İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/341 K.2024/605

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/341Karar2024/605Tarih24 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.326 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Ekim 2024
Esas no
2024/341 Esas
Karar no
2024/605
Dava
Alacak
Dava tarihi
30/12/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.326 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili yetkililerinin davalı firma yetkilileri ile çocukluk arkadaşı olduğu, kurdukları iç ortaklık niteliğindeki "gizli ortaklık" ilişkisi çerçevesinde davalı adına çıkartılan dal ruhsatının davalı fırına tarafından ortaklık ilişkisine aykırı olarak müvekkilinin rızası olmaksızın üçüncü kişiye satılması ve sonrasında tahsil payına düşen kısmın ödenmemesi nedeniyle ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile müvekkil firmaya ait meblağı ve uğradığı zararı,

bilirkişi marifetiyle tespit edebilecek olan işletme hakkından kaynaklanan tüm zararların tespit ve tazminini talep ediyoruz.Taraflar son teknoloji ürünü olan lineer hızlandırıcı bir cihaz almaya karar vermişler, bu cihazın almabilmesi için kredi kullanılacağından gerçek kişiler adına olan tedavi merkezi için bir anonim şirket kurulması gerekmiş ve 22.07.1997 tarihinde müvekkil şirket kurulmuştur. Müvekkil şirketin kurulmasını müleakip olarak ... ...

Hızlandırıcı cihaz alınmış ve tedavilerde kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu cihaz alındıktan sonra öncelikle ... Kurumu'na mtiracaaı edilerek cihaza lisans alınması lalep edilmiştir.

1997 yılı ve sonrasında birçok talep yapılmış, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi sağlanmış, Fizik Mühendisleri Odasından rapor alınmış ancak ...dan alınacak lisanstan sonra Sağlık Bakanlığından alınması gereken tıp merkezi ruhsatı konusundaki mevzuat engelinin tespiti üzerine lisans faaliyeti tamamlanmamıştır.

Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in 8/1 inci maddesine göre tıp merkezlerinin sadece tabipler tarafından açılabileceği hükmü karşısında ortakları arasında hekim olmayan kimseler bulunan müvekkil şirket lisans alma faaliyeti durdurulmuştur. Davalı firmamn hissedarları. Dr. ... ile Dr. ... müvekkil şirket hissedarı Prof.

Dr. ...'in çocukluk arkadaşı olup, cobalt cihazlanndan birisini satmak istemesi üzerine bu cihazı almaya talip olmuşlardır.Davalı firma cihazı almış ise de bu cihazı kendi katına taşıyamaması, çoğunlukla kullanıyor olması nedeniyle faaliyetini müvekkil firmanın ofisinde icra etmeye başlamıştır.

Daha sonra ruhsat almak gerekliliği nedeniyle taraflar arasında yapılan görünürdeki sözleşmeye istinaden 03.10.2007 tarihinde "İşyeri İşletme ve Hizmet Süzleşmesi" adı altında bir kira ilişkisi düzenlenmiştir.

Bu sözleşmenin akdedilmesini müteakip davalı firma Sağlık Bakanlığı'ndan davaya konu olan Tıp Merkezi Ruhsalını çıkartmıştır.Zira ortaklarımızın tümünün hekim olmaması nedeniyle ruhsat alamayacağından davalı firma ile gizli ortaklık kurularak bu firma üzerinden sorun çözülmüş ve kira akdi düzenlenerek ruhsat alınmasına karar verilmiştir. Tıbbi cihazların pahalı olması nedeniyle kira akdine dayalı olarak ruhsat çıkartabilmektedir.

Bu sebeple davalı firma kiracısı göründüğü cihazı da kapsar biçimde ruhsat çıkartmış ve davalı yanın sözleşme ilişkisine ve ortaklık hukukuna aykırı davrandığı 2014 yılına kadar fiili ortaklık ilişkisi devam etmiştir.Davalı firma müvekkilin bilgisi ve rızasını almaksızın müvekkil firma yetkilisi ...'in yurt dışında olduğu bir dönemde ruhsatı ... Hastanesine 2.000.000 USD bedelle satmıştır.

Bu bedelin yarısı olan 1.000.000 USD'nin müvekkillerine ait olduğunu, müvekkilinin doğmuş ve doğacak tüm yasal talep ve dava haklarıyla sair hakları saklı ve baki kalmak üzere davanın kabulü ilc ortaklığın dal ruhsatının davalı yanca satılmış olması karşılığında ortaklığın feshi ve tasfiyesine, Dava konusu olan ve üçüncü kişiye satılan dal ruhsatının 1/2 oranında mülkiyet hakkının müvekkilin payına ait olduğunun tespiti ve davacı müvekkil payına düşen kısmın 1/2 pay oranında tespiti ve tahsiline, Dal ruhsatının satışından elde fililen gelirin müvckkile ötdenmesi için tespiti ve müvckkilimiz payına düşen kısmın tahsiline,

yukarıda belirtilen talepler kapsamında tespit edilecek miktarlar yönünden belirsiz alacak davası olması bakımından artırma hakkımızı ve diğer tüm haklarımızı saklı tutarak şimdilik 10.000 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 09.07.2014 tarihi itibariyle ticari avans faiziyle birlikte davalıya ödettirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin ...

Ticaret mahkemeleri olduğunu, davacı ile aralarında ne açık ne de gizli bir ortaklık bulunmadığını, böyle bir şeye ihtiyaçlarının da olmadığını, 1975 yılında dahi davacının radyo terapi tedavi ruhsatının bulunmadığını, hiç de olmadığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu, ...in aradığı şartları bir türlü yerine getiremeyerek lisans alamadığını, lisans alabilmek için tüm ortakların hekim olması gibi bir şart bulunmadığını, böyle bir şart olsa bile sadece hekimlerden oluşan 2 kişilik bir limited şirket ve arka planda gizli bir ortaklık kurarak bu şartı kolaylıkla yerine getirmelerinin mümkün olduğunu ama gerçeğin bu olmadığını,

cihazın maliyetinin yüksekliği nedeniyle lisans alamadıklarını, davacı ile aralarında sadece kira ilişkisi olduğunu, onun da sona erdiğini, davacının ... adresinde 10 yıldır ruhsatsız olarak hasta kabul ve tedavi ediyorken, davalı müvekkilin 1996 dan beri ... ...

Merkezlerinde tedavi ruhsatlı olarak faaliyet gösterdiğini, ancak kendisi lisans İçin para harcamadan 10 yıldır hasta tedavi eden davacının doktor ortakları diğer taraftan eski ve kaynağı yetersiz cobalt cihazını satmak için müvekkili şirketin eskiden beri tanıdıkları doktor ortağını "Nakkaştepe'den Mecidiyeköy'e bizim bir üst kata taşının bizim cihazı size satalım" diye ikna ettiklerinden müvekkil şirketinde davacının bir üst katını mal sahibinden kiraladığını,

ancak davacıdan 10 milyara satın aldığı cobalt cihazını üst kata yaklaşık 8 ton ağırlığında olması ve radyoaktif maddelerin taşınma esnasında yayılması tehlikesinin büyüklüğü nedeni ile cıkartamamış ancak satın oldığı cihazın alt katta yani davacının bulunduğu katta kalmasının fiziki sartlar ve sağlıksal tehlikenin oluşmaması için daha uygun olacağından ve ayrıca davacının da müvekkile satarak para kazandığı cihazı kendisinin de legal olarak kullanmasının avantajı nedeni ile cihazı yerinden oynatmak istemediğinden,

cihazın kapladığı alan, cihazın kullanılabilmesi için gerekli ortak alan ve mecburen kullanılmak zorunda olan Fizik Odasını da kiralamak durumunda kaldıklarını, kira parası olarak da nakdi bir para yerine ayda 2 hastanın tedavi ücretlerinin davacıya kira bedeli olarak ödenmesi hususunda anlaşma yaptıklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ruhsat bedelinin 2.000.000 USD olması ve bunun yarısı talep edildiğinden müddeabihin tamamlanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:

Dava, taraflar arasında gizli adi ortaklık bulunduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Mahkememizin ... sayılı 23/12/2021 tarihli mahkeme ilamında; "Davanın kabulüne, taraflar arasındaki gizli adi ortaklığın feshi ile dal ruhsatının satımından elde edilen meblağ üzerinde davacının eşit oranda hak sahibi olması nedeniyle 1.000.000,00 USD karşılığı 2.130.700,00 TL bedelin 10.000 TL'si için temerrüt tarihi olan 09/07/2014 tarihinden 2.120.700,00 TL'si için ıslah tarihi olan 14/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline," karar verilmiştir.

Mahkeme ilamının taraf vekillerinin temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay'a göndermiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1916 esas 2023/4173 karar sayılı 05/07/2023 tarihli Yargıtay İlamında; "Mahkeme kararının BOZULMASINA," şeklinde görüş bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflar arasında 13.05.2003 tarihinde “Sözleşme” başlıklı bir sözleşme imzalamış ve “hastalara daha kaliteli hizmet verebilmek amacıyla birlikte çalışma” kararı aldıklarını teyit ettikleri bu sözleşmede “birlikte çalışma” ilkelerini 7 madde altında düzenlemişlerdir. Sözleşmenin 2. maddesi gereğince ...'ın ...'ya sattığı kobalt teleterapi cihazının bulunduğu alan, fizik odası ve diğer ortak kullanım alanları için ... tarafından ...'dan herhangi bir kira talep edilmeyecek, ancak bu kullanımın karşılığını oluşturmak üzere ..., kobalt cihazında ayda iki hastanın tedavisi için ...'a kullanım hakkı tanıyacak, ayrıca personel ve temizlik masrafları yine ... tarafından karşılanacaktır.

Taraflar arasında 03.10.2007 tarihinde “İş Yeri İşletme ve Hizmet Sözleşmesi (Kontratı)” başlıklı ikinci bir sözleşme daha akdedilmiştir. Bu sözleşmenin “Konu” başlıklı 2. maddesine göre ...'ın aktifinde kayıtlı olan demirbaşlar ve alet edevatın ...'ya kiralandığı belirtilmiş, ancak kiralama karşılığında öngörülen bir bedel olmadığı, bunun yerine ...'nun bir hizmet üreteceği ve bu hizmetten elde edeceği net kârın % 50'sini ...'a ödeyeceği hükme bağlanmıştır.

..., sahibi olduğu ... Cad. ... Apt. No. 34 Mecidiyeköy/İstanbul adresinde yer alan onkoloji merkezi ruhsatını 30.12.2013 tarihli bir sözleşme ile ... Sağlık Hizmetleri AŞ'ye satıp devretmiştir. Bu devir üzerine ..., .... Noterliği aracılığıyla ...'ya gönderdiği 03.07.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameyle taraflar arasındaki kira akdinin haklı sebeple feshedildiğini bildirmiştir.

İhtarnamede ayrıca, mülkiyeti ...'a ait olan ... ... hızlandırıcı cihazın lisansının mevzuat engeli nedeniyle engel ortadan kalkınca iade edilmek ya da birlikte satıp lisans değerini eşit oranda paylaşmak kaydıyla ... adına çıkartıldığı, bu nedenle ruhsatın ... Sağlık Hizmetleri AŞ'ye satışı sonucu elde edilen bedelin yarısının ...'a ait olduğu iddiasına yer verilerek bu bedelin ödenmesi talebinde bulunulmuştur. Söz konusu ihtarnameye karşı ... tarafından ...'a hitaben ....

Noterliği aracılığıyla düzenlenen 08.07.2014 tarih ve 32116 yevmiye no.lu ihtarnamede ise ...'ın ihtarnamesinde dile getirilen iddialar açıkça reddedilmiştir.

Öncelikle tespit edilmesi gereken, taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında, ilki 13.05.2003 tarihli “Sözleşme” başlıklı, diğeri ise 03.10.2007 tarihli “İş Yeri İşletme ve Hizmet Sözleşmesi (Kontratı)” başlıklı iki sözleşme bulunmasına karşın bunlardan ikinci sözleşme ile birincinin açıkça ortadan kaldırılmadığı, dolayısıyla her iki sözleşmenin birlikte yürürlükte kaldığıdır. Bunun doğal sonucu, taraflar arasındaki ilişki yorumlanırken her iki sözleşmenin birlikte nasıl uygulanageldiğinin dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.

İkinci olarak yapılabilecek tespit, her iki sözleşmenin hiçbir yerinde tarafların “ortaklık” kurmak iradesini ortaya koyan bir beyana yer vermedikleri; bu bağlamda özellikle işbu dava ile dış ortak olduğu ileri sürülen ...'nun nezdinde oluşacak bir malvarlığından ve bu malvarlığının sözleşme sonunda nasıl “tasfiye” edileceğinden, dolayısıyla ...'ın sözleşmenin bitiminde ...'ya karşı varlığı bu dava ile ileri sürülen, ortaklığın devamı süresince elde edilecek malvarlığı değerleri nedeniyle ne miktarda bir alacak hakkı elde edebileceğinden de bahsedilmediğidir. Öyle ki sözleşmelerde, Dal Merkezi Ruhsatına ilişkin bir beyan da yer almamaktadır.

13.05.2003 tarihli sözleşmede geçen “birlikte çalışma kararı” ifadesinden hareketle sözleşme taraflarının müşterek amaçla hareket ettiği anlamını çıkarmak mümkün değildir. Nitekim “birlikte çalışma ilkeleri”ne lafzi bakıldığında burada tipik bir iki tarafa borç yükleyen akitten söz edilmekte olduğu açıktır.

Bu bağlamda sözleşmede “birlikte çalışma ilkeleri” olarak sıralanan, bir alım-satım ilişkisi gereğince taraflardan birinin kobalt cihazın mülkiyetini, diğerinin ise karşılığında bedelini ödeme borcu altına girmesi (m.2) ; ...'ın kobalt, fizik odası ve diğer ortak kullanım alanları ...'nun kullanımına açıp bunlar için yer kirası talep etmemesine karşılık ...'a kobalt cihazda iki hasta tedavisi için ücretsiz kullanım hakkı tanınması (m.

3), ... ve ...'ın karşılıklı olarak lineer akseleratör hastaları ve kobalt hastaları için toplam ücretin % 50'sini kullanım bedeli olarak birbirlerine ödeyecek olmaları (m. 4); ...'nun ...'a simülatörün kullanımı imkânını sağlaması, bunun karşılığında ...'ın ...'ya TTB ücret tarifesine göre ücret ödemesi zorunluluğunun öngörülmesi (m. 5) hükümleri, tamamiyle iki tarafa borç yükleyen sözleşme hükümleridir.

Sözleşmenin herhangi bir hükmünde bir müşterek amaç olarak birlikte kazanç elde edip paylaşmak dahi yoktur. Taraflar arasında akdedilen 03.10.2007 tarihli sözleşme hükümleri ve anılan sözleşmenin uygulanma şekline bakıldığında da iki tarafa borç yükleyen akit düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin metni esas alınarak yapılacak yorum, taraflar arasında bir “kira sözleşmesi”nin kurulduğu yönünde olacaktır. Taraflar arasındaki ilişkinin “kira ilişkisi” olduğu, sözleşmenin yorumunda ikincil nitelikte tamamlayıcı araçlarla da teyit edilmektedir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.1983 tarih ve 6-420/1173 sayılı kararında vurgulandığı gibi “tarafların sözleşmeyi uzun süre uygulama biçimi, sözleşmeye verdikleri anlamın tayininde önemli bir unsur oluşturur. Bu bağlamda, ...'ın taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin sona erdiği 2014 yılına kadar her ay sabit bir ücret olmak üzere “cihaz kullanım bedeli” olarak ...'ya fatura düzenlediği ve fatura bedelini tahsil ettiği açıktır.

Her ne kadar ..., huzurdaki dava ile esasen söz konusu ödemelerin bir “kâr payı” ödemesi olduğunu ileri sürmekteyse de böyle bir iddia “kâr” kavramıyla çelişmektedir. Dolayısıyla ...'ın simülatör kullanımı nedeniyle yaptığı ödemenin taraflar arasındaki iki tarafa borç yükleyen sözleşme ilişkisi gereğince yapılmış bir ödeme olduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda tarafların düzenledikleri her iki sözleşme metninde de davacının iddiasını haklı gösterecek “ortaklık” vb. Bir ibareye yer verilmediği, sözleşmedeki tüm hükümlerin iki tarafa borç yükleyen akit özellikleri gösterdiği, adi ortaklığın ayırt edici vasfı olan “müşterek amaç”, yani birlikte yürütülecek iktisadi faaliyet neticesinde kâr ve zararın paylaşılmasının somut olayda söz konusu olmadığı,

sonuç itibariyle dava konusu olayda ... ile ... arasında ancak iki tarafa borç yükleyen atipik bir sözleşme kurulduğundan söz edilebileceği, dolayısıyla Davacının taraflar arasında varlığını iddia ettiği adi ortaklığa dayalı olarak ... malvarlığındaki ruhsatın satışı neticesinde elde edilen paranın yarısının kendisine verilmesi talebinin hukuki bir temelinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Nitekim bozma ilamında da "Davacı, taraflar arasında gizli adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek adi ortaklığa ait olduğunu iddia ettiği ruhsatın dava dışı şirkete satışından elde edilen bedelin payına düşen kısmının tahsilini istemiştir.

6098 sayılı Kanun'un 620 nci maddesinde adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olarak tanımlanmış, bir ortaklığın kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımaması halinde bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı belirtilmiştir. 622 nci maddesinde ise

ortakların, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlü oldukları düzenlenmiştir.

Ortaklığa sermaye olarak yalnızca emeğini koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini öngören 6098 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün karşıt anlamına (argumentum a contrario) başvuran Türk doktrininde, ortaklığa sermaye olarak salt emeğini koyan ortak dışında hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı, müşterek amacın ve sonuçta adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için bütün ortakların hem kazanca ve hem de zarara katılmalarının gerekli olduğu görüşü egemendir.

Ayrıca, ortakların müşterek amaca ulaşmak için birlikte çaba sarf etmek konusunda yükümlülük altına girmeleri, adi ortaklığın varlığı bakımından zorunludur. Bu unsur, ortaklık sözleşmesinin içeriğinde mutlaka yer almalıdır. (Prof. Dr. Nami Barlas. Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, 3.Baskı, İstanbul 2012, s. 25-40).

Taraflar arasındaki sözleşmeler, faturalar ve fiili uygulama bütün olarak gözetildiğinde ilişkinin 6098 sayılı Kanun'un 622 nci maddesinde düzenlenen kazanç paylaşımını amaçlamadığı, tarafların kaynak verimliliğini arttırmak ve maliyetleri düşürmek için işbirliğine gittikleri anlaşılmaktadır. Nitekim davacı da, 14.04.2021 tarihli dilekçesinde ruhsatın satışından elde edilen ve 1/2 oranda payına düşen alacağın 1.000.000,00 USD olarak tespit edildiğini, 10.000,00 TL üzerinden açılan davayı 1.000.000,00 USD'nin temerrüt tarihindeki efektif satış kuru üzerinden çevrilmesiyle elde edilen 2.130.700,00 TL'ye çıkarttıklarını belirterek ortaklığın tasfiye payına ilişkin değil, ruhsatın satış bedeline indirgeyerek talepte bulunmuştur.

Bu durumda Mahkemece, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekir." denilmek suretiyle bu husus açıkça belirtilmiş olup uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harç bedelinden peşin alınan 426,94 TL + 36.220,00 TL tamamlama harcından oluşan toplam 36.646,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye 36.219,34 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

Ayrıca bozmada önce... sayılı, 23.12.2021 tarihli karar nedeniyle 03.03.2022 tarih ve ... referans nolu harç tahsil müzekkeresine konu 108.901,17.TL harcın UYAP sisteminden yapılan araştırmada tahsil edildiği anlaşılmakla, bu harcın tahsiline ilişkin makbuzun davalı tarafından mahkememize ibrazı ve talep halinde davalı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.368,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,

5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 294.377,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/341, K. 2024/605, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/341
Karar No
2024/605
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/342 K.2024/576
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/342 K.2024/713
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/342 K.2024/942
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/342 K.2024/652
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/342 K.2024/1085
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/343 K.2024/887

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.