KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2018
- Esas no
- 2017/702 Esas
- Karar no
- 2018/224
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 04/08/2017
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili ortaklarından biri olduğu ...Şirketi ...'nün ... sicilinde kayıtlı bir Anonim Şirketi olduğunu, Şirketin 18/12/2008 tarihinde tasfiyeye girdiğini, tasfiye kararının 29.12.2008 tarihinde tescil edildiğini, şirketin alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarının tasfiyeye dahil edilmediğini, söz konusu dosyalardaki alacakların tahsilini yapmak üzere şirketin tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca ihyası gerektiğini belirterek, ...nün ... sicilinde kayıtlı... Anonim Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkili sicil müdürlüğü, davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket "tasfiye memuru" nde olduğunu, tasfiye memuru tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurun sorumluluğunu gerektirdiğini, vadesi gelmeyen borçlardan "ihtilaflı veya şarta bağlı" borçların notere tevdii ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını belirterek, müvekkili yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, davacının ortaklarından olduğu, Anonim Şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
Davacının ortaklarından olduğu ...Şirketinin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan merkez adresinin mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idare sınırlar içinde kaldığı saptandığından, uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1 . maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Tüzel kişiliği olan bir şirketinin ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları , ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.
Somut olayda davacının ortaklarından olduğu. ...A.Ş'nin getirtilerek incelenerek ticaret sicil dosyası kapsamına göre; 18/12/2008 tarihinde şirketin tasfiyesine karar alındığı, tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, 1 yıl sürenin geçirilmesinden sonra 23/02/2010 tarihinde alınan Genel Kurul kararı ile şirketin tasfiyesinin sonlandırılmasına, tasfiye memuru ...nun ibrasına, hiçbir borçlu ve alacaklı başvurusu olmadığından şirketin tamamen kapatılmasına ve sicil kaydının terkin edilmesine karar verildiği, bu kararın infaz edilerek ticaret sicil kaydının kapatıldığı ve tüzel kişiliğinin sona erdiği belirlenmiştir.
Dosyaya sunulan veraset ilamına göre; tasfiye memuru ...nun 22/01/2013 tarihinde vefat ettiği belirlendiğinden tasfiye memuruna tebligat yapılması mümkün olmamıştır. Şirket ortaklarından ...'nunda 29/03/2016 tarihinde vefat ettiği, geride şirket ortağı olarak davacı ... ile ...ve ... mirasçılarının kaldığı belirlenmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında; şirket adına alacaklı sıfatıyla başlatılmış olan icra takiplerinin bulunduğunu ve halen devam ettiği belirlenmiştir.
Tüzel kişiliği olan bir şirketinin ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları , ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.
Somut olayda; terkin edilen şirketin alacaklısı olduğu icra takiplerinin bulunduğu, takip dosyalarındaki işlemlerin devamı için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi gerektiği, takip dosyalarındaki alacağın tasfiyeden önce düzenlendiği iddia edilen bonolara dayalı olduğu, davacının şirket ortağı pay sahibi sıfatı ile tasfiyenin ihyasını istemekte taraf ehliyetinin ve hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik Ticaret Sicilinden terkin edilse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; şirketin alacaklısı bulunduğu takip dosyalarında takibin devamı ve bu kapsamda borçlu ile ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davasının yürütülmesi konusunda işlem yapılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası gaerekmektedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; davanın kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
TTK nun 547/2 maddesi gereğince tescile karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre ihyası istenilen şirketin terkinden önceki tasfiye işlemlerini yürüten tasfiye memuru ...nun 22/03/2011 tarihinde vefat ettiği belirlendiğinden ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için davacının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Görülmekte olan dava da, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HARÇ BEYANI /
35,90- TL. KARAR HARCI · 31,40- TL. PEŞİN HARÇ · 4,50 -TL. KALAN HARÇ
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/702, K. 2018/224, 13 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama