KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/211
- Karar no
- 2026/148
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 18/03/2025
Karar Metni
2.168 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...' ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ... no'lu ... kefaletli taksit ödemeli ticari kredilerin taksitlerini aksatması üzerine borçlulara ödemeyi teminen ..
1. Noterliği’nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalılar tarafından yetkiye, borca ve tüm fer’ilerine itiraz edildiğini ve devamında da icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, davalı borçluların borca, faizine ve fer’ilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, takibin dayanağını oluşturan Genel Nakdi Ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi,
... kredisine ilişkin imzalanan sözleşme ile Banka kayıtları incelendiğinde bu iddiaların asılsız olduğunun anlaşılacağını, borçlunun borcun miktarına ve faize itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının faiz hakkındaki itirazlarının yersiz olduğunu, davalı tarafın yetkiye itirazlarının reddi gerektiğini, davalı ile banka arasında imzalanan sözleşmelerde yetkili yer mahkemesinin istanbul olduğunun kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle davalının ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmelerine, icra ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki itirazın iptali davasında mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Silivri Mahkemeleri olduğunu, müvekkili tarafından davacı banka lehine verilmiş araç rehni ( taşıt rehni) bulunduğunu, taşınır rehninin niteliği gereği herhangi bir limit ile bağlı kalınmaksızın müvekkili şirketin davacı banka lehine doğmuş / doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturduğunu bu nedenle eldeki davanın İİK.
45 maddesine açıkça aykırı olduğunu, bahse konu ve davacı banka lehine rehinli... plaka sayılı araç hakkında, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından "taşınır rehninin paraya çevrilmesi" yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra dosyası ile ilgili olarak da halen ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.
Sayılı dosyasından itirazın iptali davası görülmeye devam ettiğini, müvekkillerine gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temerrütün ancak ve ancak icra takip tarihinde başlayacağını, takip tarihine kadar istenen faiz ile takip tarihindeki anapara hesabının hatalı olduğunu, müvekkillerinden İsmail açısından iki adet tebligat bulunduğunu, tebligatların yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle davalı İsmail' in temerrüdünün başlamadığını, ihtarname ile talep edilen alacaklar ile takip talebindeki kalemlerin örtüşmediğini, davacı bankanın hesap kat hakkını açıkça kötüye kullandığını,
müvekkilinin temerrüdünden bahsedilmesine yasal olanak bulunmadığını, icra dosyasına genel kredi sözleşmelerinin tam metinlerinin sunulmadığını, hangi kredi sözleşmesinde hangi faiz oranlarının öngörüldüğünün belirli olmadığını, davacı bankanın sadece tüm risklere karşı kendisini garanti altına almak amacıyla, gerek asıl borçluya gerekse sözleşmeye kefil olanlara iradeleri dışında ve sözleşmede kurulduğu anda belirlenmeyen şartları kabul etmeye zorladığını ve aleyhlerine düzenlenen hususları gizlediğini, bu nedenle sözleşmenin batıl olduğunu, müvekkillerinin belirtilen tutarda borcu olmadığı gibi,
riski henüz gerçekleşmemiş miktardan usulüne uygun temerrüde düşürülmemiş müvekkilin sorumluluğunun da bulunmadığını, bankaya, tahsil/teminata verilen çek ve senetlerden, hamil banka tarafından yapılan tahsilatların gizlendiğini, hesaplara yansıtılmadığını, bankanın tek taraflı ve aşırı faiz talep etmiş olduğunu, TBK. md. 121/III'e göre faize faiz yürütülemeyeceğini, yine davacı bankanın TTK.90 / e maddesinde yazılı hükme aykırı olarak; müvekkili hesabına alacak yazılan bedellere müvekkili lehine faiz işletmediğini ve kendi alacaklarından mahsup etmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, .salt kredi sözleşmesinin imzalanmış olması,
kredinin fiilen kullandırıldığı anlamına gelmediğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, davacının takipte haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı UYAP üzerinden dosyamıza eklendiği, ... Bankasına yazılan yazılan yazıya cevap verildiği ve sunulan evrakların mahkememizin 9313 kasasına kaydedildiği, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Davaya konu ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlular aleyhinde 3.701.738,34 TL asıl alacak (İstenen:%150 Yıllık Diğer) 341.193,54 TL işlemiş temerrüt faizi %150 - (24.12.24-15.01.25), 17.059,68 TL BSMV 350,00 TL masraf olmak üzere toplam 4.060.341,56 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde yetkiye ve borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı,
mahkememizce ön inceleme duruşmasında davalılar vekilinin icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yapmış olduğu itirazın davaya konu GKS'nin yetki şartına ilişkin 13.4. Maddesi gereği reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Celbedilen ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ...
Bankası Anonim Şirketi tarafından, 20/09/2024 tarihinde borçlu ...Şirketi aleyhine... plakalı, Audi marka, 2016 model, ... motor ve ... şasi numaralı araca dayalı 198.492,99-TL asıl alacak, 775.935,32-TL asıl alacak, 794.907,41-TL asıl alacak, 3.656,82-TL faiz, 182,84-TL BSMV, 5.507,95-TL masraf, 12.937,76-TL faiz, 646,89-TL BSMV, 13.257,78-TL faiz ve 662,89-TL BSMV olmak üzere toplam 1.806.188,65-TL alacağın tahsili için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile 20/09/2024 tarihinde icra takibine geçildiği,
borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde yetkiye ve borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali için açılan .... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında davanın, alacağın muaccel olması şartı gerçekleşmeden takip başlatılması nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce alınan 21/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında. "1-Davacı banka ile davalı kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) ...TİC.A.Ş. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, Anılan kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı.
Bankanın davalılar aleyhinde takip hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2-Davalı Kefillerin Sorumluluğu: Davalı/Kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti tutarının 7.000.000,00 TL olduğu nazara alındığında, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 3.681.458,08 TL olduğu,
dolayısıyla hesaplanan asıl borcun (ana para borcunun), kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği davacı bankanın takip tarihi itibariyle talep edilen 3.701.738,34 TL asıl alacak, 341.193,54 TL işlemiş temerrüt faizi, 17.059,68 TL BSMV, 350 TL masraf olduğu, hesaplanan alacağının 3.681.458,08 TL asıl alacak, 119.823,90 TL işlemiş temerrüt faizi, 5.99119 TL BSMV, 350,00 TL masraf olduğu,
talep edilmesi gereken alacağının 3.681.458,08 TL asıl alacak, 119.823,90 TL işlemiş temerrüt faizi, 5.99119 TL BSMV, 350,00 TL masraf olmak üzere 3.807.623,17 TL olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen 27/04/2023 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ile 15/09/2024 tarihli 4.000.000,00 TL tarihli limit artırımı sözleşmesi imzaladığı, anılan sözleşmeleri davalı ...' ın toplam 7.000.000,00 TL bedel ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalının kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşıldığından TBK 584. madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, sözleşmelerin incelenmesinde TBK 583. maddesinde öngörülen koşulların somut olay yönünden gerçekleştiği ve geçerli bir kefalet akdinin bulunduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
Davalılar vekili müvekkili tarafından davacı banka lehine verilmiş araç rehni ( taşıt rehni) bulunduğunu, taşınır rehninin niteliği gereği herhangi bir limit ile bağlı kalınmaksızın müvekkili şirketin davacı banka lehine doğmuş / doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturduğunu bu nedenle eldeki davanın İİK. 45 maddesine açıkça aykırı olduğunu beyan etmiş ise de;
Davalı asıl borçlu şirket bakımından bu davalının kredi sözleşmeleri nedeniyle kullandığı kredilerden doğan borçlar, araç kaydına davacı lehine tesis edilen menkul rehni ile teminat altına alınmıştır. Davacı tarafça rehin hakkına dayalı olarak davalı asıl borçlu aleyhine ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas dosyasında 20.09.2024 tarihinde rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış olup, henüz infaz edilememiştir.
Bu takipten sonra davacı tarafından aynı alacak için bu kez 15.01.2025 tarihinde işbu dava konusu olan ... Banka Alacakları İcra Dairesinin...esas sayılı ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İİK'nın 45. maddesine göre, "rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." Buna göre alacağı rehinle temin edilen alacaklının rehin veren hakkında doğrudan genel haciz yolu ile takibe geçmesi mümkün olmayıp, rehinle temin edilen bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilecektir.
Ancak rehinin tutarının borcu ödemeye yetmediğinin anlaşılması halinde, alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilecektir. Yargıtay HGK nın 18.04.2001 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı ilamında da, alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile alacaklının asıl kredi borçlusu hakkında genel haciz yolu ile takip yapmasına bir engel bulunmadığı belirtilmiştir.
Somut olay yönünden genel kredi sözleşmesine konu 15.03.2024 tarihli taşıt rehin sözleşmesinde herhangi bir bedel belirtilmediği gibi takibe konu kat ihtarında belirtilen alacağın ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas dosyasında aldırılan değer tespit raporunda belirtilen miktarın (2.200.000,00 TL) ve sigorta bedelinin çok üzerinde olduğu anlaşıldığından davacı alacaklının kredi asıl borçlusu hakkında ve TBK 586/2 gereği kefil hakkında genel haciz yolu ile takip yapmasına bir engel bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 10.5. Maddesinde “... Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." denildiği,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...Esas,...Karar sayılı ilamı dikkate alındığında davacı bankadan talep edilmesine rağmen emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranı temin edilememiş olduğu için bilirkişi tarafından takip ve dava konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faize göre yapılan hesaplamaya göre bulunan %108 temerrüt faiz oranına mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacı tarafça, ... 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; 3.743.196,03 TL nakdi alacak yönünden hesabın 24/12/2024 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya 31/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefile 28/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı asıl borçlu ve davalı kefilin 04/01/2025 tarihinde temerrüde düştüğü, kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kısmen kabulüne; reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/211, K. 2026/148, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama