İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/363 K.2025/456

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/363Karar2025/456Tarih12 Haziran 2025Okuma10 dk · 1.920 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/363
Karar No
2025/456
Karar tarihi
12 Haziran 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.920 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2019/363 Esas

KARAR NO:2025/456

DAVA: Alacak

DAVA TARİHİ :19/06/2019

KARAR TARİHİ: 12/06/2025

------maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I.DAVA

Davacı vekili esas davada; müvekkil davacı şirketin davalı ----- ile organik bağ içerisinde faaliyet gösteren ----------Şirketinin, eski adıyla ----- olarak hizmet verdiğini ve hak kazandığı toplamda 29.000.- TL'lık Fatura alacağına karşı kendisine bilgileri dilekçede mevcut senedin kendisine verildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, her ne kadar icra takibi yapılmışsa da ----- gayri faal hale getirilmesi nedeniyle bu alacağın tahsil edilemediğini ve borcun muaccel alacağa ilişkin olduğunu,

davalı ------bağ içerisinde faaliyet gösteren ---- eski adıyla ----- Ticari Sicil Kayıtlarına göre yetkililerinin aynı olması ve ekte sunulan----------Sayılı ilamdan bu hususun açıkça anlaşılır ve tespit edilmesinin mümkün olması sebebiyle husumet yönünden muhatap şirketin-------olduğunu, müvekkil ----tarihleri arasında-------------- adı altında faaliyetine devam ettiği) adına kargo dağıtım ve toplama hizmeti vermek suretiyle acentelik faaliyetini yerine getirdiğini, müvekkilin tüm acentelik yükümlülüklerini yerine getirdiği halde acentelik sözleşmesi dahilinde alacaklarını alamayınca karşılığında verilen çekin de karşılıksız çıktığını,

icraya verilmesine rağmen müvekkilin hakkına kavuşamadığını, dilekçeleri ekinde alacak temlik sözleşmelerini sunduklarını, bu sözleşmelerin müvekkilin davalıdan alacaklı olduğunun kanıtı olduğunu, her ne kadar alacak temlik edilmiş ise de temlik edilen alacak borçlularının ödeme kabiliyetinden yoksun çıktıklarını iddia ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirketin acentelik sözleşmesine göre yaptığı hizmet ve işler nedeniyle bakiye alacak olan 29.000.- TL' nin fatura kesim tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine,

yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen davada; müvekkilinin------şirketi ile organik bağ içerisinde faaliyet gösteren ----- şirketi eski adıyla -------- acentası olarak hizmet vermiş olduğu ve hak kazandığı toplamda 50.000 TL'lik fatura alacağına karşılık kendisine çek verildiğini, alacağını tahsil edemediğini, davalının gayri faal hale getirilen -----organik bağ içerisinde olduğunu, --------- karar sayılı ilamında bu hususun açıkça anlaşılır olduğunu, bu nedenle husumet yönünden muhatap şirketin---------- olduğunu,

dilekçe ekinde yer alan alacak temlik sözleşmelerinin davalıdan alacağın kanıtı olduğunu, her ne kadar temlik sözleşmeleri imza edilmiş olsa da temlik edilen alacağın borçlularının ödeme kabiliyetinden yoksun çıktığını belirterek bakiye alacak olan 50.000TL'nin fatura kesim tarihinden mahkemece kabul edilmez ise icra tarihinden------ itibaren işeyecek ticari avans faizi ile ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP:Davalı vekili esas davada; huzurdaki davada tespiti gereken hususun, Dava konusu faturalar ve faturalara konu edilen işlemler davacı şirket ile dava dışı----- şirketinin arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu olup, şüphesiz ki bahse konu faturalarda mevcut hak edişler --------- ticari faaliyetinden kaynaklanan bir işleme yönelik olduğunu,

tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektiren durumlarda esasen grup şirket olarak adlandırılan bir şirketin işlemi olmasına rağmen kötü niyetli olarak sözleşme tarafı olarak başkaca bir şirketin gösterilmesi halleri söz konusu olup alacaklıyı kasıtlı olarak zarara uğratma durumu mevcut olmakta olduğunu, kaldı ki davacı taraf da faturanın içeriği ve söz konusu alacağını iddia ettiği hak edişe yönelik herhangi bir açıklamada da bulunmamakta, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla;

faturanın asıl muhatabı------- şirketinin malvarlığı bulunmaması durumunda alacağını tahsil etmeye çalışan davacı tarafın hukuka aykırı şekilde müvekkil şirkete husumet yöneltmiş olduğunu savunarak, müvekkili şirket açısından davanın esasa girilmeksizin husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının tedbir talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen davada;

dava dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olmadığını, davacının sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, husumet yokluğu nedeniyle müvekkili açısından fatura muhatabının ercan kargo olması nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesi ile davacının fatura konusu alacağını ispat edemediğini, müvekkili şirket ile dava dışı ------ arasında İştirak ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacının taraflar arasında ortaklık ilişkisi olduğuna ilişkin iddialarının soyut nitelikte olduğunu,

------- içtihatları uyarınca bu yönde iddiası olan tarafın iddialarını somut verilerle ortaya koyması gerektiğini, dava konusu edilen faturaların muhatabı dava dışı ----- ticari faaliyetlerine devam etmediğine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması için gerekli koşulların oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.Davacının acentelik sözleşmesine göre yaptığı hizmet ve işler nedeniyle bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, bakiye alacağı var ise davalının bu alacaktan sorumlu olup olmadığı şeklinde tespit edilmiştir.------- esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır.

Bekletici mesele yapılan ilk derece mahkemesinin -------- sayılı kararında;"...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve ek raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin alacağının tahsili imkanının kalmadığını borçlu şirketin davalı şirket ile arasında organik bağ bulunduğunu, borçlu şirketin mal varlığının yok edilerek borçlarını ödeyemez hale getirildiğini iddia ettiği, davacı iddiaları bakımından şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, davacı iddiaları bakımından------ Sayılı dosyasının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğinin anlaşıldığı,

bu anlamda --------Sayılı dosya içeriği, tanık anlatımları, sunulan ticaret sicil kayıtları gözönüne alındığında dava dışı----- şirketinin eski ünvanın -----------olduğu, ticari sicil kayıtlarına göre davalı şirket ile dava dışı şirketin yetkililerinin aynı olduğu, davalı şirket ile dava dışı ------- arasında organik bağ olduğunun belirtildiği, tespitin mahkememizce de uygun bulunduğu, taraflar tacir olup ticari defterlere dayanıldığından ticari defterlerin incelenmesine yönelik ara karar doğrultusunda yapılan incelemede davacının defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu,

davacı şirketin dava dışı şirketten 46.198,22-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde defterlerin usul ve yasaya uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki kaydına rastlanmadığı, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde dava dışı şirketten 46.198,22-TL alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,

'' Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 46.198,22-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Kararı inceleyen----- sayılı ilamı ile;"Davacı ile dava dışı Dava Dışı---------arasındaki acentelik sözleşmesinin------- tarihleri arasında yürürlükte olduğu, davalı şirketin dava dışı şirketten dava önce ------- tarihinde kurulduğu, şirket adres ve faaliyet konularının farklı olduğu, mahkemece alınan bilirkişi heyeti kök raporunda.

Davalı ------- tamamı ödenmiş 253.000,00 TL Sermaye Payı ile “Bağlı Ortaklık” ilişkisi içinde bulunduğu, Tek Düzen Hesap Planı 245 - Bağlı Ortaklıklar Hesabı: İşletmenin doğrudan veya dolaylı yüzde %50 oranından fazla Sermaye ya da oy hakkına veya en az bu oranda Yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olduğu iştiraklerin Sermaye Paylarının izlendiği hesap olduğu,

Bağlı Ortaklığın sahipliğinin belirlenmesinde yukarıdaki kıstaslardan, Yönetim Çoğunluğunu seçme hakkının esas alındığını, ----- tespit edildiği üzere, Davalı Şirketin -----alınan Sermaye Artırımı kararı neticesinde Şirketin 500.000,00 TL' sına arttırılan Sermayesinin %50 üzeri olan 253.000,00 TL Payına İştirak ettiği, Bu İştirak Payının Davalı Şirket Ticari Defter kayıtlarında, 245-BAĞLI ORTAKLIKLAR Hesabi altında yer alan-------- üzerinden Kayıt ve Takip edildiği, --------- Numarasıyla Kayıt alınan ------ Sözleşmesi açıklamasıyla 253.000,00 TL İştirak Payının Devir edilerek İştirak ilişkisinin sonlandırılmış olduğu,

işbu durumun ---------Sahifesinde ilan edildiği ve bu Tescil/İlan olunan bu Hisse Devri ve Tescili Kararı sonrası-----------Hisselerinin tamamının Tek Pay sahibi Dava Dışı-------olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.

Davacıya borcunu ödemeyen dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki ortaklık ilişkisinin davacının alacağına konu fatura tarihlerinden önce 27.01.2016 Tarihinde sona erdiği, davalı ile dava dışı borçlu şirket arasında başkaca ilişki saptanmadığı, dava dışı borçlu şirketin ----- tarihinde kurulduğu, davalı şirketin ise daha önce ----------- tarihinde kurulduğu, faaliyet konularının da farklı olduğu, -------- Sayılı kararında, dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ olduğu kabul edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir.

Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Davalı şirketin borcun doğumundan önce dava dışı şirketin ortağı olması dava dışı borçlu şirket ile davalı şirket arasında yönetim birliği, mal varlıklarının karıştığı hususlarının hiçbirini ispata elverişli olmadığı, her iki şirketin faaliyet konularının da farklı olup sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, ayrıca yasal şartların varlığı halinde tasarrufun iptali, muvazaa nedeniyle işlemin iptali gibi hukuki sürecin işletilmesinin de mümkün olduğu,

yukarıda ifade edildiği üzere “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi”nin belirli ve sınırlı durumlarda sakınılarak kullanılması gereken bir yol olduğu, somut uyuşmalık bakımından perdenin aralanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; bu tespitlere göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür." gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

davanın reddine kesin olmak üzere karar vermiştir.Tüm dosya kapsamında;Davacı --------------- şirket vekili, Davalı --------organik bağ içerisinde faaliyet gösteren ---- şirketlerinin ticari sicil kayıtlarına göre yetkilerinin aynı olması ve -------Karar sayılı ilamdan da bu hususun açıkça anlaşılır ve tespit edilmesinin mümkün olması sebebiyle davacı acenta hizmeti nedeniyle alacaklı olduğu ---- dosyasındaki ------dosyası kapsamındaki 50.000,00 TL borçtan sorumlu olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. ------ ilamında da belirtilidği üzere,

davacıya borcunu ödemeyen dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki ortaklık ilişkisinin davacının alacağına konu fatura tarihlerinden önce 27.01.2016 tarihinde sona erdiği, davalı ile dava dışı borçlu şirket arasında başkaca ilişki saptanmadığı, dava dışı borçlu şirketin ----- adresinde 22/10/2007 tarihinde kurulduğu, davalı şirketin ise daha önce ----- tarihinde kurulduğu,

faaliyet konularının da farklı olduğu,---------Sayılı kararında, dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı şirket arasında organik bağ olduğu kabul edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir.

Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Davalı şirketin borcun doğumundan önce dava dışı şirketin ortağı olması dava dışı borçlu şirket ile davalı şirket arasında yönetim birliği, mal varlıklarının karıştığı hususlarının hiçbirini ispata elverişli olmadığı, her iki şirketin faaliyet konularının da farklı olup sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi”nin belirli ve sınırlı durumlarda sakınılarak kullanılması gereken bir yol olduğu,

somut uyuşmazlık bakımından perdenin aralanması koşullarının oluşmadığından esas ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV.HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Esas ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,

A-) ESAS DAVADA

1-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 495,25 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 120,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

2-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 29.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

B-) BİRLEŞEN DAVADA

1-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,

2-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2025

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/363, K. 2025/456, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2025/456
  5. Dava Tarihi :19/06/2019
  6. Karar Tarihi: 12/06/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. I.dava
  9. A-) Esas Davada
  10. B-) Birleşen Davada
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/363
Karar No
2025/456
Tarih
12 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/417 K.2025/397
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/419 K.2025/426
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/423 K.2025/106
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/426 K.2025/486
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/520 K.2025/433
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/549 K.2025/428

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.