KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
- Esas no
- 2016/988
- Karar no
- 2019/222
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/03/2016
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Davacı yanca davalı yan aleyhine açılan davanın yapılıp sona erdirilen açık yargılaması sonunda,
AÇILAN DAVA VE İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında 10.02.2010 vade tarihli ve 2.500,00 TL bedelli 1 adet bonoya istinaden icra takibi yapıldığını, takip dayanağı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senetteki borçlu ile müvekkili arasındaki isim benzerliği nedeniyle davalı yanca müvekkili aleyhine işlem yapıldığını, takibe itiraz ettiklerini, müvekkilinin dava konusu senetten dolayı veya başka bir nedenden ötürü davalıya borçlu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, lehlerine %20 'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada ispat külfetinin davacı üzerinde olup, davacı yan iddiasını ispata yarar delil ikame edemediğini, her ne kadar imzaya itiraz edilmişse de, davacının icra dosyası içerisinde yer alan beyanından, borçlunun kendileri tarafından tanındığı ve aynı ismi taşıdığı ve senedin bu kişi tarafından imzalanmış olduğu beyan edildiğinden müvekkilinin dolandırıldığının açık olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, MAHKEMECE VARILAN NİTELENDİRME VE SONUÇ
Tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır.
Somut olayda hukuki ihtilaf takibe konu edilmiş senetten dolayı davacının imza inkarına istinaden davalıya borçlu bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacı davalıyı hiç tanımadığını, hiçbir ticari veya benzeri ilişkisinin olmadığını ismi kullanılarak ve imza atılarak senetle borçlandırıldığını iddia etmekte davalı yan ise davacının bu iddialarına karşılık şahsen ve bizzat senedi davacıdan aldığını veya davacı ile akdi ilişkisi olduğunu savunmamakta, senedi kendisine veren kişi ile davacının bir danışık ilişkisinin olabileceğini beyanla aslında ticari ilişki konusunda açık ve net bir savunmada bulunmamakta, imza aidiyeti veya ticari ilişki konusunda somut beyanda bulunmamaktadır.
Buna rağmen davacının senet tarihinden önce atmış olduğu resmi/özel samimi imzaları getirtilmiş, senet aslı da temin edilerek bizzat huzurda alınan imza örnekleri ile karşılaştırma yapılmak suretiyle grafolojik inceleme yaptırılmış ve buna göre davacı ismine atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
Bu hali ile menfi tespit istemi açısından davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Senette davacı ve davalı arasında doğrudan ciro ilişkisi görünmektedir. Davalı yan senedin bu ilişkisine dair bir açıklama getirememiş senedi davacıdan bizzat aldığına dair veya ticari ilişkisine dair bir açıklama getirememiş durumda olmakla arada başka da ciranta bulunmadığından senetteki bu sahtecilik açısından kötüniyet tazminatı ödemesi gerekecek hukuki şartlar oluşmuş olmakla davacı yanın bu talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/988, K. 2019/222, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama