İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/190 K.2018/566

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davası İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin 2014/23 E. 2014/1659 karar sayılı 23/10/2014 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2015/190Karar2018/566Tarih18 Mayıs 2018Okuma13 dk · 2.528 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
18 Mayıs 2018
Esas no
2015/190 Esas
Karar no
2018/566
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
06/01/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.528 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davası İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin 2014/23 E. 2014/1659 karar sayılı 23/10/2014 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2008 yılında kullanmak istediği esnaf kredisi nedeniyle Van ilinde bulunan konutu üzerinde davalı ...

T.A.Ş. lehine ipotek tesis ettiğini, ipotek tesis işlemi sırasında depreme karşı taşınmaza zorunlu DASK sigortası yaptırması ve ayrıca taşınmazı her türlü riske karşı güvence altına almak üzere konut paket sigorta poliçesi yaptırması gerektiğini ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmede zorunlu sigortaların yapılmasında davalı bankanın yetkili kılındığını, davalı bankanın tüketici kredisi kullanımı sırasında diğer davalı şirkete konut paket sigortası yaptırdığını, sigortanın 03.02.2011 ile 03.02.2012 dönemini kapsayan şekilde yenilendiğini, ...'da 09.11.2011 tarihinde meydana gelen depremde davacının evinin ağır hasar gördüğünü,

10.01.2012 tarihli raporda ağır hasarlı olduğu tespit edilen konutun Van Valiliği tarafından yıkıldığını, bunun üzerine davacının davalı bankaya başvuruda bulunduğunu, DASK sigortasının yapılmadığını öğrendiğini, bu kez ... A.Ş.'den konut paket sigortası kapsamında zararın karşılanmasının istendiğini ancak bina deprem teminatının çok düşük gösterildiğinin görüldüğünü, davacının halen kullandığı kredinin geri ödemesini yaptığını,

tüketici kredisi sözleşmesi gereği davalıların hizmet kusuru nedeniyle davacının sigorta güvencesinden mahrum bırakıldığını belirterek davalıların hizmet kusuru nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik taşınmazın yıkım tarihindeki değeri olan 80.000 TL'nin yıkım tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesini özetle; davacının davalı bankanın ticari mikro finans kredi müşterisi olduğunu, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, tüketici kredisinin imzalanmadığını, davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, ticari mikro finans kredisi müşterisi olan davacının davalı banka ile genel kredi sözleşmesi düzenlediğini, kredilerin teminatı olarak maliki bulunduğu taşınmaz üzerinden ipotek alındığını bu sırada konut sigortası yapıldığını, davacının isteği üzerine DASK sigortasının davalı banka tarafından yapılmadığını, ...

Sigorta Kurumu Tarafından davacının isteği doğrultusunda yapıldığını, genel kredi sözleşmesinin sigorta ile ilgili maddeleri gereği davalı bankanın sigorta yaptırma konusunda mecburiyeti bulunmadığını, tapu müdürlüklerinin ipotek tesisi işlerinde mutlaka DASK zorunlu deprem sigortasının talep edildiğini, aksi halde ipotek tesis işleminin yapılmadığını, DASK sigortasının banka tarafından yapılmasının kararlaştırılması durumunda poliçe düzenlendiğini, olayda DASK sigortasının ...

Sigorta tarafından yapıldığını, konut sigortasının ise davalı banka tarafından ... Kurumu'na yaptırıldığını, poliçe primlerinin müşteri hesabından karşılandığını, DASK poliçesi konusunda davalı bankanın bilgilendirilmediğini, davalı bankanın DASK sigortası yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ...

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta sözleşmesinden doğan taleplerin iki yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, konut paket sigorta poliçesinde deprem teminatının 1.360 TL olduğunu, kredi sözleşmesinde taraf olmayan, üçüncü kişi konumunda olan davalı şirketin kredi sözleşmesi kapsamında yükümlülüğünün bulunmadığını, ihtiyari nitelikte olan ve yapılması zorunlu olmayan konut paket sigorta poliçesinin DASK sigorta bedelini aşan kısım için verilen teminat olduğunu,

metrekare maliyetler ile sigorta şirketlerinin uyguladığı birim fiyatlar dikkate alınarak poliçe bedelinin belirlendiğini, teminat rakamının düşük olmasının da davalı şirkete yüklenebilecek kusur ve sorumluluk bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamınca değerlendirilmesi amacıyla dosya bilirkişi Mali Müşavir ..., Sigortacı ... ile Sigortacı ...'a tevdii edilmiş olup, 16/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu ... numaralı Konut Paket Sigorta Poliçesinin 05.06.2009-2010 vadeli olarak düzenlendiği, acente ... ... Şubesi olduğu, ....

AŞ’nin dain-i mürtehin olarak yer aldığı, deprem teminatının bina için 6.800, OO TL olarak belirlendiği, sigortalının ... olduğu, riziko adresinin depremde zğrar gören “... ili ... ilçesi şehir stadı arkası ...” olarak yeraldığı, poliçenin ilk poliçe olduğu 09.11.2011 tarihinde meydana gelen hasarı kapsamadığı, 05.06.2010-2011 vadeli olarak yenilenmesi gereken poliçe dosyada bulunmadığı, ancak olay tarihini kapsamaması nedeniyle sonuca etkili olmadığı, olay tarihini kapsayan ... numaralı poliçe ile banka tarafından yenileme yapılmadığı, ... numaralı Konut Paket Sigorta Poliçesinin 03.02.2011-2012 vadeli olarak düzenlendiği, acente ... ...

Şubesi olduğu, ... A.Ş.’nin dain-i mürtehin olarak yeraldığı, deprem teminatının bina için 1.360,00 TL olarak belirlendiği, sigortalının ... olduğu, riziko adresinin depremde zarar gören “... ili Merkez ilçesi şehir stadı arkası ...” olarak yeraldığı 09.11.2011 tarihinde meydana gelen deprem rizikosunun poliçe teminat süresi içinde bulunduğu deprem bina sigorta bedelinin 1.360,00 TL olarak kayıtlıdır.

Dava konusu konutun 06.03.2009-2010 vadeli DASK poliçesinin incelenmesinde dairenin ...A Sigorta A.Ş. tarafından acentesi ... Bank ... Şubesi aracılığıyla düzenlendiği, 1 yıllığına 77.000,00 TL bedelle sigortalandığı ve dairenin brüt alanının 140m2 olarak baz alındığı, 01.08.2016 tarihli ...

Bank A.Ş. yazısında DASK Poliçesi tutarı 06.03.2009 tarihinde ... tarafından yapılmış havale işlemi ile gerçekleştirilmiş olup imzalı ve onaylı dekont görüntülerinin gönderilmiş olduğu, açıkla kısmında; “para transferi talep formu” ve prim ödeme makbuzu gönderildiği, talep formunda ve havale makbuzunda davacı imzası bulunduğu, bu kapsamda 06.03.2009 tarihli ilk DASK Poliçesinin davacı tarafından, davalı banka ile ilgisi bulunmayan ... Sigorta A.Ş.’e ... Bank A.Ş.

Van Şubesi aracılığıyla yaptırıldığı, davalı banka tarafından gönderilen sözleşme örnekleri ve ödeme planları ve banka ekstresi incelenmesinde; hesap ekstresinde 11.09.2009 tarihinden itibaren primleri alınmaya başlayan 907822 numaralı poliçenin neye ilişkin olduğu dosya kapsamında belirsiz olup, ... numaralı poliçe örneği dosyaya sunulmadığı, sözleşme hükümleri incelenmiş “değerlendirme” bölümünde irdelenmiş olup, Van Valiliği hasar tesnit ve teknik raporlarında; davacıya ait konutun ağır hasarlı olarak değerlendirildiği, güçlenmeye değer görülmediği, belirlenmiş olup, davacının konutun hak sahibi olduğu,

kurum kayıtlarında yıkım tutanağı bulunmadığından gönderilmemiştir.

Dava konusu olan ihtilafın, davacıya ait “... adresinde” bulunan dairenin, 06.03.2010-2011 ve 06.03.2011-2012 vadeli DASK poliçelerinin düzenletilmemesi sebebiyle 09.11.2011 tarihinde meydana gelen deprem sonucu dairenin yıkılmasından kaynaklanan zararın poliçeyi yeniletmedği gerekçesi ile kredi veren kurum, olan bankadan ve düşük bedelle ihtiyari deprem poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden karşılanmasına ilişkin olduğu, ihtilaf farklı mevzuatlara tabi olması sebebiyle her iki davalı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi neticesinde;

Davalı banka ... T.A.Ş. yönünden; Davalı banka ile davacı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından, alınan kredi tüketici kredisi olarak değerlendirildiğinden önce Tüketici Mahkemesinde açıldığı, ancak Tüketici Mahkemesi tarafından, davacının mikro fınans müşterisi olması sebebiyle verilen kredinin genel kredi sözleşmesi olduğu taraflar arasında 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10/A md. kapsamında ilişki bulunmadığı bu sebeple uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılarak görevsizlik karan verilmiş dava Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.

Kredi sözleşmesinin 12. Md. de “sigorta” baş lığı altında yapılan düzenlemede, “banka bu sözleşme içerisinde tesis edilmesi ve verilmesi gerekli biitiin teminatların müşterinin merhun olan ve olmayan aktiflerin ve akreditif konusu emtiasının yangına, nakliye rizikosuna ve bankanın gerekli göreceği diğer her türlü rizikolara ve olağanüstü hallere karşı banka lehine sigorta ettirilmesini ve daha önce sigorta yapılmış ise bankanın uygun görmesi halinde bu sigortaya ait poliçeye bankanın istediği şekilde değiştirilmek ve tamamlanmak şartıyla sona erme tarihine kadar bütün hukuki sonuçlarıyla devredilmesini müşteriden istiyebilir.

Banka prim ve borçlnyı müşteriye ait olmak üzere banka ya da muhabir adına sigorta da yaptırabilir. Ancak bu yüzden banka hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacaktır.” 'Yine sözleşmenin 12.8. md. süresi biten poliçe yenilemelerine \ ilişkin olup, “ süreleri biten sigortalar da bu madde esastan içinde yenilenir. Ancak bu husus banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir.” Düzenlemesine havidir.

Sözleşmede sigorta ile ilgili düzenlemerde, banka poliçelerin yaptırılması konusunda görev üstlenmemiş, isteği halinde kullanmak üzere yetki almıştır. Davacı tarafından poliçelerin banka tarafından yaptırılması konusunda verilen özel bir talimat bulunmamaktadır. Aksine kredi aldığı dönemde poliçeyi başka bir bankanın acenteliğinden bizzat kendisi düzenletmek suretiyle poliçe düzenletme ve yenilemeyi takip sorumluluğunu üzerine almıştır.

Dava konusu ihtilafta söz konusu olan poliçe DASK poliçesidir. Dosyaya sunulan DASK poliçesi 06.03.2009-2010 vadeli ölüp, ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiştir. Poliçe davacı tarafından bizzat kendi hesabından gönderilen poliçe primi mukabilinde dain-i mürtehin ... AŞ olmak kaydıyla ...BANK ... Şubesi aracılığıyla düzenletilmiştir. Poliçenin düzenlenmesinde davalı ... TAŞ’nin bir dahli olmamıştır.

Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı incelendiğinde Bankalara 01.01.2013 tarihinden itibaren 7/2. Md. deki “ Bankalar tarafından kullandırılan konut kredileri ile bağlantılı olarak yaptırılması gereken zorunlu deprem sigortası, konut kredisi kullanan tarafından yaptırılmamış ise krediyi veren banka tarafından sigortalıya bilgi verilerek yapılır.

Kredi süresince, sigortalı tarafından yenileme yapılmaması durumunda, banka tarafından sigortalıya bilgi verilerek ilgili poliçenin yenilemesi gerçekleştirilir.” şeklindeki düzenleme gereğince zorunluluk yüklenmiş olup, 01.01.2013 tarihinden önceki talimatta bu şekilde bir zorunluluk bulunmadığı, davaya konu poliçe 01.01.2018 değişikliğinden önceki dönemde yaptırılmıştır. Dolayısıyla ...

T.A.Ş’nin kendi aracılığıyla yaptırılmayan ve düzenletilmesi konusunda müşteri olan davacının sorumluluk üstlendiği DASK poliçesini yeniletme yükümlülüğünün söz komısn olamayacağı, düzenlenen poliçe ... Sigorta tarafından düzenlenmiş olup, süre bitiminde sigortalısını bilgilendirme yükümlülüğü ... Sigorta AŞ’ne ait olduğu, davadışı dışı olması sebebiyle bilgilendirme yapılıp yapılmadığı belirsizdir.

06.03.2009 - 2010 vadeli olan DASK poliçesi 06.03.2010 tarikinde sona ermiş 06.03.2010 - 2011 vadeli olarak düzenlenmesi gereken yeni poliçe düzenletilmemiş, bu konuda davacının da talebi olmamış, bilahare 2. defa yenileme süresi gelen 06.03.2011- 2012 vadeli olması gereken DASK poliçesi döneminde deprem meydana gelmiştir.

Dolayısıyla davacı 06.03.2010 tarihinde süresi biten DASK poliçenin yenileme konusunda hiçbir girişimde bulunmamış, depremin meydana gelmesinden sonra 2 yıl yenilenmeyen poliçeden dolayı bankayı sorumlu tutarak dava yöneltmiştir. Yargıtay 17. HD’nin E. 2014/20079 K. 2017/3339 T.

6.4.2017 tarihli en yeni kararında dava konusu olayla örtüşen ve ... depremi ile ilgili emsal bir olayda, “Davacı tarafından efavaya konu tofmmazcn DASK poliçesinin, yenilenmesi hususunda, davam tarafından bankaya verilen talimat ya da ihtarın dosyada mevcut olmaması,

sigortanın sona erdiği tarihin davacı tarafından bilinmesine rağmen sigortanın yenilenmesine dair herhangi bir talimat verilmemiş olduğu ve davaya konu taşınmazın sigorta poliçesinin yapılmamış olmasında davalı bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Davalı sigorta şirketi yönünden; davacıya ait “... ili ... ilçesi ... adresinde” bulunan daire 1676586 numaralı Konut Paket Sigorta Poliçesi ile 03.02.2011-2012 vadeli olarak acente ... ... Şubesi tarafından ... AŞ hin dain-i mürtehin olarak yer alacak şekilde davalı ....

AŞ tarafından düzenlenmiş olup, deprem, teminatının bina için 1.360,00 TL olarak belirlendiği, davalıya husumet yöneltilmesinin gerekçesi, ihtiyari deprem teminatının düşük bedelle poliçede verilmesi olduğu, olay tarihinde yürürlükte olan zorunlu deprem sigortası tarike ve talimatı’nın 8. Mddesi “ihtiyari sigorta” başlığı ile düzenlenmiş olup, ihtiyari nitelikteki “deprem” teminatının DASK Zorunlu Deprem Sigortası” teminatı üzerinde kalan tarifenin 3. Maddesine göre hesaplanacak DASK poliçesi sigorta bedeli üzerinde kalan kısımlar için sözkonusu olabilecektir.

MADDE 8 — (1) Doğal Afet Sigortaları Kurumu dışındaki kişi ve kuruluşlar Zorunlu Deprem Sigortası yapamazlar.

Ancak, Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bağımsız bölüm veya binaların değerinin 3 üncü maddeye göre hesaplanan sigorta bedelinden yüksek olması durumunda söz konusu sigorta bedelini aşan kıs&m için, Zorunlu Deprem Sigortasının yapılmış olması kaydıyla, sigorta şirketleri tarafından ihtiyari deprem sigortası yapılabilir. zorundadır.” Cümlesi eklenmiş, 31 Aralık 2016 tarihinde yayınlanan tarife ve talimatta ise 8. Mddeye 2. Kıkra eklenerek “ Deprem teminatı içeren tüm sigorta poliçeleri yapılırken sigorta şirketleri tarafından Zorunlu Deprem Sigortasının varlığı kontrol edilir,

yapılmamışsa sigortalıya bilgi verilerek ilgili sigorta şirketi tarafından Zorunlu Deprem Sigortası yapılır.” Düzenlemesi ile sigorta şirketlerine zorunluluk getirilmiştir. Davaya konu poliçe 2011 yılı düzenlemesi olmakla sigorta şirketinin dask poliçesini sorgulama konusunda yükümlülükleri bulunmadığı, DASK Poliçe genel şartları A.4. de “sigorta bedelinin tespiti “ başlığı altında yer alan düzenlemede.

Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan ”Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatında belirlenen metrekare bedeli He aynı meskenin brüt yüzölçümünün çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır.

Zorunlu Deprem Sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde "Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı"nda belirlenen azami teminat tutarından çok otamaz” düzenlemesinde de Brüt alanının dikkate alınacağı vurgulanmıştır.

Dairenin metrekare ölçümü konusunda ihtilaf bulunmayıp, olay tarihindeki 25.12.2010 tarihli 27796 sayılı resmi gazete yayınlanan ve 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren “zorunlu deprem sigortası tarife ve talimatı”na göre davacının çelik betonarme karkas yapı tarzındaki binası için öngörülen birim, metrekare değer 590 TL’dir. 140 metrekare olan daire için DASK sigorta bedeli 82.500 TL (590X140) olup, sigorta şirketinin yükümlülüğü bu miktarın üzerindeki bedel ile sınırlıdır.

Poliçede bina teminatı 81.600,00 TL olarak belirtilmiş olup, bu miktara da davacı tarafından itiraz edilmemiştir. İtiraz deprem teminatı miktarına ilişkindir. Buna göre; esasen sigorta şirketi yönünden ihtiyari deprem teminatı verilmesine gerek bulunmamaktadır. Zira binanın değeri 81.600,00 TL olup, bu miktar da DASK teminatı içinde bulunmaktadır.

İhtiyari deprem teminatı Yangın poliçesi teminatı içinde ek kloz ile düzenlenmektedir. Sigorta bedeli ise, Bayındırlık Bakanlığı yapı yaklaşık maliyet fiyatlarına göre belirlenmektedir. 2011 yılı konutilar için birim fiyat 565 TL olarak belirtilmiş olup, 140X565=79.100 TL olup, esaseh sigorta şirketi 81.600 TL sigorta bedeli ile sigorta etmekle bina sigorta bedelinde yanılgıya düşmemiş, değerin üstünde sigorta etmiştir.

Dolayısıyla, davacının dairesinde deprem sebebiyle meydana gelen zarar tamamen DASK Poliçesi kapsamında kalması ve poliçe düzenlendiği tarihte geçerli ve yürürlükte olan Tarife ve Talimata göre sigora şirketinin DASK poliçe sininin yapılıp yapılmadığını sorgulama yükümlülüğü bulunmaması esasen davacının da sigorta şirketi yönünden bu hususa ilişkin iddiasının olmaması, sebebiyle davalı sigorta şirketine zarardan dolayı düşen bir yükümlülük kalmamaktadır.

Davacı delili olarak dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan Konut Paket Sigorta Poliçesinin 2. Sayfasında “bina deprem klozu” açıklaması altında açıkça Sigorta şirketi poliçenin, yapıldığı tarih itibarıyla Zorunla Deprem Sigortası poliçesine esas teşkil eden teminat limitinin üzerindeki miktardan sorumludur." şeklinde belirtilen yazılım, ile sigorta şirketi teminat kapsamı yönünden açıklamasını yapmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı ile davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davacıya kullandırılan esnaf kredisinin teminatı olarak davacıya ait konut üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipotek nedeniyle davacıya ait taşınmazın depreme karşı zorunlu deprem sigortası yapılacağının vaat edilmesine rağmen davalı banka tarafından zorunlu deprem sigortası yapılmadığı, diğer sigorta şirketinin ise poliçe bedelini düşük tuttuğu ileri sürülerek deprem nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkindir.

Dosya kapsamında bulunan, hüküm kurmaya elverişli, ayrıntılı ve irdeleyici sigorta tahkim hakemi, bankacı bilirkişi ve sigorta tahkim komisyonu hakemi bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu raporda; davacıya ait “... ili ... ilçesi ... adresinde” bulunan dairenin 09.11.2011 tarihinde meydana gelen ... depreminde ağır hasarlandığı ve yıkımına karar verildiği, davacının kullandığı Kredinin tüketici kredisi olmayıp, sebebiyle, dosyada ...

4. Tüketici Mahkemesinin ... tarihli kararı ile görevsizlik karan verildiği Mahkemesine gönderildiği, davacının davalı ... T.A.Ş’ den genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandığı, kredi sözleşmesinin imzalandığı ve tahsis edildiği tarihte daireye ait ... numaralı DASK Zorunlu Deprem Poliçesinin davacı tarafından ... Bank aracılığıyla ...

Sigorta AŞ tarafından 06.03.2009-2010 vadeli olarak düzenlendiği, primin davacı tarafından bizzat ödendiği, takip eden 06.03.2010-2011 ve rizikonun gerçekleştiği 09.11.2011 tarihini kapsaması gereken 06.03.2011-2012 vadeli DASK poliçelerinin davacı tarafından düzenletilmediği, poliçe vadelerinin bittiği konusunda bilgilendirme yükümlülüğünün davadışı ... Sigorta AŞ’de olduğu, davalı ...

T.A.Ş. davacı tarafından pçliçelerin yeniletilmesi konusunda talimat ve ihbarın bulunmadığı, ...

T.A.Ş’nin ilk DASK poliçesinin düzenletilmesinde aracılığı bulunmadığı, davaya konu taşınmazın DASK sigorta poliçesinin yapılmamış olmasında davalı bankanın herhangi bir yükümlülüğü, kusur ve ihmalinin bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin deprem teminatını ihtiyari nitelikte verdiği, poliçenin düzenlendiği 03.02.2011 tarihinde yürürlükte olan DASK Tarife ve talimatı gereğince DASK poliçesinin yapılıp yapılmaklığını sorgulama yükümlülüğü bulunmadığı, 2011 yılı Bayındırlık İnşa Maliyetleri dikkate alındığında poliçede verilen bina teminatının uygunluk arzettiği, DASK Tarife ve talimatına göre 201 1 yılı birim fiyatının 590 TL olduğu,

DASK poliçesi yapılmış olsa idi 82.600 TL bedelle binanın sigorta edileceği, bu durumda ihtiyari teminatın devreye girmeyeceği, dolayısıyla sigorta şirketinin ihtiyari deprem teminatını düşük gösterdiği yönündeki iddiaların yasal mevzuat kapsamında uygunluk arzetmeyeceği belirtildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar tarifesine uyarınca alınması gereken 35,90 TL karar ve ilam harcı davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı ... T.A.Ş. tarafı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT tarifesi uyarınca hesap olunan 9.150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... T.A.Ş. tarafına verilmesine,

5-Davalı ... A.Ş. tarafı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT tarifesi uyarınca hesap olunan 9.150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... A.Ş. tarafına verilmesine,

6-Davalılar tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/05/2018

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır.

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/190, K. 2018/566, 18 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/190
Karar No
2018/566
Tarih
18 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/191 K.2018/403
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/195 K.2018/535
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/196 K.2018/595
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/200 K.2018/497
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/200 K.2018/547
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/200 K.2018/543

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.