KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/342 Esas - 2024/1085
Karar Metni
1.531 kelime·8 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/342 Esas
KARAR NO : 2024/1085
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 08/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 27.11.2023 tarihinde, davalı ...'nın maliki olduğu, davalı ...
Sigorta A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'nın kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıya ait aracın hasarlanmasına ve değer kaybına uğramasına neden olduğunu, müvekkilince yapılan başvuru üzerine, davacıya ait araç hasar giderim tutarırın orijinal yedek parça fiyatları ile belirlenmesi gerekirken, muadil / eşdeğer parçalarla belirlenerek,
davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa sadece 65.786,54 TL hasar bedeli ödemesi ile 31.883,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının tamir süresi olan 10 gün boyunca aracından da mahrum kaldığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik orijinal yedek parça - muadil yedek parça farkı için 100,00 TL, bakiye değer kaybı için 100,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli için de 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 19/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan bakiye değer kaybı tazminatı talebini 8.117,00 TL'ye, 100,00 TL olan araç mahrumiyet zararı talebini 12.700,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMS( Trafik) Sigorta Poliçesiyle 02.06.2023 - 02.06.2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında araç başına 120.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davacıya ait araçta belirlenen 31.8683,00 TL değer kaybının 19.01.2024 tarihinde davacıya ödenmiş olduğunu, dolaylı zararlardan olmakla tamir süresi araç yoksunluk kaybının sigorta teminatı kapsamında olmadığını,
hasar giderim bedelinin belirlenmesinde indirim yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin kdv sorumluluğunun da olmayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen diğer davalılar ... ve ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait tramer kaydı, ... Sigorta AŞ'nin 05/06/2024 tarihli cevabi yazısı, 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. 27/11/2023 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ...'ya ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de,
“Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Dosyaya kazandırılan 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 Sayılı KTK'nun 52/a-b., 57/a., 84/h. ve KTY.nin 109/a, 109/b-5-8, maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 40.000,00 TL olacağı, davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından davacı vekili ...'a 19.01.2024 tarihinde 31.883,00 TL değer kaybı havalesinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının davalılardan bakiye değer kaybı talebinin (40.000,00 TL — 31.883,00 TL) = 8.117,00 TL olacağı, davacının tamir süresi araç yoksunluk kaybırın 12.700,00 TL olacağı ve bundan da davalılar .. ve ...'nın sorumlu olacakları..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan dava dışı ... Sigorta AŞ'ye yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıdan, dava konusu 27/11/2023 tarihli kazaya karışan ... plakalı araca, kaza nedeniyle 14 gün süreyle ikame araç hizmeti sağlandığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan bakiye değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından ıslah dilekçesi ve sigorta şirketi yönünden temerrütün kısmi ödeme tarihinden diğer davalılar yönünden haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gözetilerek bakiye değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ait araç hasar giderim bedelinin ise davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığının davacının da kabulünde olmakla, davacıya ait araç onarımının çok sayıda araç tamir ettirmesinden dolayı imtiyazlı müşteri oları sigorta şirketine sağlanan 5.066,34 TL indirimde belirlenerek oriinal parçalarla aracın tamir edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından ise aksi yönde dosyaya somut bir belge sunulmamakla birlikte, davalının imtiyazlı indiriminden yararlanmak adına orijinal-muadil parça farkı talebinde bulunulmuş olup, dosya bütününe göre davacının böyle bir talebi olamayacaktır. Nitekim araç davacı tarafça da onarılmış değildir. Bu nedenlerle davacının hasar parça farkı bedeli bulunmadığından bu talebinin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında da, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Dolayısıyla davacı tarafın araçtan mahrum kaldığı süre için o araçtan yararlanamadığı mahrumiyet bedelini isteyebilecektir.
Ancak davacının kendi kasko şirketinden gelen 05/06/2024 tarihli müzekkere cevabından davacının dava konusu aracın serviste kalması gereken makul süre olan ve eksper ve bilirkişi tarafından belirlenen 10 günün üzerinde 14 gün boyunca ikame araç hizmeti aldığı, kaza nedeniyle kendisine herhangi bir ek külfet yüklenmeden aracının kaza nedeniyle serviste olması nedeniyle araçtan mahrum kalmadığı anlaşılmıştır.
Dolayısıyla davacının gerçek bir zararından -kaza nedeniyle aracı kullanamaması- bahsedilemeyeceğine göre gerçek kişi davalılardan talep ettiği araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/342, K. 2024/1085, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama