KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2018
- Esas no
- 2015/259 Esas
- Karar no
- 2018/245
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/03/2015
Karar Metni
844 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar aasında yürütülen ticari ilişki sonucunda müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı alacağının oluştuğunu, davalı şirkete "personel taşımacılığı hizmeti" verildiğini, vede ödeme yapılmadığından davalı hakkında yasal takibe geçildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile takibi durdurduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamını, ve %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davaya bakmanın Mahkememizin yetkisi kapsamında olmadığını, İstanbul İcra Dairelerinde yetkili bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 11.577,09 -TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Davalı vekili icra müdürlüğünü ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuş ise de; TBK 89 ve HMK 10.maddesi hükümü gereğince taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki ve davacı yönünden para alacağı dikkate alınarak Mahkememiz ve İstanbul İcra daireleri yetkili bulunduğundan itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, taraflar arasında bağıtlandığı belirtilen 29/01/2013 tarihli, "Personel Taşıma Sözleşmesi" takibe dayanak alınan fatura, faturanın tebliğ belgesi örnekleri getirtilerek dosya içine alınmış, taraf şirketlerinin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığyıla inceleme yapılarak, rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
27/01/2017Tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin ticari defterlerinin incelemeye sunulmadığı, davacı şirketin 2014 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği birbirini doğruladığı, delil niteliğini taşıdığı, davacı yanın kendi defterlerine göre, takip tarihi itibarıyla davalıdan verilen personel taşıma hizmetinin karşılğı olarak 11.196,70 TL alacaklı bulunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu gerekçesi itibarıyla yerinde görülerek hükme dayanak alınmıştır.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında bağıtlandığı çekişmesiz bulunan 29/01/2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli "Personel Taşıma Sözleşmesi" uyarınca davacının davalı şirkete personel taşıma hizmeti verdiği, verilen hizmet bedelinin son ay hariç ödendiği, sözleşmenin 29/01/2014 tarihinde süresi bitmiş olmakla sonlandığı, davaya konu 31/01/2014 tarihli, faturanın ise Ocak 2014 döneminde verilen taşımacılık hizmeti için düzenlendiği belirlenmiştir.
Faturanın davalıya tebliği ile ilgili getirtilen belgelerden ... isimli alıcı tarafından teslim alındığı anlaşılmış, yapılan araştırmada ve getirtilen SGK kayıtlarına göre; adı geçenin davalı şirket çalışanı olmadığı belirlenmiştir. Ancak bu durum davalıyı borçtan kurtarmayacaktır.
Sözleşmenin içeriği davalının kabulünde olup, hizmetin verildiği, 1 yıllık süre içerisinde daha önceki aylara ilşikin hizmet bedelinin ödendiği, sözleşmeye göre; son ay olan Ocak 2014 ile ilgili hizmet bedeline ilşikin düzenlenen faturanın davalıya tebliği kanıtlanamamış ise de;
sözleşme kapsamında verilen hizmet nedeniyle bedelinin tahsili gerektiği, ayrıca davalının personel taşıma hizmetinin başka bir taşıma şirketinden sağlandığı konusunda bir savunma ileri sürülmediği de dikkate alınarak davacının verilen hizmet kapsamında davalı şirketten belirtilen tutarda alacağının bulunduğu ve davalının takip dosyasındaki itirazının bu miktar üzerinden iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
Takip talebindeki işleniş faizi isteminin Yasal dayanağı bulunmadığından yerinde görülmemiştir. Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren tespit edilen miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HARÇ BEYANI /
764,84 TL KARAR HARCI 197,72 TL PEŞİN HARÇ / 567,12 TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
31,80 TL BVH VE VSH. · 500,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ · 205,00 TL TEBLİĞLER / · 736,80 TL TOPLAM
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/259, K. 2018/245, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama