KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/567 Esas
- Karar no
- 2024/712
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 07/09/2023
Karar Metni
1.433 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA (Davacı vekili dava dilekçesinde özetle); Müvekkil ... A.Ş. ile borçlu ... Şirketi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını ve davalı ...’in ise asıl borçluya kullandırılan krediden kefil
sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine, ... 1. Noterliğinin ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği borçluya bildirilerek 11.07.2023 tarihi itibarı ile kredilerden doğan borcun ödenmesini, aksi takdirde aleyhlerine yasal takibe geçileceğinin ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takip işlemi yapıldığını, fakat davalı tarafından, takibe,
borca, yetkiye ve tüm ferilere itiraz edildiğini, davalının hiçbir haklı gerekçeye ve delile dayanmayan itirazının, müvekkilin alacağını tahsil etme kabiliyetini güçleştirmek ve takibi sürüncemede bırakmak için yapılmış haksız ve kötü
niyetli bir itiraz olduğunu, belirterek davalının alacağımızı semeresiz bırakmak gayesiyle haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazının iptaline ve ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı takibin devamına, kötü niyetli davalı-borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle. Müvekkilin adresinin ... olduğunu ve ... İcra Dairelerinin ve İstanbul Mahkemelerinin işbu davada yetkisi bulunmadığını, dava dilekçesinin ekinde iki farklı genel kredi sözleşmesi sunulduğunu ve müvekkilin hiçbir şekilde imzasının bulunmadığını, 01.12.2022 tarihli genel kredi sözleşmesinin hiçbir yerinde, ilk sözleşme olan 23.05.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin eki niteliğinde olduğuna yönelik bir ibare bulunmadığını,
dolayısıyla 01.12.2022 tarihli genel kredi sözleşmesinin ayrı bir sözleşme olduğunu ve ikinci sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerden müvekkilin kendi dönemine ait olan birinci sözleşmede imzası olması dolayısıyla müvekkilin sorumlu tutulmaya çalışılmasının, kişinin attığı bir imza ile hayatı boyunca devralan başka kişilerin borçlarından sorumlu tutulması anlamına geleceğinden hukuken mümkün olmadığını, ...
1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve... tarihli ihtarnamesi Sayın Mahkemece incelendiğinde de görüleceği üzere; ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan toplamda 4 kredinin hangi tarihlerde, hangi şubeden ve hangi tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırıldığının belirli olmadığını, müvekkilin, asıl borçlu ... Ltd.
Şti. şirketindeki tüm hisselerini 14.12.2017 tarihi itibariyle dava dışı ...’e devrettiğini ve ... tarafından da şirketin dava dışı ...'e devredildiğini, davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesi kapsamında ... Tic. Ltd. Şti. ‘ne kredi kullandırılmışsa da, devir tarihi olan 14.12.2017 tarihinden itibaren kullandırılan kredilerden kefil sıfatıyla sorumlu tutulamayacağının hukuki bir gerçek olduğunu, kaldı ki; kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunun ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş. ...
K. sayılı kararında da açıkça belirtildiğini, 23.05.2015 Tarihli genel kredi sözleşmesinde her ne kadar müvekkilin sözleşmeyi daha önceden edindiğine ve okuduğuna yönelik ibare bulunuyor olsa da; sözleşmenin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenmesi ve bir örneğinin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunlu olduğunu, ancak 23.05.2015 tarihli sözleşmenin ilgili Yönetmelikte belirtilen punto oranlarında düzenlenmemiş olup söz konusu sözleşmenin bu yönüyle de geçersiz olduğunu, ayrıca asıl borçlu hakkında başkaca bir takip yapılmadığını,
asıl borçlunun malvarlığının araştırılmadan ve tüketilmeden kefile başvurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, belirterek sonuç olarak; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle mahkememiz tarafından verilecek yetkisizlik kararı ile dosyanın yetkili ...
Mahkemelerine gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli davacı banka aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi, ... 1. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... E . Sayılı dosyası, Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı, Ticari defter ve kayıtlar, Bilirkişi İncelemesi,
28/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Dava konusu alacak tutarının, davacı ...
A.Ş. ile dava dışı ...Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan 23.03.2015 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı ve 01.12.2022 tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden, dava dışı asıl borçluya kullandırılan ... no.lu ve ... no.lu kredi borçlarından Kaynaklandığı, Davalı ...’in 23.03.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde 1.000.000,00 TL tutarında geçerli kefaleti bulunduğu, 01.12.2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ise kefalet imzasının bulunmadığı, davaya konu kredi hesapları incelendiğinde; ...
No.lu Kredili Mevduat Hesabının 16.08.2017 tarihi itibariyle sıfır bakiye arz ettiği, söz konusu tarihten sonraki ilk işlemin ise 09.08.2022 tarihli olduğu ve hesaptan ilk defa 12.12.2022 tarihinde kredi kullandırılmaya başlandığı ve sonrasında da kredili çalışmaya devam edildiği, ... No.lu Kredili Mevduat Hesabından 11.01.2023 tarihinden itibaren kredi
kullandırılmaya başlandığı ve sonrasında da kredili çalışmaya devam edildiği, tespit edilmektedir. Bu durumda, davaya konu kredi hesaplarından kullandırılan kredi tarihleri dikkate alındığında, söz konusu kredilerin 01.12.2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırıldıkları anlaşılmaktadır.
Ancak, 01.12.2022 tarihli kredi sözleşmesinde davalı ...’in kefalet imzası bulunmadığından, söz konusu kredi sözleşmesinden doğduğu değerlendirilen kredilerden dolayı, davalı ...’in sorumluluğunun bulunmadığı kanaati oluştuğu, dava dışı asıl borçlu ile davalı kefil ...’in takiple temerrüde düştükleri, Sayın Mahkeme tarafından, davaya konu kredilerden davalı kefilin sorumlu tutulabileceği görüşünün benimsenmesi durumunda ise, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda, davacı bankanın davalı kefilden, toplam 666.338,52 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu,
Kredili Mevduat Hesabı niteliğinde olan davaya konu hesapların asıl alacak tutarına T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan duyuru uyarınca yıllık % 26,52 oranından temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı banka tarafından yıllık % 22,32 oranından temerrüt faizi talep
edildiğinden, taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı" bildirilmiştir.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamındaki kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
... Banka Alacakları İcra Dairesi ... E . Sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının dosyamız davacısı ...A.Ş., borçluların ise davadışı ...Şti, davalı ... ve davadışı ... oldukları, alacak tutarının toplam 773.600,27 TL olduğu, 28.07.2023 tarihli takipte ödeme emrinin takip borçlularına 20.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 08.08.2023 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiği, icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazlarında haklı olup olmadıkları, itirazların iptalinin gerekip gerekmediği, davacının İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı ...Ltd.Şti arasında 23.03.2015 tarihinde 1.000.000,00 TL tutarlı ve 01.12.2022 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup, davalı ...'in 23.03.2015 tarihli kredi sözleşmesine kefil olduğu, 01.12.2022 tarihli sözleşmede kefalet olarak imzasının bulunmaması sebebiyle kefil olmadığı, davacı bankanın takip talebi ve dava dilekçesi ile davalı ...'i ... ve ... numaralı kredi hesaplarından kaynaklanan 666.544,91 TL lik borçtan sorumlu tuttuğu, bilirkişi raporunda; ... numaralı kredi mevduat hesabının incelenmesi ile 38.339,21 TL ana para borcu ,11,93 BSMV ile toplamda 38.351,14 TL olduğu,
kat ihtarı tarihi itibariyle 38.926,40 TL olduğu, ... numaralı kredi mevduat hesabının ise 599.460,00 TL ana para borcu, 718,59 TL BSMV ile toplamda 600.178,59 TL olduğu, kat ihtarı tarihi itibariyle 619.872,19 TL olduğu alacaklı olduğunun belirtildiği, davalı dava dışı ...Ltd.Şti deki payını 14.12.2017 tarihinde devrettiğinden davalının sadece 23.03.2015 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı krediden kefaletinin bulunduğu kabul edilmiş, davalının kefalet sözleşmesi tarihinde dava dışı ...Ltd.Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğu,
bu nedenle de kefalet tarihi de dikkate alınarak 6098 Sayılı TBK'nun 584. maddesine 28/03/2013 tarihinde eklenen 3. fıkrası uyarınca şirket ortaklarının kefaleti yönünden eş rızasının aranmayacağı hükmü karşısında eş rızasına ilişkin beyan bulunmayan davalı yönünden kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu değerlendirilmiş, bilirkişi raporunda ... ve ... numaralı kredi hesaplarının 01.12.2022 tarihli krediden kaynaklandığının tespit edildiğinden davalının kefaletinin bulunmadığı 01.12.2022 tarihli krediden kaynaklanan borçtan davalının sorumlu olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş,
davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davanın reddine
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL karar ve ilam harcından 11.382,93 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 10.955,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından yatırılan gider avansı ve yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/2 ve 13/2 maddesine göre belirlenen 103.981,74.-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/11/2024
Katip Hakim · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/567, K. 2024/712, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama