KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/170 Esas
- Karar no
- 2025/49
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/03/2023
Karar Metni
2.519 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı banka tarafından müvekkilinin ticari hesabından, TBK md.20 vd. Genel İşlem Koşullarına, Emsal Banka Uygulamalarına ve sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, ayrıca davalı banka tarafından müvekkilinin hesabından Ek Yüksek Yargıtay kararları da dikkate alındığında sözleşmeye aykırı miktar ve oran konusunda müvekkili ile herhangi bir anlaşma sağlanmadan kesintiler yapıldığını, müvekkilinin, davalı bankadan kredi kullanılmadığı halde 28.06.2013 tarihinde 393,75-TL, 27.09.2013 tarihinde 288,75-TL, 30.12.2013 tarihinde 183,75-TL, 28.03.2014 tarihinde 183,75-TL, 26.06.2014 tarihinde 525,00-TL,
26.09.2014 tarihinde 525,00-TL, 29.12.2014 tarihinde 525,00-TL, 30.03.2015 tarihinde 525,00-TL, 30.06.2015 tarihinde 525,00-TL, 30.09.2015 tarihinde 525,00-TL, 31.12.2015 tarihinde 525,00-TL, 20.09.2017 tarihinde 1.575,00-TL, 21.11.2017 tarihinde 47,00-TL, 23.11.2017 tarihinde 2.053,00-TL, 16.11.2018 tarihinde 410,25-TL ve 28.11.2018 tarihinde 867,60-TL olmak üzere toplam 9.677,85-TL Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti adı altında davalı bankanın tek taraflı sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, ...
Bankası, ..., ..., ..., ..., ... gibi diğer bankaların böyle bir ücret almadığını, bu haksız kesintilere ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, davalı bankanın yine müvekkilinin ticari hesabından kredi kullanmamasına rağmen 25.10.2016 tarihinde 673,72 TL Kredi Teklif Ücreti adı altında tek taraflı kesintiler yaptığını, müvekkilinin bu tarihte hiçbir kredi çekmediğinin açık olduğunu, diğer birçok banka ...
Bankası, ..., ..., ..., ..., ...'ın böyle bir ücret almadığını, sadece ...Bankası'nın sözleşmeye aykırı ve fahiş oranda bu haksız kesintileri yaptığını, bu haksız kesintilere ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00-TL'sinin TTK 9.maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, davalı bankanın yine müvekkilinin ticari hesabından 29.04.2014 tarihinde 229,00-TL, 29.04.2015 tarihinde 229,00-TL, 29.04.2016 tarihinde 269,00-TL ve 02.05.2017 tarihinde 269,00-TL olmak üzere toplam 996,00-TL Paket Ücreti adı altında kesinti yaptığını,
müvekkilin hiçbir talebi olmadığı gibi faydalanmadığı ve ne paketi olduğu belli olmayan bu haksız kesintinin iadesi gerektiğini, bu haksız kesintilere ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından 24.11.2017 tarihinde 997,50 TL ve 13.04.2018 tarihinde 997,50-TL olmak üzere toplam 1.995,00-TL Ekspertiz Ücreti adı altında kesintiler yaptığını, ancak ilgili tarihlerde müvekkilinin taşınmazına herhangi bir ekspertiz yapılmadığını,
davalının 3. kişilere ödemiş olduğu ekspertiz faturalarını ispatla yükümlü olduğunu, bu haksız kesintilere ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından 27.11.2017 tarihinde 787,50-TL İpotek Tesisi Ücreti adı altında kesinti yaptığını, davalı bankanın İpotek Tesis Ücretine ilişkin 3. Kişilere ödemiş olduğu faturaları ispat ile yükümlü olduğunu, ayrıca İpotek Tesis Ücreti ve Ekspertiz Ücreti bankanın gelir kaynaklarından olmayıp 3. kişilere fatura karşılığı ödenen bir ücret olduğunu,
bu haksız kesintiye ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, davalı bankanın yine müvekkilin hesabından 30.01.2019 tarihinde 255,90 TL Ekstre Gönderim Ücreti adı altında sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, davalı bankanın sadece müvekkiline posta ile göndermiş olduğu masrafları talep etmesi gerekirken sözleşmeye aykırı fahiş tutarda kesinti yaptığını,
bu haksız kesintiye ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından 26.04.2017 tarihinde 52,50 TL ve 29.11.2017 Tarihinde 52,50 TL olmak üzere toplam 105,00 TL Kesinti Tahsilatı adı altında haksız kesinti yaptığını, haksız yapılan bu kesintinin iadesi gerektiğini, bu haksız kesintiye ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesine,
davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından 30.11.2015 tarihinde 280,00-TL Allianz Sigorta ve 26.04.2017 tarihinde 112,00-TL Deprem Sigortası adları altında haksız kesintiler yaptığını, davalı bankanın müvekkili adına yapılan sigorta kesintilerini ispatla yükümlü olduğunu, bu haksız kesintilere ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00 TL'sinin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile iadesi gerektiğini beyanla müvekkilinden haksız alınan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 210,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren Ticari Avans Faizi ile iadesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafından Sayın Mahkeme nezdinde ikame olunan işbu davada hiçbir talebin davacı tarafından somutlaştırılmadığını ve davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını somutlaştırması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tüm alacak iddialarının zamanaşımına uğramış olduğunu ve mahkeme tarafından davanın reddi gerektiğini, müvekkili banka tarafından tahsil edilen tüm tutarların, davacının da imzalamış olduğu kredi kullandırım talimatında belirtiği şekilde yapıldığını ve davacının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu,
kredi kullandırım talimatında da yer alan ve açıkça belirtilen komisyon masrafından haberdar olmadığının ve haksız olarak tahsil edildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili banka tarafından yapılan tüm işlemlerin, tarafların imzalamış olduğu kredi kullandırım talimatına uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğunu ve haksız menfaat elde etmeye çalışan davacının iddialarının sayın mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacının, müvekkili banka tarafından hizmet bedeli, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında kesintiler yapıldığını iddia ettiğini,
davacı tarafından ileri sürülen tüm bu iddiaların kötü niyetli olup müvekkili banka tarafından yapılan bütün işlemlerin, davacının yazılı onayı ile gerçekleşmiş olduğunu, davacının, dava dilekçesinde dahi müvekkili bankanın kusurlu olduğuna dair hiçbir delil ibraz etmediğini, davacının yapmış olduğu dava konusu her işlemin geçerli ve mevzuata uygun olduğunu, bu nedenle, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı mesnetsiz davasının reddi gerektiğini beyanla tüm karşı dava ve talep hakları, davacının dava sırasında ileri süreceğe hususlara karşı,
itiraz cevap ve belge sunma hakkı saklı kalmak kaydıyla işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı bankanın İTO kaydının bir kısmı çıkarılarak dosyamız arasına alınmış, davacı şirketin ticaret sicil kaydı celbedilmiş, davalı bankanın kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizin 28/12/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için davalı bankanın Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda bankacı bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı ...Bankası A.Ş.'nin mevduat ve kredi müşterisi olduğu,
-Davalı banka tarafından, davacıya 28.03.2013-15.11.2018 tarihleri arasında 7 adette toplam 234.890,00-TL tutarında kredi kullandırıldığı,
-Kullandırılan söz konusu kredilerden dolayı davalı banka tarafından 10.133,64-TL tutarında Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti tahsil edildiği ve belirtilen ücretin, davacıya kullandırılan toplam 234.890,00-TL nakdi kredinin %4,31 oranında (= 10.133,64 TL / 234.890,00 TL) olduğu,
-Kredi tahsis ücretiyle ilgili olarak emsal alınan 6 bankanın ortalamasının %2,33 oranında olduğu, söz konusu oran esas alındığında kullandırılan toplam 234.890,00-TL'lık kredi için talep edilebilecek Kredi Tahsis Ücreti 5.472,94 TL (= 234.890,00 TL x % 2,33) olarak hesaplandığı, davalı banka tarafından ise 10.133,64-TL ücret tahsil edildiği, bu durumda, fazladan tahsil edilen 4.660,70-TL'lık tutarın (= 10.133,64 TL — 5.472,94 TL) davacı tarafından avans faizi ile birlikte talep edilebileceği, ancak davacı tarafından şimdilik kaydıyla 50,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı,
-Davacının hesabından Ekspertiz Ücreti açıklaması ile 2 adette toplam 1.995,00-TL ve 1 adette 787,50 TL İpotek Tesis Ücreti tahsilatı yapıldığı, ancak BDDK tarafından yayımlanan yönetmelik gereği ekspertiz şirketine ve ipotek tesis eden firmaya yapılan ödemelerin fatura ve ödeme dekontu ile belgelendirilemediği, bu sebeple söz konusu tutarların davacı tarafından talep edilebileceği, ancak davacı tarafından ekspertiz ücretleri ile ilgili olarak 100,00-TL, ipotek tesis ücreti ile ilgili olarak ise 10,00 TL talep edildiğinden, taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı,
-Davacının hesabından 2 parça halinde tahsil edilen 105,00-TL'lık tutarın (dava dilekçesinde “Kesinti Tahsilatı” olarak tanımlandığı) çek karnesi basım bedeli ve BSMV tutarından, 26.04.2017 tarihinde tahsil edilen 112,00 TL'lık tutarın (dava dilekçesinde “Deprem Sigortası” olarak tanımlandığı) ise 26.04.2017 tarihinde davacıya verilen çek karneleri için yasa gereği tahsil edilmesi gereken Değerli Kağıt Bedeli tutarından kaynaklandığı,
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20/1.maddesi, T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ'in 4.1.maddesi ve yerleşik Yargıtay emsal kararları uyarınca, verilen hizmetler karşılığında Paket Ücreti, Ekstre Gönderim Ücreti adı altında ücret talep edilebileceği, ayrıca davacının hesabından sigorta bedeli olarak tahsil edilen 280,00 TL'nin de, davacının işyeri sigortasına ilişkin olduğu ve bu konuda davacının talimatlarının bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 20/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile;
-60,00 TL fazlaya dair açmış oldukları kredi teklif ücreti ve kredi tahsis değerlendirme ücretine ilişkin davalı banka her kredi için dosya masrafı tahsilatı yapmış olduğu halde ayrıca emsal banka uygulamaları üzerinde kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında kesintiler yapmış olup bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinden fazla alınan kredi teklif ücreti ve kredi tahsis değerlendirme ücretine ilişkin dava değerini 4.660,70 TL olarak ıslah ettiklerini, haksız alınan bu ücretlerin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile iadesine,
-100,00 TL fazlaya dair açmış oldukları Ekspertiz Ücretine ilişkin bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu gibi davalı banka herhangi bir faturayı ispatlayamamış olup haksız alınan Ekspertiz ücretine ilişkin dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 1.995,00 TL olarak ıslah ettiklerini, haksız alınan bu ücretlerin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile iadesine,
-10,00 TL fazlaya dair açmış oldukları İpotek Tesis Ücretine ilişkin bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu gibi davalı banka herhangi bir faturayı ispatlayamamış olup haksız alınan İpotek Tesis ücretine ilişkin dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 787,50 TL olarak ıslah ettiklerini, haksız alınan bu ücretlerin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile iadesine,
-Kredi Tahsis Değerlendirme, Ekspertiz ve İpotek Tesis Ücretine ilişkin 170,00 TL fazlaya dair açmış oldukları davayı bilirkişi raporu doğrultusunda 7.443,20 TL olarak ıslah ettiklerini, haksız alınan bu ücretlerin TTK 9. Maddesi gereği kesinti tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasında; ''Davalı vekilinin zaman aşımı def'inin; davacıdan yapıldığı iddia edilen kesintilerin tarihleri ile dava tarihi nazara alındığında 10 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmakla reddine'' karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak davasıdır.
HMK'nun 320/2 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; davalı bankanın, davacının;
Ticari Hesabından; Kredi Tahsis ve Değerlendirme ücreti, Kredi Teklif Ücreti, Paket Ücreti, Ekspertiz Ücreti, İpotek Tesis Ücreti, Ekstre Gönderim Ücreti, Kesinti Tahsilatı, Allianz Sigorta ve Deprem Sigortası,
adı altında kesintiler yapıp yapmadığı, şayet kesintiler yapılmış ise yapılan kesintilerin TBK 20 vd. Hükümleri kapsamında düzenlenen Genel İşlem Koşulları ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve emsal banka uygulamalarına uygun olup olmadığı, davacının alacak isteminin yerinde olup olmadığı ile bu istemi yerinde ise alacağının varlığı ve miktarı ile davalının, davacının hesabından yapılan kesintilerin Kredi Kullandırım Talimatı kapsamında yapıldığı, işbu kesintilerin işbu talimata, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere ve kanuna uygun olduğu iddiasının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
İddia, savunma, dosya içeriği deliller, alınan bilirkişi raporları ve yukarıda yer alan yasal düzenlemelere göre; eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, Mahkememizce davalı bankanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde aldırılan ve teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme de esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı bankanın, davacıdan 4.660,70-TL Kredi Tahsis ve Değerlendirme ücreti ile Kredi Teklif Ücreti,
1.995,00-TL Ekspertiz Ücreti ve 787,50-TL İpotek Tesis Ücreti olmak üzere toplamda 7.443,20-TL haksız kesinti yaptığı Mahkememizce de tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan bu kesintilerin bilirkişi raporu da nazara alınarak taraflar arasında akdedilen Kredi Kullandırım Talimatı kapsamında yapıldığı, bu kesintilerin taraflar arasında akdedilen sözleşmelere ve kanun ile bankacılık teamüllerine uygun olduğu da tespit edilmiştir.
Bununla birlikte davacı, davalı bankanın haksız olarak kesinti yaptığını iddia ettiği Paket ücreti, ekstre gönderim ücreti, kesinti tahsilatı ile Allianz Sigorta ve Deprem Sigortası alacak kalemlerine yönelik iddiasını ispatlayamamıştır. Davacı, davaya konu sözleşmedeki kendileri aleyhine ilişkin maddelerin Genel İşlem Koşullarından olup yazılmamış sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Bununla birlikte Genel işlem koşulları, 6098 Sayılı TBK'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemeler çerçevesinde, TBK'nun yürürlük tarihinden sonra yapılan sözleşmelerde genel işlem koşullarının bulunmasının kural olarak mümkün olduğu, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu içermesinin tek başına o hükmün geçersizliğini gerektirmediği, ancak sözleşmenin niteliğine uygun düşmeyen şartların yazılmamış sayılacağı, genel işlem koşullarının geçersiz sayılmasının ise dürüstlük kuralına aykırı olarak bir taraf aleyhine ve onun durumunu ağırlaştıracak hükümler içermesi halinde söz konusu olacağı açıktır.
Somut olayda davacı vekilince, davaya konu sözleşmenin kendileri aleyhine ilişkin maddelerinin genel işlem koşulu içeren maddelerinin yazılmamış sayılması gerektiğinin savunulduğu anlaşılmaktadır. Tacir olan davacı kredi lehdarı, TTK 18/2 fıkrası uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlüdür. Genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemeler, tüketici hukuku alanından farklı olarak, tacirler yönünden çok daha dar kapsamlı uygulanacaktır.
Sözleşmenin önceden hazırlanmış olması tek başına, TBK 20 vd. maddeleri kapsamında sözleşmenin geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, kesintilere, muacceliyete ve temerrüt faiz oranlarına ilişkin hükümler, tacir olan davacı tarafından sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kabul edilmiştir. Anılan iddia açıklanan nedenlerle Mahkememizce yerinde görülmemiştir. Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda.
Mahkememizce davanın, davacının sunduğu 20/05/2024 harçlandırma tarihli dilekçe ile talep edilen tutar üzerinden kısmen kabulü ile, 7.443,20-TL'nin. 4.660,70-TL'sine 28/11/2018, 1.995,00-TL'sine 13/04/2018, 787,50-TL'sine 27/11/2017 tarihlerinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/170, K. 2025/49, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama