KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Esas no
- 2015/1167 Esas
- Karar no
- 2020/401
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 03/12/2015
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
31/12/2012 tarihinde İstanbul'da meydana gelen tek taraflı trafik kazasında kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün ... olduğu belirtilmiş ise de kaza esnasında aracı kullanan kişinin ... olduğunu, kaza esnasında ehliyetsiz olduğu için ...'ın kaza tutanağı düzenlenirken araç sürücüsü olmadığını beyan ettiğini, kaza tarihinde aracın geçerli zorunlu mali mesuliyet sigortasının olmaması sebebiyle davalı ... hesabının tazminat bedelinden sorumlu olduğunu, davalı kuruma başvuru yapıldığını ancak olumsuz cevap alındığını, müvekkilinin maluliyetinin oluştuğunu,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 500 TL kalıcı ve geçici tazminat ile 500 TL tedavi gideri olmak üzere 1.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 06/03/2020 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava değerini 226.957,00 TL bedele yükselterek harcını yatırdığı tespit edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün davacı olduğunu, kaza tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olduğundan aksi bir beyanın kabul edilemeyeceğini, hak sahibinin kusuru sebebiyle talep edilen tazminatın teminat dışında kaldığını, davacının kusur ve maluliyet oranının tespiti gerektiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 06/06/2018 tarihli rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin kusur durumunun tespiti amacıyla İstanbul ATK Trafik İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 15/04/2019 tarihli rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında tespiti amacıyla aktüer bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 15/01/2020 tarihinde tanzim olunan rapor mahkememiz dosyasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacının 31/12/2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında tutulan kaza tespit tutanağında kendisinin sürücü olarak belirtilmesine rağmen, sürücüsünün ... olduğu, davacının ise araçta yolcu olarak bulunduğu iddiasına dayanılarak kaza neticesinde yaralanmasına bağlı olarak meydana gelen maluliyet ve bakıcı giderlerinin tazmini talepli tazminat davasıdır.
HMK’nın 190/1. Maddesi ispat yükünü düzenlemiştir. Buna göre; ‘‘İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraftır.’’ hükmü mevcuttur.
Resmi belgelerin ispat gücüne ilişkin düzenleme ise HMK. m. 204/2 de düzenlenmiştir. Buna göre; ‘‘İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar’’ hükmü mevcuttur.
Davaya konu olan trafik kazasına ilişkin davacı tarafın sunduğu tanıklar ... ve ...’ın tanık beyanlarında kaza anında kazayı görmedikleri, sonradan olay yerine geldikleri, savcılık dosyasındaki araçta bulunan diğer kişinin ifadesinde aracı davacının kullandığını beyan etmesi gözetilerek kaza tespit tutanağı incelendiğinde sürücünün davacı ... olduğu,
resmi belgelerin HMK 204/2 kapsamında kesin delil olduğu aksini ispat yükünün davacı tarafından ancak resmi bir belge ile mümkün olacağı ve somut olayda davacının kaza tespit tutanağının aksini ispatlamaya ilişkin ispat yükümlülüğünü HMK. m. 190/1 kapsamında yerine getiremediği ve Adli Tıp Raporuna göre davacı sürücünün %100 kusurlu olduğu belirtildiğinden davacının kendi kusuruna dayanarak tazminat talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1167, K. 2020/401, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama