydana geldiğini, araç sürücüsününde alkollü olduğunu ve bu kapsamda müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacılar tarafına yükletilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu ancak öncelikle kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin kusur oranı kapsamında sorumluluğunun olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacılar tarafına yükletilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisinin ölümüyle bir ilgisinin olmadığını, bu kapsamda hakkız yere açılan davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin kusur durumunun tespiti amacıyla İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan ... tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla aktüer bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 30/01/2018 havale tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmesi neticesinde tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin yeniden dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla farklı bir aktüer bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 15/10/2018 havale tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmesi neticesinde tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin yeniden dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla mali müşavir bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 12/02/2019 havale tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmesi neticesinde tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin yeniden dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla üçüncü bir aktüer bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 24/09/2020 havale tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmesi neticesinde tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin yeniden dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla aktüer bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 25/11/2020 havale tarihli raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; 14.10.2015 tarihinde meydana gelen ve ... ve ... plaka sayılı araçların karışmış olduğu çift taraflı trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin ölümü üzerine açılmış olan destekten yoksun kalma tazminat davası ve manevi tazminat davası olduğu, ölenin boşanmış olduğu eski eşi ...'nın da destekten yoksun kalma davasıdır.
23/12/2016 tarihli ATK kusur raporuna göre, davalı sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın %65 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'ün %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yine bu rapora göre müteveffa ...'ün alkollü olan sürücü idaresindeki araçta gayri nizami şekilde yolculuk yapmış olmakla alt düzeyde tali kusurlu olduğu tespiti yapılarak müteveffanın %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de yerleşik Yargıtay uygulamasına göre sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binilmesi durumu ortak kusur teşkil etmekte olduğundan ve istikrar kazanan uygulama ise %20 oranı olduğundan hükme elverişli son heyet raporunda %20 oranındaki seçeneğe göre hesaplanan tazminat miktarına mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacılar desteği ile içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü arasında yakın akrabalık ilişkisi olduğuna ve araçta ücretli olarak taşındığına dair bir belge bulunmadığından ve ceza dosyasındaki tespite göre araç sürücüsü ile arkadaş olduklarından son heyet raporundaki Yargıtay kararlarına göre %20 hatır taşıması indirimli zarar tutarına mahkememizce itibar edilmiştir.
... kaza tarihinde 25 yaşında olduğundan kazadan çok önce 18.10.2008 tarihinde evlendiğinden ... için destek tazminatı talep koşulları bulunmadığından davacı ... yönünden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... yönünden davacı vekilince 17/07/2017 tarihli dilekçe ile bu davalıya hiç tebliğ yapılamadığı gerekçesiyle davanın atiye bırakıldığı bu beyanın dosyanın işlemdem kaldırılması yönünde olduğu son celsedeki davacı vekilinin imzalı beyanından anlaşılmakla HGK 2015/1565 E. 2018/1946 K. Sayılı ilamı gereğince dava, davalının yokluğunda devam ediyorsa davacının davasını geri almasına imkan olmadığı, çünkü davalının buna muvafakat ettiğini mahkemeye bildirmesine imkan olmadığı (Kuru, S. 1685.) şeklindeki içtihadı da gözetildiğinde davanın 17/07/2017 tarihinde bu davalı yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 17/10/2017 tarihi itibariyle de açılmamış sayıldığı tespit edilmiş olup davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Kazadan yaklaşık 2 ay sonra 24.12.2015 tarihinde tutulan polis tutanağında davacılar ... ile ...'in bayan kuaföründe asgari ücretle çalıştığı, SGK kayıtlarında ...'in 02.11.2015 tarihine kadar sigortalı çalışmasının gözüktüğü, SGK kayıtlarında ...'in 01.03.2015 tarihinde işe girişi görülmekle birlikte devamında sigorta kaydının bulunmadığı, nüfus kayıtlarında da ...'in 17.09.2017 tarihinde evlendiği görülmektedir.
Hükme elverişli son heyet raporundaki, ... için 14.10.2015 kaza tarihinden 22 yaşını ikmal edeceği 20.12.2016 tarihine kadar, ... için de sigorta kayıtlarında işten çıkış tarihi olarak gözüken 02.11.2015 tarihinden 22 yaşını ikmal edeceği 31.08.2018 tarihine kadar yapılan hesaplamamaya mahkememizce itibar edilmiştir.
Davalı vekilinin ...'ın 18 yaşından küçük olması nedeniyle eğitim giderlerinin hesaplamada mahsup edilmesi itirazının değerlendirilmesinde; davacının destek zararı içerisinde 18 yaşına kadar yapılacak eğitim giderleri de bulunmaktadır. Müteveffa ölmeyip yaşasa idi çocuğunun 18 yaşına kadar eğitim giderleri dahil tüm ihtiyaçlarını karşılayacağı varsayılarak destek tazminatı hesaplanmaktadır. Ölenin küçük çocuk olması halinde annesinin ve babasının yapacakları eğitim giderlerinden kurtulacağından anne ve baba için hesaplanan destek zararından eğitim giderleri(bakım ve yetiştirme giderleri) mahsup edilmektedir. Somut olayda ölen çocuk olmayıp destek gören durumunda olduğundan davalının anılan itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı ... ile müteveffa...'in 13.09.2005 tarihinde boşandıkları, nüfus kayıtlarına göre davacı ...’ın, ... ile ...'in müşterek çocukları oldukları ve doğum tarihinin boşandıkları tarihten yaklaşık 4 yıl sonra 15.07.2009 tarihinde olduğu yani davacı ... ile müteveffa ...'in nüfus kayıtlarında boşanmış gözükmelerine karşın 4 yıl sonra müşterek çocuk yapmış olmalarının fiilen birlikte olduklarını gösterdiği kanaatine varılmakla mahkememizce bu tespite uygun yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
17.02.2020 tarihli Emniyet tutanağında davacılar ..., ... ve ...'in, ... adresinde ikamet ettiği, müteveffa ... isimli şahsın da yukarıda belirtilen ... adresinde ikamet ettiği davacılara maddi ve manevi destek bulunmadığı bilgisine yer verilmiş ise de tutanakta davacı ..., ... ve ...'in aynı adreste yaşadıkları tespit edilmesine karşın hangi nedenle maddi ve manevi destek bulunmadığı bilgisine yer verildiği açıklanmadığından aynı adreste ikamet eden müteveffanın kural olarak eş ve çocuklarına destek olacağı hususunun hayatın olağan akışına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Müteveffa ile davacı ...'in boşanmalarına karşın 4 yıl sonra müşterek çocuklarının bulunması ve vefat etmeden önce de aynı adreste ikamet etmeleri nedeniyle fiilen birlikteliğin varlığı esasına göre yapılan son heyet raporundaki davacı ... için destek tazminatı hesaplarına itibar edilmiştir. Davacı ... olay tarihinde 42 yaşında olup 18 yaşından küçük bir çocuğu bulunduğundan davacının yaşı ve çocuk sayısı dikkate alındığında epilepsi hastası olmasa dahi yeniden evlenme şansı bulunmadığına ve epilepsi hastası olmasa dahi AYİM tablosuna göre yeniden evlenme şansı bulunmadığına dair tespit dahilindeki bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir.
12/02/2019 havale tarihli mali raporunda, davalı ...Şti. ait 2015 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davalı ... 2015 yılı defter ve kayıtlarında ... plakalı aracın envanter kayıtlarında gözüktüğü, davalı ...'in 2015 yılı kebir defterinin 120 nolu müşteri hesaplarında; ... (...) bu unvana ait müşteri hesabnın görülemediği, davalı ...
2015 yılı defterlerinde ... tarafından ... plakalı araca ait kira geliri, ödeme ve kira kaydının olmadığı, davalı defter ve kayıtlarında kiralama sözleşmesi ile ... plakalı aracı ...'a kiraya veren ... (...) adına düzenlenmiş fatura,ödeme ve kira geliri kaydının olmadığı tespit edilmekle davalı ... Ltd. Şti'nin uzun süreli kiralama iddialarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Hükme elverişli son heyet raporuna göre, 14.10.2015 tarihinde meydana trafik kazasında ...'ün vefatı nedeniyle müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirim oranının Yargıtay’ca kabul gören %20 oranında olduğu ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında, davacı eski Eş ...'nın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 179.757,07 TL, davacı Oğlu ...'ün destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 35.249,34 TL, davacı Kızı ...'ün destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 4.507,08 TL, davacı Kızı ...'ün destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının 1.396,29 TL olduğu,
davacıların belirlenen maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı, sigorta şirketinin 27.11.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenemediğinden sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından temerrüdün 14.10.2015 kaza tarihinde gerçekleştiği, davacı tarfaça yasal faiz talebinde bulunulduğu gözetildiğinde Maddi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 179.757,07 TL, ...yönünden 35.249,34 TL, ... yönünden 4.507,08 TL ve ...yönünden 1.396,29 TL olmak üzere 220.909,78 TL tazminatın davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren ve diğer davalılar ...td.
Şti., ... ve davalı ... mirasçıları yönünden 14/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...., ...td. Şti., ... ve davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Müteveffa sürücü ...'ın %65 oranında ve müteveffa ...'ün %20 oranında ortak kusur oranları, davacıların murisinin aktüer raporundaki tespit edilen asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı eş ve çocukların duyduğu elem ve ızdırabı bir nebze dindirmek adına tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre Manevi tazminat davası yönünden davacının davasının kısmen kabulü ile davacılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı 20.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...td. Şti., ... ve davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1147, K. 2021/90, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama