KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/231 Esas
- Karar no
- 2023/960 Karar
- Dava
- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat
- Dava tarihi
- 06/04/2023
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı yan tarafından dava dışı ... ve ...İthalat Ve İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine binaen ... Genel İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyası ile 17/02/2022 tarihinde müvekkili aleyhine haciz işlemi gerçekleştirildiğini, taraflarınca haczedilen mahcuzlar hakkında istihkak iddiasında bulunulmuş olup ....
İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ilamıyla takibin devamına karar verildiğini, akabinde taraflarınca 18/03/2022 tarihinde ....
İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açıldığını ve mahkeme kararı ile "..mahcuzların borçluya değil davacıya ait olduğuna karar verildiği ancak dava tarihinden sonra takip dosyasının infazen kapatılarak davanın konusuz kaldığı anlaşılarak.." şeklinde müvekkili lehine istihkak iddiasının kabul edildiğini, 17/02/2022 tarihli haciz akabinde alacaklı davalı tarafından istihkaklı olarak haczedilen mahcuzların muhafaza altına alınması talepli olarak 21/03/2022 tarihinde müvekkilinin adresine hacize gelindiğini,
mahcuzların muhafaza altına alınmasının ticari hayatını devam edilemez hale getireceğinden ve ticari işleyişinin devam etmesi adına 21/03/2022 tarihinde belirtilen icra dosyasına haciz sırasında ihtirazı kayıtla 80.080,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, haksız haciz sonucu ticari hayatının devam etmesi adına ödemek zorunda kalınan paranın davalıdan istidadı, ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Somut olayda istirdat davasının şartlarının gerçekleşmediğini, davacı tarafın borçlu sıfatı olmadığından işbu davada taraf sıfatının da bulunmadığını, borçlu sıfatı bulunmadığından cebri icra tehdidi altında kaldıklarından da bahsedilemeyeceğini, yapılan haciz işleminin davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını ve davacının ödeme yaparak bu ödemeyi cebri icra baskısı altında yapıldığı hususunun ispata muhtaç olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte icra dosyasına yatırılan 80.080,00-TL'nin reddiyatı yapılırken 5.247,07-TL'sinin tahsil harcı ve 1.220,25-TL'sinin cezaevi yapı harcı kesintisi yapılarak vergi dairesine gönderildiğini,
bu nedenle davacının talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve dava değerinin 72.987,97-TL olarak tespitini talep ettiklerini, borçlu şirketin davacı şirket gölgesinde haciz tatkik edilen adreste ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, borçlunun hisse sahibi olduğu tüzel kişilikler bulunmasına karşılık yaklaşık 9 yıl davacı şirkette sigortalı çalışan olarak gösterildiğini, davacı şirket yetkilisinin borçlunun babası olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait olan birden çok evrak bulunduğunu ve 3. Şahıs tarafından sunulan evraklarda dahi borçlu şahsın isminin yazılı olduğunun görüldüğünü,
davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı Güven Sürücü Kursu tarafından icra tehditi altında davalı şirkete ödenen 80.080,00-TL bedelin istirdatı talebinin yerinde olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır
Davacı yanca ödeme dekontu ve arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiş, .... İHM'nin ... Esas, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, .... İcra Dairesinin ... Esas, ... Genel İcra Dairesi'nin ... Tal. Sayılı dosyaları ile davalıya ait Ticaret sicil kayıtları ve dava dışı ...'ın hizmet dökümlerini içerir SGK kayıtları celp edilmiştir.
.... İHM'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı incelendiğinde ...'ın şirket üzerinde muvazaalı bir şekilde iş ve işlem yaptığına ilişkin dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı, yine bu durumun aksine yönelik davalı-alacaklı tarafça da herhangi bir belge delil sunulmadığı, bu haliyle mahcuzların borçluya değil davacıya ait olduğu, anacak dava tarihinden sonra takip dosyasının infazen kapatılarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacının yapılan takipte borçlu sıfatı bulunmadığından cebri icra tehdidi altında kaldıklarından bahsedilemeyeceğinden bahisle işbu davayı açamayacağına yönelik beyanda bulunulmuş ise, yapılan haciz işleminin davacı iş yerinde uygulandığı, haciz tutanağı incelendiğinde ödemenin davacı tarafından ihtirazi kayıtla yapılacağının belirtildiği ile dosya ödemesinin davacı tarafından ihtirazi kayıtla yatırıldığının anlaşılması nedeniyle davacının davayı açmakta hukuki yararı olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kanun koyucu, ödemenin tamamının yapıldığı tarihi izleyen bir yıl içinde istirdat davası açılması gerektiğini öngördüğü, bir yıllık sürenin zamanaşımı süresi değil; hak düşürücü süre olduğu, bu nedenle, taraflar itirazda bulunmasa da bu husus hakim tarafından re’sen gözetilecek olduğu, dosya ödemesinin tamamının 80.080,00 TL olarak 21/03/2022 tarihinde takip dosyasına yapıldığı, akabinde kabinde 1 yıllık süre dolmadan 18/03/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, zaman aşımı süresinin böylece durduğu, 05/04/2023 tarihinde ara buluculuk analaşamama son oturum tutanağının düzenlendiği,
zaman aşımı süresinin kaldığı yerden işlemeye başladığı, ardından ertesi gün 06/04/2023 tarihinde 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan davanın açıldığı anlaşılmakla davanın süresi içerisinde açıldığına kanaat getirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar davacı şirket borçlu olmadığı bedeli, haciz ve tehdit baskısı altında ihtirazi kayıt sürerek takip dosyasına yatırmış ise de, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya borçlusu ...'ın davacı şirket nezdinde sigortalı olarak çalışan olduğunun SGK kayıtları ile sabit olduğu, yine celbedilen ticaret sicil kayıtlarından ...'ın borçlu şirketlerden .......Ltd.
Şti.'nin yetkili hissedarı olduğu, borçlu ...'ın ayrıca davacı şirketin de hissedarı olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket adresinde yapılan haciz neticesinde tutulan 17/02/2022 tarihli haciz tutanağının incelenmesinde dava dışı ...'ın ara sıra iş yerine gelerek imza işlerine baktığını beyan ettiği, yapılan evrak araştırmasında borçlu şirket .......Ltd.
Şti. ve borçlu ...'a ait isimlerin geçtiği evraklara rastlanıldığının dosya kapsamı ile anlaşıldığı, bu evrakların normalde borçlu şirket adresinde bulunması gerektiği halde davacı şirket iş yerinde tespit edildiği, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı şirketin ve diğer borçluların yapmış oldukları ticari faaliyeti üçüncü şahısları zarara uğratmak maksadıyla bu şekilde maskelediği ayrıca iş bu davayı aradan geçen yaklaşık 1 yıllık süre sonunda açmış olduklarının dosya borcunu borçlu sıfatıyla ödedikleri kastı ile hareket ettiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar istihkak iddiasına ilişkin olarak ....
İHM'nin ... Esas ve ...
Karar sayılı kararın gerekçesinde mahcuzların davacı şirkete ait olduğundan bahsedilmişse de bunun mahkememizi bağlamadığı mahkememizce toplanan deliller ve yapılan değerlendirmeler soncunda borçluların ticari faaliyetlerini davacı şirket adresinde maskeleyerek yürütmeye devam ettiklerinin anlaşılması karşısında takip dosyasına davacı şirketin ihtirazi kayıtla yaptığı ödemenin borç ödemesi olduğu anlaşılmakla davanın, davalının davacı itirazı nedeniyle zarara uğramadığı, duran bir takip olmadığının anlaşılması karşısında davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
06/12/2023 Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/231, K. 2023/960, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama