KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Kara
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/615 Esas
- Karar no
- 2024/83
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 02/10/2023
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı alacaklı ... San. Ve Tİc. A.Ş. Diğer davalıya karşı .... İcra Dairesi'nin ...
E. Dosyası kapsamında icra takibi başladığını, şirketin malvarlığının bulunmaması üzerine kısa bir dönem şirket ortağı olan müvekkile karşı İİK 89. Maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunduğunu, müvekkil adına çıkarılan tebligat muhtara teslim edilmiş olup, müvekkilin o dönem evde bulunmaması nedeniyle birinci haciz ihbarnamesinden haberi olmadığını, bunun üzerine davalı alacaklı şirket vekili müvekkil adına ikinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinde bulunulmuş olup ilgili icra dairesince normal tebligat yapılmaksızın Tebligat Kanunu 21/2 maddesi uyarınca tebligat yapıldığını,
müvekkil bu evrakın varlığından haberdar olmadığı için buna da itiraz edemediğini, müvekkilin ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz edememesi üzerine üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmiş bu ihbarname de doğrudan 21/2 gereğince muhtara teslim edildiğini, müvekkil bu tebligata konu evrakın içeriğini 29.09.2023 tarihinde öğrendiğini, ikinci haciz ihbarnamesinin tarafına gönderildiğini üçüncü haciz ihbarnamesini okuyunca öğrenmiş olan müvekkil adına, ikinci haciz ihbarnamesinin usulsüz tebligat yapılması nedeniyle süresinde ilgili icra dairesi nezdinde haciz ihbarnamesine itirazda bulunulmuş, aynı zamanda ....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile şikayet yoluna gidildiğini, ancak müvekkilin herhangi bir hak kaybına uğramaması adına, şikayet davasında ileri sürdüğümüz haklarımız saklı kalmak üzere süresinde iş bu dava da ikame edildiğini, müvekkil, kısa bir süreliğine asıl borçlu müvekkil şirketin ortağı olmuş, ancak hisse devri yaparak şirket ortaklığından ayrıldiğini, şirket kayıtlarının incelenmesi neticesinde de görüleceği üzere müvekkilin asıl borçlu şirket ...
Gıda San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. ne herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca asıl borçlu ile herhangi bir alacak borç ilişkisi olmaması nedeniyle, müvekkilin haciz ihbarnameleri nedeniyle alacaklıya karşı da herhangi bir borcu bulunmamakta olup davalılara karşı borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve hukuki yarar yokluğu yönünden itirazda bulunduğunu, esasa ilişkin olarak haksız açılan davanın reddine,1.,2., ve 3. haciz ihbarnameleri tebliğ edilmesine rağmen davacı taraf bunlara cevap vermeyerek sürecin bu şekilde işlemesine sebebiyet verdiğini, davanın haklı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte dava açılmasını gerektiren işlemlere müvekkil firmanın kusuru ile sebebiyet vermediği gözetilerek müvekkil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası mündericatı ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır.
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Davalı vekili, Mahkememizce yapılan 29.01.2024 tarihli duruşmadaki beyanıyla, davayı kabul ettiklerini, ancak davanın açılmasında müvekkili şirketin bir başvurusu bulunmadığından HMK 312/2 maddesi gereği yargılama giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmamasını bildirmiştir.
HMK'nun 3. Bölümünde davaya son veren taraf işlemleri arasında düzenlenen Davayı Kabul başlıklı 308. madde; "(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
(2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur." şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 309. Maddesinde, feragat ve kabulün yazılı veya sözlü yapılabileceği, mahkemenin muvafakatına bağlı olmadığı, kayıtsız şartsız olması gerektiği; 310. Maddesinde, feragat ve kabulün hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceği; 311. Maddesinde de, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı düzenlenmiştir.
Davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile davayı kabul etmiş olması, davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dsavalardan olması ve hükmün yalnızca davanın tarafları açısından sonuç doğuracak olması hususları dikkate alınarak HMK'nun 308. maddesinde düzenlenmiş olan davayı kabul hükmü gereğince davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden, yapılan yargılama giderleri davacı taraf üzerinde bırakılmış, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Davanın davalı tarafça cevap dilekçesi ile ilk duruşmadan önce kabul edildiği, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davada alınan ve alınması gereken harçlardan davacı tarafın sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/615, K. 2024/83, 29 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama