KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2020
- Esas no
- 2016/183
- Karar no
- 2020/636
- Dava tarihi
- 23/02/2016
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 26/04/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ... ve ...'ın oğullarının vefatı nedeniyle, davacılar için destekten yoksun kalma tazminatını her bir davacı için 500,00-TL'den, şimdilik 1.000,00-TL'sinin davalı şirkete başvurma tarihinin 8. İş gününden itibaren avans faizi ile, davacılardan ... ve ... için ise maluliyetlerine ilişkin maddi tazminatın her bir davacı için 500,00'er TL'den 1.000,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, davacı ... ve ... için ise maluliyetlerine ilişkin maddi tazminatın her bir davacı için 500,00'er TL'den 1.000,00 TL'sinin davalı şirkete başvurulan tarihin 8. iş gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ TALEBİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde dava konusu kaza tarihinde ... plakalı araç için, davalı şirketçe 26/04/2014-26/04/2015 tarihleri arasında, ... no'lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiği,
davalı şirketin sorumluğununu poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinden ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin azami 268.000,00 TL ile sınırlandırıldığını, bu sigortasının meblağ sigortası olmadığını, kusur oranı ve gerçek zarar hesaplanması gerektiğini, hasar dosyalarının açıldığını, manevi tazminatı kapsam dışında olduğunu, müterafik kusur indirimi talep edildiğini, temerrütten bahsedilemeyeceğini, tazminatın ödendiğini, faiz sorumluluğuna itiraz ettiğini,
faize hükmedilecekse yasal faiz olması gerektiğini, tüm delillerin taraflarına iletilmesini talep ettiğini, ödemeleri başvuru sahiplerine yaptığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Delillerin toplanması aşamasında davalı taraf 07/10/2020 tarihli dilekçesi ile davacı tarafla sulh olduğunu herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını, davacı vekili ise 07/10/2020 tarihli dilekçesi ile davalı tarafla sulh olduğunu, davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafların kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. 6100 Sayılı HMK'nın 311 maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de 6100 Sayılı HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/183, K. 2020/636, 12 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama