KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/321 Esas
- Karar no
- 2026/169
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 09/05/2025
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı ... arasında taşıma hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalıya kargo taşıma hizmetleri sağlandığını, ancak sözleşme gereği taşıma işini kusursuz, eksiksiz ve gereği gibi yerine getiren müvekkili şirketin, yapmış olduğu taşıma hizmeti edimlerinin karşılığı olarak farklı tarihlerde tanzim edilen fatura bedellerini davalıdan talep ettiğini ancak dava konusu fatura tutarlarının davalı tarafından süresi içerisinde ödenmediğini, müvekkili şirketin ödenmeyen muaccel alacaklarının tahsili maksadıyla davalı aleyhine ...
20. İcra Müdürlüğü'nün...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, dosya kapsamında müvekkili şirket tarafından, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı borçlunun icra takibine haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle işbu davanın açılma zaruretinin hasıl olduğunu, davalı her ne kadar borca itiraz etmiş olsa da müvekkili şirketin hasarsız, eksiksiz ve kusursuz şekilde kargo taşıma hizmetini ifa ettiğinin dosyada mübrez taşıma hizmet sözleşmesi,
faturalar ve fatura dayanağı gönderi kayıtlarıyla sabit olduğunu, "Taşıma Hizmet Sözleşmesi" doğrultusunda, müvekkili şirketin davalı tarafa kargo taşıma işini ifa etmeyi, davalı tarafın ise buna karşılık hizmet bedeli ödemeyi üstlendiğini, bunun üzerine yapılan taşımalara ilişkin müvekkili şirket tarafından taşıma hizmeti bedeline dair faturalar tanzim edildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını bildirerek ... 20. İcra Müdürlüğü 'nün ...
E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazları ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında ... 20. İcra Müdürlüğü 'nün...Esas sayılı dosyasına konu alacak yönünden davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan 29.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda. "Dosya kapsamındaki sözleşme, davacı ticari defter ve kayıtları, fatura dökümleri, ödeme kaydı ve teslim/tesellüm raporu birlikte değerlendirildiğinde.
1. Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirkete ait ticari defterlerin, ilgili mevzuat uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu ve tasdik işlemlerinin zamanında yapıldığı görülmekte olup, bu defterlerin davacı lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususu takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Davalı tarafından dosyaya herhangi bir belge veya defter sunulmamıştır.
2. Davacı Alacağı Yönünden: Davacı ...A.Ş. kayıtlarına göre davalı ... adına 2024 yılı içinde düzenlenen faturalar toplamından, yapılan 6.816,55 TL ödemenin mahsubu sonrası 14.343,09 TL bakiye borç oluştuğu; bu bakiyeye ilişkin dava/takip tarihine kadar başka bir ödemenin kayıtlara yansımadığı, Takip konusu bakiyenin.
10.669,09 TL “dağıtım ve toplama hizmet bedeli” ve 3.674,00 TL “vade farkı bedeli” faturalarından oluştuğu, Sözleşmede faturadan itibaren 14 gün vade ve vade aşımı halinde aylık %3 vade farkı uygulanabileceğinin kararlaştırıldığı, Davalının teslim edilmediğine ilişkin itirazına karşılık, dosyadaki teslimat raporunda ilgili dönemdeki gönderiler için “teslim edildi” kayıtlarının bulunduğu, hususları dikkate alındığında.
14.343,09 TL tutarında davacı alacağının (cari hesap bakiyesi olarak) mevcut olduğu teknik kanaatine varılmıştır. 3. Vade farkı kalemi yönünden: Dosyada ayrıntılı vade farkı hesap tablosu bulunmadığından, 3.674,00 TL vade farkı faturalarının hesaplama doğruluğu bu haliyle ayrıca denetlenememiş; ancak sözleşmesel dayanak ve faturalandırma mevcut olduğundan, kabul/ret ve kapsam takdiri Sayın Mahkemeye ait görülmüştür.
4. Faiz Yönünden: Davacı/alacaklı takip öncesinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirme yapılmamıştır." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı .... 20. İcra Müdürlüğü 'nün ....
Esas sayılı dosyası ile 14.343,09 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi kapsamında ticari ilişki bulunduğunun, ticari ilişki kapsamında davaya ve takibe konu faturalar nedeniyle alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde sözleşmenin suretinin sunulduğu,
davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden hizmetin verilip verilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında hizmetin verilip verilmediğinin tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, defterlerin sunulması ve rapor alınmasına ilişkin oluşturulan 10/10/2025 tarihli ara kararın taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği,
29/12/2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre davalının davacıya 14.343,09 TL borcunun bulunduğu,
davaya konu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, hizmetin verilmediğine veya ödeme yapıldığına ilişkin aksi savunma ve iddianın davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği,
icra dosyasında borca itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının düzenlendiği, taraflar arasında düzenlenen bu yetki sözleşmesi kapsamında mahkememizin ve icra dairesinin yetkili olduğu, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/321, K. 2026/169, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama