KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Esas no
- 2015/2
- Karar no
- 2018/13
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 21/10/2005
Karar Metni
3.535 kelime·18 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA /
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin avans hesaplarının ve 2000-2003 yıllarında şahsi ve şirket kredi kartlarında eski yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ile eski yöneticiler tarafından yapılan harcamaların şirket hesaplarından ödenmesi, 2003 yılında yapılan ve bugüne kadar avans kapamaları yapılmayan toplam 1.128.273.259.263,00-TL'lik kredi kartı harcamalarının ilgili kişilerden iadesi ve tahsili yönünde işlem yapılmadığı, davalılar...,...,...'ın davacı şirkette çalışmadıkları halde şirket kredi kartlarından harcamalarda bulundukları, harcamaların şirket hesaplarından ödendiği,
şirket yöneticilerinin, çalışanlarının ve 3.şahısların şahsi kredi kartı harcamalarının davacı şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenmesi nedeniyle, harcama yapan şahısların ve banka ödeme talimatlarını veren şirket üst düzey yöneticileri, icra kurulu üyesi davalı ..., finans koordinatörü ..., ...ve ...'nün ilgili dönemler itibariyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin müştereken ve müteselsilen mali sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek,
davacı şirketin uğramış olduğu 11.009.966,00-TL zarar bedelinin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan mali sorumlulukları oranında tespiti ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.
SAVUNMA /
Davalı ... 22.11.2005 tarihli cevap dilekçesi ile; husumet itirazında bulunmuş, davalının şirket bünyesinde görev almadığını, harcamaların davacı şirket kasasından yapılması hakkında bilgisinin, talimatının ve onayının bulunmadığını, boşanma davası sonucu kredi kartlarının eski eşi ...'a iade edildiğini savunmuştur.
Davalı... 25.11.2005 tarihli cevap dilekçesi ile; husumet itirazında bulunmuş, davalının ...A.Ş.'de icra kuruluna bağlı olarak telekom şirketlerinden gelen planların hazırlanarak icra kurulunun onayına sunulması, alınan onayların şirkete iletilmesi görevinde kendi başına karar alma, iletme ve uygulama yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 02.12.2005 tarihli cevap dilekçesi ile; davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, çalışanı olmadığını, hiçbir borcunun bulunmadığını, çalışmış olduğu ... A.Ş.'nin kendisini ibra ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı ... 26.12.2005 tarihli cevap dilekçesi ile; şirket denetçisi olarak yasal görevlerini kusursuz olarak yerine getirdiğini, emir verme, eksikliğin veya yolsuzluğun giderilmesini şirket memurlarından talep etme yetkisinin bulunmadığını, denetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantılarında ibra edildiğini, adına şirket kartı çıkarılmadığını, davacı şirkete borcunun bulunmadığını, harcamalara tarafınca verilmiş onay ve talimat bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı... vekili 27.12.2005 tarihli cevap dilekçesi ile; davalının ...A.Ş.'ne bağlı olarak 2000-2002 yılları arasında...'ın asistanı olarak çalıştığını, davacı şirkette çalışmadığını, hiçbir ilişkisinin olmadığını, çalışmış olduğu şirketten ve davacı şirketten adına kredi kartı tahsis edilmediğini, kredi kartı kullanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, 8,25-TL'lik harcamanın davalı tarafından yapılmadığını, şirket kartlarının davalı dışında şirket yetkilileri tarafından kullanılmış olabileceğini, davacı şirket ile arasında 18.11.2004 tarihli ibra ve feragatname düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili 17.01.2006 tarihli cevap dilekçesi ile; zamanaşımı itirazında bulunmuş, yapılan harcamaların davacı şirket adına çıkartılmış kartlarla, şirketin kendisi ve şirket sahipleri lehine yapılmış harcamalar olup, şirket tarafından gerçekleştirilen ödemeler ile borcun kapatıldığını, davalıların kendi kişisel harcamalarının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı... vekili davalının davacı şirkette 14.04.2001 – 22.01.2004 tarihleri arasında yetki ve sorumluluğu olmaksızın ücretli olarak çalıştığını, alım-satım gibi parasal konulara ilişkin görev üstlenmediğini, davacının iş takiplerini anında şirket adına yapılacak harcamalarda kullanılmak üzere davalı adına çıkarttığı şirket kredi kartının davalı tarafından kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., ..., ..., ..., ...,..., ... vekili 09.01.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, 2000 ve 2001 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında şirket hesaplarının ibra edildiğini, davalıların kredi kartı hamili olmadığını, şirkete ait kredi kartlarını kullanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 09.01.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, davacı şirkette 2003 yılı Kasım ayına kadar icra kurulu üyeliği yapan davalının sorumluluğunun teknik ve idari işler ile sınırlı olup imza yetkisi bulunmadığını, davalının yöneticiliği sırasında kendisine yönetim kurulu tarafından tahsis edilen kartlardan yaptığı harcamaları davacı şirket adına yapılan zorunlu ve mutat harcamalar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı... 09.01.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, şirketin 2000 ve 2001 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında şirket hesaplarının ibra edildiğini, davalının kredi kartı hamili olmadığını, hiçbir zaman şirkete ait kredi kartı kullanmadığını savunarak davalıya yönetim kurulu üyesi ve kart hamili olması sıfatıyla yöneltilen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...vekili 09.01.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacı şirketin 2000 ve 2001 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında şirket hesaplarının ibra edildiğini, kredi kartı hamili olmayan davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...ve... vekili 06.01.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, şirket zararının davalı ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı 22.02.2000 – 23.05.2002, ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı 22.02.2000 – 26.03.2001 tarihleri arasında oluştuğunun ispatının gerektiğini, davacı tarafça gösterilen harcamalar içerisinde davalıların şahsi harcamaları da dahil olmak üzere hiçbir harcamasının bulunmadığını, ibra kararları nedeniyle tazminat davası açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 23.03.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş, davalının Eylül 1999 – Ekim 2002 döneminde ... Grubu şirketlerinde yurtdışında görev yaptığını, tüm seyahat masraflarını, ofis ile ilgili mobilya harcamalarını, ...'ın talimatı ile ...bank kredi kartını kullanarak karşıladığını, harcamaların talimat gereği ve şirkete ait masraflar olduğunu, şahsi harcamasının bulunmadığını, usulsüzlük ve suistimal sözkonusu olmadığını, ibra kararları gereği tazminat davası açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 27.03.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalının ... Grubu içerisinde maaşlı çalışmış personel olduğunu, şirkete ait kredi kartı ile iddia edilen miktarlarda şahsi harcama yapmasının mümkün olmadığını, kart harcamalarının ya şirket ya da şirket ortaklarının ihtiyaçları sebebiyle ve şirket yöneticilerinin bilgisi dahilinde yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 03.04.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş, zararın varlığının ispat edilmesi gerektiğini, kredi borçlusundan alacağın takip ve tahsili yoluna gidilmeden ortaklık zararının oluştuğundan bahsedilemeyeceğini, 2000, 2001 ve 2002 yılları için şirket genel kurul kararı ile denetim ve yönetim kurulu üyeleri ibra edildiklerinden ibra kararı ayrıca ve açıkça iptal edilmeden bu davanın açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 04.04.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, şirketin 2000-2001 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında hesapların ibra edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 19.07.2006 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalının şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 26.10.2007 tarihli cevap dilekçesi ile, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş, yapılan tüm harcamaların davacı şirket adına çıkartılmış kartlarla şirketin kendisi ve şirket sahipleri lehine yapılmış harcamalar olduğunu, şirket tarafından gerçekleştirilen ödemelerle borçların kapatıldığını, davacı şirkette maaşlı eleman olarak çalışan davalının kendi kişisel harcamalarının sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 11.03.2008 tarihli cevap dilekçesi ile, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, şirketin 2000 ve 2001 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında hesapların ibra edildiğini, şirketin kredi kartı kullanım yönetmeliği ile banka kredi kartlarının tahsisi, kullanımı, harcamaların ödenmesi ve ilgililer üzerindeki avansların ne şekilde kapatılacağının belirlendiğini, davalının kredi kartı hamili olmadığını, hiçbir zaman şirkete ait kredi kartını kullanmadığını, bankalara ödeme talimatı vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
GEREKÇE /
Davacı tarafça sunulan 02.09.2008 tarihli temlik sözleşmesi ile mahkememiz dosyasına konu alacak davacı şirket tarafından...'na temlik edilmiştir.
Davacı vekili 01.11.2005 tarihli dilekçesi ile sehven davalı olarak gösterilen davalılar... ve ...'ın davada husumeti bulunmadığından dilekçelerinin düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, bu dilekçesinin içeriğini 02.04.2012 tarihli dilekçesi ile HMK.'nun 150.maddesi uyarınca davanın işlemden kaldırılması olarak açıklamıştır.
Davacı vekili 18.05.2007 tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkında açtıkları davadan feragat ettiklerini ifade etmiştir.
Davacı vekili ayrıca Davalı ... yönünden 30/07/2009 tarihli dilekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili yine 15/06/2017 tarihli dilekçesiyle de davalı ... yönünden de dosyanın işlemden kaldırılması talebinde bulunmuş ve bu taleple karşı tarafça itiraza uğramamıştır.
Talep; şirket kaynaklarından harcama yapılması nedeniyle şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile şirket çalışanları ve ayrıca şirketle ilgisi olmadığı halde diğer davalılara verilen kredi kartlarından yapılan şahsi harcamaların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin olarak verilen... Esas, 2012/109 Karar sayılı ilamımızın davacı taraf ve bir kısım davalılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 12/03/2014 gün ve... Esas, ...
Karar sayılı ilamı ile (...Davacı vekili, 2000-2003 yıllarında şahsi ve şirket kredi kartlarıyla eski yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ile eski yöneticiler tarafından yapılan harcamaların şirket hesaplarından ödendiğini, 2003 yılında yapılan ve bugüne kadar avans kapamaları yapılmayan toplam 1.128.273.259.263,00 TL'lik kredi kartı harcamalarının ilgili kişilerden iadesi ve tahsili yönünde işlem yapılmadığını, davalılar ...,...,...'ın davacı şirkette çalışmadıkları halde şirket kredi kartlarından harcamalarda bulunduklarını, harcamaların şirket hesaplarından ödendiğini, şirket yöneticilerinin,
çalışanlarının ve 3.şahısların şahsi kredi kartı harcamalarının davacı şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenmesi nedeniyle, harcama yapan şahısların ve banka ödeme talimatlarını veren şirket üst düzey yöneticileri, icra kurulu üyesi davalı ..., finans koordinatörü...,... ve ...'nün ilgili dönemler itibariyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin müştereken ve müteselsilen mali sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek,
davacı şirketin uğramış olduğu 11.009.966,00 TL zarar bedelinin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan mali sorumlulukları oranında tespiti ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; her bir davalıdan talep edilen tutarın gerekçesi ve dayanaklarına ilişkin davacı tarafça kayıt ve belge sunulmadığı, kredi kartı ekstreleri ve harcama dökümlerinden, söz konusu harcamaların şahıs harcamaları olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığı, TTK'nın 36. maddesi gereğince ya da haksız fiile istinaden davalıların sorumluluğuna gidilebilmesi için zararın varlığının ve miktarının kesin olarak kanıtlanması gerektiği, sorumluluğa esas şirket zararının dahi kanıtlanamadığı gerekçesiyle;
davalı ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar... ile ... hakkında açılan davanın 01.11.2005 tarihinden itibaren işlemsiz bırakılarak takip edilmediği anlaşıldığından 02.02.2006 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ... vekili ile davalı ... vekili ve davalılar ..., ...,..., ... vekili temyiz etmiştir.
1- Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davada şirket kaynaklarından harcama yaptıklarından bahisle şirket yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları ve şirket ilgilisi olmayan diğer davalılara karşı, verilen kredi kartlarından şahsi harcamalar yaptıkları iddiasıyla ve şirket yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ile çalışanlarına da bu zararlara neden olduklarından bahisle husumet yöneltilmiştir.
Şirket yönetim kurulu üyelerinin kararıyla bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verilmişse bu harcamalardan harcama yapan kişiler değil, bu zarara neden olan yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ve şirket çalışanları sorumlu olur.
Şirket adına harcama yapılması için verilen kartlardan şahsi harcama yapılması halinde ise bu zarardan harcamayı yapan kişiyle birlikte şirket yetkililerinin sorumlu olması gerekir ve bu harcamaların şahsi değil, şirket adına yapıldığını da şirkete karşı hesap verme yükümlülüğü olan ilgililerin kanıtlaması icap eder.
Yukarıda belirtilen tüm harcama kalemleri bakımından şirket aleyhine bir zarar doğmuşsa yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamaları halinde 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 338. ve 359. maddeleri gereğince sorumlulukları, şirket çalışanlarının ise 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca sorumlu olmaları söz konusudur.
Bu itibarla, davacı tarafça kalemler itibariyle açıklama yapılmamış olması davanın reddine gerekçe olamaz. Mahkemece, uyuşmazlığa yukarıda açıklandığı şekilde bakılıp bu kapsamda davacı taraftan açıklama istenerek değerlendirme yapılması gerekirken, davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı ... yararına bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekili ve davalılar ..., ...,..., ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/2, K. 2018/13, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama