KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2019
- Esas no
- 2019/107 Esas
- Karar no
- 2019/433
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 21/03/2019
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkememize açılan Menfi Tespit davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; Müvekkili firma elektrik malhzemesi toptancısı ve yurt içine satışını yapan bir firma olduğunu, satışını yaptığı ürünlerin bedelini çoğunlukla çek karşılığında tahsil ettiğini, icra takibine konu edilen çekte çek sahibi tarafından borcuna karşılık müvekkiline gönderdiği ve müvekili firma sahiplerinin kardeş olduğu diger firmaları olan ve çekin arka yüzünde de cirosu bulunan...Şti.'ne cirolattıktan sonra müvekkilinin ticaret yapmış olduğu firma olan... Şti. firmasına teslim edilmek üzere 05/06/2018 tarihinde ... Kargo tünel şubesine teslim edildiğini, teslimden sora gönderinin kargo aracından çalındığını, ¸
konuyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, tahkikat devam ederken çeklerin iptali için Çorlu .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çek iptali davacı açıldığını, çekin arka yüzündeki ...Şti.'den sora diğer cirolar çekin hırsızlanması sonrası atılmış olup müvekkilinin hiçbir şekilde ticareti söz konusu olmadığını, bu nedenle icra takibinin durdurulmasını, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A-1 maddesinde; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, davanın TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/107, K. 2019/433, 22 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama