KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas no
- 2020/572 Esas
- Karar no
- 2022/445
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/10/2020
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin kasko sigortacısı olduğunu, 0070575270 vergi numaralı ...
Ltd Şti adına kayıtlı bulunan ... plaka nolu araç davalının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka nolu araç ile 15/12/2018 tarihinde sebebiyet verdiği kaza neticesinde hasar gördüğünü, kaza kapsamında ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kaza nedeniyle uğramış olduğu zarar müvekkilince karşılandığını, müvekkilinin sigortalısına yaptığı ödemenin davalı taraftan kusuru oranında rucüen tahsili istemi ile ... İcra Dairesinde ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle kasko sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuan tahsili istemli takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. HMK'nın 115/1. maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre Mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Celbedilen tescil kayıtlarına göre davalı adına kayıtlı ... plakla sayılı aracın kullanım amacının hususi olduğu görülmüştür.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından verilen cevapta davalının kaydının olmadığı bildirilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen cevapta davacının tacir kaydının olmadığı bildirilmiştir.
... Vergi Dairesi tarafından verilen cevapta davalının potansiyel mükellef olduğu, gelir yönünden mükellef kaydının olmadığı bildirilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık için özel bir düzenleme bulunmadığından davanın Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için tarafların tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Buna göre davanın her iki tarafının tacir olmadığı ve davanın haksız fiilden kaynaklı alacak davası olup mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı bu nedenle Mahkememizin bu davada görevli olmadığı anlaşıldığından Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/572, K. 2022/445, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama