KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/326 Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/585 KARAR NO : 2020/78
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali
- Dava tarihi
- 29/05/2012
- Esas no
- 2012/326
- Karar no
- 2012/512
- Birleşen dava
- Genel Kurul Karar İptali
- Birleşen dava tarihi
- 30.05.2012
Karar Metni
2.212 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin kararıdır. Davacı vekili asıl dava da dava açan dilekçesinde özetle;
Davacıların, davalı şirkette toplam %20 oranında pay sahibi olduklarını, 30 yıldır yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan ... ve 10 yıldır yönetim kurulu üyesi olan ...'nın hiçbir neden gösterilmeksizin 05.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine son verildiğini, ..., ...ve ...'in yönetim kurulu üyeliklerine seçildiğini, 5 kişiden oluşan yönetim kurulunun bu şekilde 3'e düşürüldüğünü, henüz ibraz edilmemiş eski yönetim kurulu üyelerinin tekrar seçildiğini, davacılar ve ailesinin %40 oranında pay sahibi oldukları şirketten bu şekilde uzaklaştırıldıklarını,
%60 oranında payı elinde bulunduran ...ailesinin şirketi tek başına yönetmeyi amaçladıklarını, 05.03.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4,5 ve 6 nolu kararlar ile 06.04.2012 tarihli ertelenen olağan genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların bir bölümünün yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bilanço görüşülmesinin ertelenmesi sebebiyle ibra edilmeyen eski yönetim kurulu üyelerinin yeniden yönetime seçilmelerinin ve yönetim kurulunun 3 üyeye düşürülmesinin iyiniyetli bir karar olmadığı gibi Türk Ticaret Kanununun 377.maddesine aykırı olduğunu,
yeni seçilen yönetim kurulu üyelerine Türk Ticaret Kanununun 334 ve 335.maddeleri gereğince izin verilmesinin yasa ve iyi niyet kurallarına uygun olmadığı gibi ... ailesi mensupları ile bağlantılı olan ...'ın denetçi olarak seçilmesinin de uygun olmadığını, 16.04.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, bilanço ve kar zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin karar ile,
özel denetçi tayini istemlerinin reddine ilişkin kararların iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, ... ve ...'in ibralarına karar verilmesinin... ailesinin menfaatleri doğrultusunda alınmış bir karar olduğunu beyanla anılan kararların Türk Ticaret Kanununun 381.maddesi hükümü uyarınca iptaline,
Türk Ticaret Kanununun 382.maddesi uyarınca icrasının durdurulmasına ve davalı şirketin kötü niyetli olması nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 329/2.maddesi uyarınca para cezası uygulanmasına ayrıca Hukuk Muhakemeleri Yasasının 329/1.maddesi hükmü dikkate alınarak asgari ücret tarifesinin 3 katı oranında vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/326 esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili aynı yönde talepde bulunmuştur. Davalılar vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin cevap dilekçesinde özetle;
Davalara konu genel kurul kararları ile %40 oranında hissedar olan davacı yanın yönetimden dışlanarak şirketin %60 pay oranına sahip hissedarların hakimiyetinin temin yoluyla objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranıldığı iddiasının hiçbir yasal ve hukuki dayanağının bulunmadığını, yıllardan beri süregelen birlikte çalışma, sorumlulukları ve riskleri paylaşma prensiplerinin davacılar tarafından son 2 yıldır yerine getirilmediğini ve şirketin zarara uğratıldığını, yönetim kurulunun 3 kişiden oluşmasının şirket ana sözleşmesine uygun olduğunu,
Türk Ticaret Kanununun 377.maddesi uyarınca bilanço görüşmelerinin ertelenmesi halinde bilanço ile ilgisi olmayan hususların görüşülebileceğini, yeni yönetici ve denetçi seçiminin yasaya aykırı olmadığını, bu durumun bilanço görüşmeleri ile ilgili olmadığını, yönetim kurulu üyelerine Türk Ticaret Kanununun 334 ve 335.maddeleri uyarınca izin verilmesinin iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, 16.04.2012 tarihli kararda bilanço ve kar zarar hesaplarının onaylanması ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerinin iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, asıl kötü niyetli davrananın davacı taraf olduğunu,
Türk Ticaret Kanununun 348.maddesi gereğince özel denetçi tayini isteminin reddi halinde bu kararın iptali yoluna gidilemeyeceğini, denetçi seçimine ilişkin alınan kararın hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Elde ki asıl ve birleşen dava;
Davalı şirketin 15.03.2012 tarihli genel kurul ile 16.04.2012 tarihli genel kurul toplantılarında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkin, Türk Ticaret Kanununun 381. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan davadır.
Asıl dava 29.05.2012, birleşen dava 30.05.2012 tarihinde açılmış olup, Türk Ticaret Kanununun 381.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki 3 aylık süresi içinde açılmıştır. Davacıların davalı şirketin hissedarı olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davacıların dava açma hak ve yetkileri bulunmaktadır.
Davalı şirketin dava tarihi itibariyle ticaret sicilinde kayıtlı yasal ikametgahının mahkememizin yargı yetkisinin bulunduğu idare sınırlar içinde kaldığı saptandığından, uyuşmazlığın çözümünde Hukuk Muhakemeleri Yasasının 14/2 ve Türk Ticaret Kanununun 381.maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı şirket sicil dosyası ana sözleşmesi, iptali istenen genel kurul toplantısında da alınan kararlar ve hazirun cetveli örnekleri dosyaya alınmıştır.
Delillerin dosyaya ikamesini müteakip asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin ... esas,... karar sayılı ve 25/11/2014 tarihli karar ittihaz olunmuş, anılan kararın temyiz edilmesi üzerene mahkememizin bahse konu kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25/02/2016 günlü ilamıyla bozularak dosya mahkememize iade edilmiş, bozma ilamını müteakip yapılan yargılamada Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25/02/2016 günlü ilamına uyularak yargılama sürdürülüp sonuçlandırılmıştır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2015/4695 esas, 2016/2079 karar sayılı 25/02/2016 günlü bozma ilamında bozma sebebi olarak sayılan hususlar hariç olmak üzere diğer yönlerden mahkememizin asıl ve birleşen davaya ilişkin ... esas, ... karar sayılı ve 25/11/2014 tarihli karar kesinleşmiştir.
Dolayısıyla bozma ilamını müteakip iş bu yargılamanın konusu; davalı şirketin 16/04/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısının 4.maddesinde alınan "şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına" ilişkin genel kurul kararının, 05/03/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında 4 no lu gündem maddesi ile "yönetim kurulu seçimine dair" kararın, 05/03/2012 tarihli genel kurul toplantısında 5 no lu karar ile "yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 334 ve 335.maddelerine göre izin verilmesi" yönünde ki kararın, iptalini gerektirir koşulların somut olayda mevcut olup olmadığıdır.
ASIL DAVADA
HARÇ BEYANI /
54,40-TL KARAR HARCI 21,15-TL PEŞİN HARÇ / 33,25-TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
2.200,45 TL BOZMA ÖNCESİ 188,50 TL POSTA MAS. / 2.388,95 TL TOPLAM
DAVALI GİDERİ /
18,00-TL POSTA MA.
BİRLEŞEN DAVADA HARÇ
BEYANI /
54,40-TL KARAR HARCI 21,15-TL PEŞİN HARÇ / 33,25-TL KALAN HARÇ
DAVACI GİDERİ /
24,45.-TLBVH VE VSH · 36,00.-TL TEBLİĞLER / · 60,45.-TL TOPLAM
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/585, K. 2020/78, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama