KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/277 Esas
- Karar no
- 2025/561
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 08/05/2024
Karar Metni
2.580 kelime·13 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan ticari nitelikteki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
"Müvekkil şirket ile davalı arasında 15.08.2023 tarihinde davalıya ait '...' ve '...' isimli iki markanın sosyal medya yönetiminin yapılmasına ilişkin üç ay süreli olarak 'Sosyal Medya Yönetimi Hizmet ve İş Birliği Sözleşmesi' isimli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede müvekkil şirkete davalı tarafça her ay 35.000 TL + KDV ödeme yapılacağının düzenlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra tarafların fiilen 15.09.2023 tarihinden itibaren çalışmaya başlandığını, müvekkil şirketin davalı tarafa ait markalar için ..., ..., ..., ... gibi sosyal medya sitelerinde hesaplar açtığını,
bu hesapların kullanıcı adlarını ve şifrelerini davalılarla paylaştığını, bu sosyal medya hesaplarının sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen davalı tarafça halen kullanıldığını, müvekkilinin sosyal medya sayfaları üzerinden davalıların da onayları üzerine özel günlerde kendi hazırladıkları paylaşımları yaptığını, ayrıca davalı şirketin marka stratejisinin oluşturulması amacıyla sunumlar yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkete sözleşme kapsamında 03.10.2023 tarihinde toplam 42.000-TL (35.000+KDV) bedelli faturayı davalının ödediğini, fakat 10.11.2023 tarihli ikinci ay faturasının ödenmediğini,
davalı şirketin operasyon sorumlularından ...’ın sözlü olarak kendisine şirketin maliyetleri kısma yoluna gittiğini, sadece kısa bir süreliğine müvekkili şirket ile çalışmaya ara verdiklerini söylediğini, bu durumu müvekkili şirket yetkilisi ...’e mesaj atarak teyit ettiğini, davalı şirket tarafından ikinci fatura hakkında 08.12.2023 tarihli iade faturası düzenlendiğini ve müvekkiline gönderildiğini, ayrıca müvekkili şirketten sosyal medya hesaplarının kullanıcı adı ve şifre bilgilerinin de istendiğini, bu sebeple davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin, herhangi bir bildirim dahi yapılmaksızın fiilen feshedildiğini,
bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... 39.Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete sözleşmenin kalan aylarına ilişkin muaccel olmuş 70.000-TL+KDV bedelinin ödenmesi için üç iş günü süre verildiğini, ihtarnameye cevap verilmediği gibi süresi içerisinde ödeme de yapılmadığını, muaccel olmuş alacaklar bakımından ... 18.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz üzerine takibin durduğunu, sözleşmenin 7.fıkrasının ikinci paragrafı gereği üç aylık sözleşmenin süresi tamamlanmadan önce davalı tarafça fiilen feshedildiğinden sözleşmenin ikinci ve üçüncü aylarına ilişkin ücretlerin tamamının ödenmesi gerektiğini, her iki tarafın tacir olduğunu, borçlu tacir olduğundan TTK 22.maddesine göre indirim talep edemeyeceğini, davanın kabulü halinde herhangi bir hakkaniyet indirimi yapılmasının mümkün olmadığını, sözleşmede hizmet bedelinin açıkça düzenlendiğini, alacağın likit olduğunu, davalının temerrüde düştüğünü,
uyuşmazlığın ticari iş olması sebebiyle temerrüt tarihinden itibaren davalı tarafın yapacağı ödemelerin TCMB’nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz üzerinden talep etme hakkı bulunduğunu, 22.03.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandırıldığını, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini,” talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen fatura düzenleyerek bedelin ödenmesini istediğini, salt fatura düzenlenmesinin hukuken borçlandırıcı işlem teşkil etmediğini, davacının ibraz ettiğ i tarafların ıslak imzalarını taş ımayan sözleşmeye göre davacı yanın müvekkili şirkete ait sosyal medya hesaplarından aylık 10 ile 12 ana post (gönderi) ve story (hikaye) paylaşımı yapılması, aylık olarak sosyal medya hesaplarının aktivitesi, postların performansının takip edilmesi ile rakip aktivitelere dair raporlama yapılması, markanın yol haritasının güncellenmesi,
içeriklerin sosyal medya hesaplarından paylaşılması gibi yükümlülükleri bulunmasına rağmen, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yine 11 ekimde dünya kız çocukları günü için bir adet post gönderimi yapıldığını, logo tasarımları ve marka gönderilerinde kullanılacak temaların davacı tarafça belirlenmesi gerekirken müvekkil tarafından belirlendiğini, sosyal medya hesaplarından tüm çalışanların takip listesine alındığını, bunun profesyonel bir görüntü olmadığının davacı yanca belirlenmesi gerekip buna göre strateji geliştirilmesi gerekirken müvekkil şirket tarafından bu yönde uyarıldıklarını,
16 ekimde dünya gıda günü için Türkçe içermeyen bir adet post paylaşımı yapıldığını, Türk markası ve Türk sosyal medya kullanıcılarına hitap etmeyen söz konusu postun müvekkil şirketin uyarısıyla düzeltildiğini, 26 ekimde bir gönderi gönderildiğini, Kasım ve Aralık aylarında hiçbir gönderi paylaşımı yapılmadığını, davacı tarafından vaad edilen yükümlülüklere ilişkin hiçbir çalışma yapılmadığını, davacı şirket tarafından hizmet verilmemiş olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından iade faturası düzenlendiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirip ücrete hak kazandığını ispat etmesi gerektiğini,
Ekim ayında eksik hizmet verilmesine rağmen fatura bedelinin ödendiğini, müvekkili şirketin kendi markasına ait hesaplara ait şifreleri istemesinin son derece normal olup, müvekkili şirket adına açılan hesapların esas sahibinin müvekkili şirket olduğundan davacının halen hesapların bağlı olduğu mail adreslerinin şifrelerini müvekkili şirketle paylaşmayarak yükümlülüklerine aykırı hareket etmeye devam ettiğini, davanın reddine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, reklam, tanıtım ve sosyal medya yönetimi gibi ticari nitelikte hizmet alımına dair sözleşme kapsamında düzenlenen hizmet alım bedeli faturası ile cezai şart alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile dava konusu ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazların haksız olduğu savunularak dava konusu icra takibine davalının vaki itirazlarının iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf icra takibine yapmış olduğu itirazında, icra müdürlüğünün yetkisine borca ve ferilerine itiraz etmiş, mahkememize sunmuş oldukları cevap dilekçesi ile davacı şirketin taleplerinin haksız olduğundan bahisle davanın esastan reddini talep etmişlerdir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan sosyal medya yönetimi ve işbirliği sözleşmesi, faturalar, taraflar arsındaki yazışma kayıtları, ihtarname ve ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir.
... 18. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 83.372,59 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde ödeme emrine, faize, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu görülmüştür.
Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.
İİK'nın 67/1 maddesi gereğince itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belge olmadığı anlaşıldığından yerleşik yargıtay uygulamaları gereği davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, taraflar arasında akdedilen Sosyal Medya Yönetimi Hizmet ve İş Birliği Sözleşmesinin 10. maddesinde İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkisine yönelik yetki şartı bulunması, HMK'nın 17. ve devamı maddeleri ile TTK'nın 7. maddesi uyarınca yetki şartının taraflar açısından geçerli olması nedeniyle davalıların yetkiye yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 13/11/2024 tarihli raporunda; davacı tarafça sunulan defterlerin taraflar lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalının 39.900,00 TL borçlu olduğu, davalı tarafça gönderilen iade faturasının davacı tarafça kabul edilmediği gibi söz konusu taraftalar arasındaki sözleşmenin haksız feshi dolayısıyla davalı taraftan son iki aya ilişkin 35.000,00 TL * 2 ay + KDV= 84.000,00 TL alacağın ihtarname tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiği,
davalının fatura iadesi ve davalının dosya kapsamında cevap dilekçesi içeriğine göre beyanlarının kabul edilmesi durumunda davacının vermediği hizmetler dolayısıyla davalı taraftan alacaklı olamayacağı, diğer tarafta davalının iade faturasını yersiz olması ve davalının sözleşme feshini haksız bulması durumunda davacının kalan dönem ile ilgili bedel talep edebileceğine hükmetmesi halinde davacının takip tarihi itibari ile davalı taraftan 84.000,00 TL asıl alacağının olacağı, davacının takip talebi ile karşılaştırıldığında herhangi bir fazla talebin olmayacağı,
Bu itibarla takibin 84.000,00 TL'si üzerinden devamı ile tarafların tacir ve davalının mütemerrit olduğu nazara alınmak suretiyle takip tarihinden itibaren ispatlanmış davacı asıl alacağı 84.000,00 TL'sine 3095 Sy. Kanunun 4489 Sy. Kanunun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası %31,75, 01.11.2023 - 30.11.2023 arası %36,75.
01.12.2023 - 31.12.2023 arası % 41,75. 01.01.2024 - 31.03.2024 arası %44,25. 01.04.2024 sonrası %51,75) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı,
şeklinde görüş bildirmiştir.
Davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere SMMM bilirkişi görevlendirilmiş olup, bilirkişi 29/01/2025 tarihli raporunda. "Tarafların iddiaları bakımından Ticari Defterlerin Delil olma noktasında HMK 222. Maddesi gereği birbiriyle uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır.
Ticari Sözleşme hükümlerine bakıldığında Madde 4 'de imza altına alınan hükümler gereği verilen hizmet kapsamına dair her hangi bir Onay işlemi var mıdır, var ise düzenlenmiş bir tablo, çizelge vb. Bir Onay Belgesiyle tamamlanmış mıdır. Daha açık bir ifadeyle Davacı tarafça düzenlenen Faturalar hangi hizmete istinaden düzenlenmiştir.
İlgili Faturalar incelendiğinde, ilgili dönem için Sözleşmeye istinaden hangi hizmet hangi zamanda ne ölçüde verilmiştir? bu hususta her hangi bir detay bilgiye rastlanmamaktadır." şeklinde görüş sunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince bilişim sistemleri üzerinde (sosyal medya) davalı şirket tarafından çalışma yapılıp yapılmadığı ile sözleşme ile kararlaştırılan işlerin yerine getirilip getirmediği, tarafların bir kusurunun olup olmadığı da tartışılarak davacının alacak talebinin yerinde olup olmadığının, taraf kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 27/08/2025 tarihli raporunda.
Davacı tarafça çalışmanın Temmuz 2023’de başladığının anlaşıldığı, davalının markası için hazırlanan sunum dosyaları sonrasında davalının onayı ile 3 ay süreli bir sözleşme imzalandığı, Taraflar arasında akdedilen 15.09.2023 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafça birçok çalışma yapıldığı, dosyaya sunulan e-posta yazışmaları, e-posta ekinde ve sunulan belgeler arasında yer alan davalı markası için hazırlanan görsellerin tasarımlarının görüldüğü, Davacı tarafça davalıya Marka stratejisi konusunda birçok farklı doküman gönderildiğinin görüldüğü,
taraflar arasında gerçekleşen e-posta ve whatsapp grup yazışmalarında Ekim 2023 sonuna kadar sorunsuz iletişim gerçekleştiğinin görüldüğü, Davalının... isimli Instagram hesabının Eylül 2023 tarihinde açıldığı, davacının dosyaya sunduğu görsellerin Instagram hesabında bulunan 160 gönderi arasında olmadığı, Davalı tarafça sözleşme feshi ile ilgili bir girişim yapılmamış olduğu, şikayet ya da sorun ileten bir e-posta görülmediği, taraflar arasındaki yazışmalarda en son olumlu görüşmelerin olduğu günün 27 Ekim 2023 olduğu,
sonrasında 17 Kasım 2023 tarihinde davacı yetkilisi ... tarafından davalı yetkilisi ...’a ithafen yazılan “Soner Bey merhaba, siz beni çalışmayı durdurmak için aradığınızda bana sunduğunuz argüman henüz ürünlerin çıkmadığı ve ürünler olmadıkça sosyal medya aktivitelerinin durması gerektiğiyle alakalıydı. Farkında mısınız bilmem ama bizim bir sözlşememiz vardı.
Ve ben sırf mehtap hanım ile olan dostluğum sebebiyle sözleşmenin şartlarına bakmaksızın direkt çalışmayı durdurdum sorun çıkarmadım. Öncelikle gereği gibi sözleşme yapıldığında tek taraflı sebepsiz iptal edemezsiniz bunun cezai şartı vardır. Ama biz sözünüze istinaden size inandık size güvendik dostluğumuza da zeval gelmesin istedir. Ben sahsen bu iş için 1,5 senedir defalarca ...'ya geldim sunumlar hazırladık.
Ortaya çıkardığımız işte de ne bır eksik ne bir hata oldu aksine sizden kaynaklı tarih hatalarını bile düzelttik. Ayrıca bir şirketle sözleşme yaptığınızda o şirket size yatırım yapar ya ıçerden bir insan tahsis eder ya da birini işe alabilir sözleşmeler bunun için de önemlidir. Siz hiçbir şey düşünmeden bunu iptal ettiniz sesimizi çıkarmadık” mesajı olduğu, karşı tarafın cevap vermediği görülmüştür.
Davaya konu işin eksik yada kusurlu yapıldığı hususunda bir delil tespit edilememiştir, Mali açıdan Kanaat. Her ne kadar davalı defterleri ve cari hesap kayıtlarına göre taraflar arasında bakiye bulunmadığı tespit edilmiş ise de; dosyada yer alan belgeler, yazışmalar ve teknik değerlendirmeler birlikte dikkate alındığında, davacının sözleşme konusu hizmeti ifa ettiği ve alacak hakkını doğurduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, kök raporda ortaya konulan mali kanaatin aynen korunması gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle talep ettiği asıl alacağın kabulü ile davalının itirazının iptaliyle takibin devamına karar verilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına kısmen uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Taraflar arasında 15/08/2023 tarihinde, davalının ürettiği ürünlerin internet ortamında pazarlanmasına katkı sağlamak amacı ile sosyal medya yönetimi ve işbirliği sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun sosyal medya stratejisi geliştirmek, hedef kitle için uygun iletişim dilinin belirlenmesini ve feed oluşturulmasını sağlamak, sosyal medya grafik tasarım hizmetlerini sağlamak,
sosyal medya hesaplarının her iki markanın kurumsal kimliğe ve sosyal medya stratejisine uygun şekilde düzenlenmesi belirlenen strateji doğrultusunda içeriğe uygun tasarımların hazırlanması ve sosyal medya reklamlarını hazırlanması ve reklam verilmesi kapsamında aylık 10 ile 12 ana post ve hikaye paylaşılması, marka ile karşılıklı belirlenecek bütçe dahilinde sosyal medya reklamlarını ve bütçesini yönetmek, marka ile karşılıklı belirlenecek bütçe dahilinde profesyonel çekim yapılması, oluşturulan içeriklerin markanın onayına uygun olarak sosyal medya kanallarından paylaşılması,
aylık olarak sosyal medya mecralarının aktivitesi, postların performansının takip edilmesi ile rakip aktivitelerine dair raporlama yapılması, uzman görüşü gerektiren konularda iletiş im danışmanlığı verilmesi ile markanın yol haritasının güncellenmesi olduğu, sözleşme bedelinin KDV hariç aylık net 35.000,00 TL olduğu, sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren 3 ay ve süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin belirtildiği ardından davalı tarafından sözleşmesel yükümlülüklere uyulmaması nedeniyle davalı şirket tarafından sözleşmenin feshedildiği,
ardından davacı tarafından ödenmeyen hizmet bedeline ilişkin 39.900,00 TL bedelli fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiği, faturanın davalı tarafından iade edildiği, bunun üzerine 2 aylık hizmet bedeline ilişkin 70.000,00 TL + KDV alacağının ödenmesi için davalı şirkete ihtarname tebliğ edildiği, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine iş bu davaya konu icra takibinin davacı tarafından başlatıldığı, davalı şirketin itirazı üzerine durduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Bilişim sistemleri üzerinde yapılan uzman incelemesi sonucu düzenlenen raporda bilirkişinin de tespit ettiği üzere davacı şirketin sosyal medya yönetimi kapsamında ürünler/çalışmalar hazırladığının sabit olduğu, taraf defter ve ticari kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından yapılan incelemede ise davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri ifa ettiği, takip tarihi itibarı davalı şirketten 39.990,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
sözleşmenin 7. Maddesinde "taraflar, karşı tarafın ağır ve ihmali olmaksızın sözleşmeyi kendi iradesi ile feshederlerse sözleşmenin kalan aylarına ilişkin tüm ücretleri ödemeyi kabul ve taahhüt ederler" şeklinde hüküm bulunduğu, bunun 6098 sayılı TBK'nın 179/1 maddesinde düzenlenen ifa yerine istenebilecek ceza olduğu, takip talebinde davacı tarafından 42.000,00 TL cezai şart talep edilmiş ise de sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı,
fatura iadesinin bu kapsamda yorumlanamayacağı, başlı başına bir fesih sebebi olamayacağı anlaşılmakla davanın hizmet kapsamında hak edilen alacak yönünden kısmen kabulüne, davacının takip başlatmakta haklı olduğu anlaşıldığından yerinden görülmeyen davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi ile itirazın iptaline fazlaya dair davacı isteminin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/277, K. 2025/561, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama