KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/351
- Karar no
- 2025/367
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 21/05/2025
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, son adresi ...olan borçlu ... Şirketine karşı ... Satış İcra Müdürlüğü nezdindeki ... esas sayılı icra dosyası kapsamında alacaklı olduğunu, ancak adı geçen borçlu şirketin, uzun süredir faaliyette bulunmadığı ve herhangi bir ticari işlem yapmadığı gerekçesiyle ...
Müdürlüğü tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmadan resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, şirketin ticaret sicilinden silinmesi nedeniyle icra müdürlüğünün, takip işlemlerinin sürdürülmesinin hukuken mümkün olmadığını bildirdiğini ve bu nedenle icra müdürlüğü tarafından ihya davası açılması hususunda taraflarına yetki belgesi verildiğini, takip konusu alacağın tahsil edilebilmesi ve cebri icra işlemlerine devam edilebilmesi için, borçlu şirketin yeniden tescil edilerek hukuken faal hale gelmesinin zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle resen terkin olunan ...
Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili kurum nezdinde ... ticaret sicili numarası ile kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ...
Şirketinin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirket İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesi kapsamında.
5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunu'nun 10. maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması" gerekçesiyle resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin ihyası istemine ilişkin bulunmaktadır. Basit yargılama usulüne tabi olan şirketin ihyası talepli davada, 6100 sayılı HMK'nun 320/1. maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ihyası talep olunan Tasfiye Halinde ... Şirketinin ... Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğu, ...
Müdürlüğü ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin resmi websitelerinden mahkememiz dosyası arasına alınan sicil kayıtlarından, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirket İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesi kapsamında.
5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunu'nun 10. maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması" gerekçesiyle 09/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiği hususunun, 16/10/2014 tarihinde tescil edildiği ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilerek tasfiyenin sonlandırıldığı ve şirket tüzel kişiliğinin son bulduğu anlaşılmıştır.
... Satış İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ... Şirketi tarafından 03/02/2025 tarihinde borçlular ... Şirketi, ... ve ... Şirketi aleyhine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/11/2021 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararına dayalı 650.496,00-TL asıl alacak ve 1.867.876,98-TL faiz olmak üzere toplam 2.518.372,98-TL alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra müdürlüğü tarafından 15/05/2025 tarihinde borçlulardan ... Şirketi hakkında ihya davası açılması hususunda alacaklı tarafa yetki belgesi verildiği anlaşılmıştır.
6762 sayılı TTK ve 6102 sayılı TTK'da yer alan bu konudaki düzenlemelere bakıldığında; 6762 sayılı TTK'nun 447. madde hükmü gereğince, tasfiye halinde bulunan şirketin tüm borçları ödendikten sonra, kalan mevcudu, esas sözleşmede aksine bir düzenleme mevcut değilse pay sahipleri arasında ödedikleri sermaye ve paylara bağlı imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı öngörülmüştür. Keza terkin işlemi ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 543. maddesinde aynı yönde benzer(borçlar ödendikten sonra önce ödenen pay bedellerinin iadesi yönündeki yeni hükmü dışında) benzer bir düzenleme yapılmıştır.
Yine dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve 6762 sayılı TTK'da doğrudan bir karşılığıda bulunmayan 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde (Ek Tasfiye) başlığı ile; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıdırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiyecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Anılan 547. madde hükmünün, eski TTK döneminde karşılığı bulunmayıp, ancak eski TTK döneminde uygulama ve içtihat yoluyla gerçekleştirilen ek tasfiye kararları yeni yasa ile yasal bir dayanakta kazanmıştır. Keza anılan hüküm ile şirket ortaklarının da ek tasfiye isteminde bulunabilecekleri açıkça hüküm altına alınmıştır.
TTK 547. maddesinde ek tasfiyeye dair yer alan bu düzenleme bakımından, kanunun gerekçesi incelendiğinde ilk tesbit edilebilecek olan hususun; öncelikle ek tasfiye kararının geçici bir tedbir kararı olduğu ve yeni bir hukuki durum meydana getirmediği hususlarına yapılan vurgudur.
Yine anılan madde gerekçelerinde ek tasfiyeyi gerektiren hallerin neler olabileceği, sınırlı sayıda olmaksızın gösterilmiş ve özellikli bu durumlar arasında şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılmış olması hali ek tasfiye kararı verilmesi için özellikli durumlar arasında sayılmıştır.
Tüm bu nedenlerle Tasfiye Halinde ... Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirket İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesi kapsamında.
5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunu'nun 10. maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ticaret sicil kaydının terkinine karar verilmişse de, söz konusu şirket hakkında ...
Satış İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında taraf teşkili yönünden taraf ehliyetinin, terkin olması sebebiyle bulunmuyor olması, bu durumda taraf teşkilinin sağlanması hususunda 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesi gereğince bu halin şirketin ihyası için elzem bir neden olduğu anlaşılmakla, dava konusu hukuki işlem ile sınırlı olmak üzere davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
23/5/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7511 Sayılı Kanun'un 16 maddesi ile değişik, 6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7/15. maddesi de dikkate alınarak, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda olduğundan ve mevzuata uygun şekilde terkin işlemini gerçekleştirdiğinden, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip .. · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/351, K. 2025/367, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama