İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2026/171

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/945Karar2026/171Tarih25 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.473 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2025/945
Karar No
2026/171
Karar tarihi
25 Şubat 2026
Esas no
2025/561 Esas
Karar no
2026/170
Dava
İstirdat
Dava tarihi
24/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.473 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesinde bulunan bir inşaatın müteahhitliğini üstlendiğini, davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından 31.07.2024 tarihinde sözleşmesiz kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tutanak düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen 83.917,97 TL bedelli faturanın müvekkili tarafından 02.10.2024 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini beyan etmiştir.

Söz konusu kullanım yerinde kaçak elektrik kullanılmadığını, davalı tarafça tek taraflı düzenlenen ve müvekkilinin imzasını taşımayan tutanağın tek başına ispat vasfı taşımadığını, ayrıca tutanakta yer alan cihaz ve güç değerlerinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.

Dava konusu yerin, tutanak tarihinden kısa bir süre önce 22.05.2024 tarihinde davalı kurum personellerince denetlendiğini ve o tarihte herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini vurgulayan davacı vekili; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yapılan hesaplamaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine aykırı ve fahiş olduğunu belirtmiştir.

Netice itibarıyla, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın kabulü ile müvekkili tarafından haksız yere ödenen bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın bir miktar paranın iadesine ilişkin olması nedeniyle belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılamayacağını, bu nedenle eksik harcın tamamlatılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Ayrıca, uyuşmazlığın yaşandığı yerin "ticarethane" statüsünde olduğu, davacının tacir olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davacının tacir olmaması durumunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.

Esasa ilişkin savunmalarında; davacı hakkında 31.07.2024 tarihinde perakende satış sözleşmesi olmaksızın kayıtsız sayaçtan enerji kullandığının tespit edildiğini, bu durumun video kayıtları ve usulüne uygun düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ile sabit olduğunu beyan etmiştir.

Davacı tarafın olay tarihinden sonra, 16.08.2024 tarihinde abonelik sözleşmesi yaptığını, dolayısıyla fiil anında sözleşmesiz kullanımın mevcut olduğunu vurgulayan davalı vekili; tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası ve faiz hesaplamalarının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ile 6183 sayılı Kanun'a tamamen uygun olduğunu savunmuştur.

Kaçak kullanım bedeline KDV eklenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu ve aksi durumun dürüst aboneler aleyhine eşitsizlik yaratacağını belirterek; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının sözleşmesiz-kayıtsız olarak kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen 01/08/2024 tarihli 64.512,82 TL bedelli fatura ile ilgili borçlu olup olmadığının, borçlu değil ise ya da fazla ödeme yapmış ise istirdatı gereken bedelin sübut ve miktarının tespitinden ibaret olduğu görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.

Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.

Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı TTK'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.

Zira, kanun ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir", yine aynı Kanun’un 16/1 maddesinde ise “Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.” hükmünü içermektedir.

26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.

Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre.

1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,

2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak tarafların tacir olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2022 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) Mahkememizce ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, verilen yanıtta 01/01/2023 tarihinden itibaren Gayrimenkul Sermaye İradı mükellefi olup, "Kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi faaliyeti" nedeniyle deftere tabi mükellefiyet kapsamında olmadığından 2024 ve 2025 yıllarına ait defter bilgisi olmadığı belirtilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararında da 2. Sınıf tüccar olarak işletme hesabına göre defter tutan davalı yönünden " Dava, kaçak elektrik kullanımından yani haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir.

Davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Elektrik hizmeti alan yer ticarethane grubuna dahil ise de, abonelik kaydının esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaçak elektrik kullanılan yerin salt iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli değildir.

Davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler HMK 2/2. maddesi uyarınca davanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." gerekçesiyle davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Bu açıklamalar ışında vergi müdürlüğü müzekkere cevabında 01/01/2023 tarihinden itibaren Gayrimenkul Sermaye İradı mükellefi olup, "Kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi faaliyeti" nedeniyle deftere tabi mükellefiyet kapsamında olmadığından 2024 ve 2025 yıllarına ait defter bilgisi olmadığı, davacının ticaret sicil sorgulamasında davacıya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı buna göre davacı tarafın tacir olmadığı, esnaf olarak kabul edilmesi gerektiği, dosya içerisinde davacının tacir sıfatı bulunduğuna ilişkin hiçbir kayıt ve belge mevcut olmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak davacının tacir olmadığı gibi, davanın mutlak ticari dava olmadığı sabittir. Açıklanan nedenlerle eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği ve mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;

2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,

4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2026

Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/945, K. 2026/171, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/945
Karar No
2026/171
Tarih
25 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2026/92
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2026/146
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2026/158
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/946 K.2026/255
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/946 K.2026/186
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/946 K.2026/129

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.