KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/157
- Karar no
- 2025/854
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/02/2025
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...Ltd. Şti ile temlik eden ...A.Ş. arasında Antalya ...
Noterliğinde 14.09.2007 tarihli ve ...yevmiye nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmeye davalılar ... ve ...' ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı müşterinin finansal kiralama sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmediğinin tespit edilmesi üzerine hesabın kat edildiği ve 31.03.2008 tarihinde Beşiktaş ... Noterliğinde keşide edilen ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin müşteri ... Ltd.
Şti ve kefiller ...ve ...'ya gönderildiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, ancak ihtarnamenin, tarafların Finansal Kiralama Sözleşmesinde yasal tebligat adresi olarak kabul ettikleri adreslerine tebliği akabinde de müşteri veya müşterek borçlu müteselsil kefilce bir ödeme yapılmadığını, 01.10.2019 tarihinde ... A.Ş. müşterisi ... Ltd. Şti'nin riskinin Beyoğlu ... Noterliğinin 01.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile müvekkili ...
Yönetim A.Ş.’ye devir ve temlik edildiğini, akabinde müvekkili şirket tarafından davalılar aleyhinde söz konusu borçtan dolayı İstanbul ... İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların söz konusu icra takibine itiraz ettiğini, davalı borçluların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını engellemek amacıyla kötü niyetle olarak yapıldığını bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının örnek 7 ilamsız takip şeklinde açıldığını, takibe konu edilen alacağa ilişkin olarak bononun gösterildiğini ancak icra takibine konu alacağın zamanaşımına uğradığını, İstanbul ...İcra Dairesi' nin ...
Esas sayılı dosyasında taraflarınca zamanaşımı itirazında da bulunulduğunu ve icra takibinin durduğunu, davacı vekili tarafından sunulan sözleşmeye istinaden İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de.
Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde de genel zamanaşımının 10 yıl olarak belirlendiğini, sözleşmenin her halde geçerliliğini yitirdiğini, vade tarihinde ödenmiş olan bu kıymetli evraklara ilişkin sözleşmenin de artık hukuken vasfını yitirdiğini, dava konusu icra takibinin de huzurdaki davanın da yetkisiz yerde açıldığını ve esas yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafın kesinleşmemiş bir takip uzerinden bu davayı açarak,
taraflarına haciz baskısı uygulamaya çalıştığını, davacının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı ... Ltd. ile temlik eden ... AŞ arasında akdolunan 14/09/2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile alacağı temlik alan davacı tarafından sözleşmede kefil olan davalılar aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
Davaya konu finansal kiralama ve kefalet sözleşmesi, 14/09/2007 tarihinde yapılmıştır. Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda kefaletin süresine ilişkin bir sınırlama hükmü bulunmamakta ise de. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK'nın 598.maddesinde. “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmü düzenlenmiştir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 5.maddesine göre. "Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar.
Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz." Kefaletteki 10 yıllık hak düşürücü süre ilk kez 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesiyle getirilmiş olup, davaya konu kefaletnamenin 14/09/2007 tarihli olduğu, 21/10/2024 takip tarihinde icra takibine başlandığı ve takip tarihi itibariyle yasada belirlenen 1 yıllık ek süre de dolduğundan kefalet kendiliğinden kalkmış olup, davalıların kefaletten dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
(Benzer mahiyette bir dosyada verilen İstanbul BAM 16. HD. 2024/1491 esas 2024/1808 karar sayılı içtihatta aynı yöndedir.)
Dava itirazın iptali davası olup, somut olayda itirazın iptali davasına özgü hak düşürücü süre söz konusu değildir. TBK'nın 598. maddesinde öngörülen 10 yıllık kefalet süre sınırı hak düşürücü niteliktedir. Davacının söz konusu hak düşürücü süre dolduktan sonra takip başlatması nedeniyle, takibe konu alacak hak düşürücü süreye uğradığı, bu nedenle davalıdan talepte bulunması mümkün değildir. Bu nedenlerle davanın esastan reddine; davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/157, K. 2025/854, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama