KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Esas no
- 2021/12 Esas
- Karar no
- 2023/886
- Dava
- İtirazın İptali /
- Dava tarihi
- 20/11/2014
Karar Metni
1.726 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) ALACAK davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirket hesabına 2012 yılında muhtelif tarihlerde toplam 260.000,00 -TL para havalesi yapıldığını, ayrıca 80.000,00-TL lik çek verildiğini, davalının ihtiyacına binaen ödünç olarak bu paraların verildiğini, geçen süre içinde görüşmelerden sonuç alınamadığından ödenen paraların iadesi amacıyal davalı şirket hakkında icra takibine geçildiğini, davalının haksız ve dayanaksız itirazı ile takibi durdurduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, 20.06.2016 tarihli dilekçesi ile; davasını ıslah etmiş, ekonomik sıkıntı içinde bulunan davalıya yardımcı olmak amacıyla ıslah dilekçesinde ... bank, ... , ... bankası ve çek bilgileri bilinmeyen "hatır çeki" keşide edilerek davalıya verildiğini, davalının bu çekleri tahsil ettiğini, ancak müvekkiline ödeme yapmadığını belirterek 464.507,54-TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; dava ve takibin dayanaksız olduğunu, soyut iddialarda bulunulduğunu, çek bir ödeme aracı olduğundan bedellerinin geri talep edilmesinin abesle iştigal olup, hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek davanın haksızlığını savunmuş ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı vekili 16/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; davaya konu edilen çekler hakkında tarih, bedel vs. bilgilerin davacı tarafından 2014 yılından bu yana beyan edilmediği, ancak banka cevaplarının tamamlanmasıyla tespit edilebilmiştir.
İş bu suretle cevap haklarımız kısıtlanmış olmakla daha yeni belli olan çek bilgileri ve tarihler yönünden zamanaşımı itirazı ile çeklere yönelik cevaplarının ancak ıslah yoluyla yapabilmek zorunda bırakıldığını belirterek BK m. 82 kapsamında davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, müvekkil lehine düzenlenmemiş 16 çek yönünde talebin pasif husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine, dosyaya davacı tarafından hiçbir delil sunulmamış olmakla ve ekte sunulan banka dekontlarından anlaşıldığı üzere ispatlanamamış alacağın ve haliyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olarak açılmış, daha sonra ıslah edilerek alacak istemine dönüştürülmüştür.
... 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası kapsamından, davacı tarafın davalı hakkında toplam 464.507,54TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İİK.nun 62 maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı vekilinin dilekçesinde belirttiği çekler muhatap bankalardan sorularak ödemeler tespit edilmiştir.
Davacı vekili ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiş ise de, dava dilekçesinde ticari defterlere delil olarak dayanılmadığı ve davalının muvafakat etmemesi nedeniyle taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmiştir.
Mahkememizin 27/12/2016 tarih ve 2014/1391 Esas sayılı 2016/1054 karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, Mahkememizce verilen karar Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 20/11/2020 tarih 2017/6411 esas 2020/1989 karar sayılı ilamıyla kaldırılması kararı sonrası dosya 2021/12 esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
SMMM ... tarafından düzenlenen 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı tarafça ticari defter sunulmamış olup, dosya, tarafların sunulan bilgi ve belgeleri, banka cevapları, vergi dairesi cevapları, bilimum mevcut incelenmiş ; davacının davalıya vermiş olduğu çeklerden dolayı Islah ile bildirdiği şekilde, alacaklı olup olmadığı hususlarında, davacının davalıya verdiğini bildirdiği çeklerden 579.570 TL tutardaki çeklerin davalıya ilişkin olduğu, davalının davacıya ve şirket yetkilisine 547.145 TL ödemede bulunduğu dosyadaki dekont ve diğer belgeler kapsamında hesaplandığı,
mahkemece toplanan delillerin incelemesinde davacı tarafından davalının 7.498,90 TL tutarındaki faturasının vergi dairesine alınan hizmet / mal olarak beyan edildiği, davacının ödenen çeklerinden kaynaklı 579.570 TL tutar karşılığında davalı tarafından davacıya 547.145 TL yapılan havale ve 7.498,90 TL tutarındaki davacının vergi dairesine beyan ettiği davalı faturası düşüldüğünde , davacının çek bedellerine ilişkin 24.926,10 TL kısmının karşılığında bir ödeme ve benzeri bilgi belge dosyada olmadığı, davalının itirazların hukuki tavsifinin Sayın Mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı tarafından verilen ıslah neticesinde davacı ekonomik sıkıntı içinde bulunan davalıya yardımcı olmak amacıyla ıslah dilekçesinde dökümü yapılan çeklerin "hatır çeki" olarak davalıya verildiğini, davalının bu çekleri tahsil ettiğini, ancak müvekkiline ödeme yapmadığını belirterek 464.507,54-TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bankalardan gelen yazı cevapları uyarınca ödendiği bildirilen ve davacının davalıya keşide ettiği tespit edilen toplam 579.570 TL tutarında aşağıda dökümü bulunan çeklerin mevcut olduğu, davalının ödeme dekontları uyarınca 547.145,00 TL ödeme yapmış olduğu , Vergi dairelerinden gelen müzekkereye cevap yazılarına ekli BA / BS formları uyarınca davalı tarafından davacı şirkete KDV dahil 7.498,90 TL (KDV hariç 6.355 TL) tutarda faturasının da düşülmesi neticesinde kalan davacı alacağının 24.926,10 TL olduğu bilirkişi raporu ile bildirilmiş olup, Davacı tarafın davalıya borç olarak verildiğini bildirdiği ve ödendiği çeklerin; ... ...
30.8.2011 ...Şti. ... A.Ş.ait 75.000,00 TL bedelli , ...bank ... 20.11.2011 ... Tic.Ltd.Şti. ... A.Ş..ait 15.000,00 TL bedelli , ...bank ... çek nolu 23.1.2012 tarihli ...Şti. ...A.Ş. ait 81.500,00 TL bedelli, ...bank ... çek nolu 10.3.2012 tarihli ...Ltd.Şti. ...
A.Ş. ait 44.000,00 TL bedelli , ...bank ait ... çek nolu 9.11.2011 tarihli ...Şti. ...A.Ş. ait 79.000,00 TL bedelli,...bank ... çek nolu 15.1.2012 tarihli...Şti. ...A.Ş. ait 38.000,00 TL bedelli, ...bank ... çek nolu 28.12.2011 tarihli ...Ltd.Şti. ...A.Ş. ait 41.850,00 TL bedelli, ... ... çek nolu 4.9.2012 tarihli ....Şti. ...A.Ş. ait 41.350,00 TL bedelli, ... ... çek nolu 25.9.2012 tarihli ...Şti. ...
A.Ş. ait 44.870,00 TL bedelli, ... ... çek nolu 5.10.2012 tarihli ...Şti. ... A.Ş. ait 40.000,00 TL bedelli ,... ... çek nolu 7.10.2012 tarihli ...Tic.Ltd.Şti. ...A.Ş. ait 79.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 579.570,00 TL bedelli çeklerin davacı tarafından davalıya keşide edilerek , davalıya ödendiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ederek Çeklerin en yeni tarihli olanının tarihinin 07.10.2012 tarihli olduğunu, icra takip tarihinin 31.10.2014, dava tarihinin 20.06.2016 olduğunu, Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı davaların 2 yılda zamanaşımı süresi dolduğunu beyan etmiştir.
Davacı tarafından ıslah dilekçesinde belirtilen çeklerin herhangi bir alacağa dayanmaksızın "hatır çeki" olarak davalıya verildiği, bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiği, buna rağmen davacıya ödeme yapmadığı iddiasında bulunmaktadır. Çek bir ödeme aracı olup, bunun dışında nedenlerle (hatır çeki, ödünç olarak) herhangi bir alacağa dayanmaksızın verildiği ve tahsili halinde bedelin keşide edilene iade edileceği iddiası HMK nun 200 vd. Maddelerine göre yasal ve yazılı delillerle kanıtlanmalıdır.
İbraz edilen bilirkişi raporu ile , tarafların ticari defterlerini mahkememizce yapılan meşruhatlı ihtara rağmen ibraz etmedikleri Bankalardan gelen yazı cevapları ve vergi dairesinden gelen BA/ BS formları ve ibraz edilen dekont ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme neticesinde Davacı tarafın davalıya borç olarak verildiğini bildirdiği çekler ile ilgili davalıya keşide edilmiş çekler 579.570,00 TL tutarında olduğunun tespit edildiği ,
davalının davacıya ve davacı şirket yetkilisine 547.145 TL ödemede bulunduğu dosyadaki dekont ve diğer belgeler kapsamında davacı tarafından davalının 7.498,90 TL tutarındaki faturasının vergi dairesine alınan hizmet / mal olarak beyan edildiği hususunda BA/BS formu dosyada tespit edildiği, Davacının ödenen çeklerinden kaynaklı 579.570 TL tutar karşılığında davalı tarafından davacıya 547.145 TL yapılan havale ve 7.498,90 TL tutarındaki davacının vergi dairesine beyan ettiği davalı faturası düşüldüğünde , davacının çek bedellerine ilişkin 24.926,10 TL kısmının karşılığında bir ödeme ve benzeri bilgi belge dosyada olmadığı bildirilmiştir.
Kambiyo senedinin düzenlendiği hallerde, taraflar arasında kural olarak iki ayrı borç ilişkisi meydana gelmektedir. Bu durumda hem kambiyo münasebetine hem de asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunulabilecektir. Asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunabilmek, ancak doğrudan doğruya münasebette bulunanlar orasında, yani ciro yoluyla henüz devredilmemiş poliçelerde mümkündür.
Kambiyo senetleri hukukuna dayanan sebepsiz zenginleşme davası, Borçlar Hukuku’nun sebepsiz iktisap davasından farklı bir davadır ve TBK’da düzenlenen sebepsiz iktisap davasının bir türü değildir. Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkın, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü (TTK m. 730) veya zamanaşımına uğradığı (TTK m. 749) hallerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle malvarlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan bir haktır.
Bu anlamda TTK’nın 732. maddesinde işaret olunan zenginleşme aslında Kanun’un bir hükmüne dayanmakta olup Borçlar Kanununda düzenlenen sebepsiz zenginleşmedeki başkasının zararına sebepsiz zenginleşenin bu zenginleşmesinin haklı bir sebebe dayanmaması şartından ayrılmaktadır.
Davacı ıslah dilekçesi ile ekonomik darboğaz içerisine giren davalıya aralarında hiçbir ticari ilişki olmaksızın hatır çeki olarak verdiği ve davalı tarafından tahsil edilen çek bedellerinin geri ödenmediğini iddia etmiş ve alacak isteminde bulunmuş davalı vekili ise cevap dilekçesini ıslah sureti ile zamanaşımı defini ileri sürmüştür.
Burada davacı TBK kapsamında alacak iddiasında bulunarak davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürmektedir. Davacı davalıya ödünç para vermek gayesi ile hatır çeki olarak verdiğini ileri sürdüğü çekler nedeni ile verdiği parayı geri istediğini beyan etmekte davalı taraf ise hatır çeki olduğunu kabul etmemekle beraber bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ile Akbank ve Ziraat bankası dekontları ile 547.145,00 TL davacıya ödemede bulunduğu ve ödenmemiş davacı alacağının bakiye 32.425,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
TBK 77. Madde kapsamında " Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür" TBK 89 . Madde ise bu hakkın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirlemiştir.
Dava konusu çeklerin davacı tarafından davalı adına düzenlenerek teslim edilmesi, davalının bu çekleri tahsil etmesi halinde davacı açısından alacak oluşturacağı yolundaki iddianın davacı tarafça taraflar arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığı ve borç para verdiği yönündeki ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü beyanı ve davalı geri ödemeleri nazara alındığında temel ilişkinin sahip olduğu zamanaşımına tabi olduğu ,davalı geri ödemelerinin borç ikrarı niteliğinde olmakla birlikte çek tarihleri nazara alındığında takibin ve davanın iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra başlatıldığı/ açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HARÇ BEYANI /
5.605,75-TL PEŞİN HARÇ · 269,85-TL KARAR HARCI · 5.335,90-TL İADE HARÇ
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/12, K. 2023/886, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama