İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/209 K.2026/229

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/209Karar2026/229Tarih9 Nisan 2026Okuma8 dk · 1.533 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Nisan 2026
Esas no
2024/209 Esas
Karar no
2026/229
Dava
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak
Dava tarihi
02.04.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.533 kelime·8 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ... A.Ş.’nin ... Şubesinin müşterisi olduğunu, ... numaralı ... kodu ile Esnek Ticari Hesap POS hesabı açılmış ve müvekkilim ilk işlem olarak başka bankalardaki kredi kartlarını ödemek için hesabına 190.000,00TL yatırdığını, .... Şubesindeki hesaba yatırılmış olan paraya bankanın ilgili birimleri bloke koyduğunu, Şu anda blokede 76.000,00TL para mevcuttur. Müvekkilim kredi kartı ödemelerinde sıkıntıya

girmiş ve diğer bankalardaki kredi hesaplarını kullanmış 3. Kişilerden borç almak durumunda kaldığını, Bu nedenle, ticari itibarı, ekonomik saygınlığı zedelendiğini, Genel müdürlük ilgili birimleriyle görüşülmüştür.

Blokenin İİK 89/1 haciz ihbarnamesi ile ilgili olduğu öğrenilmiş, 89/1’in hukuki olarak ne anlam ifade ettiği ve uygulamanın nasıl olması gerektiği izah edilmiş, blokenin kaldırılması istenilmiş ancak olumsuz yanıt alındığını, Bankanın hukuk işleri müdürlüğüne de benzer talepler işle bir dilekçe sunulmuş ancak oradan da hukuki olmayan, yasa hükümlerine uygun düşmeyen benzer yanıtlar alındığını, haciz ihbarnamelerinden de anlaşılacağı üzere yıllar önce 2014 yıllarında gönderilmiş olan ve şu anki tarih itibariyle işlem yapılması mümkün olmayan 89/1 haciz ihbarnameleri ile müvekkilimin hesaplarına bloke konulması hukuki aymazlık olduğunu,

89/1 haciz ihbarnamesinin gönderildiği tarihte davalı bankada herhangi bir hesabı bulunmayan müvekkili için, bankanın ilgilileri 89/1 haciz ihbarnamesine olumsuz cevap yazmaları gerekirken bunu yapmamışlar ve 10 yıl sonra müvekkilimin parasını adeta gasp eder gibi bloke koyduklarını, Hukuk işleri müdürlüğü de bu işlemlerde müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, Müvekkili şirketin, davalı bankanın yapmış olduğu hukuka aykırı haksız işlem nedeniyle parasının kullanamaması, çevresinden ödeme yapmak için borç almak durumunda kalması ticari itibar, onur ve ekonomik saygınlığına helal getirmiştir.

Bu nedenle de 50.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiğini, Davalı banka şubesinde bulunan hesapta konulmuş olan blokenin kaldırılarak hesapta bulunan paranın müvekkilinin kullanımına açılmasını talep ettiklerini, Uğranılan maddi kayıplara karşılık olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL’nin ve şirketin ticari itibarının ekonomik saygınlığının ve onurunun zedelenmiş olması sebebiyle manevi tazminat olarak 50.000,00TL’nin ve mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının zarara uğradığını iddia ettiği eylemlere ilişkin talepleri, müvekkili banka yönünden zaman aşımına uğramış olup, bloke 2014 yılında uygulandığını Ve icra dosyalarına taraf

olan davacının bilgisi dahilinde olduğunu, Gerek haciz blokesi öğrenildikten sonra iki yıl, gerekse her halde on yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği tartışmadan ari olduğunu, Davacı şirket, müvekkili bankanın POS hesabı müşterisi olup, taraflar arasındaki bu hukuki ilişki sebebiyle davacı (borçluya) ödenen ve süreklilik arz eden bir alacak mevcut olduğunu, Davacının da ikrar ettiği üzere hesabın POS hesabı olması nedeniyle, devamlılık arz eden bir para akışı olması itibariyle bu tarz hesaplar üzerinde İİK 89/1 haciz ihbarnamesi ile dahi ileriye dönük de haciz tesis edilebilmesi mümkün olduğunu,

Davacı ile müvekkili banka arasındaki müşteri ilişkisi devamlılık arz ettiğinden, bu hesaplar her zaman için banka nezdinde alacak doğmasına (muhtemel alacak) müsait hesaplar olarak değerlendirildiğini, Bu nedenle bu hesaplara, ileriye matuf olmak üzere haciz konulması mümkün olmakla birlikte dava konusu yönünden müvekkil banka için bir yükümlülük olduğunu, Davaya ve haciz işlemine konu olan ... Şubesinde bulunan ... hesap numaralı hesaba; ... 2. İcra Dairesi... E. ...

27.İcra Dairesi ... E. ... 6. İcra Dairesi ...

E. Sayılı dosyalara ilişkin gelen haciz ihbarnameleri sonucunda süresi içerisinde, usul ve yasaya uygun şekilde müvekkil banka tarafından bloke uygulandığını, Bu husus icra dosyalarına sunulan cevabi yazılarla bildirildiğini, POS cihazı kullanan müşteri ile banka arasında yapılan sözleşmelere dayanan bankalar nezdindeki hesaplar, banka ile müşteri arasında devamlılık arz ettiğini, Dolayısıyla bu hesaplar her zaman için banka nezdinde alacak doğmasına (muhtemel alacak) müsait hesaplar olarak değerlendirildiğinden bu hesaplara ileriye matuf olmak üzere haciz konulması mümkün bulunduğunu,

Müvekkili banka bir güven kurumu olup müşterisiyle süre gelen hukuki ilişkişi nedeniyle, doğacak olan/doğacağını bildiği alacağa da haciz koymakla yükümlü olduğunu, Aksi durumda bankanın sorumluluğu söz konusu olacağını, Kanunun gereğini yerine getirmekle yükümlü bankanın işlemi usul ve yasaya uygun olduğundan işbu haksız ve kötü niyetli davanın reddi

gerektiğini, Ayrıca son kez belirtmek isteriz ki, müvekkili banka, kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerini, haciz bildirimlerini süresi içerisinde ve gereği gibi yerine getirmekle mükellef olduğunu, Söz konusu hesap bir POS hesabı olmasına rağmen, hesaba değil de sadece mevcut bakiyeye haciz tesis edilmesi alacaklıların İİK’dan kaynaklanan haklarına zarar vereceğinden;

yasa ve içtihatlar ile uyuşmayacağından, yapılan işlem hukuka uygun olduğunu, Zira aksi durumda müvekkil bankanın yaptırımla ve tazminat ödemekle karşı karşıya kalması gibi riskler söz konusu olduğunu, Öz anlatımla, POS hesapları ile ilgili İİK 89. Madde uygulamaları net iken, aksi yönde bir karar verilmemesi gerektiği yönündeki savunmaları tekrarla davanın reddini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

DELİLLER /

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı bankanın davacının 80905521 nolu hesabına bloke koymasının yerinde olup olmadığı, davacının bu sebeple zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.

19/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda “Davalı bankanın davacı şirketin, 22.01.2025 tarihinde 42.708,34TL bakiye arz eden ... no.lu hesabına bloke koyduğu, Diğer taraftan, LOG kayıtları incelendiğinde, davacı şirkete ait daha önce var olan Haciz İhbarnamelerinin son olarak 21.01.2025 tarihinde LOG kayıtlarından kaldırılmış olduğu ve mevcut LOG kayıtlarından.

21.01.2025 tarihinden başlamak üzere, 17.02.2025 tarihine kadar, belirtilen dönem içinde, şirkete ait bir Haciz İhbarnamesinin bulunmadığı, Ancak davalı bankanın, şirketin ... no.lu hesabı üzerine bir gün sonra, 22.01.2025 tarihinde bloke işlemini uyguladığı ve hesap bakiyesi olan 42.708,34TL’nin bloke edildiği, Bu itibarla davalı bankanın, belirtilen dönem içerisinde hesaba bloke koymasını gerektiren bir durumun bulunmamasına (22.01.2025 tarihinde) rağmen, davacı şirketin ilgili hesabına bloke koyduğu, Netice olarak, davalı Yapı Kredi Bankası’nın bu işlemde hatalı olduğu, Bu nedenle, takdir tamamen yüce Mahkemeye ait olmak üzere, davacı ...

Tic. Ltd. Şti’nin, davalı ...Bankası’ndan, 22.01.2025 tarihinde bloke tutmuş olduğu 42.708,34TL anapara olmak üzere, tahsil tarihine kadar, T.C.Merkez Bankası Avans Faiz oranından hesaplanacak faizi ile birlikte toplam tutarı talep edebileceği,” sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /

Dava, alacak davası olup ,uyuşmazlığın davaya konu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalı bankanın davacının ... nolu hesabına bloke koymasının yerinde olup olmadığı, davacının bu sebeple zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşıldı.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.''

Davacı vekilince dava açılışında arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama SON tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığının görüldüğü, mahkememizin 01/04/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağının 02/05/2024 tarihli olduğu, mahkememiz dosyasının dava açılış tarihinin 02/04/2024 olduğu, arabulucuğa dava açılış tarihinden sonra başvurulduğu anlaşılmıştır.

7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile, 6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu,, sözkonusu hükmün yürürlük tarihinin 7155 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 01/01/2019 tarihi olarak belirlendiği ve davanın 05/06/2020 tarihinde açıldığı, "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu,

ve 7155 Sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk, tamamlanabilir bir dava şartı olmadığından 6100 Sayılı HMK un 115/son maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; HÜKÜM /

1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 6. madde uyarınca belirlenen taktiren 1.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7-...Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

-Dair, davacı vekilinin huzurunda, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09.04.2026

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/209, K. 2026/229, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü /
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller /

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/209
Karar No
2026/229
Tarih
9 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/210 K.2026/209
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/211 K.2026/559
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/212 K.2026/396
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/212 K.2026/178
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/212 K.2026/332
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/212 K.2026/205

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.