KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2020
- Dosya no
- 2018/591
- Karar no
- 2020/27
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/11/2017
- Numarası
- 2015/510 E. - 2017/844 K.
- Davanın konusu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 09/01/2020
Karar Metni
2.234 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... nezdinde ZMM sigortalı olan ve davalı ...'ın maliki, diğer davalı ...'ın da sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı aracın vekil edenlerinden ... ile ...'nin babası ...'ın da boşandığı eşi olan ... çarpması neticesinde 06/10/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...i'nin hayatını kaybettiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla, ... desteğinden yoksun kalan ... için 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, diğer davacıların her biri içinde ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş.
13/02/2017 havale günlü ıslah dilekçesi ile davacı ...'a ilişkin destekten yoksun kalma tazminatına yönelik istek miktarını 51.715,00-TL'ye çıkardıklarını açıklamış.
22/03/2017 günlü duruşma oturumunda ve 23/10/2017 günlü dilekçe ile de vekil edeni ... bakımından maddi tazminata ailişkin taleplerinin sigorta şirketince karşılandığı, aralarında düzenlenen sulh protokolü gereğince sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, diğer iki davalı yönünden ise, sigortanın yaptığı ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığını buna göre karar verilmesini istediklerini bildirmiştir.Davalılar cevaplarında özetle; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.Mahkemece;
iddia, savunma, beyanlar, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı gözetilerek ... ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'ın %75 oranında, ... ise %25 oranında kusurlu olduğu,
davacılardan ...'ın sigorta şirketine yönelik olarak açmış olduğu maddi tazminata ilişkin davasından feragat ettiği gözetildiğinde bu feragatin diğer davalılarada sirayet ettirilmesi gerektiği, babalarını kaybeden davacılar ... ve ...'nin her biri için davalılar ... ve ...'dan ayrı ayrı olmak üzere 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı görüşünden hareketle;"1-Davacı ... davalı ...'ye karşı açmış olduğu tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı vekili sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat etmiş olduğundan bu geragatin sigorta şirketi ile aralarında tam tesessül bulunan diğer davalılara da TTK 166.
Madde gereğince sirayet edeceğinin kabulü gerekeceğinden açılan davanın feragat nedeniyle REDDEDİLMİŞ SAYILMASINA, 3-Davacı ... davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı ... davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı ...'nin davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı ...'nin davalı ...'a karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacıların manevi tazminat davasına yönelik fazlaya ilişkin talebinin ayrı ayrı REDDİNE," karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; davacılardan ...'ın maddi tazminata ilişkin davada, sadece ... açısından feragat edildiğini, diğer davalılara yönelik davanın da konusuz kaldığını, bu şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken feragatin diğer davalılara yansıtılması sonucunda sigorta dışındaki davalılara yönelik davanın reddine karar verilmesi ve buna bağlı olarak da vekil edeni aleyhine 1.000,00-TL vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu,
ayrıca sigorta dışındaki davalılara yönelik olarak açılan manevi tazminat talepli davada müştereken ve müteselsilen tahsil isteğinde bulunulduğu halde hüküm altına alınan manevi tazminatların yarısının bir davalıdan, diğer yarısının da öteki davalıdan tahsiline karar verilmesinin isabetsiz bulunduğu hususlarına ilişkindir.Davalılar vekilinin istinaf nedenleri ise; ceza yargılaması sırasında temin edilen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde taraf kusurlarının eşit olduğu belirlendiği halde, davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunu bildiren bilirkişi raporuna değer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,
ayrıca belirlenen manevi tazminat miktarlarının çok fazla bulunduğu, vekil edenlerine yönelik olarak açılan maddi tazminat davasının reddedildiği gözetildiğinde.
51.175,00-TL üzerinden nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, eksik vekalet ücreti belirlenmesinin hatalı olduğu ve kendileri tarafından 11/10/2013 tarihinde 99,00-TL masraf avansı yatırıldığı halde bu masrafla ilgili olarak kısmen kabul ve ret ile sonuçlanan bir davada lehlerine herhangi bir yargılama gideri hükmedilmemiş olmasının da doğru bulunmadığı hususlarına yöneliktir.
Dava; trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.İstinaf edenlerin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda.
1-Davacılardan ... tarafından 1.000,00-TL bedelle açılan maddi tazminata ilişkin dava, tüm davalılara yöneltilmiş, ancak yargılama sırasında davacı ...'ın talep edebileceği destek tazminatı miktarının 50.715,00-TL olduğunun belirlenmesinden sonra, davalı ... tarafından belirlenen bu miktar gözetilerek ödeme yapılmış ve bu nedenle de davacı tarafça ... yönelik bulunan maddi tazminata ilişkin davadan feragat edilmiş ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri olmadığı bildirilmiş, diğer davalılara yönelik davanın da bu nedenle konusuz kaldığı açıklanmıştır.
Davacılar vekilinin 22/03/2017 günlü duruşma oturumundaki beyanı ile 23/10/2017 dilekçedeki açıklamalar değerlendirildiğinde davacı ...'ın sadece ... yönelik davasından feragat ettiği, diğer davalılara yönelik dava bakımından bir feragat beyanı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Teselsül hükümlerine dayanılarak aracın sigortacısına, işletenine ve sürücüsüne birlikte yöneltildiği anlaşılan dava bakımından, ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunan davalılardan biri tarafından yapılan ödeme nedeniyle diğer davalılar ödeme miktarınca borçtan kurtulur.
Somut olayda, davacının talep edebileçeği tazminat miktarının 50.715,00-TL olduğunun belirlenmesinden sonra davalı ... şirketinin, belirlenen bu tazminat miktarının tamamının faiz ve vekalet ücreti ile birlikte davacıya ödediği anlaşıldığından, Türk Borçlar Kanununun müteselsil sorumluluğu düzenleyen hükümleri uyarınca, davalı sigortacı hakkındaki feragatten sigortacının sorumluluğunu üstlendiği araç işleteninin ve haksız fiil sorumlusu olsa dahi araç sürücüsünün yararlanması gerekeceği belirgin ise de;
davalı ... dışında kalan davalılar ... ve ... aleyhine açılan davadan açıkça feragat edilmediği gözetildiğinde, az yukarıda açıklanan feragatdan yararlanılma, feragatin tüm hukuki sonuçlarını kapsamayacağından, sözü edilen bu davalılar hakkında açılan davanın sadece 50.715,00-TL'lik bölüm bakımından konusuz kalacağı açıktır.
Ne var ki, yargılama sırasında davacının uğradığı zarar miktarının 50,715,00-TL olduğu belirlenmesine rağmen, ıslahla maddi tazminata ilişkin istek miktarı 51.715,00-TL'ye çıkarılmıştır. Sigorta şirketi dışında kalan davalıların yararlanacağı feragatin ve ödemenin kapsamı dışında kalan 1.000,00-TL bakımından davanın kanıtlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmelidir.
Bu durumda mahkemece; ... dışında kalan davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın 50.715,00-TL'lik bölümünün konusuz kalması nedeniyle bu miktar bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1.000,00-TL'lik davanın da reddine karar verilmesi gerekirken,
yanılgılı değerlendirme sonucunda sigorta dışında kalan davalılara yönelik davanın " feragat nedeniyle reddedilmiş sayılmasına" karar verilmesi ve hatalı hükme dayanılarak olması gereken asıl yasal neden gösterilmeksizin adı geçen davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş bulunması isabetsizdir.2- Davacılar ... ve ... manevi tazminat talepli davalarını teselsül hükümleri uyarınca ...
Sigorta şirketi dışındaki davalılara yönelterek hükmedilecek tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 88/1 ve 6098 sayılı Borçlar Kanununun teselsül hükümleri uyarınca trafik kazası sonuçunda meydana gelen bir zararın giderilmesi bakımından araç işleteni ve araç sürücüsü birlikte sorumlu olup, hüküm altına alınan tazminatlar bakımından da birlikte sorumlulukları yoluna gidilmelidir.
Bu durumda Mahkemece; her bir davacı yararına ayrı ayrı için belirlediği manevi tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yarısının bir davalıdan, yarısının diğer davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.3-Davalılar vekilinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde.
Haksız bir fiil sonucunda; zarara uğranıldığı iddiasıyla talepte bulunulması halinde, kazanın meydana gelmesinde taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsurlardan biridir. Görülmekte olan dava kapsamında temin edilen ve İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyesi bulunan Prof.
Dr. ... tarafından düzenlenen 21/10/2015 günlü ilk raporda; kazanın meydana geliş şekli açıklanarak tarafların eşit kusurlu oldukları sonucuna varılmış, davacı tarafın itirazı üzerine dosya içerisindeki CD'lerin izlenmesi sonucunda düzenlenen 29/02/2016 günlü ek raporda ise; kök rapordaki değerlendirmelerin dosyadaki bilgi, belge ve beyanlar gözetilerek yapıldığı, kazanın görüntülerini içeren CD kayıtlarının incelenmediğini, itiraz üzerine söz konusu kayıtların incelenmesi sonucunda davalı araç sürücüsünün asli derecede kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu durumda kusur oranları eşit değil %75-%25 oranında bulunduğu bildirilmiştir.
Ek bilirkişi raporundaki açıklama ve değerlendirmelerin dosyaya uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve çözümü yapılan CD kayıtları ile örtüşmesi karşısında bu raporun hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bundan ayrı; zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu, ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, davacılarla ölenin yakınlık dereceleri, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları, kazaya neden olan aracın cinsi ve kullanım amacı dikkate alındığında,
ölümle sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararında belirtilen ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala uygun bulunmasına göre davalıların bu yöne ilişen istinaf itirazları da yerinde değildir.Davalıların, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazlarına gelince; davacılardan ... ölenin desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek,
maddi tazminat isteğinde bulunmuş ve yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin olarak talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi ve belirlenen bu tazminat miktarının tamamının sigortacı tarafından karşılanması nedeniyle, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden ve bu ödemeye dayanılarak yapılan feragatten diğer davalıların yararlanacağı, dolayısı ile de istinaf yasa yoluna başvuran davalılar aleyhine açılan davanın 50.715,00-TL'lik bölümünün konusuz kaldığı ve davacının görülmekte olan davayı açmakta haklı olduğu gözetildiğinde,
hatalı olarak verilen feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin hükme dayanılarak 51.715,00- TL üzerinden ret vekalet ücreti vekalet istenilemeyeceğinden, bu yöne ilişen istinaf itirazı yersiz olduğu gibi; dosya kapsamına göre, istinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından yargılama sırasında yapılmış bir masraf olmadığın anlaşıldığına ve yatırılan bir gider avansı var ise, zaten mahkemece kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine karar verilmiş bulunduğuna göre; davalılar ... ve ... vekilinin yersiz olan tüm istinaf başvurularının reddine;
buna karşılık davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne karar vermek gerektiği; ancak, hatalı olduğu belirlenen hususlardaki yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına;
istinaf konusu yapılmayan dolayısı ile de, taraflar bakımından usuli kazanılmış hak oluşturan hususlar ve reddedilen istinaf nedenleri ile harcın kamu düzenine ilişkin bulunduğu gözetilerek hatalı olduğu sonucuna varılan hususların düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
09/01/2020
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/591, K. 2020/27, 9 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama