KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2021
- Esas no
- 2020/503
- Karar no
- 2021/831
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 14/09/2020
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin gıda toptan ticaretinde uzun yıllardır hizmet verdiği, davalı gibi birçok ticarethaneye unlu gıda maddeleri ve yan ürünlerini satış yaptığı, ekte müvekkili şirkete ait ticaret sicilinin mevcut olduğu, müvekkili ile davalı şirket arasında birden çok ticari işlemlerden kaynaklı cari hesap sözleşmesi gereğince davalı şirketin 03/07/2020 takip tarihi itibariyle 23.796,24 TL cari hesap borcu olduğu, bu borcun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı ve ödeme emri tebliğ edildiği,
icra takibi açılırken dosyaya sundukları alacak müstenidat belgesi olarak borçlu şirketin cari hesap döküm belgesini sunmuş oldukları, borçlu davalıya gönderilen ödeme emri ekinde cari hesap dökümününde mevcut olduğu, borçlu davalı şirket vekilinin süresi içerisinde vaki itirazı ile icra takibine itiraz ettikleri, icra takibinin itiraz üzerine durduğu, davalı taraf ile 2020 yılı başından itibaren bir çok sefer, gıda maddeleri ve unlu mamuller satışı yapıldığı, karşılıklarında da cari hesap ekstresinde de gözüktüğü üzere tahsilatlar yapıldığı,
en son davalı tarafından 06/03/2020 tarihinde yapılan nakdi ödeme sonucunda kalan bakiye olan 23.796,24 TL cari hesap alacağını, ödememekte direnmiş olduğu için icra takibi açılarak alacağın tahsilinin amaçlandığı, davalı şirketin itirazlarında öncelikle yetkiye itiraz ettiklerini, davalının haksız yere borca itiraz ettiğini İİK 67/2 maddesi gereğince davalarının kabulü ile asıl alacak üzerinden (23.796,24 TL) kabulü ile takip tarihinden itibaren (03/07/2020) yasal faiz uygulanmasını ve alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ettikleri,
davalı tarafça icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 23.796,24 TL üzerinden devamına, %20 den aşağı olmamak üzere davalının inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verildi.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi ve iş bu davanın tamamen haksız ve hukuksuz olduğunun ve reddinin gerektiğinin, borçlu olduğu belirtilen müvekkili şirketin cari hesap alacağından kaynaklı belirtilen miktarda davacı-takip alacaklısına borcu bulunmadığı, takip ile talep edilen alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği, yapılacak olan defter kayıtları, bilirkişi incelemesi ve sonucunda davalı müvekkilinin itirazında haklı olduğunun görüleceğini, davacıya belirtilen miktarda borç bulunmadığı, likit alacak söz konusu olmadığından,
uygulanan faizin fahiş olduğundan itirazlarının kabulü ile usul, yasa ve hakkaniyete aykırı başlatılan takibin iptaline ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği, müvekkili şirketin belirtilen miktarda borcu bulunmadığından dolayı ve alacağın likit olmadığından haksız davanın reddi ile hukuka aykırı başlatılan icra takibinin iptaline, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından sunulan 08/12/2021 tarihli dilekçesi ile; davalıya karşı açılan iş bu davadan, taraflarca harici anlaşma sağlanmış olmasından kaynaklı feragat ettiklerini, karşı taraftan yargılama masrafı ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını anlaşma protokolüne göre davalı tarafın da yargılama masrafı ve ücreti vekalet talebinin olmadığını talep etmiştir. Davacı vekili aynı mahiyette 09/12/2021 tarihli celsede imzalı beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili 09/12/2021 tarihli celsesindeki beyanında; Feragata bir diyeceklerinin olmadığını, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de olmadığını ifade etmiş ve beyanı imza altına alınmıştır.
Davacı vekilinin davadan feragat yetkisi bulunduğu vekaletnamesinde görülmüştür. Davadan feragat HMK'nun 307. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nun 309. Maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tesbit olunmuştur. Bu nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/503, K. 2021/831, 9 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama