KÜNYE
T.C. İstanbul
- Mercii
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2018
- 9. asliye ticaret mahkemesi esas no
- 2017/439
- Karar no
- 2018/931
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/05/2017
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği 09/05/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle.
Davacı banka ile asıl borçlu...Şti arasında Kredi Genel sözleşmesi" imzalandığı, buna istinaden asıl borçluya kredi hesabı açılarak kullandırıldığını, davalılar ... ve ... iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, Kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine borçlulara ....Noterliğinin 11.07.2016 tarih ve 21298 yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, ihtarnameye rğmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine İstanbul ... icra Müdürlüğü 2016/23098 E.sayılı dosyası İcra takibi başlatıldığını, Borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılar itirazının haksız ve hukuksuz olduğunu,
zira imzalanan sözleşme ile alacaklarının sabit olduğunu yapılan İtirazların yerinde olmadığını, açıklanan nedenlerle davalılar itirazlarının reddine, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili mahkememize verdiği 01/06/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle. Borçlu Davalı ...'in T.Sicil Gazetesinin 22.04.2015 tarih ve 8806 sayıda yayımlanan ve ...
Noterliğinin 10.04.2015 tarih ve 9369 sayılı tasdiknamesini içeren 2015/01 karar numaralı 10.04.2015 tarihli toplantı karar tutanağı ile borçlu ...Ştindekİ mevcut 500.000.00 TL meblağlı hissesini borçlulardan ...'e devrederek şirket ortaklığından çıktığım,bu husus ...Noterliğinin 28.04.2015 tarih ve ...sayılı ihtarnamesi ile alacaklıya bildirildiğini, Borçlu davalı ...'in... Gazetesinin 22.04.2015 tarih ve 8806 sayıda yayımlanan ve ...
Noterliğinin 10.04.2015 tarih ve ... sayılı tasdiknamesini içeren 2015/01 karar numaralı 10.04.2015 tarihli toplantı karar tutanağı ile borçlu ...Ştindekİ mevcut 250.000.00 TL. meblağlı hissesini borçlulardan ...’e devrederek şirket ortaklığından çıktığını,bu hususu ... Noterliğinin 29.04.2015 tarihli ihtarnamesi ile alacaklıya bildirildiğini bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, genel kredi sözleşmesi,ihtarname, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. İstanbul ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalılar aleyhine 202.197,48 TL. asıl alacak, 15.488,07 TL. işlemiş faiz, 774,40 TL. Faizin %5 gider vergisi 362,75 TL. Masraf olmak üzere toplam 218.822,70 TL. alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı Bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre. Takip tarihi 22.07.2016 itibariyle davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketten Kredili mevduat hesabı ve kredi kartından kaynaklanan. 202.197.48 TL asıl alacak, 2.042.19 TL işlemiş akdi faizi, 1.188.92 TL İşlemiş temerrüt faizi, 161.55 TL %5 Bsmv, 362.75 TL masraf olmak üzere toplam.
205.952.90 TL alacağını talep edebileceğini, Hesaplamaları aşan 12.869.80 TL (218.822.70 TL- 205.952.90 TL)Davacı banka talebi yerinde olmadığını, Borç tamamen tahsil edilinceye kadar. 202.197.48 TL asıl alacak üzerinden yıllık % 30.24 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, ile birlikte talep edilebileceğini, Kefiller ... ve ...‘in sorumluluğu. Kefiller Kural olarak kredi sözleşmesi limiti ile sınırlı olarak sorumludur.
Bu limit dışında ancak temerrüdünün sonuçlarından sorumlu tutulabilir...” Kefillerin ayrı ayrı 500.000.00 TL kefalet limiti belirlenmiş olduğundan,.Hesaplanan toplam 202.197.48 TL asıl alacak tutarı,borcun üzerinde olması nedeniyle, "tahsilde tekerrür” olmamak üzere borcun tamamından sorumlu olacaklarını, Yargıtay ...Hukuk Dairesi içtihadında da belirtildiği üzere davacı banka alacak tutarı, davalı kefillerin imzaladıkları 29,05.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklandığı,
davalıların şirket hisselerini devir tarihi itibariyle banka alacağının henüz devam ettiği, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel ve kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ve hesaplanan kefaletler tutarı kapsamında sorumlu olacaklarını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı banka tarafından borçlu davalılar aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı banka vekili müvekkil banka ile borçlu...Şti arasında Kredi Genel sözleşmesi" imzalandığı, buna istinaden asıl borçluya kredi hesabı açılarak kullandırıldığını, davalılar ... ve ... iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı borçlu şirket ve müteselsil kefillerin çekilen ihtarnameye rağmen borcu ödemediklerini daha sonra borçlu şirket ve müteselsil kefiller hakkında başlattıkları icra takibine de borçlu davalıların borca ve faize yönelik itirazda bulunduklarını, takibin durduğunu, borçlular tarafından haksız itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar asıl borçlu şirketin ortaklığından hisselerini diğer ortak ...'e devrederek ayrıldıklarını bu nedenle borçtan sorumlu olmadıklarını beyan ederek davayı reddetmişlerdir.
Mahkememizce yargılama sırasında taraf delilleri toplanmış, davacı tarafça sunulan genel kredi ve teminat sözleşmesine ilişkin tüm kayıtlar dosyamız arasına alınmış ve dosya kapsamı itibariyle bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporuna göre; takip tarihi 22.07.2016 itibariyle davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketten Kredili mevduat hesabı ve kredi kartından kaynaklanan.
202.197.48 TL asıl alacak, 2.042.19 TL işlemiş akdi faizi, 1.188.92 TL İşlemiş temerrüt faizi, 161.55 TL %5 Bsmv, 362.75 TL masraf olmak üzere toplam. 205.952.90 TL alacağını talep edebileceğini, Hesaplamaları aşan 12.869.80 TL (218.822.70 TL- 205.952.90 TL)Davacı banka talebi yerinde olmadığını, Borç tamamen tahsil edilinceye kadar.
202.197.48 TL asıl alacak üzerinden yıllık % 30.24 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, ile birlikte talep edilebileceğini, Kefiller ... ve ...‘in sorumluluğu. Kefiller Kural olarak kredi sözleşmesi limiti ile sınırlı olarak sorumludur.
Bu limit dışında ancak temerrüdünün sonuçlarından sorumlu tutulabilir...” Kefillerin ayrı ayrı 500.000.00 TL kefalet limiti belirlenmiş olduğundan,.Hesaplanan toplam 202.197.48 TL asıl alacak tutarı,borcun üzerinde olması nedeniyle, "tahsilde tekerrür” olmamak üzere borcun tamamından sorumlu olacaklarını, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi içtihadında da belirtildiği üzere davacı banka alacak tutarı, davalı kefillerin imzaladıkları 29,05.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklandığı,
davalıların şirket hisselerini devir tarihi itibariyle banka alacağının henüz devam ettiği, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel ve kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ve hesaplanan kefaletler tutarı kapsamında sorumlu olacaklarını belirtmiştir.
Toplanan deliller, icra dosyası ve düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesinin varlığı ve davalıların bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları hususunda ihtilaf olmayıp, ihtilafın davalıların müteselsil kefil sıfatıyla takibe konu borçtan sorumlu olup olmadıkları hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davalı taraflar takibe itirazlarında ve cevap dilekçelerinde her ne kadar asıl borçlu şirketteki hisselerini devrettikleri için borçtan sorumlu olmadıklarını iddia etmişlerse de, davalıların salt asıl borçlu şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan çıkmaları kefalet ilişkisini sonlandırmayacağı gibi kefalete konu borçtan sorumluluğun sona ereceği anlamına gelmeyeceği açık olup, takip konusu borcun davalılar yönünden davalı kefillerin imzaladıkları 29.05.2014 tarihli 500.000,00 TL limitli Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklandığı,
davalıların şirket hisselerini devir tarihi itibariyle banka alacağının henüz devam ettiği, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel ve kredi sözleşmelerinden kaynaklanan ve hesaplanan kefaletler tutarı kapsamında sorumlu oldukları davacı tarafın dosyaya sunduğu genel kredi sözleşmesi ve yapılan bilirkişi incelemesi ile sabit olmakla davalı taraflar hisseleri devrettikleri için sorumlu olmadıklarına ilişkin soyut iddia dışında takip konusu borcun doğmadığına ve itfa edildiğini ilişkin her hangi bir ispata yarar delil ibraz edememiştir.
Bu haliyle davacı tarafın takip konusu genel kredi sözleşmesinden dolayı davalılardan bilirkişi tarafından tespit edilen miktar ve faiz oranı yönünden alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun olması ve denetime elverişli bulunması nedeniyle hükme esas alınarak davacı tarafın davalıdan takip konusu genel kredi sözleşmesinden dolayı takip tarihi 22/07/2016 itibariyle 202.197,48-TL asıl alacak, 2.042,19-TL işlemiş akdi faiz, 1.188,92-TL işlemiş temerrüt faizinin %5 gider vergisi,
161,55-TL %5 BSMV ve 362,75-TL masraf alacağı olmak üzere toplam 205.952.90 TL alacaklı olduğundan davacı banka tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, davacı tarafça başlatılan icra takibinin borçlu davalılar açısından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla belirtilen miktar yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/439, K. 2018/931, 18 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama