KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi -- Birleşen ... Atm ... Esas Sayılı Dosyasında --
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Esas no
- 2022/813 Esas
- Karar no
- 2025/294 Karar
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 06/12/2022
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/01/2023
Karar Metni
1.788 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Asıl davada davacı ... Demir vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı banka tarafından müvekkili aleyhine hiçbir neden olmaksızın .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin konusunun sözleşmeler ve kredi kartı üyelik sözleşmeleri olduğunu, davalı banka tarafından bu takibin 23/11/2017 tarihinde diğer davalı ...
Yönetim A.Ş.'ye devredildiğini, müvekkili tarafından anılı icra dosyasına itiraz ederek takibin durdurulduğunu ve akabinde borçlu bulunmadıklarının tespit edilmesi için işbu davayı açtıklarını, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, müvekkilinin ilgili icra dosyasında kefil olarak göründüğünü ve öncelikle imzanın müvekkiline ait olmadığını akabinde asıl borçlunun şirkette temsil ve ilzama yetkili olmadığını ve her halükarda o tarihte şirket ortaklığı bulunmadığından alınan krediden bilgisi veya sorumluluğunun bulunmadığını, imza incelemesi yapılarak imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edilmesini,
davanın kabulü ile borçlu bulunmadıklarının tespitini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile dava dışı ... Gıda ... Ltd. Şti. Arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve davalının işbu sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kat ihtarnamesinin gönderilerek .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Asıl davada davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davaya konu icra dosyasının .... Noterliğinin 23/11/2016 tarih ve ...658 yevmiye no.lu temlik sözleşmesine istinaden temlik edildiğini ve müvekkilinin taraf sıfatının kalmadığından öncelikle davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, Dava dışı ... Gıda .. Ltd. Şti. İle müvekkili bankanın ...
Şubesi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını ve davacı borçlunun işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçluların borçlarını zamanında ödememesi üzerine takip başlattıklarını ve borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının şirket ortaklığından ayrıldığı gerekçesi ile borçlu olmadıkları yönündeki iddialarının takibi ve tahsilatı geciktirmek amacı taşıdığını, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması sebebi ile hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı tarafça ikame edilen dava ile takip dosyası davacı yana temlik edilmeden önceki alacaklısını tarafından müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını ve takibin hukuka aykırı olarak başlatıldığını, takibe konu sözleşmede yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin alınan kredi hususunda bir bilgisinin olmadığını, taraflarınca İstanbul ...
ATM ... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını ve 8 ATM dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, imza incelemesi yapılmasını, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl davada dava, davacı yanın aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı ve yapılan işlemler noktasında manevi tazminat talep edip edemeyeceği, birleşen davada ise .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Davacı yanca, devir sözleşmesi ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası, genel kredi sözleşmesi, mukayeseye esas ıslak imzalı belge asılları celbedilmiş, cevabi yazı içerikleri dosyaya kazandırılmıştır.
Asıl ve birleşen davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak, işlemiş faiz ve ihtarname masrafı olmak üzere toplam 56.700,52 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 24/11/2014 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 27/11/2014 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davaya konu somut olayda, dava ve takip dayanağı olan sözleşmede davacı yan imzasının kendisine yana ait olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Grafolog Bilirkişi 27/11/2023 tarihli raporunda. Türkiye ... A.Ş. ... Şubesi ile "... Gıda..
Şti." isimli şirket arasındaki 13/01/2014 tarihinde 200.000,00 TL olarak imzalanmış olan 8 sayfadan ibaret Genel Kredi Sözleşmesinin 8. Sayfasında Müteselsil Kefil/ Kefiller hanesinin ikinci bölümünde yer alan imzanın ... ... isimli şahsın eli mahsulü olduğu, yine bahse konu Genel Kredi Sözleşmesinin 8. Sayfasında Müteselsil Kefil/ Kefiller hanesinin birinci bölümünde yer alan Kefil Olunan Meblağ "200.000,00 TL- Müteselsil kefalet 13/01/2014" ibareli el yazılarının ve alt tarafındaki ikinci bölümde yazılı olan "... ...
Müteselsil Kefalet 13/01/2014" ibareli el yazılarının ... ...'in eli mahsulü oldukları yönünde kanaate varılmış iken Genel Kredi Sözleşmesinin 1. ve 8. sayfasında yukarıda aidiyetleri belirlenen el yazıları dışında kalan diğer tüm el yazılarının ve atılı imzaların ... ...'in eli mahsulü olmadıkları yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 08/01/2024 tarihli ara kararı ile "27/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı tarafların rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri kapsamında Dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek; davaya konu sözleşmelerde bulunan imzaların davacı ... ...'in el ürünü olup olmadığının tespiti bakımından rapor tanziminin istenilmesine" karar verilmiş, dosya Adli Tıp Kurumu'na tevdii edilmiştir.
Adli Tıp Kurumunun 20/03/2024 tarihli raporunun sonuç kısmında; inceleme konusu sözleşmenin 8.sayfasında Müşterek Borçlu Müteselsil kefil(ler) bölümünde ... ... adına atılı imza ile ... ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'in eli ürünü olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Taraflara tanıklarını bildirmesi için süre verilmiş ve beyanlarının alınmasına karar verilmiştir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı tanığı ... duruşmada; "... ... ablamın boşandığı eski eşidir. 3-4 sene önce kadar boşandılar. Krediyi kullanan ... Gıda Şirketi davacının kardeşi olan ...'a aittir. ... kredi kullanmak için davalı bankaya başvuruda bulunmuştu. Davacı ...'ı da krediye kefil olması için bankaya götürmüş. Ben kredi sözleşmesi imzalanırken olay yerinde değildim. Bunu sadece anlatımlardan dolayı bilirim. Daha sonra kredi ödenmeyince bankanın yasal takip başlattığını biliyorum. Bundan dolayı da ailemizde huzursuzluk meydana geldi. Daha sonra davacının imzaya itiraz için bankaya gittiğine dair bir duyumum yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dosyamıza sunulan Grafolog bilirkişi ... ve ATK Fizik İncelemeleri İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik ATK Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir.
ATK Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından sunulan 06/03/2025 tarihli raporda özetle; İnceleme konusu belgede ... ... adına atılı imza ile ... ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'in eli ürünü olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalıya ait olduğu, ancak, imzaya itiraz halinde imzanın davacıya ait olmadığını ispat yükünün ise davacıda olduğu, davacının, dava konusu sözleşme üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiği, iddiasını ispat için imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporun incelenmesinde davacının imza inkârının haklı olduğunu açıkça ortaya koyduğu, zira bilirkişi raporunda, dava konusu sözlşeme üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği,
sunulan bilirkişi raporu, bilimsel ve objektif verilere dayanmakta olup, hükme esas alınmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla asıl dava yönünden davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer davalı varlık şirketi alacağı devralan konumda olduğundan kötü niyetinden bahsedilemeyeceği bu itibarla kötüniyet tazminatından sorumlu olmadığından davalı varlık şirketi yönünden reddine talep edilen kötüniyet tazminatının ise davalı banka yönünden kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi gereğince, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği, tazminat miktarı belirlenirken tarafların durumunu, olayın ağırlığını, zarar görenin duyduğu acı ve elemin derecesinin dikkate alınacağı, somut olayda, davalı banka, üzerinde sahte imza bulunan bir sözleşmeye dayanarak davacı aleyhine haksız ve kötü niyetli bir icra takibi başlatmış, bu durum davacının bir borç altında olmadığı halde borçlu gibi gösterilmesine, hakkında icra takibi başlatılmasına ve yargılama sürecine dahil edilmesine neden olmuştur.
Bu durum karşısında, davacının kişilik haklarının ihlal edildiği, toplum nezdindeki itibarının zedelendiği, haksız bir borç yükü altında gösterilmesi nedeniyle stres, kaygı ve üzüntü gibi manevi sıkıntılar yaşadığı açıktır. Davalı banka, üzerinde kendi imzasının bulunmadığı bir belgeye dayanarak icra takibi başlatmak ve dava açmak suretiyle kusurlu bir eylem gerçekleştirmiş ve bu eylem sonucunda davacının manevi zarara uğramasına sebebiyet vermiştir.
Davalı Bankanın kötü niyetli veya en azından ağır kusurlu olduğu yargılama ile ortaya çıkmıştır.
Davacının haksız bir takibe maruz kalması, bu takibe karşı savunma yapmak zorunda kalması ve yargılama sürecinin getirdiği yük, davacının manevi bütünlüğünü olumsuz etkilemiş olduğundan, davacının alacağı temlik eden davacı Banka'dan manevi tazminat talebinin haklı ve münasip olduğu kanaatine varılmış, alacağı temlik alan diğer davalı varlık şirketi yönünden ise davacı hakkında takip başlatmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Yine birleşen davalı ...'ın kötü niyet tazminatı istemin alacağı devralan Varlık şirketinin davalı hakkında kötü niyetli takip başlattığından bahsedilemeyeceği için reddine karar verilerek mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/813, K. 2025/294, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama