KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/823 Esas
- Karar no
- 2024/350
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/12/2023
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ... A.Ş.
İle borçlu ... ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya kredi kullandırıldığını, davalının ödemelerini zamanında yapmaması üzerine müvekkili şirket tarafından Genel Kredi Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri uyarınca borçluya kullandırılan kredi hesabının kat edildiğini borcun ödenmesini aksi takdirde aleyhine yasal yollara başvurulacağını borçluya ihtar edildiğini, borçlu tarafın vadesinin gelmesine ve ihtar edilmesine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalı borçlu tarafından takibe borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve borçlunun işbu haksız itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, haklı davasının kabuluü ile davalının alacağını semeresiz bırakmak gayesiyle haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazının iptalini ve ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takibin devamını,
alacağının semeresiz bırakmak maksadı ile yapılan haksız itiraza istinaden kötü niyetli davalı-borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, taraflar arasında imzalanan Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi kartı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 21/12/2023 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar genel kredi sözleşmesinden bahsetmiş ise de dava dilekçesi ekinde genel kredi sözleşmesi bulunmamakla sunulması için süre verilmiş, davacı vekilinin 02/02/2024 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında genel kredi sözleşmesi değil, online bankacılık işlemleri yürütülerek "Mesafeli Tüketici Kredisi Sözleşmesi" akdedilmiş olduğunun tespit edildiğini beyan ederek dilekçe ekinde sözleşme sunulmuştur. Bu nedenle davacı ile davalı banka arasında yapılan sözleşme 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 22/II hükmüne göre tüketici kredisi sözleşmesi, dolayısıyla taraflar arasındaki işlemde tüketici işlemi niteliğindedir.
Davalının tacir sıfatını taşıdığı anlaşılamamakla birlikte dava konusu krediyi ticari amaçlı aldığına ilişkin bir belge de dosyada bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalının tüketici sıfatı taşıdığı açıktır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu m. 3/1-l'ye göre bankacılık sözleşmeleri ve aynı yasanın 22/II hükmüne göre tüketici kredisi sözleşmeleri tüketici işlemi olarak kabul edilmiştir. Bu durumda hem davalının tüketici sıfatı taşıyor olması hem de dava konusu olayın tüketici işlemi niteliğinde olması nedeniyle 6502 sayılı yasanın 73'üncü maddesine göre de tüketici işlemlerinden kaynaklı uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görevine girdiğinden bu gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/823, K. 2024/350, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama