KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2018
- Esas no
- 2016/1183 Esas
- Karar no
- 2018/1206
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/12/2016
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili bankanın İsmetpaşa şubesi ile davalı şirket arasında bağıtlanan Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca adı geçen şirkete kredi açıldığını ve kullandırıldığını, diğer davalıları bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarından borçtan sorumlu olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı borçlulara ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığından haklarında yasal takibe geçildiğini, davalıları haksız ve dayanaksız itirazları ile takibi durduklarını belirterek itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinin yerleşim yeri itibarıyla Gebze İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, bağıtlanan Kredi Sözleşmesi kapsamında müşteri çeklerinin alacaklı bankaya teslim edilerek kredi kullanıldığını, borcun bu çeklerle teminat altına alındığını ve bu şekilde ödendiğini, çeklerin alacağı karşılamaması durumunda talepte bulunulması gerekirken hesabın kat edilmesini kötü niyetli bir davranış olduğunu, vadesi geçmiş borcun varlığının kanıtlanması gerektiğini, sözleşme faizinin TBK 21.maddesi uyarınca; geçersiz olduğunu, ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalılar hakkında toplam 1.447.651.68, -TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Genel Kredi sözleşmeleri, Kat ihtarnameleri, hesap özeti , çek teslim bodrolarının örnekleri, takip dosyası, dosya içine alınmış ve uyuşmazlık halinde kesin delil olacağı kararlaştırılan davacı bankanın uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmiştir.
29/05/2018 Tarihli Bilirkişi raporunda; bağıtlanan Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca davacı bankanın davalılar aleyhine takip ve dava hakkının bulunduğu, sözleşmedeki kefalet limitinden daha düşük seviyede hesaplanan 1.401.590,00 TL asıl alacağın tamamından asıl borçlu ve kefillerin müteselsilen sorumlu oldukları, takip tarihi itibarıyla davacı bankanın toplam alacak tutarının 1.444.758,98 TL olduğu, takip tarihinden itibarın asıl alacağın %48 oranında sözleşmesel temerrüt faizi yürütülebileceği, takipten sonra yapılan tahsilatla dava tarihi itibarıyla toplam alacağın 1.288.458,63 TL olduğu, davadan sonra yapılan 375.472,95 TL lik tahsilatında nihai infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu gerekçesi ve hesaplama yöntemi itibarıyla yerinde görülerek hükme dayanak alınmıştır.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre;davacı bankanın ... şubesi ile davalı şirket arasında bağıtlanan 19/07/2016 tarihli Genel Kredi Sözlemesi uyarınca; adı geçen şirkete kredi açıldığı ve kullandırıldığı, diğer davalıların bu sözleşmeyi 1.875.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kefaletlerinin TBK nın 583 ve 584 maddelerine uygun bulunduğu, kefilllerin şirket ortağı oldukları için eşin muvafakatine ihtiyaç bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bağıtlanan kredi sözleşmesinin X diğer hükümler 3.maddesi uyarınca İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılındığından davalıların icra müdürlüğüne yetkisine itirazları yerinde görülmemiştir. Kullandırılan kredinin sözleşme koşullarına uygun ödenmemesi üzerine 29/09/2016 tarihinde hesabın kat edilerek davalılara ihtarname keşide edildiği ve asıl borçlu ile kefil ... in 03/10/2016 tarihinde kefil ...'in ise 05/10/2016 tarihinde temerrüde düştüğü belirlenmiştir.
Kredi sözlemesinin 10.maddesi uyarınca; talep edilen %48 oranındaki temerrüt faizinin yerinde olduğu, TTK nın 8.maddesi kapsamında geçerli olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı bankanın takip tarihi itibarıyla davalı asıl borçludan 1.401.590,00 TL asıl alacak 41.113,00 TL işleniş faiz 2.055,67 TL gider vergisi olmak üzere toplam 1.444.758,98 TL tutarında alacaklı bulunduğu, hesaplanan borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı kefillerinde TBK nın 589.maddesi hükmü gereğince; borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle: davalıların icra takibine itirazlarının belirlenen toplam tutar üzerinden iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
Kredi teminatını oluşturmak üzere ciro ve teslim yoluyla bankaya davalılarca devredilen müşteri çeklerinin tahsilatı sonucunda dava tarihi itibarıyla davacı bankanın toplam alacak tutarı 1.288.458,63 TL olup, 1.174.579,99 TL sına dava tarihinden itibaren %48 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 oranında gider vergisi ile birlikte davalılardan istenebileceği sonucuna varılmıştır.
Davacı banka tarafından kredinin teminatı olarak verilen çeklerden karşılıksız çıkan 828,870,00 TL tutarında bu çekler için icra takibi başlatılmış olduğu belirlenmiştir. Dava tarihinden sonra 375.472,95 TL tutarında çek tahsilatı yapılmış olup, bununla borç tamamen sona ermediğinden bu durumun nihai infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekmektedir.
Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince ve davacı vekilinin talebi dikkate alınarak takdiren 1.288.458,63 TL toplam alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmaları gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HARÇ BEYANI /
98.691,48 TL KARAR HARCI 17.484,02 TL PEŞİN HARÇ / 81.207,46 TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
17.517,52 TL BVH VE VSH. 750,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 177,50 TL POSTA MAS . / 18.445,02 TL TOPLAM
DAVALI GİDERİ /
46,00 TL POSTA MAS.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1183, K. 2018/1206, 4 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama