KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2019
- Esas no
- 2017/505
- Karar no
- 2019/843
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ
- Dava tarihi
- 02/06/2017
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı ...Şti. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ...'dan 09.06.2016 tarihinde bir adet "...@ ..." isimli bilgisayar programı aldığını, karşılığında da 1.370,00 TL'yi davalının banka hesabına ödediğini, satın aldığı bilgisayar programının teknik desteği için de 2.550,00 TL daha para gönderdiğini, bilgisayar programında arıza meydana gelmesi üzerine davalı taraftan arızanın giderilmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafın teknik destek hizmeti vermediğini, davalının aldığı teknik destek hizmeti parasını da talep ettiği halde iade etmediğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takibe davalı tarafın itiraz etmesi üzerine de itirazın iptali davası açtığını belirtmiştir.
DAVALININ TALEBİ
Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502 ve davamı maddelerine göre vekâlet ve iş görme sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasını, banka hesap ekstrelerini, ticari defter kayıtlarını, tanık beyanlarını ve yemin delilini delil olarak sunmuştur. Davalı HMK m. 126’ya göre cevap ve delil dilekçesi sunmamış, HMK m. 144’e göre tahkikat duruşmasına usulüne uygun şekilde çağrıldığı halde katılmamıştır. Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502 ve davamı maddelerine göre vekâlet ve iş görme sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502'ye göre. "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır." Taraflar arasında yapılan sözlü sözleşmede davacının satın aldığı "... @..." isimli bilgisayar programının davalı tarafından teknik desteğinin verilmesi hizmetini üstlendiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında yapılan sözleşme vekâlet almaksızın iş görme sözleşmesi niteliğinde olup 6098 sayılı TBK m. 502 ve devamı maddeleri hükümlerine bağlıdır. Aynı maddeye göre "Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır." Taraflar arasında yapılan sözlü sözleşmeye göre davacı taraf 2.550,00 TL ücreti davalı tarafın hesabına yatırmış ve buna ilişkin belgeleri de dosyaya sunmuştur.
Buna göre davacı taraf alamadığı hizmet karşılığında ödediği bedeli davalı taraftan isteme hakkına sahiptir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacak borç durumunun tespiti için her iki tarafında ticari defterlerini mahkememize sunmaları istenilmiş ve 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Davacı taraf ticari defterlerini mahkememize sunmuş davalı taraf ise usulüne uygun şekilde ticari defterlerini mahkememize sunması istenildiği halde sunmamıştır. Hazırlanan 17.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı defterlerine göre davacının 2.550,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK m. 222/III'e göre. "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Bu maddeye uygun olarak davacı defterlerindeki kayıtların aksi davalı tarafından senet ya da kesin delillerle kanıtlanamadığı sürece davacı tarafın defterleri davacı lehine delil hükmündedir. Davalı taraf 6100 sayılı HMK m. 190 ve 191'e göre davacı tarafın defterlerindeki kayıtların aksini kanıtlayan bir delil sunamamıştır.
Bu gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davacı taraf icra takibinde 2.550,00 TL asıl alacak miktarı talebinde bulunmuş faiz miktarında bulunmamıştır. Bu nedenle davalı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117'ye göre icra takibi ile temerrüte düşmüş olup bilirkişi raporundaki faiz hesabı dikkate alınmamıştır. Davalı tarafın ücretini aldığı bilgisayar programı için teknik servis desteği verme edimi altına girdiğini bilebilecek durumda olduğu bu nedenle de davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iyiniyetli olmadığı anlaşılmakla davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · *e-imzalıdır Hakim ... · *e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/505, K. 2019/843, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama