KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/40
- Karar no
- 2024/703
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 12/01/2023
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket hakkında davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile Kambiyo Takiplerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatıldığını, takip dayanağı 80.000 TL bedelli 15.11.2022 ödeme tarihli çekin keşidecisi ... San. ve Tic. Ltd. Şti ..., lehtarının ise müvekkili şirket olduğunu, çekin ön yüzünde lehtar olan müvekkili şirketin sözde çeki ciro yaparak diğer davalı şirket yetkilisine yani ... Ltd.
Şti ne devir ve teslim edildiğini, son hamil davalı ...
A.Ş'nin ilgili bankaya çeki ibraz ettiğini ve karşılıksız işlemi yaparak takip konusu yaptığını, ancak takip konusu çek ile müvekkili şirketin ilgisi olmadığını, ciro silsilesinde müvekkili şirketin sahte kaşesinin hazırlandığını ve yine müvekkili şirketin yetkilisinin imzası taklit edildiğini, ciro üzerindeki imzanın ve basılan kaşenin müvekkili şirket ve yetkilisine ait olmaması hasabiyle İİK 170 madde gereğince ...İcra Hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davası açılmış ise de yasal sürenin geçirilmesi nedeni ile iş bu davayı açtıklarını, müvekkili şirketin ne alacaklı ne de sonraki davalılara borçlu olduğunu,
müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesinde de müvekkili şirketin çek ile ilgisinin olmadığının anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, İİK uyarınca davalının dava konusu takibi başlatmakta kötü niyetli olması hasabiyle takip miktarının %20 si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Huzurdaki davada .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası bakımından davacı tarafın borçlu olmadığının tespiti amacıyla ikame edildiği, TTK'nın 5/A maddesi gereğince, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu, bahse konu edilen Yargıtay kararları, Müvekkil Şirket'in Dava Konusu Çek'i faktoring işlemi neticesinde ciro yoluyla devraldığı ve bu çek bakımından Faktoring Müşterisi'ne ödeme yapıldığı hususları göz önüne alındığında, Dava Konusu Çek'i iktisap ederken kötüniyetli olmadığı ve bile bile borçlu zararına hareket etmediği açık olan müvekkili faktoring şirketi aleyhine ikame edilmiş işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği,
Müvekkili Şirket faaliyetlerini faktoring mevzuatından kaynaklanan hükümler doğrultusunda gerçekleştirmekte olup Davacı ile Müvekkil Şirket arasındaki hukuki ilişkinin kambiyo ilişkisi olduğu izahtan vareste nitelikte olduğu, Bu bakımdan kambiyo borçlusu olan davacı bakımından, şahsi defilerin ileri sürülebilmesi için yalnızca Müvekkili Şirket'in kötü niyetli olduğunun ispatı gerekmekte olduğu,
müvekkili Şirket ise faktoring mevzuatından kaynaklanan usul ve yükümlülüklere uygun şekilde faktoring işlemi gerçekleştirmiş olup bu nedenle işbu davadaki iddiaların Müvekkil Şirket'e karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğu, Davacı taraf her ne kadar Davaya Konu Çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını iddia etmiş olsa da bu iddialar bakımından somut deliller sunulmadığı, aynı zamanda dava dilekçesinde çekin hayal ürünü olduğu belirtilmiş olsa da çek gerçek olmakla beraber icra takibine konu olduğu, Öncelikle mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılmasına,
Arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkemece aksi kanaate olunması halinde davanın ve davacının tüm taleplerinin esastan reddine, Davacının, davaya konu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı Müvekkili Şirket'e kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... şubesine ait ... seri numaralı 25/11/2022 vade tarihli 85.000,00-TL bedelli çekten dolayı açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... CBS .../... soruşturma, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıları dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 06/06/2023 tarihli ara karar ile dosyanın imza incelemesi için ATK'ya gönderilmek üzere rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
20/11/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekin arka yüzünde 1. ciroda yer alan ''...'' kaşe izi üzerinde atılı bulunan basit tersimli imza ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir.
Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır.
İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir....." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, somut olayda mahkememizce 20/11/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla imzaların davacı şirket yetkilinin eli ürünü olmadığı anlaşılmakla.
Davanın kabulü ile; ... şubesine ait. 15/11/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 80.000,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, tarafların yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/40, K. 2024/703, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama