KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
- Esas no
- 2020/17 Esas
- Karar no
- 2020/605
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 30/11/2012
Karar Metni
4.229 kelime·21 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEMDavacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkillerinin oğlu ... ...'ın 26.07.2012 tarihinde ... plakalı motosikleti ile arkasında kız arkadaşı ile ...'dan ...'a seyahat etmekte ike ... yolu üzerinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında hayatını kaybettiğini, motosikletin ise çarpmanın etkisi ile alev alarak tamamen yandığını, davalı ...'ın olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkil anne babanın biricik oğullarının yaşam boyu varlığından ve desteğinden yoksun kaldıklarını, cenazesini defnederek yüklü miktarda masraf yaptıklarını,
sosyal ve ekonomik durumlarının alt üst olduğunu, davacı kardeşin ise ağabeyinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın sağlığında ...isimli takı firmasında usta başı olarak görev yaptığını, geliri ile yaşlı ve bakıma muhtaç olan anne babasına iyi bir yaşam düzeyi sağladığını, BK'nun 53. Maddesi gereğince müvekkil anne baba için cenaze ve defin giderleri, yoksun kalma tazminatı, ulaşım ve konaklama giderlerinin davalılarca karşılanması gerektiğini,
şimdilik 100.000,00 -TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren davalı sigorta şirketleri için başvuru tarihinden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, yaşadıkları acı nedeniyle ayrıca anne baba için 300.000,00 er -TL, kardeş için 200.000,00 -TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle;HMK nun 6 ve 16. Maddeleri gereğince davaya bakmanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisi kapsamında bulunduğunu, olayda müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu, ... plakalı aracın kasko sigortası ve trafik kaza sigortasının mevcut olduğunu, zararların sigorta poliçelerinden karşılanması gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... plakalı aracın olay tarihi itibariyle ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, işletenin sorumluluğu bulunmadığı hallerde müvekkiline de sorumluluk yüklenemeyeceğini, kusur yönünden uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılarak ölenin desteğinden yoksun kalıp kalmadıklarının belirlenmesi ve 2010/4 sayılı genelge dikkate alınarak CSO1980 Tablolarının aktüerya hesabında kullanılmasını, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, dava tarihinden önce müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... plakalı motosikletin ... numaralı poliçe ile KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacının bu poliçe kapsamında tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, 3.kişilere ödemek zorunda kalınan zararların güvence altına alındığını, davacıların zarar göre 3. Kişi konumunda olmadıklarını, kazanın oluşumunda sigortalı motosiklet sürücüsünün kusurlu bulunmadığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, olay tarihinde geçerli bulunan ve davalı sigorta şirketlerince düzenlenen ZMMS (Trafik Sigortası) poliçe örneği, trafik kaza tutanağı, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...-69 sayılı 25.03.2013 tarihli karar ve tüm dosya örneği, nüfus kayıt örnekleri, araç trafik kayıt örnekleri, cenaze giderlerine ilişkin ödeme belgeleri getirtilerek dosya içine alınmış , davacıların maddi tazminat istemleri ile ilgili olarak aktüerya uzmanı ve makina mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
Aktüerya Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 27.10.2014 tarihli raporda; davalı .... AŞ 'ne sigortalı motosiklet sürücüsünün kusuru olmadığı, davalı ... Sig. Şirketine ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davalı ... Sig.
Şirketi tarafından davacılara 01.03.2013 tarihinde 76.933,35 -TL tutarında toplam destekten yoksunluk tazminatı ödendiği, bu ödemenin yasal faizi ile güncelleştirilerek hesaplanan maddi tazminat miktarından düşülmesi sonucunda vefat eden ... ...'ın geride kalan hak sahiplerinden davacı babası ... 'ın nihai ve gerçek zararının 18.401,12 -TL, davacı annesi ...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 16.552,44 -TL olduğu tespit edilmiştir. ... plaka sayılı motosikletin hasarlanması sonucu davacıların maddi zararlarının 43.683,00 -TL olduğu,
aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin 32.000,00 -TL olup, 500,00 -TL sovtaj gideri düşüldükten sonra davacıların uğradığı zararın 31.500,00 -TL olduğu, araç hasarı ile ilgili olarak davacı anne babaya 11.250,00 'şer -TL olmak üzere toplam 22.500,00 -TL ödendiğinden bu kapsamda bakiye zararlarının toplam 9.000,00 -TL olarak hesaplandığı, ayrıca 400,00 -TL aracın çekme ve otopark ücreti ile 450,00 -TL araç nakil bedelinin de davacı zararı olarak kabulü gerektiği belirtilmiştir.
Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı ve 29/12/2015 tarihli ilamı ile davalı ... Sig. AŞ'ne ... nolu KTK ZMMS (Trafik Sigortası ) sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davalı ...'ın sürücüsü bulunduğu ... plaka numaralı aracın diğer davalı ...
AŞ'ne ... nolu KTK ZMMS (Trafik Sigortası ) sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan müteveffa ... ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda motosikletin tamamen yanarak pert olduğu, ... ...'ın vefatı ile davacı anne ve babasının desteğinden yoksun kaldıkları, ZMSS açısından zarar gören 3. Kişi konumunda bulundukları, işletenin neden olduğ zararlardan dolayı 3. Kişilerin zararları limitle sınırlı kalmak üzere davalı sigortacılar tarafından karşılanması gerektiği, olayın davalı ...'ın tam kusuru ile meydana geldiği,
yapılan ödeme sonrasında davacı baba ... için 18.402,12 -TL, davacı anne ... için 16.552,44 -TL destekten yoksunluk zararının olay tarihi itibariyle geçerli bulunan poliçeler kapsamında; sigorta teminat limiti dahilinde kaldığından davalı sigorta şirketleri ve diğer davalı ... tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiği, ayrıca motosiklet hasarından dolayı davacıların toplam 9.850,00 -TL tutarındaki maddi zararlarının poliçe teminat limiti kapsamında bulunduğundan aynı şekilde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiği,
cenaze giderleri ile ilgili olarak davacılar tarafından yapılmış bulunan 10.500,00 -TL tutarındaki harcamanın da davacıların zararı olarak ve poliçe teminat limiti kapsamında bulunduğundan davalılarca karşılanması gerektiği, davalı ... yönünden haksız fiil hükümleri doğrultusunda olay tarihinden itibaren, davalı ... Sig. AŞ için 12.11.2012 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ....
AŞ için dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; destekten yoksun kalma talebi yönünden davacı ... için 18.402,12 -TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 26.07.2012 olay tarihinden itibaren, davalı ... Sig.AŞ için 12.11.2012 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ....
AŞ için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle adı geçen davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere), destekten yoksun kalmaya ilişkin davacı ... için 16.552,44 -TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 26.07.2012 olay tarihinden itibaren, davalı ... Sig.AŞ için 12.11.2012 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ....
AŞ için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle adı geçen davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere); cenaze giderlerine ilişkin olarak, davacı ... için 5.250,00-TL , davacı ... için 5.250,00 -TL olmak üzere toplam 10.500,00 -TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 26.07.2012 olay tarihinden itibaren, davalı ...
Sig.AŞ için 12.11.2012 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ....
AŞ için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle adı geçen davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere); ... plakalı motosiklet hasarı yönünden davacı ... için 4.925,00 -TL, davacı ... için 4.925,00 -TL olmak üzere toplam 9.850,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 26.07.2012 olay tarihinden itibaren, davalı ...
Sig.AŞ için 12.11.2012 temerrüt tarihinden itibaren, davalı ....
AŞ için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle adı geçen davacı yararına davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere); davacıların manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne; davacı ... için 10.000,00 -TL, ... için 10.000,00 -TL, ... ... için 5.000,00 -TL olmak üzere toplam 25.000,00 -TL manevi tazminatın 26.07.2012 olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle adı geçen davacılar yararına davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememizin 29/12/2015 tarih 2014/21 esas 2015/818 karar tarihli kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 07/03/2019 tarih 2016/7548 esas 2019/2621 karar sayılı ilamında; "Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat, cenaze ve defin gideri ile araç hasar tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, müteveffa ile davacıların yakınlık derecesi, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davadaki haklılık durumunun açıldığı tarihteki duruma göre belirlenmesi gerekirken, mahkemece dava açıldıktan sonra davalı ... A.Ş tarafından yapılan ödemeden dolayı kısmen kabul, kısmen red kararı verilmiştir. Dava 30.12.2012 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesinden sonra dosya görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Dolayısı ile eldeki dava görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğindedir ve davanın açılma tarihi 30.12.2012'dir.
Davanın açılması sonrası davacı tarafça, işbu davadaki taleplere halel gelmemek üzere, öncelikle faiz ve ferilere mahsuben kabul edilen davalılardan ... A.Ş'nin ödemesi, 01.03.2013 tarihinde olup, maddi tazminat bakımından davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar lehine, dava tarihinden sonraki ödeme nedeniyle kısmen kabul ve kısmen red kararı verilerek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Somut olayda, dava 30.12.2012 tarihinde açılmış olup, davalı sigorta şirketince 01.03.2013 tarihinde hak sahiplerine toplam 76.933,35 TL, 83.645,83 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda ödemeler güncellenerek tazminattan mahsup edilmiştir. Oysa, yargılama devam ederken davadan sonra yapılan ödeme tutarının yasal faiz eklenmeksizin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Bu durumda hesap bilirkişisi raporunda, davadan sonra yapılan ödemenin güncellenmeden mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.
4-Davalı ... A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı ... A.Ş. davacıların desteği ... ...'ın kullandığı motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortasıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.
ZMMS sözleşmesi ile motorlu araç işletenin 3. kişilere verdiği zararlar nedeniyle onlara karşı olan hukuki ve mali sorumluluğu güvence altına alınmaktadır. Bu tür sigortada kazaya neden olan araç işleteninin hukuki sorumluluğu güvence altına alınmış olduğundan sigortacının zarar giderim yükümlülüğünün de bu ilke çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, sigorta şirketleri sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde zarar miktarından sorumludur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Somut olayda dava ve ceza davası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sigortalı araç sürücüsü/işleten müteveffa, davalı ... A.Ş’ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... ...’ın meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, karşı araç sürücüsü ...’ın ise %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda davalı ... A.Ş’ye zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığının belirlenmiş olması karşısında, mahkemece TBK. ve KTK. hükümlerine göre davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunun bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, belirlenen tazminat tutarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
5-Davalı ... A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder."
Somut olayda, davalı ... Şirketi, hasara neden olan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, 26.07.2012 kaza tarihindeki poliçe limiti araç başına maddi 22.500.00 TL’dır. Dosya kapsamından davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından,25.07.2013 tarihinde davacı anne ve babaya 11.250,00’er TL, toplam 22.500,00 TL ödeme yaptığı ve poliçe limitinin tamamının davacılara ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, 9.850,00 TL tazminattan, davalı ... Şirketi’nin diğer davalılarla birlikte poliçe limiti ile sınırlı olarak müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır.
6-Görevsiz mahkemede açılan ilk dava tarihi 30.11.2012 olup, gerekçeli kararda dava tarihi 17.01.2014 olarak yazılmış ise de, bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/17, K. 2020/605, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama