KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/549
- Karar no
- 2019/836
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/08/2019
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde açılan İtirazın İptali davasının tensiben yapılan incelemesi sonucunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilerin aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alındığını, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından esasa kaydolduğunu, Müvekkile ait ... plakalı araca haciz koyulduğunu müvekkilin zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkilin aracı yakalandığı ve satış işlemlerine başlandığını, müvekkil adresinin ... olduğunu, ...
İcra takibi yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğunu, süresinde yetki itirazında bulunulduğu halde Mahkemece takibe devam edildiğini, müvekkilin ...Aş’ye herhangi bir borcu bulunmayıp aksine alacaklı şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, takip konusu yapılan borçtan müvekkilin haberi olmadığını, senet üzerindeki imzalar müvekkile ait olmadığını, kıymetli evrağın düzenlenme tarihinde müvekkillerinden ...'ın ...
Şirketi şirket temsilcisi olmadığını beyan ederek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; İİY' nin 72 maddesi uyarınca açılmış; "Menfi Tespit" davası niteliğindedir.
19.12.2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak sadece konusu "bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalar" yasa kapsamında görüldüğünden menfi tespit davasının bu kapsama dahil olup olmadığına da açıklık getirilmesi gerekir. İİK 72. Maddesine göre " borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını tespit için menfi tespit davası açabilir" tedbir alınmadığı için borç ödenmişse istirdat davası olarak devam olunur.
Menfi tespit davası karşı tarafın potansiyel alacak iddiası ile bir takip başlatma veya dava açma tehdidini etkisiz kılmaya veya dava açılmışsa borcun ödenmesini önlemeye yönelik olduğundan ara buluculuk şartı öngören yasa anlamında davanın konusunun bir para alacağı olduğu açıktır. Bu alacağın hangi tarafa ait olduğunun önemi yoktur.
Yasanın konusu bir miktar para olan borç ilişkisininin taraflarından birini ara buluculuğa tabi kılarken diğer tarafı buna dahil etmemiş olması yasanın amacına ve menfaatler dengesine aykırı olurdu.
Çünkü alacak davası da, menfi tespit davası da maddi hukuk bakımından taraflarından birinin yükümlülüğünün para borcu olduğu bir tek hukuki ilişki olmasına rağmen usul hukuku bakımından aynı borç için alacaklıya alacak davası açma, borçluya ise söz konusu borcu ödemeden kurtulmasına imkan veren menfi tespit davası açma, ayrıca bütün bunların dışında da açılacak alacak davasında savunma içinde borçluya savunma kapsamında alacağın bulunmadığını kanıtlama hakkı tanınmıştır.
Bu nedenler ile menfi tespit davasının da zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu kabul edilmiştir.
Davacı yanca arabuluculuğa başvurmaksızın dava yoluna gidildiği anlaşılmış olup, davacı vekilinin de 11/11/2019 tarihli beyan dilekçesi de dikkate alınarak, açıklanan sebeplerden ötürü menfi tespit istemi bakımından zorunlu arabuluculuk sözkonusu olmakla davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/549, K. 2019/836, 14 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama