KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2020
- Esas no
- 2017/216 Esas
- Karar no
- 2020/555
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 16/09/2014
- Karar tarihi
- 06/10/2020
Karar Metni
2.912 kelime·15 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;taraflar arasında imzalanan 18.07.2000 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalının bünyesine katacağı her bayi için, bayiiye davalı tarafından satılan gaz bedeli üzerinden belli bir oranda müvekkiline pirim ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 11.maddesinde bu primin %28 kâr payı olarak belirlendiğini, sözleşmenin 14/3 maddesi uyarınca, sözleşmenin süresinin belirlendiğini, davalının 29.06.2007 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi uzatmayacağını bildirdiğini ve bu nedenle sözleşmenin 18.07.2008 tarihinde sona erdiğini,
sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra bile davalının devam eden bayilikler yönünden sözleşmenin 14.3 maddesi uyarınca, prim ödemesi yapması gerektiğini, davalının prim bedellerine ilişkin gönderdiği bayii listesi ve bayii prim ödeme listelerinin incelendiğinde yapılması gereken ödemenin öğrenileceğini, davalının bayilikleri devam eden 18 bayii için prim ödemesi yapması gerektiğini, bu bayilerin 03.04.2007 tarihli yazı ile davalı tarafından kendilerine bildirildiğini, bu bayiiler bakımından davalı ile adı geçen bayiler arasındaki sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar kendilerine prim ödemesi yapılması gerektiğini,
davalının ...Şti Bayiisini kendiliğinden listeden çıkarıp prim ödemesi yapmadığını, bu konuda ihtarname keşide etmesine rağmen ödeme yapılmadığını hak edilen prim tutarları hesaplanarak ödeme yapılması konusunda davalıya ihtarname keşide edildiğini, bu kapsamda her iki bayii için bu bayilerle davalı arasındaki sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar davalının ödemesi gerektiği miktar ile dava tarihine kadar ödemediği miktardan şimdilik 20.000,00.-TL'nin kendilerine ödenmesini,
yine davalının başkaca bayileri listeden çıkartarak ödemede bulunmadığı anlaşıldığından bu bayiler ile arasındaki sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar davalının sözleşme gereği ödemesi gereken miktardan şimdilik 10.000,00.-TL'nin ödenmesi gerektiğini,
davalının sözleşmeye aykırı hareket ederek eksik ödeme yaptığı belirlendiğinden 18.07.2000 tarihinden itibaren davacıya yapmış olduğu eksik prim ödemelerinden dolayı şimdilik 10.000,00.-TL'nin kendilerine ödenmesi gerektiğini belirterek toplam 40.000,00.-TL prim alacağının ihtarnamenin tebliği ve eksik primler için dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının tüm taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan 18.07.2000 tarihli sözleşmenin 11.maddesine uygun olarak satış miktarları üzerinden elde edilen kârdan payı karşılıklı mutabakat doğrultusunda davacı şirkete ödendiğini, davacının da ihtirazı kayıt ileri sürmeden müvekkile fatura ettiği miktarı tahsil ettiğini, geçmişe yönelik bir borç çıkarılıp istenemeyeceğini, esasen davacının sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirmediğini, sözleşmenin 11.maddesine göre,
davacıya bir ödeme yapılabilmesi için bayilerde davacının tank ve ekipman gibi ariyet mallarının bulunması gerektiğini, ....
Ltd.Şti. ile devam eden bayilikler hakkındaki talebin yersiz olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp hesapları inceleyerek tahsilat yapması gerektiğini, satış miktarları üzerinden hesaplanan kâr payının davacının düzenlediği fatura karşılığında kendisine ödendiğini, hiç bir çekince ileri sürülmediğinden geçmiş döneme ilişkin talepte bulunulamayacağını, her bir bayiden dolayı elde edilen kâr farklı olduğundan hangi bayii için ne miktarda talepte bulunması gerektiğini açık olarak belirtilmediğini belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, Bayilik Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödetilmesi istemine ilişkindir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, bağıtlandığı çekişmesiz bulunan 18.7.2000 tarihli sözleşme örneği, bu sözleşmenin davalı şirket tarafından feshine ilişkin ... Noterliğinin 29.06.2007 tarih ... yevmiye numaralı bildirim örneği, davacı tarafından keşide edilen ihtarname örneği, davalı ile dava dışı bayiler arasında bağıtlanan sözleşme örnekleri, davacı tarafından düzenlenen fatura örnekleri dosya içine alınmış ve dosya içeriği deliller üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak bilirkişi raporları düzenlenmiştir.
Bilirkişiler Doç.Dr...., ...ve ...tarafından düzenlenen 01.04.2011 tarihli Raporda; taraflar arasında bağıtlanan sözleşme uyarınca, devam eden bayilik sözleşmeleri açısından davacının alacak hakkının bulunduğu, kâr payını tahsil ederken ihtirazı kayıt ileri sürmemiş olmasının bu alacak hakkını etkilemeyeceği, 5307 Sayılı Kanunun taraflar arasındaki sözleşmeyi herhangi bir etkisinin olmadığı, davacının geriye dönük kâr payını almaya hakkı olduğunu, davalı bayilerinden ...
Petrol , ..., ..., ..., ...
İsimli bayilerle ilgili olarak davalı ... davacı ... kâr payı ödemelerinin bayilik sözleşme sürelerinin bitiş tarihine kadar devam etmesi gerektiği, bu hesaplamanın yapılabilmesi için bayilerin yıllar itibariyle yaptıkları alım miktarlarının bilinmesi gerektiği, sadece ticari defterlerinin incelenmesinden sonuca ulaşılamayacağı, ayrıca davalı şirket tarafından bayi bazında detaylı bilgileri içeren dökümanların sunulması gerektiği, ayrıca kâr payının hesabı ile ilgili olarak davalı şirket tarafından bu hesaplamaya ilişkin yerel pompa fiyatında rafineri alım bedeli ve rayiç nakliye bedellerine ait bilgilerin,
bayinin uyguladığı pampa fiyatına ait bilgilerin gerektiği , bu bilgilerin sunulmasından sonra geriye dönük prim alacağının ve sözleşmenin feshinden sonra devam eden bayi sözleşmeleri ile ilgili primlere ait hesaplamanın yapılabileceği belirtilmiştir.
Sunulan belgeler değerlendirilerek düzenlenen 23.03.2012 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda; kök rapordaki görüşler tekrarlanmış, dava dosyasına belirtilen bilgi ve belgeler sunulmadığından hesaplama yapılamayacağı belirtilmiştir. 25.11.2013 tarihli İkinci Ek Bilirkişi Raporunda; kök raporda belirtilen eksik belgelerin tamamlanmadığı, sadece ... ve EPDK 'dan gelen bilgilerin yeterli olmayacağı belirtilerek kök rapordaki değerlendirmeler tekrarlanmıştır.
Bilirkişiler ..., Prof.... ve ... tarafından düzenlenen 12.6.2014 tarihli Raporda; taraflar arasında bağıtlanan sözleşme çerçevesinde davalı şirket tarafından fesih tarihine kadar davacıya gönderilen bayii ayrıntılı prim listelerinde bildirilen prim tutarları ve bu listelerde yer alan tonaj bilgileri üzerinden, ... 'dan getirtilen veriler uygulanarak hesaplama yapılması ve taahhüt etmesi gereken prim bedellerinin tespit gerektiği ,
bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda sözleşmenin 11.maddesinde yer alan tanımlamalar çerçevesinde sözleşmenin feshine kadar geçen sürede eksik ödenen prim bedelleri olarak 417.198,23.-TL ve yine sözleşmenin 14.3 maddesinde yer alan tanımlamalar çerçevesinde, fesih tarihi itibariyle sözleşmelerinin devam ettiği anlaşılan bayiler kapsamında ileriye dönük prim hak ediş tutarı olarak 357.793,93.-TL olmak üzere davacının davalıdan toplam 774.992,16.-TL talepte bulunabileceği ,davalı şirketçe ekine prim listesi eklenmeksizin 06/2007,
03/2008 dönemlerine ait kümülatif prim bildirimlerinde yer alan ve ödendiği anlaşılan toplam 69.771,26.-TL'nin düşülmesi sonucunda davacının isteyebileceği nihai tutarın 705.220,90.-TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 26.8.2014 tarihli dilekçesi ile, dava değerini 665.220,90.-TL arttırarak toplam 705.220,90.-TL'nin 21.9.2007 , dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili bu talebin 288.022,67.-TL'lık kısmı için ....Bayileri dışındaki bayiler ile davalı arasındaki sözleşmelerin sona ereceği tarihe kadar ödenmesi gereken prim alacağına ilişkin talepte bulunmuş, ayrıca 18.7.2000 tarihinden itibaren tüm bayiler için sözleşmede belirtilen prim ödeme oranına aykırı olarak davalının yapmış olduğu eksik prim ödemelerinden dolayı 397.198,23.-TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. ....Bayileri ile ilgili olarak ödenmemiş primler ile ilgili hesaplama yapılmamış ise de, davacı vekili bu konuda bir itirazının bulunmadığını,
buna ilişkin 20.000,00.-TL'lik talebinin mahkemece takdir edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
12.06.2014 tarihli Bilirkişi Raporu gerekçesi ve hesaplama yöntemi itibariyle yerinde görülerek hükme dayanak yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, mahkememizce verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiş, Mahkememizden verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/327 Esas-2015/264 sayılı kararı Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 31/10/2016 tarih 2016/1465 esas 2016/14092 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Yargıtay 19. Hukuk dairesinin 31/10/2016 tarih 2016/1465 esas 2016/14092 Karar sayılı ilamında"Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 18/07/2000 tarihli sözleşme bulunduğunu, sözleşmenin 11. maddesine göre davalının prim ödemekle yükümlü olduğunu, akdin 18/07/2008 tarihinde sona ermesine rağmen davalının müvekkilince temin edilen bayilere mal vermeye devam ettiğini ve bu nedenle de prim ödemesi gerektiğini ileri sürerek, toplam 20.000 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin devam ettiği süre içinde davacıya prim ödemelerinin yapıldığını, herhangi bir prim borçları olmadığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen 12/06/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının eksik ödediği prim ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra da davacının temin ettiği bayilere davalının mal vermeye devam etmesi nedeniyle davalının prim ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle ıslah edilen miktarda dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 12/06/2014 tarihli bilirkişi raporu sadece davacı tarafından sunulan belgeler incelenerek düzenlenmiş olup, davalı taraf rapora karşı ayrıntılı itirazlarını sunmuş ancak bu itirazlar dikkate alınmadan eksik incelemeye dayalı yetersiz rapora göre hüküm oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, sundukları ticari kayıt ve belgeler yeni bir üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna incelettirilerek, tarafların tüm itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/216, K. 2020/555, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama