İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/113 K.2024/165

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

Esas2023/113Karar2024/165Tarih20 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.148 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Şubat 2024
Esas no
2023/113 Esas
Karar no
2024/165
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
09/03/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.148 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

DAVA /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında 01/09/2013 başlangıç 01/09/2014 bitiş tarihi ile ... poliçe numarası ile kredi sigorta sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirket kendi edimini yerine getirerek sigortalı borçluyu teminat kapsamında değerlendirmiş ve gerçekleşen hasar için 135.000-TL tazminat ödemesi yaptığı, poliçe gereği ciro beyanlarına dayalı olarak kesilen BSMV hariç 57.041-TL ve 15.756-TL sürprim tutarlarının toplam 76.437,78-TL olarak müvekkil şirkete ödenmesi gerekirken davalı yanca bakiye prim bedellerini ödemediğini, konu ile ilgili....

Noterliğinin 10 Nisan 2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi davalıya gönderilerek 76.437,78-TL zeyil prim borcu doğduğu bildirildiğini, davalı prim bedellerini ödenmemesi nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasıyla ödeme emri gönderildiğini, davalı alacağa itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının prim bedellerini ödememek ve zaman kazanmak amacıyla hareket ettiği anlaşıldığından itirazın iptali için davanın açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; müvekkili şirket arasında 01/09/2013 - 01/09/2014 tarihlerini kapsayan Kredi Sigorta Poliçesi yapıldığını, cironun %80'i üzerinden prim hesabı yapıldığını, bilahare ciro beyanına dayanılarak 57.041-TL ve 15.756-TL olmak üzere toplam 76.437,78-TL sürprim uygulandığını, müvekkili şirketin bakiye prim borcunu ödemediğini iddia ettiğini, sigorta şirketi, poliçe özel şartındaki üçer aylık dönemler sonunda prim farkına ilişkin zeyilname düzenlenmediğini,

sigorta şirketinin sözleşmeyi daha ağır şartlarla yapmasını gerektiren durumun ortaya çıkmasından itibaren bir aylık hak düşürücü sürede de cayma ve ya prim farkını talep etmediğini, bu nedenlerler davanın reddine kötüniyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ederim.

GEREKÇE /

Dava, kredi sigortası prim alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizce 18.07.2017 tarih 2016/... Esas 2017/... Karar sayılı kararı ile, "Her ne kadar davacı dilekçesinde gösterdiği gerekçelerle dava açmış ise de davanın esasını teşkil eden "poliçe numarası ile kredi sigorta sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirket kendi edimini yerine getirerek sigortalı borçluyu teminat kapsamında değerlendirmiş ve gerçekleşen hasar için 135.000-TL tazminat ödemesi yaptığı,

poliçe gereği ciro beyanlarına dayalı olarak kesilen BSMV hariç 57.041-TL ve 15.756-TL sürprim tutarlarının toplam 76.437,78-TL olarak müvekkil şirkete ödenmesi gerekirken davalı yanca bakiye prim bedellerini ödemediğini ve bu sebeple yapılan takibe itirazın iptali" talebi bakımından mahkememizce istenebilecek miktarın tespiti ve bankacılık ile sigorta alanında uzmanlık gerektiren bir konu olması nedeniyle bilirkişi inceleme hususunda ara karar oluşturup,

ara kararda iki bilirkişi görevlendirilip her bir bilirkişi için 800'er TL (2 BİLİRKİŞİ X 800 =1600,00 TL) gerekli olan masraf bakımından kesin süre verilmesine karşın bu süre içinde giderin tamamlanmasından dolayı inceleme yapılamamış ve verilen ihtarat gereği davacı taraf bu delille dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığından, kesin süre halinde karşı taraf için usulü kazanılmış hak doğacağından ve dava bu şekilde ispat olunamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin 2016/... Esas 2017/... Karar sayılı 18/09/2017 tarihli kararı davacı vekilince istinaf edilmiştir.

İstanbul BAM 14. HD tarafından verilen 17.05.2018 tarihli 2018/... Esas 2018/... Karar sayılı kararıyla. "Bu durumda, ilk derece mahkemesince, delil avansı olarak yatırılması gereken her bir bilirkişi için takdir edilen ücret, bunların toplam miktarının ve bilirkişilerin uzmanlık alanlarının açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ara kararda gösterilmediği gibi dosyanın bilirkişiye gidiş ve dönüş masrafı olarak ne miktar para yatırılacağı da açıklanmamıştır.

O halde bu şekildeki ara karar 6100 sayılı HMK.’nun 324. Maddesine uygun nitelikte kararlar olarak kabul edilemeyeceğinden HMK.’nun 324/2. maddesinde öngörülen sonucun somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, delil avansı olan gider için verilen kesin mehilin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.

HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca, mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiç biri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine göndermesi gerekmektedir..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.

İstinaf kaldırma kararı sonrasında davacı tarafça bilirkişi delil avansına ilişkin eksiklik giderilmiş dava dosyası bilirkişiye tevdii edilmiştir.

12/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının ek prim/süprim talebine ilişkin değerlendirmenin, sigorta poliçe son dönemi olan Eylül 2014 ayı itibariyle kendisine bildirilen KDV dahil ciro tutarına ilişkin davalı tarafından yapılan bildirim, son ciro bildirimi dayanak yapılarak yapılan prim hesaplaması ile davacı lehine doğan ek prim hesaplamasının nasıl yapıldığı, ek prim ile ilgili olarak davalı adına düzenlenen fatura ve faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki, ek prim nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura ve işbu faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki, ek prim nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen ek zeyilnamelerin dosyaya ibrazının gerektiği belirtilmiştir.

Davalı yan duruşmada davacı tarafın eksik belgelerini ibrazı hususunda muvafakatlarının olmadığını bildirmiştir.

Mahkememizce 2018/588 esas ve 2019/700 karar sayılı 21/10/2019 tarihli kararı ile, "Davalı yan duruşmada davacı tarafın eksik belgelerini ibrazı hususunda muvafakatlarının olmadığını bildirmiştir.

Davacı tarafa gerek 16/03/2016 tarihli tensip zaptının 3 nolu ara kararında verilen 2 haftalık sürede gerekse 21/11/2016 tarihli duruşmada verilen 2 haftalık kesin sürede delillerini ibraz etmemiş olması ve davalı yanın da davanın geldiği aşamada davacının delil ibraz etmesi konusunda muvafakatlarının olmadığını bildirmiş olması karşısında bu haliyle davacı tarafa sunmadığı delillerini ibraz etmesi için yeniden süre verilmemiştir.

İtirazın iptali davasında, ispat külfeti kural olarak davacı tarafa aittir. Davacı taraf tüm delillerini verilen süre ve kesin süre içerisinde sunmadığından, bilirkişi heyeti tarafından da sunulan raporda da davacının takip tarihi itibarıyla hesaplanan 75.572,70 TL alacağı talep edebilmesi için raporda belirtilen belgelerin ibrazının gerektiği belirtildiğinden, bu belgelerin sonradan sunulmasına da davalı tarafça muvafakat edilmediğinden, mevcut delil durumuna göre de davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı tarafça, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de; İİK'nın 67/2 maddesi hükmüne göre borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması şartları birlikte arandığından, kötü niyetli takip yapıldığı hususu da davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalının bu talebinin de reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

Davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/58 esas ve 2023/57 karar sayılı 19.01.2023 tarihli kararı ile "İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde, daha önceki safahatta ilk derece mahkemesince kesin sürede delil avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2018/36 E - 2018/531 K sayılı, 17.05.2018 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, mahkemece bundan sonra bilirkişi incelemesi yapılarak 12.09.2019 tarihli raporun alındığı anlaşılmaktadır.

Bilirkişi raporunda takip tarihinde alacak ve tutarının hesaplanması için "...Sigorta poliçe son dönemi olan Eylül 2014 ayı itibariyle davalı yanca kendisine bildirilen KDV dahil ciro tutarına ilişkin yapılan bildirim, son ciro bildirimi dayanak yapılarak yapılan ek prim hesaplamasının nasıl yapıldığı,

ek prim ile ilgili olarak davalı adına düzenlenen fatura ve faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki, ek prim nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura ve işbu faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki, ek prim nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen ek zeyilnamelerin dosyaya ibrazının gerektiği" belirtilmiştir.

Davalı yanca bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, davacı vekilince de 21.10.2019 tarihli duruşmada bilirkişi heyeti tarafından istenile belgelerin taraflarınca dosyaya sunulması için süre talep edilmiştir. Mahkemece davalının yeni delil ibrazına muvafakatı bulunmadığı, 16.03.2016 tarihli tensip tutanağı ve 21.11.2016 tarihli ön inceleme tutanağı ara kararı ile davacıya verilen iki haftalık sürede delillerini ibraz etmediği, bu surette davanın da kanıtlanmadığı gerekçesiyle sonuca gidilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere alınan bilirkişi raporu içeriğinde, bilirkişilerce davacının takip tarihinde alacak talep edip edemeyeceği ve tutarının belirlenmesi için sigorta poliçe son dönemi olan Eylül 2014 ayı itibariyle davalı yanca kendisine bildirilen KDV dahil ciro tutarına ilişkin yapılan bildirim, son ciro bildirimi dayanak yapılarak yapılan ek prim hesaplamasının nasıl yapıldığı,

ek prim ile ilgili olarak davalı adına düzenlenen fatura ve faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki, ek prim nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura ve işbu faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki, ek prim nedeniyle davacı tarafından davalı adına düzenlenen ek zeyilnamelerin dosyaya ibrazının gerektiği belirtilmiştir.

Gerek davacı gerekse davalı yanca sunulan delil dilekçelerinde, diğer delillerle birlikte taraf ticari defter ve kayıtlarına, sigorta poliçesine delil olarak dayanılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişilerce raporun sağlıklı hazırlanması için istenilen belgeler bu kapsamda yeni delil niteliğinde olmayıp, iddianın ve savunmanın genişletilmesi kapsamında da değerlendirilemez.

Kaldı ki hâkimin davayı aydınlatma ödevini düzenleyen HMK'nın 31. maddesi uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlarda taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil göstermelerini isteyebilir.

Bilirkişinin incelemek istediği deliller, tarafların delilleri arasında yer alan ticari defterlerin dayanak kayıtları niteliğinde olup yeni delil olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu delilerin bilirkişi incelemesi aşamasında sunulmasının davayı uzatmaya yönelik bir davranış olduğuna dair kanıt bulunmadığından, HMK'nın 145.maddesi uyarınca da bu delillerin incelenmesine izin verilmelidir.

Bu durumda mahkemece bilirkişilerin raporunda belirttikleri belgelerin dosyaya sunulması için kesin süre verilmek suretiyle işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. " gerekçesiyle mahkememizce verilen karar kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir.

Mahkememiz İstinaf Mahkemesi kararı ile bağlı olduğundan İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekiline, 12.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen eksik belgelerin ibrazı hususnda 06.06.2023 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı ile 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin 2 haftalık ek süre talebine nazaran 20.06.2023 tarihli ara kararla 2 haftalık ek süre daha verilmiştir.

Davacı vekilince 20.06.2023 tarihli dilekçesi ile 1 adet muhasebe fişi başlıklı belge sunulmuş, istenen diğer evrakların tespit edilmesi halinde sunulacağı bildirilmiş, ancak dosyamıza verilen kesin süre ve akabinde verilen ek süreye rağmen başkaca bir belge ve delil, daha doğru bir ifade ile bilirkişi raporunda belirtilen eksik belgeler sunulmamıştır.

Buna rağmen dosyada eksik inceleme olmaması açısından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.

Bilirkişi Abdulkadir Albayrak ve Abdülnaim Temur'dan alınan 26/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle.

Dosyaya heyetlerince hazırlanan 12.09.2019 tarihli Kök Raporda belirtilen bilgi ve belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulması ile taraflar arasındaki ihtilafa konu davacı alacağının tespiti, hesaplanması ve akabinde bir değerlendirme yapılabileceği yönünde görüş ve kanaatinin belirtilmiş olduğunu, heyetlerince dosyaya sunulan 12.09.2019 tarihli kök raporun sonuç kısmında da özetlendiği üzere,

davacı taleplerinin değerlendirilebilmesi ve hesaplamanın yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan ve dosyaya ibrazı gereken " Davalı Sigortalı Şirket tarafından Sigorta poliçe Son Dönemi olan Eylül 2014 ayı itibariyle kendisine bildirilen KDV dahil Ciro Tutarına ilişkin davalı tarafından yapılan bildirim, - Son Ciro bildirimi dayanak yapılarak yapılan prim hesaplaması ile davacı lehine doğan Ek Prim Hesaplamasının nasıl yapıldığını, -Ek Prim ile ilgili olarak davalı adına düzenlenen Fatura ve işbu faturaların davalıya tebliğ edildiğinin tevsiki,

- Ek Prim nedeniyle Davacı tarafından davalı adına düzenlenen Ek Zeyilnamelerin" bilgi ve belgelerin bilgi Mahkemece davacı tarafa kesin süreler verilmiş olmasına karşın sunulmadığının dosya kapsamından tespit edildiğini, İşbu tespitler çerçevesinde Heyetlerine dosyaya arz edilen 12.09.2019 tarihli kök rapordaki tespit, değerlendirme, görüş ve kanaatlerinin değişmediği bildirilmiştir.

Dava, itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında öncelikli olarak ispat külfeti davacı alacaklı tarafta olup, alacağın varlığı ve miktarını ispatlamak zorundadır. Davacı tarafça bu ispat yerine getirildiğinde, ispat külfeti davalı tarafa geçecek, borcun ödendiğini veya istenebilir olmadığını ispatlamak zorunda kalacaktır.

Somut olayda, ispat külfeti davacı alacaklıdadır. İstinaf Mahkemesi kaldırma kararı sonrası davacı vekiline verilen kesin süre ve ek süreye rağmen bilirkişi kök raporunda belirtilen alacağın varlığı ve miktarının tespiti için zorunlu olan bilgi ve belgeler dosyaya sunulmamıştır. Bu kapsamda bilirkişilerce de kök rapordaki kanaatlerinin değişmediği bildirilmiştir.

Tüm bu nedenler ile, davacı tarafça, mevcut delil durumuna göre, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının ispatlanamadığı, üzerine düşen ispat külfetinin yerine getirilmediği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı tarafça, kötü niyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de; İİK'nın 67/2 maddesi hükmüne göre borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması şartları birlikte arandığından, kötü niyetli takip yapıldığı hususu da davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalının bu kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

Bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1) Davacı Tarafça Açılan Davanın REDDİNE,

2) Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,

3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 29,20-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 398,40-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,

6-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/113, K. 2024/165, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava /
  4. Savunma /
  5. Gerekçe /

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/113
Karar No
2024/165
Tarih
20 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/114 K.2024/156
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/114 K.2024/198
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/114 K.2024/49
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/115 K.2024/144
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/116 K.2024/425
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/116 K.2024/89

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.