İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/276 K.2025/420

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davalarının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2019/276Karar2025/420Tarih24 Haziran 2025Okuma32 dk · 6.308 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Haziran 2025
Esas no
2019/276
Karar no
2025/420
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
27/08/2013
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.308 kelime·32 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davalarının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVAD A /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı borçlu, aleyhine yapılan icra takibine karşı haksız ve temelsiz nedenlerle itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olduğunu, İşbu haksız itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açılması zorunlu olduğunu, davalı-Borçlu Sözleşme gereği olarak doğan borcunu ödemediğini, taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli Danışmanlık sözleşmesinin 3.1 maddesine göre, davacı ... şirketi; ...

A.Ş. adına (ancak İmza Yetkisi olmamak kaydıyla) ... Sağlık Bakanlığı ile yapılacak anlaşmanın sağlanması için gerekli süreçleri takip edecektir. Aynı sözleşmenin 3.2 maddesine göre ise, davacı ... şirketinin yetkilisi olan .... ...'tan ... Hastanelerine sevk edilen hastaların Türkiye'ye girişlerine kadarki süreçleri takip edeceğini, ... Hastanelerine gelen hastaların tedavileri yapılacak ve ... A.Ş. Faturasını keserek bedelini ...

Sağlık Bakanlığından tahsil edeceğini, aynı Sözleşmenin 4. Maddesine göre, ..., ... Sağlık Bakanlığından tedavi giderlerini kısım kısım tahsil ettikten 15 gün sonra ... şirketi, söz konusu tahsilatın %10'u oranında Komisyon faturasını keserek ... A.Ş.'ne teslim edecek ve .... fatura Bedelini ... şirketinin Banka hesabına transfer edeceğini, komisyon Sözleşmesinin imzalanmasından sonra davacı ... şirketi yetkilileri, ... adına ...

Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yapmış, işlemleri takip etmiş ve ... Sağlık Bakanlığı ile ... arasında Tedavi Anlaşmanın imzalanmasını sağlandığını, anlaşmadan sonra birçok ... Hasta, ... Sağlık Bakanlığı tarafından ... Hastanelerine gönderilmiş olup, davacı ... şirketi yetkili ve görevlileri de Hastaların Transferi sırasında gerekli desteği verdiğini, gönderilen hastaların Tedavileri yapılmış ve ... A.Ş. ...

Sağlık Bakanlığından yaklaşık 5.000.000,00-USD (Beş milyon ABD Doları) civarında alacak hak etmiştir. ... Sağlık Bakanlığı, söz konusu Tedavi giderlerini kısım kısım ödemekte olup, ilk olarak 401.990-USD ödeme yapmıştır. İşbu ödemenin ...'m hesabına geçmesinden sonra, davacı ... şirketi de31.12.2012 tarihli 40.199-USDTik ilk Komisyon faturasını keserek ...'a teslim ettiğini, ... söz konusu 40.199-USDTik Komisyon faturası bedelini, ...bank ... şubesi aracılığı ile ...

Şirketinin ... isimli Bankadaki ... nolu hesabına 31.12.2012 tarihinde transfer ettiğini, ... Sağlık Bakanlığı ...'a 2. olarak 370.000,00-USD ödeme yapmıştır. Davacı ... şirketi de 03.04.2013 tarihli 37.000-USD'lik Komisyon faturasını kesmiş ve ...'a teslim etmiştir. Ancak söz konusu fatura bedeli ödenmediğini, dava konusu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davacı şirket, ... 26.İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile İlamsız icra takibinde bulunmuştur, tebligatı alan davalı-borçlu taraf süresi içerisinde ancak haksız olarak itiraz etmiş ve takibin durmasına neden olduğunu bildirerek icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, İtiraz haksız ve kötü niyet ile yapıldığı için davalı-borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine, masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Türkiye'nin en önemli sağlık kuruluşlarından birisi olan Müvekkil Şirket, sağlık alanında farklı ülkelerdeki yatırımları kapsamında 2012 yılında faaliyet alanları arasına ...'ı da almış ve burada yürüteceği faaliyetler konusunda kendisine danışmanlık yapacak ve aynı zamanda Türkiye'ye tedaviye gelecek hastaların, geliş ve gidişlerinin organize edilmesini ve tıbbi bilgi akışım sağlayacak, ... Sağlık sektörünü iyi bilen ve ...

Sağlık Bakanlığı ile ilişkileri kuvvetli şahıs ve şirketler İle işbirliği yapma yoluna gitmiş ve bu kapsamda ... Sağlık Bakanlığı ile yakın ilişkiler içerisinde olduğunu ve Müvekkil Şirket'e bu konularda fayda sağlayacağını belirten Davacı Taraf ile, 14.02.2012 tarihinde bir "Danışmanlık Sözleşmesi" (Sözleşme) imzalandığını, imzalanan söz konusu Sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca, Davacı Taraf, ...

Sağlık Bakanlığı ile olan ilişkileri yürütmek yükümlülüğü altına girmiş ve aynı zamanda, tedavi için Türkiye'ye gelecek hastalar hakkında Müvekkil Şirket'e 10 gün öncesinden bilgi vermeyi ve geliş süreçlerini organize etmeyi, ayrıca hastalar ile ilgili yaşanabilecek her türlü sorunda gerekli müdahale ve tedbiri almayı kabul ettiğini, davacı taraf, her ne kadar bu yükümlülüklerin altına imza atmış olsa da, gelişen süreçte bu yükümlülüklerin hic birisini verine getirmediğini, İlişkinin ilk başlarında, ...

Sağlık Bakanlığı ile Müvekkil Şirket adına bir takım görüşmeler yapmışsa da, ilerleyen süreçte bu tarz görüşmeleri de gerçekleştirmediğini, aynı şekilde bugüne kadar, sözleşmenin 3.2 maddesinde ki yükümlülüğe uygun olarak, gelecek hastalar ile ilgili hiçbir bilgi ve belge Müvekkil Şirket'e iletilmediğini, bu durum, davacı Tarafın edimlerini yerine getirmemesi üzerine, Müvekkil Şirket'in süreçlerinde yaşanmaya başlanan sorunların önüne geçebilmek adına, kendileriyle bir çok defa görüşülmüş ve hatta şirket yetkilileri Türkiye'ye davet edilerek ağırlanmış ve sorunlar giderilmeye çalışılmışsa da, herhangi bir gelişme olmaması üzerine,

Müvekkil Şirket ... Sağlık Bakanlığı ile gerilmeye başlayan ilişkileri düzeltebilmek adına, hasta takip süreçlerini kendisi yürütmeye başlamış ve ... Sağlık Bakanlığı ile direk ilişki içerisine girmiş ve hastaları almaya başlamıştır. Bu durum, ...

Sağlık Bakanlığı tarafmdan direk Müvekkil Şirket yetkililerine gönderilen, hasta bilgilerini içerir e-postalardan da açıkça görülebileceğini, davacı Taraf her ne kadar Sözleşmeye uyduğunu belirtse de bu iddialarını kanıtlayacak somut bir delili sunmadığını, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine, takibe konu 37.000 USD tutarında ki fatura Müvekkil Şirket'e hiçbir surette iletilmediğini, dolayısıyla Müvekkil Şirket'in kendisine gönderilmeyen faturayı ödemediği gerekçesiyle, icra takibine geçilmesi haksız ve hukuksuz olduğunu, müvekkil Şirket, ...

Sağlık Bakanlığı ile imzalan ve ekte bir sureti sunulan sözleşmenin, imzalanmasında Davacı Tarafın katkısı olduğunu düşünürken, sonradan ... Sağlık Bakanlığı yetkililerinden alman bilgiler Davacı Tarafın bu süreçte bir katkısı olmadığım göstermektedir. ...

Sağlık Bakanlığı yetkilileri ilerleyen dönemde, Davacı Tarafın ilişkilerinden ziyade, kendi yaptıkları araştırmalar ve Müvekkil Şirket yöneticilerinin yaptıkları ziyaretler neticesinde, Müvekkil Şirket ile anlaştıklarını bizzat beyan ettiğini bildirerek davanın öncelikle husumet yokluğu ve dava şartı eksikliğinden reddine, esasa girilmesi halinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış olması nedeniyle esastan reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatma hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2014/73 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı-borçlu aleyhine yapılan icra takibine haksız ve temelsiz nedenlerle itiraz ettiğini tabinin durmasına neden olduğu, haksız itirazın iptali ve takibin devamı için dava açma zorunluğu olduğunu, taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli Danışmanlık sözleşmesinin 3.1 maddesine göre, davacı ... şirketi; ... A.Ş. Adına (imza yetkisi olmamak kaydıyla) ...

SAĞLIK Bakanlığı ile yapılacak anşalmanın salanması için gerekli süreçleri takip edildiğini, aynı sözleşmenin 3.2 maddesine göre ise davacı ... şirketinin yetkilisi olan ...'tan ... Hastanelerine sevk edilerek hatların Türkiye'ye girişlerine kadarki süreçleri takip edecek olduğunu, bu şekilde ... Hastanelerine gelen hastaların tedavileri yapılacağını ve ...A.Ş. Faturasını keserek bedelini ... Sağlik Bakanlığından tahsil edileceğini, aynı sözleşmenin 4. Maddesine göre, ...

SAğlık Bakanlığından tedavi giderlerini kısım kısım tahsil ettikten 15 gün sonra ... şirketi, söz konusu tahsilatın %10'u oranında Komisyon faturasını keserek ... A.Ş. Teslim edecek ve ..., Fatura bedelini ... şirketinin Banka hebasına transfer edileceği, komisyon sözleşmesi imzalandıktan sonra davacı ... şirketi yetkilileri, ... A.Ş. Adına ... Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yapıldığını, işlemlerin takip ettiğini, ve ...

Sağlık Bakanlığı ile ... arasında tedavi anlaşmanın imzalanmasını sağladığını, anlaşmadan sonra birçok ... Hasta, ... Sağlık Bakanlığı tarafından ... Hastanelerine gönderilmiş olup, davacı .... şirketi yetkili ve görevlileri de Hastaların ...'tan Transferi için gerekli desteği verdiğini, gönderilen hastaların Tedavileri yapıldığını, ... A.Ş. ... Sağlık Bakanlığından yaklaşık 5.000.000,00-USD (Beşmilyon ABD Doları) alacak hakedildiğini, ...

Sağlık Bakanlığı tedavi giderlerini kısım kısım ödemeye başladığını, ilk olarak 401.990,-USD ödeme yapıldığını, ödemenin ...'ın hesabına geçmesinden sonra davacı ... şirketi de 31.12.2012 tarihli 40.199-USD ilk komisyon fatirasını kestiğini ...bank ...şubesi aracılığı ile ... Şirketinin ...isimli bankadaki ... nolu hesabına 31.12.2012 tarihinde transfer ettiğini ...

Sağlık Bakanlığı ...'a 2. Olarak 370.000,00-USD ödeme yaptığını, davacı ... şirketi de 03.04.2013 tarihli 37.000-USD'lik komisyon faturası kestiğini, ...'a teslim edildiğini, söz konusu fatura bedelini ödemediği, ...

Sağlık Bakanlığı ...'a 3. Olarak 1.200.000,00-USD ödeme yaptığını, ... şirketi de dava konusu 1.200.000,00-USD ödeme yaptığını, ...Şirketi de dava konusu olan 17.09.2013 tarihli 120.000-USD komisyon faturası kestiğini, ve ...'a ... ile 11.10.2013'de gönderdiğini, tüm görüşmelere rağmen ödeme yapmadığını, 03.04.2013 tarih ve 37.000-TL lik fatura bedelini ödenmemesi üzerine ... 26. İcra Müdürlüğünün...

Esas sayılı dosas ile ilamsız takip başlatıldığını, takibin devami için Mahkememizin ... esas sayılı dosayı ile itarazın iptali davası açıldığını, konusu ve tarafları aynı olması nedeniyle mahkememiz dosyası ile birleştirilmesini talep edildiğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine ... 34. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinide bulunduğunu, davalı-borçlu taraf süresi içeresinde haksız ve olarak itiraz ettiğini ve takin durduğunu, ...

34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz haksız ve kötü niyet ile yapıldığı için davalı-borçluya %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, konuları ve taraflarının aynı olması nedeniyle mahkememizin 2013/260 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN ... 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS 2014/363 KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli danışmanlık sözleşmesinin 3.1 maddesine göre müvekkilinin davalı adına ancak imza yetkilisi olmamak kaydıyla ... Sağlık Bakanlığı ile yapılacak anlaşmanın sağlanması için gerekli süreçleri takip edeceğini, davacı şirket yetkilisi olan ...,...'tan ... Hastanelerine sevk edilen hastaların Türkiye'ye girilerine kadarki süreçleri takip edeceğini, ...

Hastaelerine gelen hastaların tedavilerinin yapılacağını ve ... AŞ faturasını keserek bedelin ... Sağlık Bakanlığı'ndan tahsil edeceğini, sözleşmenin 4. maddesine göre ... Sağlık Bakanlığından tadevi giderlerini kısım kısım tahsil ettikten 15 gün sonra davacı şirkete söz konusu tahsilatın %10'u oranında komisyon faturasını keserek ... AŞ'ne teslim ederek ...

AŞ tarafından fatura bedelinin davacı şirketin banka hesabına transfer edileceğini, komisyon sözleşmesinin imzalanmasından sonra tedavi sözleşmesinin imzalandığını, hastaların tedavi için geldiğini ve ilk komisyon ödemesinin yapıldığını, gönderilen hastaların tedavilerinin yapıldığını ve davalı şirketin ...

Sağlık Bakanlığın'dan yaklaşık 5.000.00,00 USD alacak hak ettiğini, sağlık bakanlığının söz konusu tedavi giderlerini kısım kısım ödemeye başladığını ilk olarak 401.990 USD ödeme yaptığını, ödemenin davalı hesabına geçmesinden sonra davacı şirket 31.12.2012 tarihli 40.199 USD lik ilk komisyon faturasını keserek davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından bu bedelin 31.12.2012 tarihinde davacı banka hesabına transfer edildiğini, sağlık bakanlığı tarafında davalıya 2. olarak 370.000,00 USD ödeme yapılarak davacı şirket tarafından 03.04.2013 tarihli 37.000 USD 'lik komisyon faturasının kesildiğini ve davalıya faturanın teslim edildiğini,

ancak söz konusu faturanın davalı tarafından ödenmediğini, yine sağlık bakanlığı tarafından davalıya 3. olarak 1.200.000,00 USD ödeme yapıldığını, davacı şirketin 17.09.2013 tarihli 120.000 USD 'lik komisyon faturasını keserek davalıya 11.10.2013 tarihinde gönderdiğini, sağlık bakanlığının davalıya 4. olarak 400.000 USD ödeme yaptığını, davacının iş bu dava konusu 28.12.2013 tarihli 40.000 USDlik faturayı düzenleyerek 05.03.2014 tarihinde davalıya gönderdiğini,

sağlık bakanlığı tarafından 5. olarak davalıya 570.000 USD ödeme yaptığını ve davacının iş bu dava konusu 20.01.2014 tarihli 57.000 USD'lik faturay düzenleyerek davalıya 05.03.2014 tarihinde gönderdiğini, davalı tarafından ödemelerin yapılmadığını, 03.04.2013 tarihli 37.000 TL'lik fatura bedelini ödenmemesi üzerine ...

26. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili tarafında takibin devamı için ... 8. ATMnin ...esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, dava konusu 40.000 ve 57.000 USD bedelli faturaların ödenmemesi üzerine ...

34. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, konusu ve taraflarının ayın olması nedeniyle iş bu dava dosyasının da ... 8. ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile imzalanan sözleşme ve dava konusu faturada taraf olarak ... gösterildiğini, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ve ödeme emrinde davacı şirketin isminin ... tercümesiin kullanıldığını belirtse de ...

Ltd.Şti olarak çevrilmesinin mümkün olmadığını, davacı olarak görünen şirketin müvekkili ile herhangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığı nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı vekilince sunulan vekaletnamenin de geçerli olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkili şirket tarafından davacı tarafın yükümlülüklerine yerine getirilmemesi sebebiyle feshedildiğini, davacı tarafından sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, icra takibine konu faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, muhasebe kayıtları incelendiğinde bu durumu ortaya çıkacağını,

kayıtlarda bahsedilen şekilde bir faturaya rastlanılmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin iki farklı fatura için yapıldığını ... Sağlık Bakanlığı ile kurulan ilişkiler neticesinde ve iyi niyetli olarak ödendiğini, müvekkili şirketin yöneticilerinin davacı tarafça kandırıldığını ve ...

Sağlık Bakanlığı ile görüşmelerin ayarlandığı beklentisi ile savaş bölgesi olan ...'a seyahat ettiğini, ancak ...'ta bulundukları dönem içerisinde davacı tarafın kendileriyle hiç ilgilenmediği gibi sağlık bakanlığı ile olan görüşmeleri de bizzat kendilerinin ayarladığını, davacı tarafın müvekkili şirkete...'tan hasta yönlendirdiği ve bunun neticesinde hak ediş elde ettiği iddiasının asılsız olduğunu, davanın öncelikle husumet yokluğu ve dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE /

Mahkememizce, önceki kararında; "Taraflar arasında 14.2.2012 tarihli Iraktan gelecek hastaların organizasyonu amacı ile danışmanlık sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi mali müşavir alattin hamlacı tüm taraf iddialarını, tüm delileri ilgili kayıtları inceleyerek rapor vermiştir.17.8.2015 tarihli raporu ibraz etmiştir. bilirkişiler dava konusu olaya ilişkin tüm deliller,ticari defter ve dayanak kayıtları, dosya içindeki deliller ve tüm iddiaları değerlendirmişlerdir.bilirkişi birleşen tüm dosyalarla ilgili olarak bütün olarak değerlendirme yapmıştır. Bilirkişi raporları detaylı ve gerekçelidir. raporlar denetime açık detaylı .olayla bir biri ile uyumlu oluşu dikkate alınarak yeniden bilirkişi raporu alınmamıştır

... 9. Asliye ticaret mahkemesi...e....k. Sayılı dosyası tarafları ve konusu aynı olup mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir. ... 8. Asliye ticaret mahkemesi ...e. ...k. sayılı dosyası tarafları ve konusu aynı olup mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.

Davacı ticari ünvanının Noor al sabah for artistic produktion co. Olduğu tercüme ederken artistic kelimesini bir tercüman medya bir diğeri sanatsal olarak çevirdiğinden farklılık varmış gibi olduğu ünvanda farklılık olmadığını bildirmiştir. Davacı şirket ünvanında farklılık göstergesinin tercüme hatasından kaynaklandığı sözleşme düzenlenen tarafın davacı olduğu anlaşıldığından davalının husumet itirazı kabul görmemiştir.

Bilirkişi raporunda ; davacının icra takibi konusu ettiği faturaları davalıya tebliğ ettiği faturalara konu hizmeti verdiğini yasaya uygun olarak ispatalayamadığı mevcut dosya içeriğince davacının davalıdan alacağının olmadığı bildirmiştir.

Fatura, satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı miktarı göstermek üzere malı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren ticari bir belgedir (VUK.229, 230). ( ybhgk 27.06.2003 tarih e.... sayılı kararı ... ) Ticari faaliyeti sonucu, bir mal satmış veya imal etmiş veya bir iş görmüş veya bir menfaat temin etmiş olan tacir, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da fatura da gösterilmesini istediği taktirde, fatura vermek zorundadır (TK.21).

Ticaret Kanunu burada, karşı ta­rafın talebine bağlı, şarta bağlı bir yükümlülük öngörmüştür. Oysa, VUK'nun 232 inci maddesi bunu çoğunlukla tam bir yükümlülük haline getirmiştir.

Türk ticaret kanunu 18/ 3. Maddesi gereğince Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. 18/2 maddesi geerğince Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bilirkişi tespiti ile davacının dava konusu faturaları davalıya tebliğ etmediği anlaşılmıştır. Davacının dava konusu hizmeti yerine getirdiği alacağa ilişkin fatura ve .belgeleri tebliğ edildiği tespit edilememiştir.

Bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller ile davacının alacağı varlığına ilişkin delil tespit edilememiştir. Davacı iddiasını ispatlayamamıştır. Bu nedenle dava red edilmiştir. " gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 11/03/2019 tarihli, ...esas ve ...karar sayılı kararıyla; "Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli danışmanlık sözleşmesi gereği olarak müvekkilinin 03.04.2013 tarihli 37.000-USD.lik Komisyon faturasını kestiğini ve davalıya teslim ettiğini, dava konusu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine .... 26.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili; sözleşme kapsamında müvekkili tarafından 17.09.2013 tarihli 120.000 USD komisyon faturası kesildiği ve davalıya kargo ile 11.10.2013de gönderdiğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine ... 34. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili; sözleşme kapsamında müvekkilinin 28.12.2013 tarihli 40.000 USDlik ve 20.01.2014 tarihli 57.000 USD'lik faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine ... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında 14.2.2012 tarihli Iraktan gelecek hastaların organizasyonu amacı ile danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, bilirkişi tespiti ile davacının dava konusu faturaları davalıya tebliğ etmediğinin anlaşıldığı, davacının dava konusu hizmeti yerine getirdiği alacağa ilişkin fatura ve belgeleri tebliğ edildiği tespit edilemediği, bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller ile davacının alacağı varlığına ilişkin delil tespit edilemediğini, davacı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, itirazın iptali davasıdır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Raporda her iki taraf defterlerinin incelenip incelenmediği, takip konusu faturaların bu defterlerde kayıtlı olup olmadıkları, ödenip ödenmedikleri hususları kesin olarak belirlenemediği gibi faturalar dışında ayrıca faturalara konu hizmetin verilip verilmediği üzerinde de durulmamıştır. Tüm bu hususlar gözetilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınıp bu ilkeler çerçevesinde araştırma yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik, yetersiz ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Davalı vekilinin mahkemeye verdiği dilekçesinde davalının unvanını değiştirdiği bildirdiği, dilekçesi ekinde buna ilişkin TTSG'nin ilgili sayfasını eklediği görülmekle davalının unvanın değiştiği halde eski unvanın karar başlığına yazılması hatalı olmuştur." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Dava dosyası, bozma ilamı sonrası, mahkememizin 2019/276 esas sırasına kayıt edilmiştir. Mahkememizce Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmuş, yargılamaya devam olunmuş, bozma ilamında belirtilen hususlarda yeniden araştırma ve incelemeler yapılmış, taraflarca bildirilen ve celbi gereken deliller eksiksiz bir şekilde toplanmaya çalışılmış, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Davacı vekilinin talebi doğrultusunda ... Sağlık Bakanlığından bir kısım belgelerin celbi hususunda ... Adli Makamlarına istinabeler yazılmış ise ve yaklaşık 4-5 sene istinabe cevapları beklenmiş ise de, belgelerin celbi noktasında olumlu bir sonuç alınamamış, davacı vekilinin istinabe cevaplarının beklenmemesi ve mevcut delil durumuna göre bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi ve ... Devletinin içinde bulunduğu karışık durum, olumlu cevap gelme ihtimalinin düşüklüğü, usul ekonomisi ve yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkeleri kapsamında istinabe cevapları beklenmemiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 27/12/2024 tarihli raporda özetle. Taraflar arasında 14.02.2012 tarihinde Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmenin konusu; ...’ın ...’tan gelecek hastaların ... bünyesinde alacakları tüm sağlık hizmetlerinin Danışman (Davacı) Türkiye’ye gelene kadar organizasyonu ve verilecek hizmetin hastanelere kabul ile çıkışlarında yaşanacak süreçler ve ...

Sağlık Bakanlığı ile ilişkilerin yürütülmesi hakkında verilecek danışmanlık amacıyla sunulacak hizmetler kapsamında tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenlediğini. Danışmanın, ...

Sağlık Bakanlığı ile ilgili süreçleri ...’ın onayıyla, herhangi bir imza yetkileri olmamakla birlikte yürütececeği, işbu süreçte Danışmanın, ... nam ve hesabına işlem yapamayacağı, A..., ...’a ...’tan ayakta veya yatarak tedavi için gelecek hastaların Türkiye’ye girişlerine kadarki süreci organize ederek ...’a en az 10 gün önceden bilgi vermek zorunda olduğu, ...’tan gelecek hastaların ... bünyesinde hastaneye giriş ve çıkışlarına kadarki süreçte hastalar ile ilgili yaşanabilecek problemlerde Danışman derhal bilgilendirilecek olup gerekli tüm müdahale ve tedbiri almakla yükümlü olacağını.

Danışmana, ... tarafından düzenlenen her bir fatura bedelinin KLDV hariç %10'u kadar, ... Sağlık Bakanlığı tarafından bu faturaların ödenmesinden itibaren 15 gün içerisinde danışmanlık ücreti ödeneceğini.

İşbu Sözleşme 14.02.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı, tarafların Sözleşme hükümlerinde mutabık kalması halinde aynı süre ile uzayacağı, sözleşmenin feshedileceğine karar veren taraf durumu en az 2 ay önceden diğerine bildirmek zorunda olduğu,

yoksa sözleşme otomatik olarak yenilenmiş sayılacağı, işbu sözleşme ile danışman üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmeyip ihlal ettiği veya sözleşmenin herhangi bir hükmüne kısmen veya tamamen aykırı davrandığı takdirde ...’ın tazminatsız fesih hakkı bulunduğunu, söz konusu durumda ...’ın vermiş olduğu hizmet dolayısıyla kesmiş olduğu fatura bedellerinin tamamı ödenecek olup ...'tan hasta gönderilmesi veya ...

Sağlık Bakanlığıyla yürütülecek süreç ile ilgili herhangi bir değişiklik olmayacak ve işbu Sözleşmenin feshi süreci engellenmeyeceği, her iki tarafın da sözleşme hükümlerine uymadıkları veya haksız fesih halinde 10.000 USD tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve beyan ettikleri.

Tarafların işbu sözleşmede belirtilen adreslere yapılacak her türlü ihbar, ihtar ve tebligatların geçerli olduğunu peşinen kabul ettiklerini, taraflar, tebligat adresinde meydana gelecek değişiklikleri 7 gün içinde yazılı olarak noter kanalıyla diğer tarafa bildirmediği takdirde, eski adreslerine yapılacak tebligatların hukuken geçerli addedileceğini sözleşmenin taraflar başlıklı 1.maddesinde Danışman olarak “...” ticari unvanının yer aldığı, şirket kaşesi olmaksın ... tarafından imzalandığını.

Davacı şirket, davalıdan alacağını tahsil etmek üzere 22.07.2013 tarihinde ... 26. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı şirketin borcu kabul etmemesi, icra takibine, takip tutarına, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurması üzerine davalının aleyhine yaptığı takibin devamı için 27.08.2013 tarihinde ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esas sayılı itirazın iptali davası açtığını, davacı şirket, davalıdan alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle 03.01.2014 tarihinde ...

34.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçtiğini, davalı şirket borcu kabul etmediklerini, icra takibine, takip tutarına, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiklerini, icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirket davalının aleyhine yaptığı takibin devamı için 06.03.2014 tarihinde ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ...esas sayılı itirazın iptali davası açtığını, davacı şirket, davalıdan alacağını tahsil etmek üzere 24.06.2014 tarihinde ...

34.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, davalı şirketin borcu kabul etmemesi, icra takibine, takip tutarına, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurması üzerine davalının aleyhine yaptığı takibin devamı için 16.07.2015 tarihinde ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... esas sayılı itirazın iptali davası açtığını, söz konusu dosyanın ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ...

E. sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiğini, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 25.11.2015 tarihinde...E...K. sayılı gerekçeli kararında; bilirkişi raporu ve dosyadaki deliller ile davacının alacağının varlığına ilişkin delil elde edilemediği, davacının iddiasını ispatlayamadığı mucibince davayı reddetmiş olduğunu, Davacı, yerel Mahkemenin kararını temyiz etmiş olup, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi ... E.,... K. sayılı ilamında.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, raporda her iki taraf defterlerinin incelenip incelenmediği, takip konusu faturaların bu defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ödenip ödenmedikleri hususlarının kesin olarak belirlenemediğini, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği hususunun üzerinde durulmadığını, tüm bu hususlar gözetilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınıp bu ilkeler çerçevesinde araştırma yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik,

yetersiz ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin doğru görülmediğini belirterek asıl ve birleşen dosyada davacı vekilinin itirazlarını kabul ederek hükmün davacı yararına bozulmasına oybirliğiyle karar verdiğini. Davacının, ... Cumhuriyetinde yerleşik, ...

Ticaret Odasına kayıtlı bir şirket olduğundan ve dava dosyasına sunulmuş ticari defter tasdik bilgileri ile ticari defter kayıtları bulunmadığından herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığını, davacının hasta nakil komisyon bedeli olarak davalı şirkete toplam 294.199 USD fatura düzenlediği, vermiş olduğu hizmet karşılığında 40.199 USD tahsilat yaptığı, (294.199 – 40.199 =) 254.000 USD cari hesap bakiyesinin bulunduğu, dosya muhteviyatının incelemesinde;

davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları içeren 07.09.2015 tarihli dilekçe ekinde, davacı vekili adına düzenlenmiş, matbu olarak “... tarihli ... no.lu komisyon faturası” açıklaması bulunan, ... Servisi A.Ş. ... şubesine ait 11.10.2013 tarihli ve ... no.lu fatura ile el yazısıyla “İçerisinde 28.12.2013 tarihli 6 no.lu fatura ile 20.01.2014 tarihli 6 no.lu fatura vardır” açıklaması bulunan, ...

A.Ş. ... şubesine ait ... tarihli ve ... no.lu faturanın bulunduğu görülmüş olup söz konusu 120.000 USD, 40.000 USD ve 57.000 USD tutarlarındaki faturaların davalı şirkete teslim edildiği hususundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olduğunu, Davacı vekili bahsi geçen beyan ve itiraz dilekçesinde.

“Dava konusu 03.04.2013 tarih ve 4 no.lu 37.000 USD’lik fatura, ilk önce e-mail olarak, bilahare davacı şirket yetkilileri tarafından elden davalı şirkete teslim edilmiştir.” beyanında bulunmasına rağmen iddiasını ispat etmeye matuf bir belge sunmadığını, davalı şirketin eski ticari unvanı “... Şirketi” iken olağanüstü genel kurul kararıyla ana sözleşmenin tadil edilerek “...

Şirketi” unvanını aldığı, söz konusu unvan değişikliğinin ...’nin 03.10.2014 tarihli ve 8667 sayılı nüshasında tescil edildiği, ...Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen 28.06.2024 tarihli yazı ekinde davalı şirkete ait 2012-2013-2014 yıllarına ilişkin Ba Formlarının sunulmuş olduğu, Ba Formlarının incelemesinde.

2012/12 dönemine ait davacı şirket tarafından düzenlenen 2 adet 71.677,00-TL tutarlı alış faturasının bildirildiği tespit edilmiş olup söz konusu faturaların davacıya ait 05.12.2012 tarihli ve 1 no.lu 9.600 USD tutarlı fatura ile 27.12.2012 tarihli ve 2 no.lu 30.599 USD tutarlı faturalara ilişkin olduğunun anlaşılmış olduğunu, Davacı şirketin düzenlediği diğer fatura tarihlerini kapsayan 2013/04, 2013/09, 2013/12 ve 2014/01 dönemlerine ait Ba Formlarında herhangi bir alış faturasının bildirilmediği tespit edildiğini.

Dava konusu somut olayda davacı tarafından; taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi bulunduğunu, davacı şirketin 03.04.2013 tarihli 37.000 USD tutarlı komisyon faturasını düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini belirtmiş olduğunu, Buna karşılık davalının ise; davacının sözleşmeye uygun hareket etmemesi nedeniyle sözleşmenin 11.04.2013 tarihli fesih ihbarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin iki farklı fatura için yapılmış olup ....

Sağlık Bakanlığı ile kurulan ilişkiler neticesinde ve iyiniyetli olarak ödendiğini, 40.199 USD tutarındaki ödemenin başka bir hakedişin oluştuğu anlamı taşımadığını, davacı tarafın davalı şirkete hasta yönlendirdiği ve bunun neticesinde hakediş elde ettiği iddiasının tamamıyla asılsız olduğunu beyan etmiş olduğu.

Somut ihtilafa konu anlaşmadan tarafların, ne zaman sona ereceği kesin bir vade ile belirlenmiş sürekli bir sözleşme akdettiklerinin müşahede edilmiş olduğunu, Bir başka anlatımla taraflar arasında sözleşmenin hangi tarihte sona ereceği açık bir şekilde kararlaştırıldığını, dolayısıyla bu durumda çıkartılacak ilk ara sonuç; taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli sürekli borç ilişkisi kapsamında olduğunu gösterdiğini, Somut olayda davalının, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davacı tarafın ...

Sağlık Bakanlığı ile ilişkiler yürütmek yükümlülüğü altına girdiğini, tedavi için Türkiye’ye gelecek hastalar hakkında davalı şirkete 10 gün öncesinden bilgi vermeyi ve geliş süreçlerin organize etmeyi, hastalarla ile ilgili yaşanabilecek her türlü sorunda gerekli müdahale ve tedbir almayı kabul ettiğini, davacı tarafın ilişkinin ilk başlarında ...

Sağlık Bakanlığı ile davalı şirket adına bir takım görüşmeler yapmışsa da ilerleyen süreçte bu tarz görüşmeler de gerçekleştirmediğini, sözleşmenin 3.2 maddesindeki yükümlülüğe uygun olarak gelecek hastalar ile ilgili hiçbir belge ve belgeyi davalı şirkete iletmediğini, davalı şirketin hasta takip süreçlerini kendisinin yürütmeye başladığını, ... Sağlık Bakanlığı ile direkt ilişki içerisine girdiğini ve hastaları almaya başladığını beyan etmiştir.

Şayet Mahkemece sözleşme ilişkisinin davalı tarafından çekilmez hale geldiği tespit edilirse davalının feshinin haklı olduğu düşünülebilmekte olduğunu, Bu minvalde haklı fesih olduğu kanaatine varılır ise davacının kusur sebebiyle zarar talebinde bulunamayacağı fakat alacak talebi için feshin haklı olmamasının bir önemi olmadığından alacağını talep edebileceğinin ifade edilebileceğini. Sonuç. Davacının, ... Cumhuriyetinde yerleşik, ...

Ticaret Odasına kayıtlı bir şirket olduğundan ve dava dosyasına sunulmuş ticari defter tasdik bilgileri ile ticari defter kayıtları bulunmadığından herhangi bir inceleme ve tespit yapılamadığı, Davacının hasta nakil komisyon bedeli olarak davalı şirkete toplam 294.199 USD fatura düzenlediği, vermiş olduğu hizmet karşılığında 40.199 USD tahsilat yaptığı, (294.199 – 40.199 =) 254.000 USD cari hesap bakiyesinin bulunduğunun görüldüğü,

Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları içeren 07.09.2015 tarihli dilekçe ekinde, davacı vekili adına düzenlenmiş, matbu olarak “17.09.2013 tarihli 5 no.lu komisyon faturası” açıklaması bulunan, ...A.Ş. ... şubesine ait 11.10.2013 tarihli ve ... no.lu fatura ile el yazısıyla “İçerisinde 28.12.2013 tarihli 6 no.lu fatura ile 20.01.2014 tarihli 6 no.lu fatura vardır” açıklaması bulunan, ...

A.Ş. ... şubesine ait ...tarihli ve ... no.lu faturanın bulunduğu görülmüş olup söz konusu 120.000 USD, 40.000 USD ve 57.000 USD tutarlarındaki faturaların davalı şirkete teslim edildiği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı vekilinin bahsi geçen beyan ve itiraz dilekçesinde.

“Dava konusu 03.04.2013 tarih ve 4 no.lu 37.000 USD’lik fatura, ilk önce e-mail olarak, bilahare davacı şirket yetkilileri tarafından elden davalı şirkete teslim edilmiştir.” beyanında bulunmasına rağmen iddiasını ispat etmeye matuf bir belge sunmadığı, davalı şirketin 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davalı şirketin davacıya 22.07.2013, 03.01.2014 ve 24.06.2014 takip tarihleri itibarıyla borcunun bulunmadığı, Ba formlarının incelemesinde.

2012/12 dönemine ait davacı şirket tarafından düzenlenen 2 adet 71.677,00-TL tutarlı alış faturasının bildirildiği tespit edilmiş olup söz konusu faturaların davacıya ait 05.12.2012 tarihli ve 1 no.lu 9.600 USD tutarlı fatura ile 27.12.2012 tarihli ve 2 no.lu 30.599 USD tutarlı faturalara ilişkin olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin düzenlediği diğer fatura tarihlerini kapsayan 2013/04, 2013/09, 2013/12 ve 2014/01 dönemlerine ait Ba formlarında herhangi bir alış faturasının bildirilmediğinin tespit edildiği,

dosya kapsamında sağlık giderlerine ilişkin ayrıntılı hizmet dökümleri bulunmadığından sağlık giderleri yönünden inceleme ve değerlendirmenin yapılamadığı, somut ihtilafa konu anlaşmadan tarafların, ne zaman sona ereceği kesin bir vade ile belirlenmiş sürekli bir sözleşme akdettikleri; taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli sürekli borç ilişkisi kapsamında olduğu, dosyaya mübrez belgelerden davalının sözleşmeyi olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak feshettiğinin anlaşıldığı, davacının gerekli ve tıbbi izahı yapmadığı,

hastalara karşı ilgi ve alakasız olduğu özensiz çalıştığı, hastaları başka hastanelere yönlendirdiği ve onur kırıcı davranışlarda bulunduğu tespit olunur ise sözleşmenin olağanüstü fesih kapsamında haklı nedenle feshedildiğinin söylenebileceği, davalı feshinde haklı olduğu değerlendirilir ise, davacının kusur sebebiyle zarar talebinde bulunamayacağı ve fakat alacak talebi için feshin haklı olmamasının bir önemi olmadığından alacağını talep edebileceğinin tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir.

İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;

Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli danışmanlık sözleşmesi gereği olarak müvekkilinin 03.04.2013 tarihli 37.000-USD.lik Komisyon faturasını kestiğini ve davalıya teslim ettiğini, dava konusu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine İstanbul 26.İcra Müdürlüğünün 2013/18319 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili; sözleşme kapsamında müvekkili tarafından 17.09.2013 tarihli 120.000 USD komisyon faturası kesildiği ve davalıya kargo ile 11.10.2013de gönderdiğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine ... 34. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacı vekili; sözleşme kapsamında müvekkilinin 28.12.2013 tarihli 40.000 USDlik ve 20.01.2014 tarihli 57.000 USD'lik faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine ... 34. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Asıl ve birleşen davalar, taraflar arasında imzalanan 14.02.2012 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında komisyon alacağına istinaden davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen faturalardan doğan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Asıl ve birleşen davalar, itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.

Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).

Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.

Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.

Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.

Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.

Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır.

Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.

Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230).

Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Somut olayda, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre;

Taraflar arasında 14.02.2012 tarihinde Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmenin, ...’ın ...’tan gelecek hastaların ... bünyesinde alacakları tüm sağlık hizmetlerinin Danışman (Davacı) Türkiye’ye gelene kadar organizasyonu ve verilecek hizmetin hastanelere kabul ile çıkışlarında yaşanacak süreçler ve ...

Sağlık Bakanlığı ile ilişkilerin yürütülmesi hakkında verilecek danışmanlık amacıyla sunulacak hizmetler kapsamında tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini düzenlediği, Sözleşmede, Danışmanın, ...

Sağlık Bakanlığı ile ilgili süreçleri ...’ın onayıyla, herhangi bir imza yetkileri olmamakla birlikte yürütececeği, işbu süreçte Danışmanın, ... nam ve hesabına işlem yapamayacağı, ..., ...’a ...’tan ayakta veya yatarak tedavi için gelecek hastaların Türkiye’ye girişlerine kadarki süreci organize ederek ...’a en az 10 gün önceden bilgi vermek zorunda olduğu,

...’tan gelecek hastaların ... bünyesinde hastaneye giriş ve çıkışlarına kadarki süreçte hastalar ile ilgili yaşanabilecek problemlerde Danışman derhal bilgilendirilecek olup gerekli tüm müdahale ve tedbiri almakla yükümlü olacağı, Danışmana, ... tarafından düzenlenen her bir fatura bedelinin KLDV hariç %10'u kadar, ...

Sağlık Bakanlığı tarafından bu faturaların ödenmesinden itibaren 15 gün içerisinde danışmanlık ücreti ödeneceği, İşbu Sözleşmenin 14.02.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olup yürürlük tarihinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı ... hususlarının kararlaştırıldığı;

Davacının, ... Cumhuriyetinde yerleşik, ... Ticaret Odasına kayıtlı bir şirket olduğundan ve dava dosyasına ticari defter tasdik bilgileri ile ticari defter kayıtları sunulmadığından, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde incelemelerin sadece davacı tarafça dosyamıza sunulan belge ve kayıtlar üzerinden yapıldığı, davacı tarafça sunulan kayıt ve belgelere göre, davacının hasta nakil komisyon bedeli olarak davalı şirkete toplam 294.199 USD fatura düzenlediği, vermiş olduğu hizmet karşılığında 40.199 USD tahsilat yaptığı, (294.199 – 40.199 =) 254.000 USD cari hesap bakiyesinin bulunduğunun görüldüğü;

Davalı şirketin, taraflar arasındaki ticariş ilişki dönemini kapsayan 2012, 2013 ve 2014 yılı ticari defter ve kayıtlarının yasal mevzuata uygun olarak tutulduğu, asıl ve birleşen davalara ve bu davaların dayanağı icra takiplerine konu faturaların davalı taraf ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, davalı şirket tarafından Ba bildirimleri ile ilgili vergi dairesine beyan edilmediği, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, takip tarihleri itibarıyla davalının davacıya bir borcunun bulunmadığı;

Asıl ve birleşen davalara ve davaların dayanağı icra takiplerine konu faturalar kapsamında hizmetin verildiği hususunda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davalı tarafça hizmetin verilmediğinin savunulduğu, yukarıda açıklandığı üzere, davacı taraf kayıtlarına göre, davacının davalıdan cari hesap alacağı bulunsada, davalı taraf kayıtlarına göre davacının davalıdan bir alacağının olmadığı, tarafların ticari defter kayıtlarının örtüşmediği, bu kapsamda davacı taraf kayıtlarına itibar edilemeyeceği, davacı tarafça, faturaların davalı tarafa teslim edildiği, faturalar kapsamında hizmetin verildiği hususlarının ispatlanamadığı,

verilen hizmet kapsamında davalı tarafından daha önce ödenen bir faturanın diğer faturalarında davalı tarafından kabul edildiğini, davalıyı borç altına soktuğunu, davacının bu faturalar kapsamında hizmeti verdiğini ispatlamayacağı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle. Davacı tarafça asıl ve birleşen davaların ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-1-Davacı Tarafça Açılan Asıl Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 908,25-TL'den mahsubu ile fazladan yatırılan 292,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yapılan 500,00-TL yargılama giderinin davacı tarafından alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından var ise kalan miktarın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

B-1-Davacı Tarafça Açılan Birleşen Mahkememizin 2014/73 Esas Sayılı Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.234,80-TL'den mahsubu ile fazladan yatırılan 2.619,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,

5-Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 42.522,24-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından var ise kalan miktarın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

C-1-Davacı Tarafça Açılan Birleşen ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.478,80-TL'den mahsubu ile fazladan yatırılan 1.863,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,

5-Davalı ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 32.976,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından var ise kalan miktarın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 GÜN yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025

Katip · ¸ Hakim · ¸

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/276, K. 2025/420, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Davad A /
  5. Birleşen Mahkememizin 2014/73 Esas Sayılı Dava Dosyasında/
  6. Gerekçe /
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/276
Karar No
2025/420
Tarih
24 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/279 K.2025/463
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/285 K.2025/565
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/326 K.2025/593
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/362 K.2025/388
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/363 K.2025/456
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/417 K.2025/397

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.