KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dava Dosyası
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2022
- Esas no
- 2020/706 Esas
- Karar no
- 2022/512
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 08/12/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/12/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/12/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/12/2020
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/12/2020
Karar Metni
4.864 kelime·24 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile sigortalı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş olan ticari
paket sigorta poliçesi ile sigortalıya ait İstanbul sınırlarında yer alan boru hatları, servis
kutuları ve sair bütün yer altı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar
neticesinde doğan zararların teminat altına alındığını, davaya konu hasarların davalılar
tarafından gerçekleştirilen kanal yenileme çalışması sırasında sigortalıya ait boru hattına zarar
verilmiş olmasıyla oluştuğunu, gerçekleşen hasar neticesinde Ticari Paket Sigortası
kapsamında sigortalı olan boru hattı için müvekkili şirketin sigortalısına hasar tazminatları
ödediğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin T.T.K’nın 1472. maddesi uyarınca
sigortalısının haklarına halef olduğunu, ...’nin eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi olarak
ve diğer davalı ... A.Ş. ’nin yüklenici olarak yapım işini üstlendiği kanal
yapım çalışmaları sırasında Sigortalı ...’a ait doğal gaz borularına zarar vermesi
nedeniyle söz konusu hasarlardan 6098 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi uyarınca
müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ...’nin sorumluluğunun kusursuz
sorumluluk esasına dayanmakta olduğunu, söz konusu sorumluluğun kusur sorumluluğu değil
yapı maliki’nin kusursuz sorumluluğu olduğunu, bu sorumluluk rejiminde, yapı malikinin
illiyet bağının kesildiğini ispat edemediği takdirde zararın tamamından kusuruna
bakılmaksızın sorumlu tutulacağını, huzurdaki dava da ispat yükünün bu sebeple davalılarda
olduğunu, Davalı ...’nin Borçlar Kanunu madde 66 uyarınca işverenin kusursuz
sorumluluğu kapsamında da zarardan sorumlu olduğunu, dava konusu hasarın eser sahibi
...’nin gözetim ve denetimi altında meydana geldiğini, davalı ... Teknik Yapının ise
Türk Borçlar Kanununda Haksız fiil hükümlerini düzenleyen madde 49 kapsamında sorumlu bulunduğunu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davalıların müştereken ve
müteselsilen sorumlu olduğunun açık olduğunu, söz konusu tazminatın davalılardan rücuen
tazmini için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA SAVUNMA
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili idare ...’ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, zarar ile hasar
arasında uygun illiyet bağı olmadığını, söz konusu adreslerde belirtilen tarihlerde
kurumlarınca herhangi bir çalışmanın yapılmadığını, davacı tarafından da dava dilekçesinde
ve davalı tarafından tespit edilen hasım olarak gösterilen firma tarafından gerçekleştiğinin
belirtilmiş olduğunu, dava konusu ihtilafla ilgili zararların oluşmasında idarenin herhangi bir
kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayda idarenin hukuki sorumluluğu
bulunmadığını, bu itibarla idareye husumet yöneltilemeyeceğini, ortada ödenmesi gereken
kesinleşmiş bir borç olmadığından temerrütten bahsedilemeyeceği için tazminat bedeline
ödeme tarihinden itibaren faiz istenilmesini kabul etmediklerini, ...’nin tüzel kişiliği haiz
bir kamu kuruluşu olduğunu, dolayısıyla idare aleyhine işletilmesi gereken faizin yasal faiz
olduğunu, avans faiz işletilmesi istemini kabul etmediklerini, davacının zarar iddiasını ispat
etmesi gerektiğini, dava konusu olayda idare çalışanlarının herhangi bir çalışması ve dahli
olmadığını, davacının dilekçesinde belirtmediği delilleri hasar dosyasına sunmuş olduğunu,
ileri sürülen delillerin taraflarına bilgi verilmeden tek taraflı olarak düzenlenmiş olduğunu,
sunulan ekspertiz raporunun gerçeğe uygun olduğunun tartışmalı olup delil niteliği
bulunmadığını, davacının zarar iddiasını ve sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmesi
gerektiğini, zararın meydana geldiği yerde zarara gerçekte neyin neden olduğunun tam olarak
anlaşılamadığını, Borçlar Kanununun 66. maddesi gereği adam çalıştıran sıfatıyla müvekkili
idareye husumet yöneltilemeyeceğini, adam çalıştırma ilişkisi ile çalıştırılanın hizmeti yerine
getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi unsurlarının gerçekleşmesinin zorunlu
olduğunu, müvekkilinin denetim ve gözetim yetkisinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin
kamu kuruluşu olup inşaat işleri ile uğraşmadığı için bu işi ihale yönetmeliğine uygun olarak
ihaleyi alan firmaya verdiğini, idarenin sadece işin teknik şartlara uygun olarak yapılıp
yapılmadığını denetleyebilmekte olduğunu, müvekkili idare ile müteahhit firmalar arasında
eser sözleşmesi yapılmış olup işin başından sonuna kadar müteahhit firma kendi hesabına ve
müvekkili idareden bağımsız olarak sözleşme konusu işi yapmayı üstlendiğinden iş sırasında
verilen zararlardan da müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını, müteahhit firma ile idari
arasındaki sözleşmenin yapım işleri genel şartnamesinin ilgili maddeleri gereği iş yeri ve
çevresinde yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle meydana gelebilecek
kazalardan ve bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek
her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan sorumlu tutulmuş olduğunu, talep edilen bedelin
piyasa rayicine uygun olmadığını fahiş olarak belirlendiğini, sonuç itibari ile kusur-zarar-
illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığı dikkate alınarak usul ve esas bakımından hukuki
dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... YAPI A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;
Dava konusu hasara ilişkin herhangi bir tutanak ya da belgenin taraflarına
sunulmadığını, hasar tutarının kapsamı ve içeriğinin açıkça talep edilmemiş olduğunu, bu
sebeple hasarın meydana geldiği yerde müvekkilinin çalışma yapıp yapmadığı yaptı ise
sorumluluğunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin ...‘den
aldığı ihale kapsamında ...’nin iş emirleri doğrultusunda Altyapı ve İçme suyu onarım ve
bakım işlerini yapmakta olduğunu, tüm emir ve talimatların ... tarafından verildiğini, bu tür
hasarlar meydana geldiğinde ... tarafından müvekkilinin hak edişinden kesintiler
yapıldığını, bu sebeple ...‘den hasara ilişkin bir kesinti yapılıp yapılmadığını sorulması
gerektiğini, davacı sigorta şirketinin aynı zamanda iddia edilen hasarın meydana geldiği
alandaki işleri kapsamında ALL-Risk sigortası kapsamında müvekkilinin sigortacısı
olduğunu, All-Risk kapsamında üçüncü şahıs mali mesuliyet klozu bulunduğundan davacı ile
müvekkilinin sigorta şirketi aynı olduğundan öncelikle var ise bir hasar sigorta kapsamında
karşılanmasını, sigorta şirketi davacı olduğu için bu durumda takas /mahsup talepleri
olduğunu, aksi takdirde alacaklı ve borçlunun birleşmesi neticesinde davanın reddini talep
ettiklerini, tüm bunların dışında istenilen hasar bedelinin hukuka uygun olmaması, hesap
hatası içermesi, miktar vs. konularda hatalı düzenlenmesi neticesinde davanın kabulünün
mümkün olmadığını, hasar kalemleri ve açıklamalarının yapılmamış olduğunu, hasar
hesabının hatalı yapıldığını, müvekkilinin hasara sebebiyet verip vermediğinin davacı
tarafından ispat edilmesi gerektiğini, alacak kalemlerini var olduğu düşünülen en büyük
kalem olan açma kapama bedellerinin tümüyle hukuksuz olduğunu, ...’ın gaz açma ve
kapama işlemlerini sadece aboneleri yönelik ödenmeyen faturalar ve yeni aboneliklerde talep
edilen bir kalem olup EPDK’nın Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri
Yönetmeliğinin 44. ve 63. maddeleri gereği talep edilebilen bir alacak olamayacağını, açma
kapama bedeli adı altında gösterilen bedellerin afaki ve fahiş olduğunu, ana vananın
kapanması neticesinde tüm mahallenin gazı kesilmiş ve işlem sonrası vana açılarak tüm
mahallenin gazının açıldığını, bu durumda tek tek abonelere giderek açma kapama işlemi
yapılmadığının aşikâr olduğunu, tutanaklarda da görüldüğü üzere onarımın 60 dakikada
gerçekleştirildiği, 60 dakikada 1500’e yakın açma kapama işleminin fiilen yapılmasının da
mümkün olmadığını, Davacının bu alacak kalemi için yaptığı ödeme yasal olmadığından
dolayı zarar kapsamında sigorta edilmediğinden davacının yaptığı ödemenin lütuf ödemesi
sayılarak teminat dışı yaptığı ödemenin TTK 1301. maddesi gereği istenilemeyeceğini, izah
edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile sigortalı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş olan ticari
paket sigorta poliçesi ile sigortalıya ait İstanbul sınırlarında yer alan boru hatları, servis
kutuları ve sair bütün yer altı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar
neticesinde doğan zararların teminat altına alındığını, davaya konu hasarların davalılar
tarafından gerçekleştirilen kanal yenileme çalışması sırasında sigortalıya ait boru hattına zarar
verilmiş olmasıyla oluştuğunu, gerçekleşen hasar neticesinde Ticari Paket Sigortası
kapsamında sigortalı olan boru hattı için müvekkili şirketin sigortalısına hasar tazminatları
ödediğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin T.T.K’nın 1472. maddesi uyarınca
sigortalısının haklarına halef olduğunu, ...’nin eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi olarak
ve diğer davalı ... A.Ş. ’nin yüklenici olarak yapım işini üstlendiği kanal
yapım çalışmaları sırasında Sigortalı ...’a ait doğal gaz borularına zarar vermesi
nedeniyle söz konusu hasarlardan 6098 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi uyarınca
müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,söz konusu tazminatın davalılardan rücuen
tazmini için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA SAVUNMA: Davalı ... vekili ve ... YAPI A.Ş. Vekili cevap dilekçelerinde özetle; asıl davadaki savunmalarıyla aynı yönde olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile sigortalı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş olan ticari
paket sigorta poliçesi ile sigortalıya ait İstanbul sınırlarında yer alan boru hatları, servis
kutuları ve sair bütün yer altı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar
neticesinde doğan zararların teminat altına alındığını, davaya konu hasarların davalılar
tarafından gerçekleştirilen kanal yenileme çalışması sırasında sigortalıya ait boru hattına zarar
verilmiş olmasıyla oluştuğunu, gerçekleşen hasar neticesinde Ticari Paket Sigortası
kapsamında sigortalı olan boru hattı için müvekkili şirketin sigortalısına hasar tazminatları
ödediğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin T.T.K’nın 1472. maddesi uyarınca
sigortalısının haklarına halef olduğunu, ...’nin eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi olarak
ve diğer davalı ... A.Ş. ’nin yüklenici olarak yapım işini üstlendiği kanal
yapım çalışmaları sırasında Sigortalı ...’a ait doğal gaz borularına zarar vermesi
nedeniyle söz konusu hasarlardan 6098 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi uyarınca
müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,söz konusu tazminatın davalılardan rücuen
tazmini için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA SAVUNMA: Davalı ... vekili ve ... YAPI A.Ş. Vekili cevap dilekçelerinde özetle; asıl davadaki savunmalarıyla aynı yönde olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile sigortalı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş olan ticari
paket sigorta poliçesi ile sigortalıya ait İstanbul sınırlarında yer alan boru hatları, servis
kutuları ve sair bütün yer altı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar
neticesinde doğan zararların teminat altına alındığını, davaya konu hasarların davalılar
tarafından gerçekleştirilen kanal yenileme çalışması sırasında sigortalıya ait boru hattına zarar
verilmiş olmasıyla oluştuğunu, gerçekleşen hasar neticesinde Ticari Paket Sigortası
kapsamında sigortalı olan boru hattı için müvekkili şirketin sigortalısına hasar tazminatları
ödediğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin T.T.K’nın 1472. maddesi uyarınca
sigortalısının haklarına halef olduğunu, ...’nin eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi olarak
ve diğer davalı ... A.Ş. ’nin yüklenici olarak yapım işini üstlendiği kanal
yapım çalışmaları sırasında Sigortalı ...’a ait doğal gaz borularına zarar vermesi
nedeniyle söz konusu hasarlardan 6098 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi uyarınca
müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,söz konusu tazminatın davalılardan rücuen
tazmini için .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA SAVUNMA: Davalı ... vekili ve ... YAPI A.Ş. Vekili cevap dilekçelerinde özetle; asıl davadaki savunmalarıyla aynı yönde olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile sigortalı ... A.Ş. arasında düzenlenmiş olan ticari
paket sigorta poliçesi ile sigortalıya ait İstanbul sınırlarında yer alan boru hatları, servis
kutuları ve sair bütün yer altı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarlar ve bu hasarlar
neticesinde doğan zararların teminat altına alındığını, davaya konu hasarların davalılar
tarafından gerçekleştirilen kanal yenileme çalışması sırasında sigortalıya ait boru hattına zarar
verilmiş olmasıyla oluştuğunu, gerçekleşen hasar neticesinde Ticari Paket Sigortası
kapsamında sigortalı olan boru hattı için müvekkili şirketin sigortalısına hasar tazminatları
ödediğini, yapılan bu ödemeler ile müvekkili şirketin T.T.K’nın 1472. maddesi uyarınca
sigortalısının haklarına halef olduğunu, ...’nin eser sözleşmesi kapsamında iş sahibi olarak
ve diğer davalı ... A.Ş. ’nin yüklenici olarak yapım işini üstlendiği kanal
yapım çalışmaları sırasında Sigortalı ...’a ait doğal gaz borularına zarar vermesi
nedeniyle söz konusu hasarlardan 6098 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi uyarınca
müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu,söz konusu tazminatın davalılardan rücuen
tazmini için .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA SAVUNMA: Davalı ... vekili ve ... YAPI A.Ş. Vekili cevap dilekçelerinde özetle; asıl davadaki savunmalarıyla aynı yönde olarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar, davalılar tarafından gerçekleştirilen kanal yenileme çalışmaları sırasında davacının sigortalısına ait boru ve altyapı tesislerine verilen hasara istinaden sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine davalılarca yapılan itirazın İİK'nun 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada dava konusu yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiş; davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlu aleyhine toplam 240,85TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalıların süresinde sunduğu itirazlarını içerir dilekçeler üzerine takibin davalılar yönünden durdurulduğu, davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen ... esas sayılı davada dava konusu yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiş; davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlu aleyhine toplam 3.278,35TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalıların süresinde sunduğu itirazlarını içerir dilekçeler üzerine takibin davalılar yönünden durdurulduğu, davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen ... esas sayılı davada dava konusu yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiş; davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlu aleyhine toplam 212,38TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalıların süresinde sunduğu itirazlarını içerir dilekçeler üzerine takibin davalılar yönünden durdurulduğu, davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen ... esas sayılı davada dava konusu yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiş; davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlu aleyhine toplam 3.278,35TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalıların süresinde sunduğu itirazlarını içerir dilekçeler üzerine takibin davalılar yönünden durdurulduğu, davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen ... esas sayılı davada dava konusu yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelenmiş; davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlu aleyhine toplam 3.278,35TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalıların süresinde sunduğu itirazlarını içerir dilekçeler üzerine takibin davalılar yönünden durdurulduğu, davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı yanca hasarlanmaya ve hasarın giderimi noktasında yapılan masraflara ilişkin kayıtlar, hasar tespit tutanakları, hasar dosyası, hizmet alım sözleşmesi ile arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz edilmiş; Mahkememizce takip dosyalarının uyap kayıtları ve hasarlanmaların meydana geldiği yer ve tarihlerdeki altyapı çalışmalarına ilişkin kayıtlar celbedilmiştir.
Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalardaki cevap dilekçesinde uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu öne sürmüştür. ..., 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı sabitse de, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmekle ve davalı yanın haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan eldeki uyuşmazlığın yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları) Bu bakımdan, davalı ... vekilinin görev itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı ... Yapı A.Ş. vekili tarafından asıl ve birleşen davalarda eldeki uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu öne sürülmüşse de, davacının sigortalısı olan ... A.Ş'nin ve davalıların tacir olması ve haksız eylemlerin de ticari iş kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle eldeki davanın nispi ticari dava olduğu ve asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna kanaat getirilmiş, Davalı ... Yapı A.Ş. vekilinin görev itirazı da yerinde görülmemiştir.
Davalı ... Yapı A.Ş. vekili tarafından asıl ve birleşen davalarda icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, diğer davalı ...'nin Eyüpsultan/ İstanbul adresine nazaran İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili bulunmasına göre HMK'nun 7. maddesi uyarınca yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından husumet itirazında bulunulmuşsa da, meydana gelen hasarın ... tarafından ihale edilen çalışmalar sırasında meydana geldiği anlaşıldığından davalının iş sahibi olarak oluşan hasarlardan alt yüklenicileri olan diğer davalı ve dava dışı borçluyla birlikte sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Davalı ... Yapı A.Ş. vekili tarafından asıl ve birleşen davalarda zamanaşımı def'inde bulunulmuşsa da, asıl ve birleşen davalara konu haksız fiillerin meydana geldiği tarihlere, ödeme tarihlerine ve takip tarihlerine nazaran zamanaşımı def'i de yerinde görülmemiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, uyuşmazlık dosya üzerinden teknik çözümü gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, görevlendirilen teknik bilirkişiler tarafından tanzim olunan 18/10/2021 tarihli raporda; Hasarın verildiği mahalde ... çalışanları tarafından yapılmış tespitler, tespitlere
istinaden düzenlenmiş tutanaklar ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi belgeler dikkate
alındığında; davalı ... Müdürlüğü (veya Yüklenicisi) çalışanları tarafından davaya konu
hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında dava dışı ...’a
ait alt yapı tesislerine zarar verildiğinin belirlendiği, davalının (veya Yüklenicisinin) davaya
konu kazı yapılan adreslerde Altyapı Kazı Ruhsatını alıp almadığı hususunda dosya
münderecatında bilgi- belge bulunmadığı, tüm bu tespitler doğrultusunda davalıların meydana
gelen hasarlarda kusurlu olduğu, dava dışı ...’ın altyapı tesisatında hasara sebep olacak ilgili mevzuatlara aykırı
somut bir durumun dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği, bu nedenle
...’ın kusurunun bulunmadığı, davacının takip dosyaları ile davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme
Gideri, Personel ve Araç Gideri, Gaz Giderleri ve Açma Kapama kalemlerinin bulunduğu, bu
kalemler içerisinden Personel ve Araç Giderleri ile ilgili gider kalemleri ile ilgili olarak dosya
münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden, zarar gören ... tarafından meydana
gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece
bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş
olduğundan, emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, davalılardan yalnızca malzeme, gaz
giderleri ve açma kapama bedelleri karşılığı olarak asıl ve birleşen davalarda talep
edilebilecek tutarların
toplamda 2.570,33 TL asıl alacak ve 254,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam
2.825,17 TL talep edilebileceği, davacı tarafından Malzeme Gideri, Gaz Giderleri ve
Açma Kapama bedeli ile birlikte Personel ve Araç giderleri de dahil tümünün talep
edilebileceği yönünde olması durumunda; asıl ve birleşen davalarda
ve toplam olarak 4.471,37 Asıl Alacak, 477,3 İşlemiş faiz olmak üzere toplam 4.948,67 TL
talep edilebileceği, davacı nezdinde sigortalanan kıymetlerin davalı idarenin alt işveren ve yükleniciler
marifetiyle yürüttüğü atıksu su ve içme suyu hatlarında kısmi yenileme ve rehabilitasyon
faaliyeti sırasında hasar görmesine neden olduğu, davacı ... Sigorta A. Ş.’nin muhatabı olarak ... söz konusu çalışmalar
sırasında gerçekleşen zarardan alt yüklenicileri ile beraber ve alt yüklenici/müteahhit/taşeron
ve işverenlere rücu ve talep hakkı aralarında münakit sözleşme kapsamında olmak üzere
sorumluluğu bulunduğu, davalı ... tarafından ... Esas sayılı dosyaya dayanak .... İcra
Müdürlüğü ... esas sayılı takip borcu ödendiği belirtilmiş olup, 827,04 TL
tutarındaki ödemeye ilişkin dekontun sunulduğu tespitlerinde bulunulmuştur.
Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar üzerine alınan 13/03/2022 tarihli ek raporda; itiraza konu hususlar irdelenerek kök rapordaki tespitlerin muhafaza edildiği bildirilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunun, asıl ve birleşen davalara konu hasarlara ilişkin ayrıntılı, açıklayıcı, denetime elverişli ve teknik olarak düzenlenmiş olması, kusura ilişkin olarak da davacının sigortalısına ait boru ve alt yapı tesislerine zarar verilmesinde, davalı savunmalarının ispat olunamaması karşısında davalıların tam kusurlu olduğu yönündeki tespit yerinde görülmüş, bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiştir.
Davacı ile dava dışı ... arasında 01/02/2018- 01/02/2019 vadeli ... poliçe numaralı ticari paket sigorta poliçesi düzenlendiği, asıl ve birleşen davaya konu hasarlanmalara ilişkin olarak davacı yanca sigortalısına ödemeler yapıldığı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca halefiyete dayalı olarak talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Yapı A.Ş. vekili tarafından uyuşmazlık konusu hasarların davacı ile ... arasında düzenlenen sigorta poliçesindeki riziko adresinde gerçekleşmediğinden hasarlanmaların poliçe teminatında kabul edilemeyeceği, aksi düşünülse dahi davacı sigorta şirketinin uyuşmazlık konusu işlere ilişkin olarak aynı zamanda davalı ... Yapı A.Ş.'nin sigortacısı olduğu, bir zarar oluşmuşsa dahi aralarındaki All-Risk sigorta poliçesi kapsamında davacı şirketin bu bedeli tazmin etmesi gerektiğinden alacaklılık ve borçluluk sıfatının birleştiği iddia edilmiştir.
Davacı yanca ... arasında düzenlenen poliçede riziko ilçesi Eyüp olarak gösterilmişse de notlar bölümünde ek olarak teknik şartnameye atıfta bulunulmak suretiyle riziko belirlemesi yapıldığından ilgili teknik şartname dosyamıza dahil edilmiş, poliçelerin ...'ın dağıtım lisansı kapsamında bulunan tüm alanları kapsadığının belirtildiği anlaşılmakla davalının hasarlanmanın poliçe teminatı kapsamında olmadığı yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Davalı ... Yapı A.Ş. İle davacı arasında akdolunan inşaat tüm riskler sigorta poliçesi uyuşmazlık konusu hasarları kapsamaktaysa da, poliçenin notlar kısmında belirtilen " Kazı çalışmaları yapılmadan önce gerekli mercilerden mevcut altyapı hakkında bilgiler alınmalı, bölgenin yer altı hatlarını gösterir çizimler edinilmelidir. Aksi halde ilgili hasar ve sorumluluklar teminat haricidir." şartına ve bildirim yükümlülüğüne ilişkin olarak davalı yanca elverişli delil sunulmaması karşısında alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesinden bahsedilemeyeceği ve yine oluşturulan bir hasar dosyası da bulunmamakla takas mahsup talebinin de yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yapılan yargılama neticesinde ve benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hasarlanmanın gerçekleştiği yerlerde hasar tarihlerinde davalı ...'nin ihale ettiği iş kapsamında inşaat çalışması yapıldığı, çalışmalar esnasında davacı şirketin sigortalısı olan ...'ın boru ve altyapı tesislerine hasar verildiği, davacının sigortalısına yaptığı ödemeyle TTK'nun 1472. maddesi uyarınca haklarına halef olduğu ve bu kapsamda icra takipleri başlattığı, davalı yanın hasarın oluşumunda tam kusurlu olduğu, oluşan zarardan davalı ...'nin iş sahibi, davalı ... Yapı A.Ş.'nin yüklenici olarak 6098 sayılı TBK'nun 49 ve devamı maddeleri uyarınca sorumlu olduğu, oluşan hasarlar kapsamında davacı yanca malzeme
gideri, personel ve araç gideri, gaz giderleri ve açma kapama bedeli talebinde bulunulmuşsa da davalıların haksız fiil nedeniyle yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğu, benzer uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda da belirtildiği üzere davacı yanca oluşan hasara yönelik özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı iddia ve ispat olunamadığından davacının yalnızca malzeme, gaz
giderleri ve açma kapama bedellerini, talep haksız fiilden kaynaklanmakla, hasar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte isteyebileceği kabul edilmiş; hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davacı yanın asıl ve birleşen davalardaki taleplerinin kısmen yerinde olduğu, davacının fazlaya dair istemlerinin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan davalıların itirazı kısmen haksız görülmüşse de, alacağın likit olmaması, ancak bilirkişi incelemesiyle tespit edilebilecek mahiyette olması nedeniyle icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluşmadığı sonucuna varılmış, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır . Hakim ... · e-imzalıdır .
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/706, K. 2022/512, 14 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama