KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2019
- Esas no
- 2016/22 Esas
- Karar no
- 2019/1303
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/01/2016
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 75.440,75-Tl takip çıkışlı icra takibi başlatıldığını, takibin mesneti 04/05/2015 düzenlenme tarihli, 01/06/2015 vade tarihli ekteki bilirkişi raporunda da görüleceği üzere 75.000,00-TL bedelli sahte senet olduğunu, bu senetle müvekkilinin davalı şirkette çalıştığı yıllarda bundan 3-4 sene önce farklı içerikli evraklara tattığı imzaların üst tarafları doldurulması ve evrakların şimdiki hallerine kesilmesiyle oluşturulduğunu, davalıların başlattığı icra takibine karşı İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasıyla dava açılmış olduğunu, bu davanın temyiz sürecinde olduğunu,
davacı ve dava dışı diğer arkadaşı ... işten çıkarıldığını, bu nedenle taraflar arasında bir protokol düzenlendiğini ve bu protokole istinaden müvekkillerine 40 Bin TL'lik ve 50 bin Tl'lik iki adet senet verildiğini, müvekkillerine bu senetlere istinaden kısmi ödemeler (20'şer bin TL) yapıldığını, bakiye alacağın tahsili için davalı ve diğer borçlu ...aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı kendi iddiasına göre biri dava dışı olmak üzere her iki müvekkiline 08/05/2015 tarihinde 20 bin ve 30 bin Tl olmak üzere borç ödemesinde bulunmuş olduğunu ve bu borç ödemesinden 4 gün önce 04/05/2015 tarihinde 75 bin TL davacı müvekkiline,
80 bin TL diğer dava dışı müvekkiline borç olarak para verdiğini, karşılığında dava konusu senetleri aldıklarını, bunun akılla izah edilemez bir durum olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu olmadıklarının tespiti için borca mesnet senetlerin sahteliği açısından bu evrakın üzerinden imzanın, taraflarınca icra takibine konulan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takibe mesnet senetteki imzadan ve ekli protokoldeki imzalardan 3-4 sene öncesi ait olduğunun ve bu evrakın imzadan sonra düzenlendiğinin imza yaşı mukayesesi yoluyla ve diğer teknik metodlarla tespiti için senet, sahte senet ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünnü ...
Esas sayılı takebi mesnet senedin ve/veya protokol asıllarının bilirkişiye gönderilmesini, evrak üzerindeki ıslak imzaların mukayesesinde eski-yeni imza tayininde geçece zaman önemli olduğundan imza yaşı mukayesesi için evrakların tedbiren duruşma beklenmeksizin bilirkişiye gönderilmesini, gerekirse şirket defterleri ve kayıtlarının incelenmesini, müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosya takibinin tedbiren teminatsız durdurulmasını ve tüm hacizlerin fekkine karar verilmesini, her türlü tazminat isteme v.s. Haklarının saklı kalması kaydıyla davalarının kabulü ile 75.440,75-TL borçlu olmadıklarının tespitini, dava giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE,
İstanbul ...İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası, senet aslı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ... Hz. Sayılı dosyası diğer dava dosyaları, İstanbul ATK Başkanlığı Teknik İnceleme raporu, dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.
Dava, İİK 72/3.maddesinde düzenlenmiş olan ve icra takibinden sonra açılmış bulunan menfi tespit davasıdır.
Dava dosyasına celbedilen İstanbul ...İcra Dairesinin ... E., sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı şirket tarafından, davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, görülmüştür.
MK 6. maddesi gereğince bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu, borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa bu durumda ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
Ancak davaya konu, takip konusu senet, kambiyo senedi niteliğinde olması nedeniyle sebepten mücerret olup, borçlu bulunmadığının ispat yükü davacı borçluya aittir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İHtisas Dairesinden alınan 23/10/2018 tarih ve 2018/48026 rapor nolu raporunda sonuç olarak: "...inceleme konusu her üç belgenin üst kenarlarının forme kesim olmadığı, metin yazılarının üst kısma sıkıştırılarak yazılmış oldukları, metin yazıları ile isim yazılarının; baskı özellikleri, renk tonu bakımından farklılıklar gösterdiği, dolayısıyla farklı yazıcılar tarafından yazılmış oldukları görülmekle, mevcut bulgularla söz konusu belgelerin imzadan yararlanılarak oluşturulmuş oldukları hususlarını bildirir kanaat raporudur..."sonuç ve kanaatine ulaşıldığını mütalaa ettiği anlaşıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ... Hz. Sayılı dosyası incelendiğinde soruşturmanın halen devam ettiğinin bildirildiği görüldü.
Dava konusu somut olayda, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu) takibe konu kambiyo senedindeki imzayı inkar etmemekte ancak, kambiyo senedinin, farklı evraklara atılan imzalarının üst tarafının doldurulması ve kesilerek senet haline getirilerek, sahtecilik yöntemiyle oluşturulduğunu, davaya konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığını, davalı tarafla aralarında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını iddia etmiş olup, İstanbul ATK Başkanlığı’nın, 23/10/2018 tarih ve 2018/48026 sayılı teknik inceleme sonucu alınan rapor ile de davaya konu senedin imzadan yararlanılarak oluşturulduğu sonucuna varıldığı görülmüştür.
Tüm bu hususlar ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu, takibe konu senedin, teknik bilirkişi incelemesi neticesinde, imzadan yararlanılarak oluşturulduğu, davacı ile davalı arasında hukuki ilişki olmadığı, ayrıca davalı (alacaklının) yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/22, K. 2019/1303, 22 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama