KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2017/476 Esas
- Karar no
- 2024/786
- Dava
- Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/05/2017
Karar Metni
1.474 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı şirket bayisi olan ... İletişim Tel. San. Tic. Ltd.
Şti. ile davacı müvekkili arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında bayi tarafından toplam 8 adet telefonunun kendisine verileceğinin söylendiğini fakat konuyla ilgili herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, davacı müvekkilin telefonları teslim alamadığı gibi davalı şirket tarafından kendisine fatura gönderilmediğini, gönderilen faturanın altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı ve faturanın TTK anlamında geçerli bir fatura olmaması nedeniyle işbu faturadaki bilgilere itiraz ettiğini, müvekkilin “Müşteri Teslim Tutanağı”’nı kendisinin imzalamadığını ve işbu metinde yazılı cihazları teslim almadığını,
konu ile ilgili davalı şirkete başvurmasına rağmen herhangi bir geri dönüş almadığını, müvekkilin faturaya yaptığı itirazlar sonucunda ... numaralı hattına ait telefon faturalarının normal fiyatların üstünde olduğunu ve bu bedellerin normal değerlere çekilmesi gerektiğini, öne sürülmekte ve davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile, davalının kötü niyetli olması nedeni ile %20 tazminata hükmedilmesine, ayrıca ödenmiş olan fazla paranın fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’ninmüvekkiline ödenmesi, yargılama giderleri, vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafndan akdedilen taahhütnameye konu cihazlar, şirket yetkilisi tarafından imzalanan cihaz teslim tutanağı karşılığında davacı şirkete teslim edildiği,
davacının iddialarının mesnetsiz ve somut gerçeğe aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ifade bulduğu ve abonelik sözleşmesinde GSM abonelik sözleşmelerinin şirket yetkilisi ... tarafından akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından mevzuat gereği talep edilmesi gereken tüm belgelerin talep edilerek ve bu belgelerin şirket yetkilisi tarafından sunulması sonrası abonelik tesis edildiğini, davaya konu abonelik sözleşmesinin mevzuat ve usule uygun olarak tesis edildiğini ve davacı şirkete hizmetin sunulmaya başlandığını,
davacı şirket ile akdedilen taahhütname kapsamında 8 adet cihazın 01.02.2017 tarihindechazın eksiksiz bir şekilde ve kapalı olarak teslim alındığı kabul edilerek “Müşteri Cihaz Teslim Tutanağı” ile şirket yetkilisi ... tarafından teslim alındığını, davacı şirkete ait GSM hatlarına ilişkin fatura bilgileri sözleşme kapsamında kendisine iletmiş olup davacının, telefon faturalarının, fahiş olarak nitelendirilecek şekilde olduğu iddiasının kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatı talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin,
ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, öne sürülmekte ve davanın reddine, her türlü harç ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ...Limited Şirketi'ne yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 25/02/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre; imza ve yazı incelemelerinde dikkate alınan, imzayı atanın yaşı ve imza genel unsurları olan, eğim, yön, doğrultu, seyir, istifleme, figür, örgü dizaynı, istikamet, hız(işlerlik), baskı(tazyik) derecesi, alışkanlık (ihtiyat), tersim tarzı, yazı başlangıcı ve bitiş karakteristikleri, ritim, form ile ritim/form dengesi bakımından, uygunluk ve benzerlik kriterlerine göre, inceleme konusu cihaz teslim tutanağındaki ve irsaliye faturasındaki imzanın, ...'ın eli ürünü olmadığını belirtmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 14/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 25.01.2017 tarihinde düzenlenen “... ...
Kampanyası Tahhütnamesi” sözleşmesinde yer alan hükümlerden farklı veya aykırı olarak davacıya ait ... numaralı hattının telefon faturalarına yansıtılan bir tutar olmadığını, davacı şirket tarafından akdedilen ve taahhütnameye konu cihazların davacı şirkete teslim edilmesi sonrası, davacı şirekete ait faturalara cihaz bedellerinin aylık taksitler halinde yansıtıldığını, davacı şirkete ait GSM hatlarının faturalarına yansıtılan ücretler öncelikle taahhütname ile satın alınan cihazların bedelleri olduğu ve bu bedellerin “Tahsilatına aracılık edilen hizmetler” olarak faturaya yansıtıldığını,
faturada yer alan ücretlerin davacı şirkete ait GSM hatlarının kullanım ücretleri olduğunu, noktalarından hareketle, davacının fazla fatura tutarı ödemediğini belirtmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/08/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında kampanyalı faturalı hat kullanımına ilişkin sözleşme düzenlendiği ve sözleşmelerin tarafların itirazına konu olmadığını, sözleşme kapsamında davalılar tarafından, davacıya teslimi taahhüt edilen 8 adet mobil cihazın (cep telefonu) teslimine ilişkin müşteri cihaz teslim tutanağı fotokopisi ile 31.01.2017 tarihli 6.480,04 TL bedelli irsaliye faturası fotokopisinin dosyaya sunulduğu,
belge asıllarının temin edilemediğinin belirtildiğini, anılan belge fotokopileri üzerinden yapılan incelemede imzaların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği, her halde anılan belgelerin asıllarının sunulmamış olması karşısında ortada geçerli bir teslim belgesi ve faturadan söz edilemeyeceği, bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğunu, müşteri cihaz teslim tutanağı ile irsaliye faturasının geçerli olmadığının, diğer bir anlatımla cihazların davacıya teslim edildiğinin veya davacı tarafından kullanıldığının usulüne uygun şekilde ispatlanamamış olduğu kanaatine varılması halinde davacının,
davalılara söz konusu cihaz bedelleri kapsamında borçlu olmadığının tespiti istenilen tutarın 31.01.2017 tarihli irsaliye üzerinde yazılı 6.480,04 TL olduğunu, dava tarihine kadar düzenlenen 4 adet fatura nedeniyle ödenen ve bu kapsamda iadesi gereken tutarın toplam 1.080,00 TL olduğunu, icra inkar tazminatına ilişkin hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre.
Davacı şirkete tahsis edilen telefon hatlarının, davacıya teslim edildiği iddia olunan cihazlarda kullanılmadığı, BTK tarafından verilen yazı cevabında teslim edildiği iddia edilen cihazlara ait IMEI numaraları üzerinden, cihazlarda kullanılan telefon hatları karşılaştırılmış olup, davacı şirket ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, dolayısıyla cihaz kullanımı ile davacı şirket arasında bir bağ olmadığından,
BTK kayıtları üzerinden cihazların davacı şirket tarafından kullanıldığı bilgisine ulaşılamayacağını, kök raporda da ifade edildiği üzere cihazların teslimi adına taahhütnameden ayrı olarak teslim tutanağı düzenlenmiş olduğu ve bu teslim tutanağındaki imzanın davacı şirkete ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği,
taahhütname içeriğinde genel işlem koşulları çerçevesinde yer alan ifadelerden yola çıkılarak cihazların teslim edilmiş sayılması gerekip gerekmeyeceği hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olup, taahhütnameden ayrı olarak teslim tutanağı düzenlenmiş olmasının, teslim – tesellüm işleminin bu tutanak çerçevesinde gerçekleştirildiği gerçeğini ortaya çıkardığı ancak teslim tutanağındaki imzanın davacı ile ilgisinin kurulamadığını, anılan hususlar çerçevesinde cihaz teslimi noktasında kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerinden dönmeyi gerektirir bir husus bulunmadığını,
davacı tarafından GPRS / DATA bedellerine ilişkin itiraz ileri sürülmüş ise de davacı tarafından bu konuda yanıltıcı bilgi verildiğinin veya hatların geçtiği tarifelerdeki kullanım koşullarının kendisi tarafından onay verilmemiş olduğuna ya da GPRS / DATA kullanımlarının, faturalarda belirtildiği ölçülerde kullanılmadığına dair somut bir delil sunulmadığı,
davacının iddia ettiği şekilde geçmesi önerilen tarife ile önceki mevcut tarife arasındaki koşulların neler olduğuna yönelik bir bilgi bulunmadığını, davacıya tarife geçişleri noktasında davalılar tarafından bilgilendirmede bulunulup bulunulmadığı veya bilgilendirme yapıldı ise davacıyı yanıltıcı bir hususun bulunup bulunmadığının tespitinin bu aşamada mevcut delil durumu itibariyle tespit edilebilir nitelikte olmayacağını, kaldı ki belirtilenden daha az bir kullanım yapıldığı ya da her bir fatura tahakkukuna yönelik birim miktar karşılığı ücretlendirmelerin kullanılan tarife koşullarından farklı / fazla olduğu ortaya konulamadığından,
tarife kapsamında yansıtılan fatura bedellerinin fahiş tutarlara ulaştığından söz edilemeyeceği ve yine yukarıda belirtildiği üzere tarife kapsamındaki kullanımların takip edilmesi gerekeceği ve bu noktada doğrudan davalılara kusur izafe edilmesinin mümkün olmayacağını belirtmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ... Ltd Şti ile sözleşme imzaladığını, bu sözleşme kapsamında 8 tane telefonun kendisine teslim edileceğini, ancak teslimin gerçekleşmediğini ve Müşteri Cihaz Teslim Tutanağı ve faturada yer alan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve ödediği fazla bedelin tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı ...'un davacının, ... ...
Kampanyası Taahhütnamesi ve Müşteri Cihaz Teslim Tutanağını imzalayarak telefonları teslim aldığını savunduğu, mahkememizce Müşteri Cihaz Teslim Tutanağı ve irsaliyeli faturada yer alan imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması için imza incelemesine karar verildiği, davalılara bu belgelerin asıllarını sunması için kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen belge asıllarının sunulmadığı ve böylece imza incelemesinin yaptırılamadığı,
Müşteri Cihaz Teslim Tutanağı ve irsaliyeli faturada yer alan imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün davalı ...'da olduğu ancak davalının bu ispat yükünü yerine getiremediği gözetilerek davaya konu telefonların davacı tarafından teslim alındığının ispatlanılamaması nedeniyle davacının davaya konu 6.480,04 TL bedelli fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı ...'a fazla ödediği 1.000 TL'nin istirdatına karar verilmiş, davalı ... ...Limited Şirketi'nin davalı ...'un bayisi olduğu,
dava konusu Abonelik sözleşmesini ve taahhütnameyi davalı ... adına imzaladığı bu nedenle davacının taleplerinin muhatabının davalı ... olduğu gözetilerek ... ...Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/476, K. 2024/786, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama