KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/487 Esas
- Karar no
- 2024/826
- Dava
- Tazminat (Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/01/2016
Karar Metni
1.829 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, "müvekkili şirketin, ... Mad.Dış. Tic. Ltd.
Şti.'nin hissedarı ve müşterek müdürü olduğunu, şirketin büyük hissedarı ve diğer müdürünün davalı olduğunu, davalının müvekkilin finansör olarak şirkette yer almasını sağladığını, bir süre sonra müvekkil şirket yetkilisinin, şirketin alacaklarının şirketin banka hesabına değil davalının şahsi hesabına ve/veya verdiği başka hesaplara yapıldığını ve/veya nakit tahsilat yapıldığının tesbit edildiğini, şirket adına yapılan işlem ve satışların kayıt dışı yapılmaya devam edilmesi üzerine müvekkil tarafından iki ayrı ihtar gönderildiğini, iştigal konusu bütünüyle aynı olan ve aynı ticari unvanı taşıyan ... ... ve Dış Tic.
Ltd.
Şti. adında ikinci bir şirketin davalı tarafından kurulduğunu ve ilk şirketin sahip olduğu tüm müşteri portföyünün kurulan ikinci şirkete aktarılarak şirketin zarara uğratıldığını, davalının ... adına yaptığı usulsüz tahsilatlar sebebiyle müvekkilin maruz kaldığı zararlarının, şirketin bedeli müvekkil tarafından karşılanan alt yapı, makine ve teçhizatlarla üretim yapıp kazanç elde ettiği için bu şirketin gelirlerinin minimum %25'inin belirlenerek müvekkil açısından tazminat olarak kabulüne karar verilmesini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ... ...
Dış Tic. Ltd. Şti. ortağı davalının müdürlükten azline ve şirkete kayyım atanmasına, ... ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin haklı fesih sebeple tasfiyesine, davalı müdürün usulsüz işlemlerinin tespiti ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in ... ... ... adlı şirketi 19/12/2001 yılınd...
Eyaletinde kurduğunu, müvekkilin önceden tanıdığı davacı şirket yetkilisi ...'nun kendisi ile ortak olmak istediğini, davacı şirket yetkilisinin inansmanı kendilerinin sağlayacağını, davacıya finansman sağlaması amacıyla %25, müvekkilin ise %75 hissesi olacağının kabul edildiğini, davacı şirketin 31/03/2012 tarihinde şirket ortaklığından fiilen ayrıldığını %25'lik hissesini müvekkile devredeceğini yazılı ve sözlü bildirdiğini,ilişkinin 31/03/2012 tarihinde fiilen son bulduğunu, davacı şirket yetkilisinin,
müvekkile gönderdiği ihtarnamede de şirket ortaklığından 31/03/2012 tarihinde fiilen ayrıldığını ve kendisine ait %25 hisse devri karşılığında sattığı araçtan 59.000-TL aldığını açıkça kabul ettiğini, yine aynı ihtarnamede finansman olarak verdiği paralar karşılığında ...'yu kendisine borçlandırıp fatura kestiğini ve finansman karşılığında vade farkı faturası kestiğini açıkça kabul ettiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından 08/09/2012 tarihinde müvekkile gönderilen e-postada, cevap e-postalarında ve ...
Noterliği'nin 06/02/2014 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarda da müvekkilinin ... ... ve Dış Tic. Ltd. Şti.'yi kurduğunu açıkça bildiğini, davacının 30/03/2012 tarihinde finansman sağlamayacağını ve şirket ortaklığından ayrıldığını müvekkile yazılı olarak bildirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Celbedilen ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında katılan: ..., sanık: ..., suç: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma olmak üzere yapılan yargılamada "Her ne kadar sanık hakkında "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçundan dolayı TCK.nun 155/2, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de.
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04/07/2019 tarih ve 2019/1537 E. 2019/7606 K sayılı ilamı da gözetilerek, sanıkla katılan arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi değil ortaklık ilişkisi olduğu, atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı, eylemin hukuki ihtilaf kapsamında kalacağı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla CMK.nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE," karar verildiği ve kararın istinaf kararı ile 24/05/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizin 2016/... Esas sayılı dosyasında 21/11/2019 tarihli, 08/12/2020 tarihli ve 30/09/2021 tarihli kök ve ek raporlar aldırılmıştır. Mahkememizce 2016/... Esas sayılı dosyada verilen kararın istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2023/1405 Esas 2023/1106 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin, ... Mad.Dış. Tic. Ltd.
Şti.'nin hissedarı ve müşterek müdürü olduğunu, şirketin büyük hissedarı ve diğer müdürünün davalı olduğunu, davalının müvekkilin finansör olarak şirkette yer almasını sağladığını, bir süre sonra müvekkil şirket yetkilisinin, şirketin alacaklarının şirketin banka hesabına değil davalının şahsi hesabına ve/veya verdiği başka hesaplara yapıldığını ve/veya nakit tahsilat yapıldığının tesbit edildiğini, şirket adına yapılan işlem ve satışların kayıt dışı yapılmaya devam edilmesi üzerine müvekkil tarafından iki ayrı ihtar gönderildiğini, iştigal konusu bütünüyle aynı olan ve aynı ticari unvanı taşıyan ... ... ve Dış Tic.
Ltd.
Şti. adında ikinci bir şirketin davalı tarafından kurulduğunu ve ilk şirketin sahip olduğu tüm müşteri portföyünün kurulan ikinci şirkete aktarılarak şirketin zarara uğratıldığını, davalının ... adına yaptığı usulsüz tahsilatlar sebebiyle müvekkilin maruz kaldığı zararlarının, şirketin bedeli müvekkil tarafından karşılanan alt yapı, makine ve teçhizatlarla üretim yapıp kazanç elde ettiği için bu şirketin gelirlerinin minimum %25'inin belirlenerek müvekkil açısından tazminat olarak kabulüne karar verilmesini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ... ...
Dış Tic. Ltd. Şti. ortağı davalının müdürlükten azline ve şirkete kayyım atanmasına, ... ... Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin haklı fesih sebeple tasfiyesine, davalı müdürün usulsüz işlemlerinin tespiti ile fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 26/05/2022 tarihinde harçlandırdığı, ıslah suretiyle sunmuş olduğu dava dilekçesinde; Huzurdaki davada, iki ayrı istemi bulunduğunu, davalı şirketin, sadece haklı sebeple fesih davasının davalısı olduğunu; davalı gerçek kişinin ise, TTK.m. 644 atfıyla yöneticinin sorumluluğuna ilişkin olarak TTK.m. 553 vd. hükümleri uyarınca açılan davanın davalısı olduğunu,...Huzurdaki davaya konu olan ikinci istemin, limited ortaklıkta müdürün, şirket yöneticisi
olarak kusurlu davranışlarıyla şirketi zarara uğratan eylemlerinden doğan zararın tazmini istemi olduğunu, Islah istemiyle, bu tutarın şirkete tazmin edilmesini talep ettiklerini, davalıya isnat edilen sorumluluk doğurucu işlem ve eylemlerin I. Davalı şirkete müşterileri tarafından ödenmesi gereken tutarların (alacakların) davalı ... tarafından bizzat ve şahsen tahsil edilmesi, şirket malvarlığına değil, kendi malvarlığına geçirilmesi
II. Davalı ...’in; davalı şirketle aynı unvanda ... ... ve Dış Tic. Ltd. Şti (...) unvanlı yeni bir şirket kurması ve davalı şirketin işlerini o şirkete aktarması, olduğunu, Şirket alacaklarının şahsen tahsil edildiğinin, davalı tarafından ... Noterliği’nin 06.07.2015 tarihli ve 16414 yevmiye sayılı ihtarnameyle bizzat ikrar edildiğini, davalının, bu tutarları tahsil ettiğini ama şirketin borçlarının ödenmesinde kullandığını iddia ettiğini, cevap dilekçesinde de davalı ..., davalı şirketin 90.000 ABD Doları tutarındaki alacağını şahsen tahsil ettiğini ikrar ettiğini, davalı her ne kadar bunu şirket borçlarının ödenmesinde kullandığını beyan etmekteyse de bu beyanını kanıtlayamadığını ayrıca davalı mail yazışmalarında akreditif
yöntemiyle satış yapıldığını ve ödemelerin hesaba birkaç gün içinde geçeceğini 18 Nisan 2011 tarihli mailde açıkça belirttiğini öyleyse, davalının bu tutarları şahsen tahsil ettiği sabit olup davalı bu tutarları şirket borçlarının ödenmesinde kullandığını ispat etmediği takdirde, bu tutarların, davalının uhdesinde sayılacağını ve davalının bu tutarları davalı şirkete ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, Yönetim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin kişisel sorumluluğuna ilişkin istemlerin, kanunda özel zamanaşımı sürelerine bağlandığını TTK.m.
560 hükmünde düzenlendiğini, Sorumluluk Hukuku’nda geçerli olan kısa ve uzun zamanaşımı ayrımı, yönetim kurulu üyelerinin ve somut olaydaki gibi limited şirket müdürlerinin kişisel sorumluluğu bakımından da benimsendiği kısa zamanaşımı süresi yönünden zararın ve sorumlunun öğrenilmesi; uzun zamanaşımı süresi açısından ise beş yıllık sürenin uygulandığı, Her iki zamanaşımı süresinin de birarada uygulandığı, Ceza zamanaşımı ise, her iki zamanaşımı süresinin yerine uygulama alanı bulduğu ve bir ceza yargılamasının yürütülmesini gerektirmediği, Hukuk mahkemesi hakiminin, ceza zamanaşımının somut olaya uygulanıp uygulanmayacağını belirlediği,
Bu itibarla, Mahkemenin somut olaya ceza zamanaşımı hükümlerini uygulamasını arz ettiklerini, Davalının eylemlerinin bariz bir biçimde güvenin kötüye kullanılması suçunu oluşturduğunu, Bu nedenle Mahkememizce, doğrudan doğruya ceza zamanaşımı olaya uygulanması gerektiğini,-ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılmamak üzere fakat ceza davasının açılmasının bekletici mesele yapılması suretiyle yargılamanın yürütülmesini, 4.883.616-TL'nin diğer davalı ... ...
Dış Ticaret Ltd. Şti’ne ödenmesini, talep etmiştir.Davalı şirket yönünden dosya tefrik edilerek mahkememizin 2022/668 Esasına kaydedilmiştir.
Dava, davalı limited şirket yöneticisi hakkında açılan sorumluluk davasıdır.
Öncelikle davanın konusu oluşturan limited şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin davada aktif husumetin değerlendirilmesi yönünden açıklama yapılması gerekmektedir. Şirket yöneticileri aleyhine sorumluluk davasını şirketin kendisi belirli şartların gerçekleşmesi halinde şirket alacakları ve pay sahipleri talep edebilmektedir.
TTK 644. 'de atıf yapılan 553 ve 555 maddelerinde doğrudan, dolaylı zarar ayrımı yapılmış olup pay sahiplerinin ve alacaklıların doğrudan zararlarının tazminini talep hakkı bulunduğu, dolaylı zararın ise pay sahibi tarafından ancak şirkete ödenmek üzere talep edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olay yönünden davacının dolaylı zarara uğradığı iddiasında bulunduğu aşamalardaki beyanlarından anlaşıldığı gibi davacı bu konudaki talebini 26/05/2022 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah etmek suretiyle ıslah edilen tutar üzerinden davanın kabulü ile bedelin diğer davalı limited şirketine ödenmesini talep ettiğine ilişkin beyanından da anlaşılmıştır.
İlk dava 26/01/2016 tarihinde açılmış olup 26/05/2022 tarihinde ıslah edilen dava eski davanın devamı niteliğinde olduğundan zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesilmesi gerektiği düşünülebilir ise de ilk davadaki talep, yukarıda da açıklandığı üzere tazminatın davacıya ödenmesi istemine ilişkin olduğundan yerinde olmayıp istinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere ıslah suretiyle sunulan yeni dava dilekçesine itibarla yapılan yargılamada ise ıslah tarihi olan 26/05/2022 tarihi itibariyle gerek davacının zarardan haberdar olduğunu gösterir .... Noterliğinin 22/05/2015 tarihli ihtarı tarihinden itibaren gerekse de ilk davanın açıldığı 26/01/2016 tarihinden itibaren TTK 560. Maddesinde düzenlenen 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu görülmüştür.
Her ne kadar davacı ıslah suretiyle sunmuş olduğu yeni dava dilekçesinde ceza zamanaşımının olaya uygulanması gerektiğini iddia etmiş ise de benzer davada Yargıtay 11 HD 2019/4706 Esas 2020/3325 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sonucu beklenen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, davacıya işbu davada sorumluluk nedeni olarak yüklenen fiillerin, suçun unsurlarından kanunilik (tipiklik) unsurunun bulunmaması nedeniyle, suç teşkil etmediği bir diğer değişle,
açıklanan fiillerin ceza kanunu mucibince suç olmadığından bahisle davalı hakkında beraat kararı verildiği anlaşıldığından somut olaya uzamış zamanaşımı süresinin uygulama kabiliyeti bulunmadığı kanaatine varılmış ve davalının ıslaha karşı zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, karar verilmiştir
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesinde: maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, düzenlenmiş olup, düzenleme ve eldeki davanın da maddi tazminat davası olduğu gözetildiğinde açılan davanın tümüyle reddine karar verilmiş olmakla karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunmuştur. (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2022 ve 2021/6661 Esas 2022/7860 Karar sayılı içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/4937 Esas 2024/6520 Karar sayılı içtihatı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/496 Esas 2023/865 Karar sayılı içtihatı)
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1-Davalının ıslaha karşı zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın ZAMANAŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harç bedelinden peşin alınan 29,20 TL ve 83.400,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 83.429,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 83.001,60 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan; 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/487, K. 2024/826, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama