İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/238 K.2025/610

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

Esas2023/238Karar2025/610Tarih7 Ekim 2025Okuma14 dk · 2.732 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Ekim 2025
Esas no
2023/238
Karar no
2025/610
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
27/03/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.732 kelime·14 dk okuma·3 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

DAVA /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil ... ile davalı/borçlu ... A.Ş. ("...")'den 4 farklı sözleşme ile toplam 141.000,00-TL yatırarak ham maden alım işlemleri gerçekleştirdiğini, işbu ticari ilişki tahtında müvekkili 21.06.2022 tarihli dilekçesi ile davalı tarafın bünyesinde bulunan hesaplardaki malvarlığının ...

Bankası hesabına devrini talep ederek sistemden çıkmak istediğini, müvekkilinin çıkmak istediği tarih itibariyle sistemde bulunan maden varlığı değeri 507.376,46-TL olduğunu, müvekkili talimatının yerine getirilmemesi üzerine alacağının tahsili amacıyla davalı tarafla bir takım görüşmeler yapmış fakat davalı/borçlu tarafından bakiye bedelin ödenmesi hususundaki görüşmelerden netice alamadığını, bu nedenle alacağını tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibi davalı/borçlu’nun haksız ve mesnetsiz itirazı ile durduğunu, davalı, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu,

borçlu tarafından yapılan itiraz kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin alacağı likit bir alacak olduğunu, davalı ...’nin ... 13. İcra Müdürlüğü’nün...

E. sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağa, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde, takip talebinde açıklandığı gibi, 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle, takip konusu alacakları olan 544.157,78-TL’nin faizi ile birlikte tahsili amacıyla takibin sürdürülmesine, davalının haksız itirazı nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE /

Dava; Davacı tarafından davalıya karşı ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarihli ...Esas ve...karar sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.

Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmelere ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 507.376,46 TL asıl alacak, 36.781,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 544.157,78 TL toplam alacak üzerinden 09/12/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 02/01/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce Maden Yüksek Mühendisi bilirkişi..., Ticaret hukuku bilirkişi ..., SPK uzmanı bilirkişi ..., SMMM ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20/09/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle.

Mahkemece verilen görev çerçevesinde, dosya kapsamında yapılan incelemede, Davalı şirketin faaliyetinin Sermaye Piyasası Kanunu ya da borsa düzenlemelerine tabi ve bu kapsamda bir faaliyet olmadığını, bu sebeple konunun ancak sözleşmesel ilişki çerçevesinde değerlendirilebileceğini, davalı şirketin davalı müşterisinden farklı tarihlerde ve farklı münferit sözleşmelere dayanarak para aldığını, bu parayla fiziken altın ya da gümüş satın alarak davacı adına ve hesabına bir kasada yurtdışında sözleşmede zikredilen kuruluşlar bünyesinde saklamayı taahhüt ettiğini,

satın alınan ve Davalı şirketçe saklaması sağlanan altın veya gümüşün müşteri tarafından hesaptan çekilmediği takdirde her yıl ve yıllar ilerledikçe artan oranda olmak üzere yıllık yüzde 6-9 arasında bir oranda getiri kazanacağını, ilk dört yıldaki çekişlerde sağlanan getiri üzerinden ilk yıllarda yüksek ve giderek azalan oranda kesinti yapılarak varlıkların teslim edileceği ya da bedelinin ödeneceğini, beşinci yıl ve sonrasındaki çekişlerde getiriden herhangi bir kesinti yapılmayacağının taahhüt edildiğini,

davacının davalı şirket nezdindeki ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 41.000 TL’nin son taksitini 29.04.2019 tarihi itibariyle verdiğini, bu parayla, 29.04.2019 itibariyle, Davacı hesabına ve ... Sözleşme numarası ile 157,3057 gram altın alındığını, ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 30.000 TL’yi 20.05.2020 tarihi itibariyle verdiğini, bu parayla, aynı tarihte, Davacı hesabına ve ...

Sözleşme numarası ile 82,6446 gram altın alındığını, ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 20.000 TL’yi 03.07.2020 tarihi itibariyle verdiğini, bu parayla, aynı tarihte, davacı hesabına ve ... Sözleşme numarası ile 53,7201 gram altın alındığını, ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 50.000 TL’yi 24.08.2020 tarihi itibariyle gönderdiğini, bu parayla, aynı tarihte, Davacı hesabına ve ...

Sözleşme numarası ile 53,7201 gram gümüş alındığını, davacının alacağını tahsil etme (teslim alma) tarihi itibariyle, bütün altın ve gümüş varlıkları yıllık değişen oranlarda getiri elde etmiş ya da getiriye hak kazanmış olacağından, ödeme /teslim gününün bilinmemesi sebebiyle bu getirilerin hangi yılda ne kadar olacağı konusunda bir hesaplama yapılamadığını, davacı adına davalı tarafından saklanan kıymetli madenlerin teslim günündeki değeri yerine Mahkemece Davacının 21.06.2022 tarihli dilekçesi ile Davalıdan talep ettiği maden varlığı değeri 507.376,46 TL anapara alacağı kabul edilecek olur ise dikkate alınmak üzere,

Davacının 507.376,46 TL anapara alacağına, talep tarihinden Dava tarihine kadar geçen 279 günde, bu tarihlerde geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont faiz oranı esas alınarak, işlemiş faiz 61.931,64 TL olmak üzere davacının davalıdan 507.376,46 TL anapara alacağı ile birlikte talep edebileceği toplam alacak miktarının 569.308,10 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.

Mahkememizce Maden Yüksek Mühendisi bilirkişi ... Ticaret hukuku bilirkişi..., SPK uzmanı bilirkişi ..., SMMM ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle.

Davacı tarafça dosyaya sunulan altın ve gümüş kasasına altın ve gümüş alındığını gösterir belgelere dayanarak yaptığımız tespitlere göre işlem tarihleri de gösterilerek Kök Rapor'da tablo halinde davacı hesabına alınan varlıklar, davalı tarafça hesaplanan yıllık kâr atışları da eklenerek tespit edildiğini, davalı tarafın kendi düzenlediği belgelere dayanarak yapılan tespitlerin sözleşmenin kurulması ve sözleşme hükümlerinin uygulanması hususlarındaki mülahazalar sebebiyle göz ardı edilip edilemeyeceği Mahkemenin takdirinde olduğunu,

davalı tarafın davalının hesabındaki varlıkların kendisine teslimi sebebiyle ve bu işlem ile ilgili olarak davacıdan kendi aralarındaki sözleşme ilişkisi kapsamında talep edebileceği masraf karşılığı tutar teslimle birlikte tarafların ihtiyarında ve tasarrufunda olabilecek bir husus olduğunu, Bilirkişi Kurulunca yapılan tespitler davacının hesabındaki varlıklar ile ilgili ve sınırlı olup bu varlıkların tesliminden doğacak tasarruflar taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine dayalı bir husus olarak dikkate alınabileceğini, Takdirin Mahkemeye ait olduğunu, tüm sözleşmeler kapsamında davalı şirketin davacı adına yatırım işlemi yapıp yapmadığını,

davalı şirketin davacıdan aldığı para ile altın ve gümüş satın aldığı ve bu altın ve gümüş varlıklarını davacı adına sakladığı taraflar arasındaki sözleşmeden ve saklama belgelerinden anlaşılmakta olduğunu, bunun aksi davalının mevduat toplaması anlamına gelir ki bu durumda davalının faaliyeti bankacılık faaliyeti olarak değerlendirilmek gerekeceğini, Bankacılık Kanunu'na aykırı bir faaliyet iddiası dosyada bulunmamakta olduğunu,

rapor ile bu sözleşmeler kapsamında alındığı tespit edildiği bildirilen gram altın ve gram gümüş değerinin paraya çevrilmesiyle mi asıl alacak tespit edildiğini Kök Rapor'da 21.06.2022 tarihinde davacının davalıdan altın ve gümüş varlığını talep ettiği dikkate alınarak,

21.06.2022 tarihindeki altın ve gümüş fiyatına göre davacının dava dilekçesinde kendisinin beyan ettiği değer anapara alacağı olarak dikkate alındığını, tekraren, Kök Raporda hesaplamalarımızda dikkate aldıkları anapara tutarı davacının dava dilekçesinde beyan ve talep ettiği tutar olarak Kök Rapor'daki hesaplamalarda esas alındığını, davacının takip tarihi itibari ile talep edebileceği asıl alacak ve işlemiş faiz olarak toplam alacak miktarının tespitini, davacının davalı şirketten 21.06.2022 tarihinden başlayarak,

aynı tarih itibariyle “maden varlığının değeri” olarak beyan ettiği 507.376,46 TL anapara kabul edilerek dava tarihi olan 27.03.2023 tarihine kadar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont faiz oranı esas alınarak, faiz hesaplamanın, nihai takdir münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki gibi olduğunu, davacının 507.376,46 TL anapara alacağına, talep tarihinden dava tarihine kadar geçen 279 günde, bu tarihlerde geçerli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont faiz oranı esas alınarak,

işlemiş faiz 61.931,64 TL olmak üzere davacının davalıdan 507.376,46 TL anapara alacağı ile birlikte talep edebileceği toplam alacak miktarı 569.308,10 TL olarak hesaplanmakta olduğu bildirilmiştir.

İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;

Dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 507.376,46 TL alacağın tahsili amacıyla, 507.376,46 TL asıl alacak, 36.781,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 544.157,78 TL toplam alacak üzerinden 09/12/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 02/01/2023 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazların haksız olduğu ileri sürülerek, dava konusu icra takibine davalının vaki itirazların iptali ile takibin devamı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.

Davalı tarafça, davaya cevap verilmemiş, icra takibine itirazlarında da, sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilerek, davacı alacaklının yatan kıymetli madenlerinin parasını her zaman iade isteyebileceğini ancak bunun için muhasebe usullerine göre mahsup işlemlerinden sonra iade edilebileceğini, alacaklı tarafın tazyik amacıyla icra takibini yaptığını, talep edilen alacağın gerçek dışı olduğunu savunularak icra takibindeki borca ve ferilerine itiraz edilmiştir.

İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.

Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ve dosya kapsamında toplanan delillere göre;

Davacı ... ile davalı ...Şirketi arasında ...

Sözleşmesi adı altında bir sözleşme akdedildiği, bu sözleşme ile davacı tarafın para yatırmayı, davalı tarafında davacı tarafça yatırılan para ile değerli maden alıp saklamayı ve masraflarını düştükten sonra kar payı ile birlikte davacıya ödemeyi üstlendiği, sözleşmede masrafların neler olduğu, paranın nasıl ve hangi zamanda ödeneceği, getirinin ne olacağı hususunda açık hüküm bulunmadığı, taraflarca da bu kapsamda dosyaya somut bir belge ve delilin sunulmadığı.

Davalı şirketin Sermaye Piyasası Kanunu ya da borsa düzenlemelerine tabi ve bu kapsamda bir faaliyetinin olmadığı, bu sebeple konunun sözleşmesel ilişki çerçevesinde değerlendirilebileceği.

Davalı şirketin davalı müşterisinden farklı tarihlerde ve farklı münferit sözleşmelere dayanarak para aldığı, bu parayla fiziken altın ya da gümüş satın alarak davacı adına ve hesabına bir kasada yurtdışında sözleşmede zikredilen kuruluşlar bünyesinde saklamayı, satın alınan ve davalı şirketçe saklaması sağlanan altın veya gümüşün müşteri tarafından hesaptan çekilmediği takdirde her yıl ve yıllar ilerledikçe artan oranda olmak üzere yıllık yüzde 6-9 arasında bir oranda getiri kazanacağı,

ilk dört yıldaki çekişlerde sağlanan getiri üzerinden ilk yıllarda yüksek ve giderek azalan oranda kesinti yapılarak varlıkların teslim edileceği ya da bedelinin ödeneceği, beşinci yıl ve sonrasındaki çekişlerde getiriden herhangi bir kesinti yapılmayacağı hususlarını taahhüt ettiği.

Davacının davalı şirket nezdindeki ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 41.000 TL’nin son taksitini 29.04.2019 tarihi itibariyle verdiği, bu parayla, 29.04.2019 itibariyle, davacı hesabına ve ... Sözleşme numarası ile 157,3057 gram altın alındığı. Davacının davalı şirket nezdindeki ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 30.000 TL’yi 20.05.2020 tarihi itibariyle verdiği, bu parayla, aynı tarihte, davacı hesabına ve ... Sözleşme numarası ile 82,6446 gram altın alındığı.

Davacının davalı şirket nezdindeki ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 20.000 TL’yi 03.07.2020 tarihi itibariyle verdiği, bu parayla, aynı tarihte, davacı hesabına ve ... Sözleşme numarası ile 53,7201 gram altın alındığı. Davacının davalı şirket nezdindeki ... numaralı Sözleşme ile ilişkili olarak 50.000 TL’yi 24.08.2020 tarihi itibariyle gönderdiği, bu parayla, aynı tarihte, davacı hesabına ve ... Sözleşme numarası ile 53,7201 gram gümüş alındığı.

Davacının alacağını tahsil etme (teslim alma) tarihi itibariyle, bütün altın ve gümüş varlıkları yıllık değişen oranlarda getiri elde etmiş ya da getiriye hak kazanmış olacağı, ödeme /teslim gününün bilinmemesi sebebiyle bu getirilerin hangi yılda ne kadar olacağı konusunda bir hesaplama yapılamadığı, ancak bilirkişi heyetince davacı hesabına alınan varlıkların, davalı tarafça hesaplanan yıllık kâr artışları da eklenerek tespit edildiği.

Davacı tarafça, davalıdan, 21.06.2022 tarihinde davalı nezdinde bulunan varlıklarının paraya çevrilerek kendisine ödenmesinin talep edildiği, bu belgenin davalı tarafça 23.06.2022 tarihinde teslim alındığı, ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı varlıkların getirisi ile birlikte bedelinin ne olduğu, masraf ve ücret kesintilerinin ne olduğu hususlarının açıklanmadığı.

Davacının 21.06.2022 tarihi itibarıyla davacının davalı nezdindeki maden varlığı değeri 507.376,46 TL olduğu, bu bedel anapara alacağı kabul edilecek olur ise davacının davalıdan 507.376,46 TL anapara alacağı olacağı ve dilekçede davacı tarafından ödeme için gün verilmediğinden, temerrütün tebliğ tarihi olan 23.06.2022 tarihinde oluşacağı, mahkememizce 23.06.2022 temerrüt tarihinden 02.01.2023 takip tarihine kadar yapılan hesaplamalara göre 42.115,72 TL işlemiş faiz (reeskont avans) talep edilebileceği anlaşılmıştır.

Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).

İtirazın iptali davalarında, kural olarak, öncelikle, davacı alacaklı tarafından, dava ve takip konusu alacağın varlığı ispatlanmak zorundadır. Davacı tarafça bu ispat yerine getirildiğinde ise davalı borçlu tarafça, borcun ödendiği veya istenebilir olmadığı hususlarının ispatlanması gerekecektir.

Somut olayda; Davacı ... ile davalı ...Şirketi arasında Kıymetli Maden Varlık Talep ve Muhafaza Sözleşmesi adı altında bir sözleşme akdedilmiş olduğu, bu sözleşme ile davacı tarafın para yatırmayı, davalı tarafında davacı tarafça yatırılan para ile değerli maden alıp saklamayı ve masraflarını düştükten sonra kar payı ile birlikte davacıya ödemeyi üstlendiği sabittir. Sözleşmede, davalı ücretinin yada kazancının ne olduğu, davacı parasının getirisinin ne olacağı, paranın nasıl ve hangi zamanda ödeneceği, ödeme esnasında mahsubu gereken masrafların neler olduğu hususlarında açık hüküm bulunmadığı anlaşılmakdır.

Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, davacı tarafça, davalı şirkete yapılan ödemeler ve davacı hesabına alınan maden varlıkları ve miktarı yukarıda açıklandığı şekilde sabit olduğundan, sözleşmede aksine bir hüküm olmadığından ve davalının da icra takibine itiraz dilekçesinde belirttiği gibi davacının alacağını her zaman talep edebileceği, davacı tarafın alacağının varlığı ve miktarını ispatladığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 507.376,46 TL anapara alacağı, 42.115,72 TL işlemiş faiz (reeskont avans) olmak üzere toplam 549.492,18 TL alacak talep edebileceği kanaatine ulaşılmıştır.

Sözleşmede, davalı ücretinin yada kazancının ne olduğu, davacı parasının getirisinin ne olacağı, paranın nasıl ve hangi zamanda ödeneceği, ödeme esnasında mahsubu gereken masrafların neler olduğu hususlarında açık hüküm bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafçada dosyamıza bir belge delil sunulmadığı, bu kapsamdaki ispat külfetinin davalı tarafta olduğu değerlendirilerek davacı alacağından herhangi bir mahsup yapılmamış, davalı tarafın icra takibine itirazlarında haksız olduğu değerlendirilmiştir.

Dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı 507.376,46 TL alacağın tahsili amacıyla, 507.376,46 TL asıl alacak, 36.781,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 544.157,78 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça bu miktar üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği, mahkememizce tespit edilen miktarın ise bu miktardan fazla olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın icra takibinde ve iş bu davasında haklı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.

Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Dava ve takip konusu alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen nakdi alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının İPTALİNE, Takibin takip talebindeki şartlarla DEVAMINA,

2-Hükmolunan 544.157,78 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 108.831,55 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE,

3-Alınması gereken 37.171,42-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 6.572,07-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 30.599,35-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.572,07 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 280,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 16.459,90 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 85.623,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025

Katip · ¸ Hakim · ¸

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/238, K. 2025/610, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava /
  4. Savunma /
  5. Gerekçe /

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/238
Karar No
2025/610
Tarih
7 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/238 K.2025/708
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/239 K.2025/1050
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/242 K.2025/640
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/243 K.2025/818
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/243 K.2025/1827
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/244 K.2025/763

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.