KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2023
- Esas no
- 2020/106 Esas
- Karar no
- 2023/263
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/02/2020
Karar Metni
1.285 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmesi konusunda süreklilik arz eden bir ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, davacının sunduğu sürekli hizmetin bir parçası olarak çeşitli tarihlerde davalıya iş güvenliği uzmanı ve hekim atamaları yaptığını, bu hizmetlere ilişkin davalıya davacı tarafından fatura kesildiğini, fakat davalı tarafın ödemelerini yapmadığını, OSGB hizmeti verilebilmesi için hizmet alan firma tarafından sistem üzerinden onay yapılması şartı gözetildiğinden davalı tarafın bu hizmeti almadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, hizmet alımının sistem üzerinden iptal olanağı mevcut olduğundan,
takibe konu fatura dönemlerinde böyle bir iptalin gerçekleşmemiş olmasının, davalı tarafın hizmet almaya devam ettiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı tarafından alacağına konu tüm faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalı tarafından yasal süre içinde itiraz edilmediğini, TTK m. 94 uyarınca davalı tarafın davacı tarafa itirazda bulunmamasının, bakiyenin kabulü anlamına geldiğini, TTK m. 95 uyarınca da cari ekstre hesabına hiçbir itirazda bulunmayan davalının temerrüde düşürülmesi için ihtara gerek duyulmadığını, TTK m. 1530/7 uyarınca davacı tarafın talep ettiği faiz miktarının ticari temerrüt faizi olduğunu,
faturanın teslim alınma tarihi belli değilse hizmetin teslim alınma tarihini takip eden 30 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş sayılacağı ve yine herhangi bir ihtara gerek olmayacağını, 2019 yılında belirlenen faiz oranının yıllık %21,25 olduğunu, mezkur icra takibinde borç başlangıç tarihindeki oranlar işletilerek faiz hesaplandığını, davalı tarafın faturalarla temerrüde düşebileceği yönünde Yargıtay kararı bulunduğunu, fahiş faiz oranı ve temerrüde düşülmediği yönündeki gerekçelerin hukuka uygun olmadığını, müvekkili tarafından verilen hizmet neticesinde alacağının alınamaması nedeniyle ....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerinde takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasındaki hizmet alımına ilişkin sözleşmenin yaklaşık iki yıllık bir süreci kapsadığını, ancak davacı şirketin sözleşmenin ilk 2 aylık sürecinde davalı tarafa İş Sağlığı ve Güvenliği hizmeti sunduğunu, daha sonra davalı şirketle olan bütün irtibatını kestiğini, davalı tarafın telefon ve mail yoluyla davacıya ulaşmaya çalıştığı fakat ulaşamadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu iki aylık hizmet bedelinin davalı tarafından ödendiğini, davacı tarafın ifa borcundan kaçındığını, 10.09.2019 tarihinde ...
Esas sayılı dosya ile davalı taraf aleyhine başlatılmış olan icra takibinin haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, borcunu ifadan kaçınan davacının doğmamış bir hizmete ilişkin bedel talep etmesinin ve sanki edimini ifa etmişçesine kesmiş olduğu faturaları mesnet gösterip icra takibi başlatmış olmasının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davacının bahsetmiş olduğu faturaların davalı tarafa ulaşmadığını, bu sebeple davacının temerrüde ilişkin taleplerinin ve fahiş miktardaki temerrüt faizinin hukuki geçerliliğinin olmadığını, doğmamış bir alacağa ilişkin temerrüt faizi talep ettiği öne sürülerek davanın reddini,
dava konusunun %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 21.021,80-TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bak
anlığı İş Sağlığı Ve Güvenliği Genel Müdürlüğünden davacı tarafından davalıya verilen hizmetlere ilişkin sözleşme ve kayıtlar celbedilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf davacının dava konusu hizmetleri verip vermediği, vermiş ise alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmakta olup, tanıklar dinlenip, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; Tarafların usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahipleri lehine delil kudretine haiz olduğu; Davalı tarafça davacı tarafından belirtilen zaman aralığında dava konusu hizmetin satın alındığı; Faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğini ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu; 10/09/2019 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 15.406,00 TL asıl alacak ve 5.241,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.647,10 TL alacaklı olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, tarafların kabulünde olduğu üzere iş sağlı ve güvenliği hizmeti alımına ilişkin taraflar arasında anlaşmaya varıldığı, bu kapsamda davacı tarafından davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmeye başlandığı, taraflar arasındaki ihtilaf davacının dava ve takip konusu fatura dönemlerine ilişkin hizmeti verip vermediği noktasında toplandığı, fatura içeriği fiyat konusunda bir ihtilaf olmadığı, her ne kadar davalı taraf davacının iki ay hizmet verdiğini başkaca hizmet vermediğini ileri sürmüş ise de;
bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre davacının 15.406,00 TL alacağının bulunduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacıya 8.595,00 TL borcu olduğu, davalı kayıtlarında yer alan faturalar bakımından faturaların iade edildiğine, iptal edildiğine ilişkin bir kaydın olmadığı, mahkememizce dinelen davacı tanıkları ...,... ve ...'nin davacı firmada iş yeri hekimi olarak çalıştıkları ve davalı firmada 2015-2016 yıllarında iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri verdikleri yönündeki beyanları, Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bak
anlığı İş Sağlığı Ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün dosyada mevcut cevabı yazısına ekli belgelerde davalı tarafça İSG KATİP üzerinden OSGB
ile yapılmış görevlendirme sözleşmesinin iptal edildiğine ilişkin bir belge olmadığı, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalının dava ve takibe konu fatura konusu hizmeti aldığı, davalının alınan bilirkişi raporunda hesaplanan tutar kadar davacıya borçlu olduğu, davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 15,406,00,00 TL Asıl alacak, 5.241,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.647,10 TL üzerinden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20’si olan 4.129,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen tutar bakımından davacının kötüniyetli takip yaptığı ispat edilemediğinden davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/106, K. 2023/263, 4 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama